oktoberfest bu olayın turistler için olan ismidir, bavyera'da genelde yerel halktan kimse "oktoberfest'e gidelim mi?" demez. genelde burada "auf die Wiesn gehen" söz öbeğini kullanırlar.
87 milyar euro yolsuzluğun olduğu, ayakkabı kutularından milyon dolarların çıktığı güzel ülkemizin rezil hükümeti bugün bir skandala daha imza atmıştır. zekeriya öz'ün yaptığı gibi sürpriz yolsuzluk operasyonlarının gelecekte yapılmasını engellemiş ve savcıların önce cumhuriyet başsavcılarına operasyonu bildirmeleri mecbur hale getirilmiştir. dolayısıyla bu tarz şok yolsuzluk davalarını engellemeyi hedeflemişlerdir.
bilin bakalım kim ilgilenecek bu değişiklikle? evet doğru bildiniz, oğlu tutuklanan tertemiz bakan muammer güler.
he bu arada;
*4 gün oldu, hala hiçbir bakan istifa etmedi.
*başbakan bugün ünye'de yine faiz lobisi dedi.
*egemen bağış ise mecliste 'alnımız ak, başımız dik' dedi, kendi partisinin milletvekillerinden bile alkış alamadı.
yılmaz güney ile bitireyim;
"Onlar bir tavuk çalanı aşağılayarak hırsız diye suçlarken; Bir kalem oyunu ile milyonları yutanı 'beyfendi' diye selamlarlar.."
mehmet ali aydınlar eleştirilerini gayet düzgün bir şekilde sıralıyor, bütün eksikleri bir bir sayıyor. ne hapis yattım diyor ne de 3 temmuz bir oyundur diyerek taraftara gaz veriyor.
bir sen yürürsün sokakta, yürürken
oturursun koltuğa, oturunca
su, bir senin bardağında en çok su
bir senin kolların bileziklidir
bir senin ağzın dudaklı ve sıcak
bir sen memelisin, ince bellisin
başkaları gitmiş olur, gidince;
bir sen yakınsın, uzakta kalınca
aziz yıldırım 16 yıllık tahtından indikten sonra yerine geçecek başkandır.
twitter'da nihat özdemir ve ali koç'un adı geçiyor. gezi parkı olaylarında divan otel'in yeri herkes için bambaşka olduğu için de ali koç ismi ön plana çıkıyor.
ama unutulmamalı ki; cas davasını 'ülke menfaatleri' için çekme kararını nihat-ali-aziz birlikte almıştı.
başkan adayım: mehmet ali aydınlar. voleybol şubesini 1-2 sene içinde dünya çapında başarıya ulaştırdı, tff başkanı iken söyledikleri teker teker çıktı. zamanında katıldığı bir 32. gün programında da hayalinin fenerbahçe başkanlığı olduğunu açıkça söylemişti.
borussia dortmund'a gönül vermiş herkes; oyuncuları, yönetimi, taraftarı ve hatta rakipler için ayrı bir yere sahip südtribüne hakkında bir belgesel/film. eylül ayında ülke genelinde farklı sinemalarda vizyona girecek. 3 ekim'de ise televizyonlarda yayınlanacak.
tüm zamanların en güçlü bundesliga'sı (orijinali: Die stärkste Bundesliga aller Zeiten) sloganı ile yayınlanmış kısa ve eğlenceli bir reklam filmi. müzik olarak blur'un herkes tarafından bilinen şarkısı song 2 kullanılmış, reklamın boş rollerinde ise huntelaar ve nuri şahin var.
nuri gol atınca huntelaar'ın sevinmesi ise reklamın en ilginç yanı. ***
link:
bunu izleyince insan sormadan edemiyor; drogba, sneijder, fernandes, meireles, sow, malouda + yerli yıldızlarımızın yer alacağı güzel bir tanıtım filmi çekmeyi akıl edemiyor mu acaba lig tv/digiturk?
cenk akyol'un ntvspor'u gezi parkı eylemleri dolayısıyla protesto etmesinin arka planını açıklayan bir yazıdır.
yiğiter uluğ'un söylediklerine göre; fuat akdağ bu olaydan sonra galatasaray spor kulübü'ne bir mektup göndererek sporcunun cezalandırılmasını istemiş, fakat umduğunu bulamamış. siyasetle daha içli dışlı bir kurum olan tbf ise mektuba gerek bile duymamış, bunun sonucunda da cenk akyol 'teknik sebeplerle' kadro dışı bırakılmıştır.
ayrıca yazının son paragrafı da çok güzel göndermelerle doludur:
"Bir de sesini çıkarmadan uslu uslu oturan arkadaşlarımız var... Hani arada sırada iç geçirerek bizde sporcu takımının apolitik olmasından dert yanan, topçularımızın hiçbir konuda tavır almamasına bozularak Avrupada öyle mi? makamından çalan... Ama bir delikanlı çıktığında, onu boğmaya çalışanlarla aynı stüdyoları, aynı programları paylaşmakta beis görmeyen... Memlekette futbol muktedirlerin sidik yarışı haline gelmişken, hâlâ güzel oyundan söz edebilecek kadar romantik bindirmeler yapan... Lacivert cümlelerle bezeli metinlerden öteye gidemeyen... Sosyal medyada gençleri gaza getirirken, programlarında çalının etrafından dolaşan çok sevgili arkadaşlarımız...
Şair sizler için yıllar önce yazmış: Ya dışındasındır çemberin / ya da içinde yer alacaksın / kendin içindeyken kafan dışındaysa / çaresi yok kardeşim / her akşam böyle içip kederlenip / mutsuz olacaksın /şiirlerle şarkılarla kendini avutacaksın...
Murathan Mungan Şiirlerle şarkılarla... demiş. O zaman tweet yoktu ki..."
eskişehir'de insanımsılar tarafından coplandı ali.
günlerce komada kaldı.
ama ne yazık ki ali kurtulamadı.
annesi ona bir daha ona sarılamayacak, en sevdiği yemeği yapamayacak. 'belki ihtiyacı olur' diye çocuğunun cebine gizlice bir 20 lira sokamayacak. sabah çocuğundan erken kalkıp çocuğuna bir kahvaltı hazırlayamayacak.
kocaman adam olacaktı ali. annesi onunla gurur duyacaktı. yine ağlayacaktı annesi, ama sevincinden.
mürüvvetini görecekti. evlendiğini, bir aile kurduğunu görecekti. gelinini hiç sevmeyecekti, torunuyla birlikte yatıp birlikte kalkacaktı.
ama bunların hiçbirisi olamayacak.
hangi kask numarasını versek ali geri gelir?
kaç milletvekili istifa etse ethem tekrar güler?
referandum'dan hayır çıksa abdullah cömert tekrar hatay'ın havasını soluyabilecek mi?
bunları yapan, emirleri veren adamlarla aynı ülkede yaşadığı için utanıyor insan. onlar ise ağızlarından salyalar akarak hiçbir şey olmamış gibi kan sofrasında oruç açmaya devam ediyorlar.
kadrosunda jeff bridges, ryan reynolds, kevin bacon ve robert knepper gibi sağlam oyuncuları barındıran komedi-aksiyon filmi. trailerdaki muhabbetlerle rush hour'u, fantastik yönüyle ise men in black'i anımsatıyor. filmin ismiyle ilk okuyuşta benim gibi sorun yaşayanlar: "r.i.p.d" ismi 'rest in peace department'(ölüler şubesi?) nin kısaltması.
Spartacus ile gönülleri fethetmiş Starz kanalının yeni projesi. konu itibari ile spartacus kadar güçlü olmasını beklenmiyor, görsel efektlerden ise umudumuz yüksek. he bir de yapımcısı michael bay abimiz.
bugün taksim gezi parkı'nda neler olduğunu televizyon değil de interneti kullanan bütün insanlar bilmekte.
taksim'de oturan, çadırları kurup yeşili seven, şehrinin AVM ve otele dönüşmesini istemeyen herkese biber gazı sıkılıyor.
polis tarafından.
2-3 hafta önce beşiktaşlılara.
biraz daha öncesinde galatasaraylılara biber gazı sıkan polis hani.
geçen sene fenerbahçelilere.
daha önce protesto gösterisi yapan öğrencilere de.
hangi takım taraftarısın, kimden nefret ediyorsun, kimi seviyorsun, bunun hiçbir önemi yok.
eğer bir şeyi yıkılıp yerine avm yapılmak isteniyorsa, twitter'da en popüler kelimeler bölümünde çok doğru öneriler var.
bu isyan sadece gezi parkı için değil.
reyhanlı sansürüne bir isyan.
taksim savaş alanına dönmüşken hayırlı cumalar dileyen milletvekillerine isyan.
taksim'de belki de türk siyasi tarihinin en büyük kıvılcımlarından biri çakılmaktayken yemek programları yayınlayan tv kanallarına, bu isyan.
beşiktaş'taki iskeleyi otele satan zihniyete bu isyan.
istiklal'in ağaçlarını kestiler, sonra taşlarını değiştirdiler. sokaklardan masa-sandalyeleri topladılar; sonra emek'i yıktılar. sırada taksim'in nefes alınabilecek tek alanı var.
taksim'i çocuklarına, torunlarına anlatırken her 2 kelimenden birisi avm olmasın.
emek'i, gezi parkı'nı ne avmler avmler yaşatır, ne hükümetler. ama sen yaşatabilirsin.
Fenerbahçe, tarihinin en önemli sezonunu yaşarken bu çıkış Avrupa kulüplerinin de ciddi anlamda dikkatini çekiyor. Sarı-lacivertli takımda forma giyen pek çok futbolcunun yanı sıra Teknik Direktör Aykut Kocaman'a da teklifler gelmeye başladı. Fransızların dikkatini çeken Kocaman'ı Bundesliga'nın iki ekibi Schalke 04 ve Werder Bremen de takibe aldı. Kocaman için araştırmaya başlayan iki Alman kulübü, transfer teklifi için sezon sonunu bekliyor.
LÖW'LE GÖRÜŞMESi iLGi ÇEKTi
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman ve ekibinin, zaman zaman Alman Milli Takımı Teknik Direktörü Joachim Löw ile bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunması, antrenman teknikleri ve kulüp yapısı hakkında sürekli araştırma halinde olması dikkat çekti. Hatta ekibinden bazı isimlerin bu hafta içerisinde Borussia Dortmund Teknik Direktörü Jurgen Klopp ile görüşmesi Alman kulüpleri- Kocaman'a ilgisini artırdı.
'BU EKiPLE BÜYÜK BAŞARI'
Almanlar aracılar vasıtasıyla Kocaman'ın sözleşmesi hakkında F.Bahçe'den bilgi aldı. Sarı-lacivertlilerin, Avrupa Ligi'nde yarı finale kadar geldiği süreçte yaşadığı gelişim incelendi. Bazı Alman kulüp yetkililerinin "Avrupa için sıradan sayılabilecek birçok yabancı oyuncu ve Türk Milli futbolcularla, uluslararası bu organizasyonda final kapısına gelmek büyük bir başarı" yorumları yaptığı öğrenildi.
TÜRKLERi KAZANACAKLAR
Schalke 04 ve Werder Bremen, Kocaman'ı en çok isteyen iki kulüp. Schalke'nin, Aralık ayında takımın başına getirdiği Jens Keller ile kontratı sezon sonu bitiyor. Alman kulübünün, Keller ile yeni sezona başlamayacağı kesin gibi. Kulübün, özellikle Türkler'in yoğun bulunduğu Gelsenkirchen'de, Türk taraftarları da tribüne çekebilmek için Aykut Kocaman'ı bir proje olarak düşündüğü ifade ediliyor.
FRANSIZLAR DA TAKiPTE
Almanya'dan Kocaman'a teklif sunmaya hazırlanan diğer kulüp de Werder Bremen. Almanların yanı sıra geçtiğimiz günlerde Fransız Bordeaux kulübünün, Kocaman ile ilgilendiği ileri sürülmüştü. 2010'da Fenerbahçe'ye teknik direktör olan Aykut Kocaman'ın sarı-lacivertli kulüple 2 yıllık daha sözleşmesi bulunuyor. Ancak sezonun ilk yarısında Karabük maçının ardından istifa eden, Başkan ve futbolcuların ısrarıyla sezon sonuna kadar görevde kalmayı kabul eden Kocaman'ın Mayıs ayında nasıl bir karar vereceği merak konusu.
alex'in twitter'da takipçilerinden birine söylediği bir şey.
yazmaya yeni başlamış. sadece futbol hayatı değil bütün hayatını anlatacakmış tweetlerine göre. 2 sene içinde türkçeye çevrilmiş olarak piyasaya çıkacağını söylüyor ayrıca.
umarım giderken düzenlediği basın toplantısında büyük bir düşüncelilik&ağırbaşlılık ile bahsetmediği şeylerin hepsinden kitabında bahseder.
her ne kadar bir fenerbahçe efsanesi olsa da, tahminim her renkten sporseverin kitaplığın başköşesine konacak bir kitap olacak. umarım gençler okuyup kendilerine örnek alırlar.
2 sene sonra top seller olacak kitabın adı şimdiden belli. *