kodaline in güzel şarkılarından biridir. şarkıdan daha çok klibi güzeldir. hatta şimdiye kadar gördüğüm en güzel klip diyebilirim. klip olduğundan bile emin olamadım bi an. çünkü film gibi. ciddi ciddi filmini aradım iki saat. harbiden duygusal lan. film gibi. filmi olsa tutar. şarkı 5 dk klibi 10 dk olduğu için iki part yapmışlar. yani klibi iki parçaya ayırmışlar.
yahu bu nasıl bir şerefsizlik, nasıl bir kahpeliktir. yıllardır "biz en çok ağaç diken iktidarız" diye kandıra kandıra onlarca ormanı katlettiniz, kundakladınız yetmedi mi! gözünüzü nasıl bir para hırsı bürümüş sizin? yetmiyor mu çaldıklarınız? her şeyi çaldınız bari temiz havamıza ellemeyin! bari ağaçlarımıza ellemeyin!
her seferinde de aynı yalan: yerine misli dikilecek. ha siktir ulan ayı. ne kandırıyorsun sen? daha önce dediklerinizin kaçında yaptınız bunu? ak mallarda gelip bunlara inanıyor. ne zaman kurtulacaz biz sizden ne zaman??
bu nasıl bir allahtır ki kendi yarattığı şeyi aşağılıyor. bu ne cürret? hani onun yarattığı her şey mükemmeldi? hani o kusursuz olandı? açın gözünüzü dostlar! şu kur'anı okuyun. gözünüzü seveyim okuyun. analiz ederek okuyun ama. bakıp geçerek değil. objektif okuyun.
değişik bir inanç sistemi. genelde bu enerjiciler okultizmciler, satanistler filan inanıyor. (satanist dedimde satanizm şeytana tapmak filan değişmiş lan. bir kaç gün önce öğrendim valla. enerjinin gücüne filan inanıyorlar. metafizik bir şey yok onlarda).bir forumda karşılaşmıştım. iddia şu: dine inanırsan, cennet cehenneme inanırsan yani ahirete inanırsan öldükten sonra ahireti yaşarsın. reenkarnasyona inanırsan öldükten sonra reenkarnasyon olursun. ateistsen yok olursun.
bana biraz saçma geldi. hani bir teori atayımda teori olsun kafasında ortaya çıkmış bir şey gibi geldi. ama bu enerji olayları filan değişik. biyoenerji olsun insanın yaydığı pozitif ve negatif enerji olsun. değişik durumlar var. yani enerjinin gücü ile ilgili şeyler.
geçen sezon renkli camianın sürekli söylediği söz. bizim demba ba ya yaptığımız yanlışları şimdi onlar yapıyor. tamam van persie, nani, podolski çok büyük futbolcular olabilir. ama adamlar bitmişler. bir potansiyel yok ki onlar da bize satıyor. ülkemize yıldız isim gelince birden hopluyoruz zıplıyoruz amk. bu kadar ki görmemiş biriyiz. adamların elden çıkarmaya çalıştıklarını biz baş üstüne çıkarıyoruz. adamlar hiç bir ülkede alamayacağı parayı (katar, çin v.s hariç) bizim ülke de alıyorlar. tabi gelecekler. kabul edecekler.
bunlar kısa vadeli transferlerdir. en fazla 2 yıl başarılı olabilirler. ondan sonra kaderleri de bellidir zaten.
kur'an da mucize olarak gösterilip insanların beynini yıkayanlara, kandıranlara ithafen yayın yapan bir internet sitesidir. mucize sandığımız çoğu şeyin aslını çok sağlam kaynak ve araştırmalarla ortaya koyuyor. örneğin atmosferin 7 katmanı olayını elmalılı hamdi'nin tesfirleri ile gerçeğini ortaya koyuyor. çoğu ünlü mütefessirlerin mucize olarak yorumlamadığı ayetleri mucize olarak yutuyoruz.
lg'nin g4 ile beraber gelen kulak içi kulaklığı. çok merak ettim. öve öve bitiremediler incelemelerde. kulağıma takıyorum, ses tiz geliyor. iyice yerleştiriyorum biraz daha normal. sesin normal çıkması için dibine kadar bastırıyorum. e amk kulaklıklar beynimin içinden girip ortada buluşacaklar artık. sıkıntı büyük.
bu adam parayı nereden kazanacağını iyi biliyor cidden. reklamlardan milyonları götürüyor, reytinglerden milyonları götürüyor zaten. bi de oylamadan nasıl para kaldırıyor.
bir oy 2tl. 75 milyon ülke. 60 milyon telefon kullanan var diyelim. bunların da 30 milyon'u televizyon izlesin. 15 milyon'u oy kullansın. etti 30 milyon lira. 3 saatte otuz milyon lira kazanıyor herif. bu paranın yanında 500bin de zaten devede pire artık.
ulan açarken inşallah gerçek değildir, halk bu kadar salaklaşmamıştır diyordum. ulan harbiden gerçekmiş. adam pense ile allahın varlığını kanıtlamaya çalışıyor. bir tane hikaye uydurmuş bir tarafından, sonra pense ile allah kanıtlanabilir diyor. resmen dalga geçiyorlar. insanlarda böyle şeyleri görüp görüp yobazlaşıyor. güler misin ağlar mısın? ulan denyo, o kadar felsefeci, düşünür yüzyıllardır bu soruyu düşünüyor tartışıyor. sen fındık kadar beyninle allahı mı ispatlayacaksın?
şimdi illuminati konularını konuşmaktan nefret ederim. böyle çoluk çocuk hevesi gibi bişey geliyor bana. hele şu sayaç olayından sonra harbi sazan yerine düşmüştük. ama şimdi dürüst olalım. sağır sultan bile dünyayı yöneten gizli bir yapılanma olduğunu biliyordur. bu illuminatidir değildir, başka bir şeydir. biz şimdilik illuminati diyoruz.
bu heriflerin amacı, yeni dünya düzeni sloganı altında "ahlaksız, dinsiz, hipnotize" edilmiş bir nesil oluşturmak. en büyük silahları ise ne nükleer bomba, ne savaş aletleri ne de başka bir şey. en büyük silahları televizyon, internet. yani sanal dünya. bilinç altımıza işleyerek bizi kolayca yönetebiliyorlar. düşüncelerimizle fikrimizle oynayabiliyorlar. algı operasyonları yürüterek (bak bu kelimeyi çok kullanmaya başladım) insanları yönlendiriyorlar. gündemi değiştiriyorlar. savaşlar çıkarıyorlar, gidişatını belirliyorlar.
bu adamlar harbiden mutlu sona çok yakınlar. aslında gelmiş bile olabilirler. toplumun durumu ortada. artık böyle ahlaksız şeyler cadde ortalarına kadar sıçradı. müslüman toplumlara kadar(edit:bunu belirtmiş olmamın sebebi müslümanların dinine bağlı olması). ahlaksızlık normalleşmeye başladı. kötü şeyler normalleşmeye başladı. gençler bilgisayarlara telefonlara bağlandı. araştırmayan bir nesil var. okumaktan aciz bir nesil. tek derdi arkadaş ortamında "popi" olmak olan nesil yetişiyor. tüm farkındalık etkinliklerini oyuna çeviren bir nesil (bkz: als farkındalık kampanyası) izlediği her şeye özenen, taklit eden bir nesil.
insanlar artık katliamlara kayıtsız kalmaya başladı. ortadoğunun hali ortada. adamların en büyük projesi. bu olaylar yüzünden kaç milyon insan öldü son 50 yılda ortadoğuda. ortadoğu diyince aklıma artık yıkık dökük binalar, enkazlar filan geliyor artık benim. ama insanlara bunu unutturuyorlar. kan gölü olmaya devam ediyor dünya.
adamlar istediği gibi yönetiyor bizi. biz böyle düşünmenizi istiyoruz diyorlar öyle düşünüyoruz. böyle yapmanızı istiyoruz diyorlar öyle yapıyoruz. manipülasyona uğruyoruz. bilinçlenmemiz lazım. araştırmamız lazım. duyarlılığı kazanmamız lazım. tek çaresi bu.
bir anadalu deyimidir efendim. anadolunun her bölgesinde, etnik köken fark etmeden kurulur. ama çoğunlukla doğu yöresi insanında görülür. genelde sinirlenildiği zaman söylenir, bir kızgınlık ifadesidir. ne anlama geldiği halen çözülememiştir. kullanım alanı çok geniştir. her cümleye uyum sağlayan bir yapısı vardır.
e.g
bir usludurun avalabilla
zaten sıcak bi sus avalabilla
öncelikle türkiye'den teoman'ın konserine gitmek istemişimdir hep. yabancılardan ise imagine dragons, avenged sevenfold ve skillet konserleri olabilir.
Evet beyler bir düşünün bakalım. icat edildiyse biz bunu nasıl anlayabiliriz ki? ya birisi icat edip geleceğe gittiyse? ya birileri sürekli zamanın ilerisine gidip tarihin akışını değiştirdiyse? başımıza ney geleceği belliyse belki her şey olup bitmişse? o zaman biz geçmişte yaşamış olmuyor muyuz? o zaman bizler sadece zaten yaşamış olduğumuz, yaptığımız eylemleri tekrar tekrar yapan birer robot gibi bir şey olmuyor muyuz? bizim çoktan yapmış olduğumuz hareketleri uygulamıyor muyuz? Zaman denen 4.boyutun içinde geriye gidebilme yeteneğini öğrendiğimiz zaman geçmişteki olayları değiştirip günümüzün kaderini sürekli değiştiremez miyiz? Böyle bir durum sonucunda birbirinden farklı işleyen başka evrenler yaratmış mı oluyoruz?
zaman makinesi diye bir cihaz makine ya da her nasıl bir şeyse. bunun icat edilmesi çok büyük ' paradoks' ları beraberinde getirecektir. zamanda istediğin yere gidebilmek demek "zaten her şeyin ne olacağı çoktan belli bizlerse o belli olanlar çizgisinde hareket eden programlanmış mekanizmalarız" anlamına geliyor. bu bir tek bunu ifade ediyor. peki bunun ' evrenin bir simülasyon olması" ile bir ilgisi olabilir mi?
aslında yazacak çok şey var ama kelimelere dökmeye zorlanıyorum. bunları kendimize açıklamayı beyin bile kabul edemiyorken buraya yazmaya çalışıyorum. görüşlerinizi bekliyorum.
bugün facebook ve twitter gündemine bomba gibi düşen eleman.
şampiyonlukla, küme düşen takımlarla ve süper lige çıkan takımlarla ilgili nokta tahminler yapmış efendim. olcay ne zaman gidecek onu da açıklasa bari..
evet arkadaşlar. malesef öyledir. bende bir fanatik sayılırım ama bu acı bir gerçek. her sene milyarlarca euro/dolar/pound/tl yatırımlar yapılıyor, 150 yıl boyunca trilyonlarca para harcandı bu sektöre. ne kazandırdı? kime ne verdi? sadece bir heyecan, bir hobi, bir iş uğraş verdi. iş spor olmaktan çıktı. sadece para oldu. futbolcular milyonlarca euro alıyorken 100 bin euronun hesabını yapıyorlar, aldıkları parayı ise arabaya ona buna harcıyorlar. ha, hayır severlik yapan futbolcu illa ki var. tonca var. ama bu yüzlerce trilyon para daha fayda sağlayan bir sektöre aktarılsaydı, eşit bir şekilde derneklere, sivil toplum kuruluşlarına dağıtılsaydı şu an dünya nerede olurdu? bu enerji savaşları, toprak savaşları bu durumda olur muydu? bu kadar yabani, sömürgen bir insan ırkı olur muydu? evet, olurdu. ama bu kadar olmazdı. daha yaşanılabilir dünya olurdu. ağızlardan "bu dünyadan yaşamaktan sıkıldım, bu ne pis dünya, kirli dünya, bok dünya, göt dünya" gibi lafları bu kadar çok duymazdık.
ha herşey futboldan mı bitiyor? hayır. ama dünya da en çok para aktarılan sektörler savaş ve futbol sektörleridir. ondan sonrakileri de zaten tıp ve uzay araştırmaları izliyor. futbol hiç olmasın mı? oynanmasın mı diyorum? hayır. tabi ki olacak. hepsinin zevkini alacaz. tadını, heyecanını hissini alacaz. ama futbolcuların, teknik direktörlerin bu kadar para alması ve bizim de bu para alan oyuncalar için çıldırmamız, kavga etmemiz, adam öldürmemiz insana koyuyor be! bu kadar abartılı olmaması lazım paraların. yani astronomik para kazandıran bir sektör değilde iyi para kazandıran bir meslek olsun futbol.
madenlerde, lağımlarda o kadar insanın çok çok çok afedersiniz kaba tabiri ile kı*ını yırtarcasına çalışıp günlük 40-50 lira gibi bir parayla çalışması, o futbolcularında futbol oynayarak, spor yaparak bu kadar kazanması hiç adalet değil! bir de lafa gelince kolay mı, sabah erken kalkıyon yok şu kadar koşuyon yok tekme atıyon. e o kadar da olsun ulan! milletin bokunu temizlemek daha mı kolay bir şey? hadi o adamın yaptığı bir şeyi yapta konuş bakalım. her yıl milyonlarca euroyu götürüyorsun, milyonluk arabalar kullanıyorsun, barlar, karılar kızlar her şey ayağının altında, o adamların emeğini küçümsüyorsun ve yetmiyor daha fazlasını istiyorsun.
ama malesef artık düzelecek hiç bir durum yok ortada. bu düzeni değiştirmeye çalışanı da yok ediyorlar zaten ki buna gücü yeten insan da yok dünyada. artık katlanmak zorundayız bu dünyaya. keşke kem grimwood'un romanında anlattığı gibi yeniden başa dönsekte dünyayı yeniden dizayn etme şansımız olsa.
Erdoğan konuşmasında CHP'nin bugün açıkladığı Merkez Şehir projesini eleştirerek, "Asgari ücreti açık artırmaya çıkardılar. Şimdi de Merkez Şehir kuracaklarmış... Eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri işte Nissibi Köprüsü. Bu kadar… Biz eserlerle konuşuyoruz. Lafla peynir gemisi yürümüyor" dedi.
bu gün yine taraflılığını belli etmiştir sn. cumhurbaşkanımız. bir de lafla peynir gemisi yürümez diyorlar hazretleri. sizden olmayan hiç bir iyi ya da kötü projeyi değerlendiriyorsunuz ya sanki amk. "biz eserlerle konuşuyoruz" diyor bir de. görüyoruz eserleriniz ortada efendim saydırtmayın bana. sanki adama kendilerini göstermeleri için bir fırsat bıraktınız da konuşuyorsunuz halen. kendinizden başka hiç kimsenin eserini istemiyorsunuz. hiç kimsenin fikrine saygı duymuyorsunuz. sonra diktatör denilince de kızıyorsunuz.
ne yalan söyleyeyim ateist olsam bile sabah ve akşam ezanlarını duyduğumda inanasım geliyor. içimi titretiyor. ağlayacak gibi oluyorum. değişik bir büyüsü var ezanın.
4 - 4.5 yaşında filandım. hayal meyal hatırlıyorum. mfö mersine gelmişti. bayağı bir kalabalıktı. dayımın omzundaydım. dayım ben teyzem gitmiştik. mazhar alonson'un yüzünü azıcık bir şey hatırlıyorum. o gün çok korkmuştum kalabalıktan ağlamıştım filan. ama aklıma her geldiğinde ise tüylerim diken diken olur. çünkü o gün omuzlarında olduğum dayım artık yok.
Sözlüğün giderek mastrübasyon yapmak için girilen sitelere dönüşmesidir.
yahu bu nedir arkadaş? birisi sözlük kızlarının kalçaları, birisi bacakları, birisi saçı şuyu buyu, birisi güzel ayaklı kızlar, birisi ağzında penisle uyanmak. yazsam 10 satır çıkar herhalde.
yahu insan sözlüğe kültürlenmek, zaman-vakit geçirmek, bilgilerini paylaşmak, yeni şeyler kapmak, beyin fırtınası yapmak, fikirlerini aktarıp insanlarca ne kadar kabul gördüğünü görmek v.b şeylerden dolayı girer. yakında sadece 31 çekmek isteyen 12-18 yaş arası insanların girdiği adult sitelere dönecek.
moderatörlerden isteğim bu tür entry başlık açan yazarlara yaptırım uygulanmasıdır. yoksa iş çığırından çıkacak.
Edit: Arkadaşlar ben sözlüğe geçen sene bu zamanlarda üye oldum. ve o zamanlar sol frame de hep bilim,din,siyaset,felsefe gibi konuların tartışması oluyordu. yani hepsi öyle demiyorum ama en azından tartışılacak bir konu vardı. entry girmeye değer başlıklar vardı.
şahsen ben kendime 2 tane yol haritası çizdim. diğer 2 si çok uçuk hayaller olsa da ilki daha makul bir seçenek gibi duruyor.
1. Yol= Bilgisayar Mühendisi olup, üniversiteyi bitirdikten sonra, tabi askerlikte bittikten sonra kendimi geliştirip özel sektörlerde çalışarak birikim ve tecrübe yapıp 8-10 yıl sonra kendi işimi kurmak istiyorum. kendi işimde bayağı bir aşama kaydettikten sonra artık bir şirket potasına girmek istiyorum. 30-50 elemanlı bir şirket olduktan sonra da artık asıl hedefime ulaşmak için gereken ne varsa gayret etmeyi düşünüyorum. asıl hedefim ise bir işletim sistemi kurmak. piyasada ki en bilinen işletim sistemleri kadar isim yapacak, yavaş yavaş milyonlarca kullanıcının tercihi olacak bir işletim sistemi. sonrasıda hayrola artık.
2.Yol= küçükken hep uzay mühendisi olmak istemişimdir. ama bilgisayar mühendisliği daha makul, daha mümkün bir meslek olduğu için onu seçtim. ama bu iki mesleği birleştirip iki hayalimi birden gerçekleştirme ihtimalim de var. yine ilk yol daki gibi bayağı bir tecrübe ettikten sonra önce türkiye de tubitakta bir bilgisayar mühendisi olmak istiyorum. tabi tübitakta beni kabul ederse * tübitakta üst seviyelere geldikten sonra ve gerçekten kendimi ispatlayıp iz bırakacak şeyler yaptıktan sonra nasa ya da esa gibi üst düzey uzay ajanslarında bilgisayar mühendisliği yapmak var. bu sayede uzayla ilgili tüm teorilerimi de paylaşabileceğim, bu teoriler üzerinde çok güzel bir araştırma otamına sahip olacağım. belki bu teoriler sayesinde dünya çapında bir bilgisayar mühendisi veya bilim adamı olurum. nobel fln fln belki .s .s aslında bu gerçekten çok zor bir şey ama "Her zafere çiçekli yoldan gidilmez" demiş la fontaine. hiç bir şey imkansız değil.
bu neyin kafasıymış ya? bu nasıl bi kafaymış ya?
ben sana diyim mi? hangover kafası bu
han mı gar?
burası uludağ welkam tu cehennem
ratatatatatatata vazgeçmem
bütün o yazarları tek tek s*kmeden, elimi öpmeden size yol vermem
ver artıyı baba ben çaylağım, hesapta para yok bi yolunu bulmalı
adminler veresiye tutmalı yapmalı. bu entry de kafam zirveyi vurmalı.
hadi siteye girek baba başlık açak, bi iki entry atıp oyları patlatak.
sonra tık diye homi biraz hızlanak. sonra profile girip entry zorlayak.
kır şifreyi gir içeriye aha artılar. site sahibi duymasın biz banlar.
sessiz sessiz lan çaktılar.
baba koş baba koş aha modlar. uludağ sözlük soğuk ve buz tutar.
kelepçeli ellerim klavye tutar. admin babacan bizi belki bırakır derken ban kalkar.
hoppala ve de cuppala
hadi uludağ köşe başında bekliyor bu çaylaklar. bi iki entryle burda çatlayanlar.
yazar ablalar aha ordalar genemi modlar? hani nerdeler
çakal yatiy admin geliiiy
gene kafam eksiyi zorlar. yap bi başlık bizi gör lan. yapıştır inceden karmamız düşmeden beni bi zirveye çek lan.
hani nerde bizim modlar. tek entryle bayılanlar. ben yazdıkça çıldırıyo onlar alayı biliyo adım ayakserceparmagi -tabi yaa
kapak var entrymde kapak var. okursan laf var bir bakışla patlar. bonz var ölüm var ve burda hayat seni zorlar
yaramıyorsa koçum sana boş bi başlık var nece derbe gurımın derde sahre
çöz bi konu fişo derdime çağre, bir iki söz sonra şekli şahane
bill bile bulamadı tribime çağre
online olunca offline
senin o girdiğin entry değil phencylidine. sen yap, başlığa ateşle vur çevir. sonra tripler klavyemi delirtir.
bu entry adamı bozai her kaydette beynimi zorlayı. böyle giderse yiyecem ben kafayi
ula bütün site olmuş baba zebani. site bizim birader hesap kira. bildiirimler kapıda yeter mi ki kafa
sözde yazarız hani baba yok para. lafa gelince bu yazarlarda bok para.
bütün o yazarların hepsi peşimde. entryci yine köşede belinde küte
doğan evine nasıl gireceğinin derdinde baba kurulmuş yine homi artıların nerede
gene kafam eksiyi zorlar. yap bi başlık bizi gör lan. yapıştır inceden karmamız düşmeden beni bi zirveye çek lan.
hani nerde bizim modlar. tek entryle bayılanlar. ben yazdıkça çıldırıyo onlar alayı biliyo adım ayakserceparmagi -tabi yaa
öyle bişey mümkün olmazdı çünkü hs.isa yaşasaydı türk vatandaşı olmazdı. büyük ihtimalle israil ya da filistin o çevrelerin vatandaşı olurdu. oy atmak için türk vatandaşı olması lazım.