yandaş bir film gibi gözüküyor, siyasi propagandayı sinemada görmek istemem. artık sıkıyor, hep aynı, küfür yerine mizahi iğnelemelerle güldürülmeli insanlar.
bu başlığa katılanların yaptığı şeyi açıklayayım; okuma yazma alışkanlığı olmayan züğürtlerin tesellisidir, şiirin önemini ve araçlılık vazifesini (araç veya amaç ideolojiye bağlı) bilmemektir. Şiir insanı yazmaya zorlar bir müddetten sonra, yazmak ise bir insan için yazmaya başlandığını anladıktan sonra güzeldir. Bir insan için yazı yazasıya kadar sevmek şiir sayesindedir, yavşaklık diye adlandırmak büyük hata...
%10'luk dilim, nerden baksan karar değiştirtecek dilim, şaka mısınız kardeşim, ben gece uyanır gibi uyanmak istemiyorum! isteyen varsa iskandinav ülkelerinde yaşasın
filmlerin efsane sahnelerinde efsane dokunuşlar yapan bir efsanedir, filmlere yaptığı müziklerle tanınmıştır.. tanınmaktadır, benim favorim; sherlock holmes'ün ilk filmi için yaptığı soundtrack'lerdir... Dinlemenizi öneririm.
Nostalji, Tarikat, Hoş Giyimli Genç Kızlar Adalar Vapurunda... gibi 7 bölümü olan, 7 tepeli olan şehir olan istanbul'a ithafen bestelenmiş bir senfonidir. 2010 Dünya Kültür Başkenti olan istanbul'da 2010'da tesadüfen bestesi bitmiş olan istanbul Senfonisi maalesef bütçe yetmezliği gibi uydurma bir sebepten ötürü istanbul için çok önemli olan güzelim 2010 yılında çalınamamıştır. Bu Say için değil Türkiye için üzücü bir durumdur. Alman senfoni orkestraları gururla çalarken bizler bütçe yetmezliğine varıyoruz, utanç verici... Komik olan; bu senfoni yerine Yunus Emre etkinlikleri düzenlenmişti o sıra, bu kültür ayrımıdır. Benim demek istediğim, yunus emre çalınmasın demek değildir. Bunu anlamak ince bir çizgiden ibarettir.