Yükselislerindeki israr ve tutku ile insani terletip, nefesini kesen, bakir üflemelilerin bir blok halinde en dolu sekilde ve yayilimda armonileri verip, yayli ve tahta üflemeli sazlarin melodiyi icli bir soprano gibi seslendirmeleri, aaaaaaaaaa!!! Nasil bi müzik bu a.q. yav!
olaganüstü bir futbol, olaganüstü duvar paslari, olaganüstü bir takim uyumu, olaganüstü bir deivid ve olaganüstü bir alex izledigimiz, olaganüstü fenerbahce, olaganüstü mac.
bir takim duygularin bastirildigi ülkemizde, insanlarin insan gibi davranmayislarinin sonuclarindan bir tanesidir. hicbir insanin kötü bir insan olarak dogmayacagini bildigimiz icin, bu ve bu tür olaylarda insani etkileyen dis etkenler üzerinde düsünülmeli ve uzun soluklu projeler gelistirilmelidir.
karsisindakinin bütün bilgilerinin yanlis oldugunu ve her konu hakkinda en dogrusuna sahip olduguna inandigi bilgisini fanatikce savunup, dogru olmayan hicbir bilgiyi beyninde barindirmadigini düsünüp, belki de kendisini karsisindaki insandan daha sig bulmasini bu tavri takinarak kamufle etmeye calisan.
gecirilen her an insana, geriye bakinca su an yasadigi andan daha güzel oldugunu düsünecegi anlardan baska birsey birakmaz. dolayisiyla gecmise duyulan özlem süreklidir.
bana, bu nasil bir ask diye düsündüren, sevgiliye söylenilebilecek en güzel sözlerden ve sözlerin en iyi sekilde hakkini veren muhtesem bir müzikten olusan büyük ve derin türkü.
dogustan onda olan fiziksel bir yetenegi, üzerine birsey eklemeden satan, ilk 3 dinleyisten sonra müzik adina bazi detaylar duymak istedigim ama duyamamam nedeni ile enteresan bile gelmeyen, orta register'i cok rahatsiz edici olan sov insani.
birazdan vuracagi sut, onun takiminin bütün taraftarlari tarafindan gönülden kucaklanmasi ya da yedi sülalesinin de her türlü götürülmesi ihtimalini barindirdigindan, rahat olamayan psikoloji.