türksat 2-a uydusunda ayaklarımı aşağıya sarkıtıp bir sigara yakıp dünyalıları canlı yayın izleme keyfini hiç bir şeye değişmem, gerçek 3d keyfi bu olsa gerek. bu heyecan bira ve çerezsiz yaşanmaz! ordan biriniz mısır patlatıp zaman tüneline girin, 11 nisan 1970'e gidip paketimi apollo 13'e bırakın. çok fazla da geleceğe dönüş'ü izlemeyin!
beyninin algılayamadığını kulak zaten duyar! kulağın duyuyor fakat beynin ne analiz edıyor hiç bir fikrin var mı! tuvaletteyken neler düşündüğünü arkadaşlarına anlatma ihtimalini düşündüğünü sadece sen biliyorsun! peki neyden çekiniyorsun! ufak kokulu bır mekan senin düşüncelerini iletme çabana ayıp kavramı mı çağrıştırıyor! durma yap ve haykır!
bazen azgındırlar. bazen de oyun sitesi yerine sözlüklerde bir arayış içindedirler. bazense ben yanılırım, evet bunu yapar bazıları, nadiren de olsa...
içimdeki boğaya binip güneşin üstünde zıplayıp yağmur dansı yapmak istiyorum, uzaya doğru çekildim, bazı manyetik şeyler var burda, parasını fantazilerimle ödediğim tetiği fonksiyonlu kılıyorum, canis majoris'i yemek istiyorum, duman çıkıyor, bir şeyi mahvettiğimden emin mi olmalıyım?
insanlığın buluş ruhu, son yüzyılda bize öyle şeyler armağan etti ki; yönetimdeki gelişmeler de teknik gelişmelere ayak uydurabilseydi üzüntüsüz ve mutlu bir yaşama kavuşurduk.
bir ufo gördüğümüz zaman neden dünyayı istila edeceğini düşünüyoruz. biz dünyalıların düşünceleri neden trajedi üstüne kurulu? uzaylılar gerçekten de bizim üstümüzde deney yapmalılar çünkü önyargıları yok etmek, atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur.
para; ölümcül aşk virüsünün, bisktrol'dan sonra ki, en büyük ilacı. Günümüzün kristal ayakkabası, insanoğlunun aptallığının mutlak sınırını kaldıran şarampolik...
ne taraftan gittiğinin 1 önemi yok! sonuç seçimlerde hep aynıdır; acı..! her neyi seçersen ,seçemediğin hep üzüntü kaynağı olacaktır ,aklın hep o seçemediğinde kalacaktır. o seçemediğini seçmiş olsaydın ,yine bana ''ya diğerini seçseydim?'' diye soracaktın. hayatta her$y %50'dir. aklınla davransan yüreğin ,yüreğinin sesini dinlesen aklın sana bu soruyu hep sorıcaktır. seçemediğin hep acı verecek ,bu sabit.acı hep olacak! tabiki de bu seçimlerin güzel 1yanı var.''acını seçmekte özgürsün..'
Gezegenlerinin adı cep telefonu markalarından oluşan ,kapitalist bir yıldız sisteminde ,renksiz ekran bir telefonda dandirik bir oyun oynamak isterdim. En azından kapitalist g*tveren şirketlerin çaktırmadan k*çımıza kazık sokmaya çalıştığı bir evrende değil de ,hakkaten çorabının sol tekini aradığımda bulabileceğim ve hamam böceğinin g*tüne su kaçtığında ne olduğunu anlayabileceğim bir gerçeklikte varoluşumu; baz istasyonlarından kaynaklı aşırı radyasyonun neden olduğu asit yağmurunun altında gazozumun asidi kaçmadan rahat bir şekilde hissederdim.
hayat felsefem 'neden hiç mavi meyve olmadığı' üzerine kurulu..kafamın içinde ironik zonglamada tribalikle$iorm bazen. iç dünyamı daha çok merak edenler için bi önerim var bence bi bakmalısınız ama bundan emin deilm çünkü bilirsin i$te hiç bi zaman tam olarak emin olamazsın..