nba'deki vasat denebilecek head coachlarından biridir. lakin oyuncu iken döneminin en sağlam savunmacılarından biriymiş. Cleveland Cavaliers ve New Orleans Hornets gibi takımları çalıştırmışlığı vardır. şimdilerde, larry brown kişisinin görevden ayrılmasıyla charlotte bobcats takımının başına geçeceği konuşuluyor.
1993 doğumlu yeni nesil orta saha maestrosu. brezilyalıdır. dehşet derecede kıvraktır. süratlidir. arsenal şimdiden peşkeş çekmiştir kendisini. 2011 yılından itibaren gunners saflarına katılacaktır. gelecekte büyük yıldız olması muhtemeldir. hele ki arsene wenger kişisinin şefkatli kollarında.
1997 nba draftında boston celtics tarafından ilk turun altıncı sırası gibi önemli bir yerden seçilmesine rağmen, beklenen performansı hiç segileyememiş basketçi. nba'da dolaşmadığı takım kalmadı bunun. iyi bir şutör olmasının dışında başka bir fonksiyonu yoktur. Michael Jordan tarafından efsanevi bir blokla alaşağı edilmişliği de vardır.
son günlerde iyice ayyuka çıkan bir türkiye klasiğidir.
hümanist polislerimizin, haklarını aramak için sokaklara dökülen öğrencilere, işçilere ve benzeri gruplara karşı acımasız bir şekilde şiddet uygulaması artık sıradan bir olay haline gelmiştir.
hem de demokratik ve özgürlükçü normlara dayandığı iddia edilen bir ülkede..
amaç tabi, kitlelerin mevcut yönetime karşı sindirilmesidir.
zaten, söz konusu kişilere, provokatör, anarşist, vatan haini gibi yakıştırmalar yapılmasının nedeni de bu oyunun bir parçasıdır.
hatta bir öğrencinin polis şiddetiyle karnındaki bebeğini kaybetmesini bile meşru görebilecek, olsun en azından bir anarşist daha öldü modunda yorum yapabilecek kapasitede insanların oluşmasını sağlamak da bu oyunun bir parçası.
sokağa çıkanlarla birlikte, halkın tamamına gözdağı verilmektedir.
hakkını arama, ses çıkarma, sus ve iman et.
buraya kadar her şey normal.
tarih boyunca mevcut yönetimler makamlarını sağlama almak için din ve kolluk kuvvetlerini kullanarak insanları sindirmeyi başardılar zira.
lakin ülkemizde özellikle son dönemlerde, polisin kız ve erkek ayırımı yapmadan öğrencileri yerlerde sürüklemesinden, coplamasından orgazm olabilen yurttaşlar er meydanında sahne almaya başladılar.
bu tarih boyunca görülmüş değildir.
nasıl bir psikoloji ve cinsel sapkınlıkları varsa, polis her copu kaldırdığında bunlar ekran başında dürtüleri tarafından uyarılıyor.
muhtelif bölgelerinden sıvı çkması da muhtemeldir.
yoksa herkesi postal yalamakla suçlayıp, kendilerinin cop yalayıcılığına soyunmasının başka nedeni yoktur.
birilerinin şiddete uğramasını meşru göstermeye çalışmanın hatta sevinçle karşılamanın başka bir açıklaması da olamaz.
hangi din, hangi inanış, hangi kültür böyle bir dürtüyü haklı çıkarabilir?
insanın, vahşi iç güdülere sahip bir hayvan olduğu, bencillik ve şiddetin doğuştan var olduğu Darwinizm ile tarih demlerinde yer almıştı aslında.
amma velakin bu adamların darwin görüşleriyle de araları bozuktur.
..
not: bu başlık hiçbir yerden çalıntı değildir.
bir zamanlar nba yıldızları arasında sayılırken, alkol sorunu yüzünden dibe vurmuş basketçi. o kadar ki hakkında başlık bile açılmamış.
ayrıca kaderleri bakımından ilişkili olarak,
(bkz: shawn kemp)
1980 dogumlu amerika'lı forvet. hafızalara kazınan hareketi, hayvani bir blok ya da smaç olmayıp, bir nba maçı esnasında Madison Square Garden'a kusmasıdır.
işsizliğin günden güne arttmasına, insanlar arasına sınırlar çekilmesine, yoksulluk kavramının git gide genişlemesine rağmen iyimser takılmayı başarabilen bireylerin son mucizesidir.
ülke şartlarına bakıldığında, çoğunluğun fakirlikle boğuştuğu, üniversite mezunlarının bile iş bulamadığı, asgari ücret ile çalışmak zorunda kaldığı, torpil ve adam kayırma ile ekonomik hayatta belli statülere gelindiği, işverenlerin işçileri hoyratsızca çıkarabildiği, hükümetimizin ise tüm bunlara ses çıkartmadığı bir ortamda, bu memnun olma eylemi, gözlerini ampülün kaplaması durumudur. düşünme yetisini kaybetme halidir.
onların tek derdi, ekonomimizin 5 yıl ard arda durmadan büyümesi, milli gelirin belirli rakamları aşması, ülkeye para akışının sağlanması gibi reel ekonomide asla işe yaramayacak ekonomik kavramlardır.
bu kavramlar ancak iktisat, işletme ve maliye eğitimi görenlerin 4 yılını meşgul etmekle sorumludur zaten.
tabi, bunu salt olarak akp hükümeti ile bağdaştırmak taraflı bir yorum olacaktır. kapitalizm çarklarıyla yoğrulmuş bir ülkede geçmişten günümüze aynı masalların oluşması kaçınılmazdır.
..
''Yeni sömürgecilik, klasik sömürgecilikteki açık işgalin yerini gizli işgalin almasıdır. (...) Emperyalizm, ulaştığı teknolojik üstünlüğü kullanarak, sömürge ülkelere ihraç ettiği sermayenin bileşenlerinde kârlı değişikliklere gider. Bu, daha az nakit sermayeyle, daha çok kâr elde etmesini sağlar.''
buna bağlı olarak, güçlü devlet kavramı, kitleler üzerinde bir yıldırıcılık oluşturmaya başlar ki üniversitede, gözaltına almalar, hapis istemleri, öğrencilerin üniversiteye sokulmaması, 1 mayıs alanlarında, tekel işçilerin direnişlerinde, hak arayan onurulu insanlara yapılan muameleler örnek gösterilebilir.
ikinci olarak, güçlü ekonomi kavramı, artan kapitalist üretim verileri, oluşan nisbi refah ise, tepkisel halk hareketlerinin oluşmasına, sınıfsal olarak sisteme tutum almalara engel teşkil etmiştir.
CHE GUEVARA
..
Bizim de dağlarımız vardır Che Guevara
Bakma şimdi durgunsa, bir şahan gibi duruyorsa
Yorgundur, savaşlar görmüştür, çeteciler barındırmıştır
Yani satılmış değillerdir hiç tüfek patlamıyorsa
Alaçamın, mor meşenin ardına silah çatıp yatmağa
Bizim de dağlarımız vardır Che Guevara
Bizim de halkımız vardır Che Guevara
Unutulmuş uzak tarlalar yalazında
Sazıyla, türküleriyle kardeşliğe vurgun
Bütün ulusların halkları gibi
Ve yalnız büyük fırtınalarla kımıldayan
Bizim de halkımız vardır Che Guevara
Bizim de ozanlarımız vardır Che Guevara
Sağ çıkmış güneşsiz taş odalardan
Yüreğiyle barışa, sevgiye yönelmiş
Çelik öfke bir yanı, bir yanı uysal mavi
Eğilmeden dimdik geçmiş demir kapılardan
Bizim de devrimci insanlarımız vardır Che Guevara
Bizim de delikanlılarımız vardır Che Guevara
Yokluklardan biyol kopup gelmiş
Üç zeytin, az ekmek üniversitelerde
Düzen çarpar önce, alkol vurur
Öfkeli dolanır caddelerde
Ve başkaldırırlar akılları suya erende
Çünkü Vietnam hepimizin Vietnam'ı
Kongo hepimizin Kongo'su
Bir kere özsu yürümüştür dallara
Patlayacaktır ağır sancılarla karanlıklar
Varmak için o güzel yarınlara
Bizim de devrimci insanlarımız vardır Che Guevara..
sinemamızın demirbaş kötü adamlarından biridir. tabi ki diğer rol arkadaşları gibi hakettiği değeri görememiş ve 1992 yılında sessiz sedasız göç etmiştir.
özgürlük, eşitlik ve demokrasi kavramlarının hiçbir şekilde yer almadığı girilerdir. öncelikle burada norveç ülkesi bir emsal olarak verilmiştir. söz konusu ülke fransa da olabilirdi mozambik de..
misal biz herhangi bir yabancı ülke hakkında entrylerimizi döktürürüz. bu ülke böyle şu ülke öyle. peki acaba onlar türkiye hakkında neler düşünüyorlar? işte muhtemel örnekler, gerçektevar olmayan ve yazarların hayal gücüne bırakılan örnekler,
--spoiler--
- üniversitelerinde pankart açtığınız takdirde zindanlara atıldığınız vahşet ülke..
- devlet kurumlarında yer bulmak için yapılan sınavda kopya çekenlerin, cezalandırılmak bir yana devletin yayın kuruluşuna bakan referansıyla girmesi muhtemel olan garip diyar..
- insanların diri diri yakılabildiği yabani ülke..
- ülkede bir gazeteciyi katlettiğiniz üstüne papa'ya suikast düzenlendiğiniz takdirde, çiçeklerle karşılanmanız yetmezmiş gibi devletin yayın kuruluşunda kahraman edasıyla yer teşkil etmenizin imkansız olmadığı toprak..
- özel sektörün sırf sendika haklarınızı kullandığınız için sizi işten atabilmesi ve hükümetin ses çıkartmaması muhtemel olan vatan..
- darbe yapan generalin yargılanması yerine, maaşına zam yapılmasına tepki göstermeyen insanlara sahip memleket.
- başbakan olduğunuz takdirde oğlunuza gemicik alabilecek kadar ekonomisi gelişmiş cennet ülke..
- belediye başkanı olduğunuz takdirde her türlü yolsuzluk, kaçakçılık yapıp trilyoner olmanıza rağmen yine yeniden başkan seçilebileceğiniz affedici bir topluma sahip vatan..
Hazır giyim ürünleri, elektronik eşya, mücevherat, gıda ürünleri, kozmetik-temizlik ürünleri, ev ve mutfak eşyaları gibi değişik ürün gruplarını bünyesinde bulunduran amerika'nın Perakende Sektörünün önemli şirketlerinden. bir CD taşıma çantası üzerindeki che Guevara resmini, usame bin Ladin ve Adolf Hitler ile kıyaslaması sonucu gelen güçlü tepkiler nedeniyle kamuya açık bir özür mesajı yayımlamışlığı vardır.
Anayasa değişikliği neticesinde 12 Eylül'den hesap sorma faaliyetlerinin ilk ayağıdır. Kenan Evren'in maaşı 900 tl zam yapılarak net 11 bin 400 liradan 12 bin 300 liraya çıkartılmıştır. bu arada asgari ücret 600 tl dolaylarındadır onu da söyleyelim..
1970'de nobel ekonomi ödülü'nü kazanan amerikalı iktisatçı.. çoğu iktisatçı gibi işin kolayına kaçıp kapitalizm yalakalığı yapmak yerine, kapitalizme ağır bir gönderme yapmıştır.
''Bir ülkede fakirlerin bebeklerinin içeceği sütü, zenginlerin köpekleri içiyorsa o ülkede kapitalizm hakimdir..''