Garipsenmemesi gereken insandır. iki şahsiyette ülkesinde devrim yapmıştır, ve bu devrimlerde canı yanmaması gereken kişilerin canı yanmıştır, ölmemesi gereken kişiler öldürülmüştür. Ayrıca bilinmesi gerekir ki bu insanlar siyasetçidir. Siyasetin pisliğine bulanmış olmaları da yadsınamaz. Kimseyi tabu haline getirmeye gerek yok efendim.
Kolombiya mafyasının, hainlere verdiği ünlü cezadır. Gırtlak kesilir, dil delikten aşağıya kıravat gibi sarkıtılır. insan uzun süre ölmez, muazzam acı çeker.
19. yüzyıl ingilteresi'nde yaşayan bir yargıç. Yaşadığı yöreye dadanan hırsızlardan, artık halkın yaka silkmesiyle çok yaratıcı bir ceza bulmuştur; Yakalanan hırsızları halkın eline vermiştir. Linç sözcüğü bir çok dilde olduğu gibi dilimizde de bu şahsın adından gelmektedir.
Olağan bir durumu ilk kez yaşıyor gibi hissetme halidir. Deja Vu nun amcasının oğludur.
Örn.: Sürekli işe giderken aynı dükkanın önünden geçen bir adamın, o dükkanı ilk defa görmüş giibi hissetmesi.
Kamuoyunun, Hantepe'de 6 askerin şehit edildiği baskın görüntülerinin komutanlar tarafından saniye saniye izlendiği iddialarına bir haftadır cevap bekliyor olmasıdır. Sayın ilker Başbuğ'un oğluna yönelik iddialara gününde cevap verilmesi göz önünde bulundurulduğunda ironik bir durumdur.
Çıldırtan diğer bir durumsa; olay hakkında açıklama yapılmayıp, görüntüleri sızdıranların peşine düşülmesidir.
19. yüzyılda paris in bohem semtlerinde, çokeşliliği burjuva yaşantısının cenderesinden çıkış yolu olarak gören komünistlerdir. Günümüz Türkiyesi'nde bu insanların modern versiyonlarıyla karşılaşmak zor değildir.
Marx bu insanları kapitalistlerden daha aşağılık görmektedir. 1844 El yazmaları diye bilinen eserinde bu insanları "özel mülkiyetin ötesine geçmek bir yana, özel mülkiyete bile varmayı başaramamış" olarak addetmektedir.
Fakat sol görüşün yüzakı olan; Marx'ın demokrasi davasına kökünden sadık olan, Marx'ın "insanla doğa ve insanla insan arasındaki çatışmanın gerçek çözümüdür" diye bahsettiği komünist kardeşlerimiz vardır ki, onlar bu tanımın içinde dahil değildir.
Edmund Wilson'ın , 19. yüzyılda gelişen devrimci hareketleri konu ettiği, 19. yüzyılın son dev romanı. Romanın dev bir kadrosu vardır; marx, engels, proudhon, bakunin, fourier, robert owen, lenin ve troçki bunlardan sadece bazılarıdır. Romanın geçtiği mekanlar da bir o kadar çeşitlidir; Vico'nun Napolisi'nden Babeuf'un Parisi'ne, Marx'ın Londrası'ndan Troçki'nin Petersburgu'na. Romanın ismi ise Lenin'in sürgünden ülkesine döndüğü yer olan Finlandiya Demiryolu istasyonu'ndan gelmektedir. Kısacası okunasıdır.
Kiev şehir merkezinin 150 km batısında bulunan ukrayna nın şirin kenti. Şehir merkezi nüfusu 300 000 olmakla birlikte, kırsal kesimiyle birlikte bölgenin nüfusu 1 milyonu bulmaktadır.Şehrin ismini türkçeye çevirmek gerekirse zhyto-myr, tahıl kainatı* diye çevrilebilir. Bir rivayete göre ukraynaca da barış içindeki evren anlamına da gelir.*
Bu şehrin merkezinde onlarca heykele rastgelebilirsiniz.Fakat bu heykellerden 3 tanesi diğerlerinden çok daha büyüktür. Bunlar Lenin (bkz: lenin), puşkin (bkz: puşkin) ve korolyov (bkz: sergey korolyov) heykelleridir. Lenin haricindekiler bu şehirde doğmuşlardır..
Şehir tarihde kiev gibi bir şehrin yakınında her zaman önem arzetmiştir.2. dünya savaşı sırasında şehir halkı öncelikle nazilere destek vermiş,fakat sonrasında onlara karşı savaşmıştır.. Nazi işgali yaklaşık 2 yıl sürmüştür.
(bkz: nazilerin kamyonla toprak çalması)
Şehirde sanayi tesislerine rastlamanız güçtür.Merkezinde temel geçim kaynağı hizmet sektörüyken, kırsalda tarımdır. Şehrin isminden de anlayacağınız gibi tahıl temel tarım ürünüdür.
Şehirdeki eğitim kurumlarının yoğunluğu ukrayna ortalamasının çok üstündedir. Şehrin kendi adını verdiği üniversitesinde uzay bilimleri, kimya, fizik gibi bölümler bulunmaktadır.Ayrıca şehirde 3 tane müzik okulu bulunmaktadır.
1880-1948 yılları arasında yaşayan Alman Filozof. 1936'da hitler zulmünden kaçıp türkiye'ye gelen aydınlardan biridir. "Fransız ihtilali'nin siyasal ve sosyal fikirleri" adlı kitabı bu konudaki başyapıtlardan biridir.