ne evinde ne de toplumun herhangi bir kesiminde değer görmeyip kuaföre gittiğinde o peşkeşli karşılamalarla bir anda star edasına bürünüp 'ayol şekerim' moduna giren kadındır. onun da tek zevki bu kuaför etkinliği olur böylece. kuafördeki ibnenin biri ay kız saçın ne güzel bebeğim çok genç gösteriyorsun gibi laflar ederken eve geldiğinde saçını farketmeyen bir kocayla karşılaşır, zorla gözüne sokar en sonunda yakınmaya başlar. * kuaförde karşılaştığım bu tipleri görünce aklıma hep bu senaryolar geliyor.
özellikle öğrenci evlerinde günlerce * birikmiş bulaşığın ardından iki arkadaş geçer eviyenin başına ve başlar sanatını icra etmeye. önceden cattle da ısıtılmış su zor lekelere ve bulaşık leğenine paylaştırılır. deterjan ucuz olduğundan bol bol sıkılır yoksa köpük elde edilemez. biri yıkar biri durular derken önce tabaklar ardından alabildiğine bardaklar üzerine tencereler onun da üzerine leğen ve benzeri parçalar koymak suretiyle işlem tamamlanır. ekstra olarak mevcut tepsilere de seleye sığmayan bardaklar ters çevrilip beklemeye alınır. ihtiyaç oldukça seleden ve tepsiden kullanılarak bardaklar tabaklar herhangi bir dolaba girmeden tezgahın üzerinde bir döngü sağlanır. kolay gelsin.
akıl mantık işi değildir. ama aşk ya bu ne akıl kalıyor ne de mantık. bir gün olmayacağı düşüncesi bile nefes aldırmazken inatla bu kadar çok sevmek. işimiz zor dostlar.