insan kültürel bir varlıktır, doğal bir varlık değildir okuyucu, doğal olan maymundur mesela maymun 50 yıl önce nasılsa şimdi de öyledir ama sen kendin için bu şekil düşünebilir misin ?
neyi biliyorum ki ? sorusunu kendisine mütemadiyen soran kişioğludur.
kuvvetle muhtemeldir ki, insanları ilgilendiren bir çok şeyde o, umursamaz görülür.
bu onun iç özgürlüğüne olan düşkünlüğünün apaçık delilidir .
alayı gelse bile kahkaha atar, olayların neden- sonuç ilişkisiyle olan diyalektiği çok ta fifi... ona göre her hareket astrolojik anlamda bir solucan deliği ve bilinmeyene sıçrayıştır.
Bir yağmur katresi olabilseydim, eğer
Süzülebilmek için çatlaklarından
acı dudağının
O gözlerindeki Benin’den...
Belki yeşilin sarıyla buluştuğu ufuklara gebe
Ben ki hisli bir melodi imişçesine
Ben!
Burada bahsedilen ruhsal ıssızlıksa,
tamamen kendini karalayabiliyor olmak ile alakalı bana göre.
Özeleştiri yapabilmek ne kadar önemli bu hususta, kişinin kendine ipe sapa gelmez şeyler söylemekten vazgeçmesiyle başlar, kendini insanüstü bir düzene inandırarak ve yine kendini ruhsal yaşantısının amaca yönelikliği düşüncesine bulandırmasıyla perçinleşir. Ne ? yoksa sen de suçu çevrene ve kalıtımsal özelliklerine atanlardan mısın ?
Karakterinin mesuliyetini al artık. Onar.
uyku; dış uyaranlara karşı bilincin tümden ya da bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı doğal dinlenme durumu.
Belirlenmiş, muayyen bir ruhsal gerilim hattının üzerinde seyrediyoruz bu korkuyu. Ne değişmesi ? Ne demiş Adler , insan değişecek ve değişik durumunu hep koruyacaktır. Ona özgü olan yaşam modelinde...
Her insan kendi deneyimlerini edinir,
dolayısıyla sen aslen değişmiyorsun. Ruhun senin yazgın! Ve bunun oluşumu çocukluğundaki sana sorulmalı yani soruları onun ağzından mı cevaplamalı ?
Ona ne sorarsın ki şimdi; başkası için değişmek mi ?
Aşkım kendimden fazla uzaklaşamam, denedim gerçekten ama mutlak bir doğru yok ve ben kaplumbağayken bu iş daha çok kendi tokatlarına yanağını uzatmak gibi.