antitartaklar
42 (uyuyan dev)
yedinci nesil silik 1 takipçi 1.80 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    akıllı geçinen ateist

    1.
  1. gerçekten akıllı olsa da en büyük saflığını yaptığının farkında olmayan tanrısız olduğunu sanan allah'ın kuludur.
    1 ...
  2. on adımda muhalefet kitabı

    1.
  3. türk solunun el kitabı olması gereken nacizane eserdir.
    1 ...
  4. böyle muhalefet dostlar başına

    1.
  5. bir sayın başbakan söylemidir.

    haklıdır da. boy kavgasına giriyor adam ya. karikatür dergilerine havale etme olayı ile takdirimi kazanmışken saçma cevaplar vermesi olayı ne kadar kafasına takdığğının ve gurur yaptığının kanıtıdır. sidik yarıştrmaktansa ülke için çalışın canlar.
    1 ...
  6. referandumdan hayır çıkacağını sanan zavallı solcu

    1.
  7. kendine toz pembe hayallerden kurduğu temeli zayıf dünyasında yaşayan zavallıdır.
    3 ...
  8. çok güzel sandığı başlığına rağbet olmayan yazar

    1.
  9. şaşkın yazardır. kimsenin kendini anlamadığını düşünür.

    "oysa tespiti yaptığında böyle miydi? çok hoşuna gitmişti. direk sözlüğe yazmalıyım diye düşünüp, bir solukta eve gelip, telaşla karışık bi sevinçle başlığını açıp, girisini girmişti. sonra tedirgin dakikalar başladı. bir süre sonra sayfayı yeniledi. başlıkta iki yeni giri vardı. yüzünde bi tebessüm oluştu. biraz daha bekledi. lakin bu sefer pek bişey değişmedi. morali bozuldu. umutlu bekleyişe daha katlanamadı heyecandan titreyen yüreği. dışarı attı kendini. akşama kadar gezdi, tozdu. eve gelirken bira ve fıstık aldı. son bi kez sözlüğü açıp,i başlığa baktı. başlığına sadece 3 (üç) giri girilmişti.

    dolan gözlerini kırpmadan bilgisayarın fişini çekti. televizyonun başına geçip, ağlayarak arjantin ligini izledi."
    8 ...
  10. arda turan ın aşağılık kompleksi

    1.
  11. dos santos'la birlikte çıktığı ilk maçta gözlemlediğim şey.

    biz arda'yı güzel futbolu ve mahallenin fırlaması tripleriyle biirdik. bu aşağılık kompleksini hiç görmemiştik. lakin dün akşam keendisine pas atmayan dos santos'a bağırması kesinlikle aşağılık kompleksinin getirisidir. bbaşka şekilde açıklanamaz zaten.

    normal şartlarda takım kaptanının takıma yeni gelen transfere karşı tutumu yapıcı ve daha tahammülkar olmalı iken arda fırça atıyor. bu fırçanın nedeni ise dos santos'un barcelona'da ronaldinho ve mssi ile birlikte oynamış bir topçu olmasından başka bir şey değil.

    kıskanıyor bi nevi. çekemiyor. onun benden ne farkı varda barcelona'da oynadı diyor içten içe. bu eziklik psikolojisinide dışarı tepkisel olarak yansıtıyor bi nevi.

    ne diyelim, bizim kral dediğimiz adamın durumuna üzülmekten başka çare yok.
    4 ...
  12. öss çıkışı mikrofon uzatan bir spikere söylenenler

    ?.
  13. +sınavdan çıkan bu arkadaşımıza soruyoruz nasıl geçti?
    -matematiği tübitak hazılamış, matematik sıçtı ağzıma, türkçe de ağzıma sıçtı, bir soru daha sorarsan eğer ben senin ağzına sıçacam!
    2 ...
  14. yaratıcılığın önünde engel olarak okul

    1.
  15. okulun verdiği eğitim ve öğretim malum kötüden biraz hallice. buna rağmen çocuk yaştaki koca kafalara açtığı ufuklar tartışmasız çok büyük, hatta su aygırı kadar, lakin 5.sınıftan sonra eğitim sistemi yan yatıyor çamura batıyor.

    ezberci eğitim kendini tekrara ilk 6. sınıfta başlıyor. bu esnada hiçbir şeyden haberi olmayan, ortalama 1683 gr. az yağlı ve taze bir beyne sahip, öğrenmeye susamış, koca kafa dönemini atlatmış, hayatta güzlü bir birey aday aday olan öğrenci liseye kadar ya yerinde sayıyor ya da geriliyor. bu ülkede ki gerizekalı oranının fazla olmasının sebebide bu zaten.

    lisenin ilk senesinde öğrenciye ezberci eğitimin yanı sıra bir de sosyalleşememe darbesi iniyor. bununla birlikte üst sınıfların yaptığı çömez muameleside yeni öğrencilerin üstündeki baskıya bir kambur daha ekliyor. bu baskıları atlatamayanlar geleceğin “loser memur”u oluyor. bu safhayı atlatanlar güçlü bir birey olma yolunda devam ediyor. bir bakıma doğal seleksiyon yani doğal seçilim yaşanıyor.

    lisenin diğer senelerinde üstündeki baskıyı atanlar birey bilincine biraz daha yaklaşıyor ve ilk sosyalleşme bu yıllarda görülüyor. sosyalliğin dandirik halısaha maçlarından farklı bir şey olduğunun farkına varılıyor bi nevi lakin sosyalleşmeden kasıtları gezmek, tozmaktır hala. bu az bilinçli öğrenci topluluğu da gezer, tozar, bazen arkadaşlarıyla toplanıp içer hatta zum olur. o halde eve giderse dayak, o gece eve gitmezse fırça yer. lakin hava soğuktur. göt mahkum eve gidilir.

    lisede her zamanki gibi ezberci eğitim devam eder. 4 sene boyunca bünyeye gram yaratıcılık girmez okuldan ötürü. yaratıcılığın kaybolmaması için içmek dışında farklı aktiviteler uygulanmalıdır okumak, tiyatro ve film izlemek, resimle ilgilenmek gibi. öğrenciler hem entel açıdan hem psikolojik açıdan gelişirler ve yaratıcılıklarını zinde tutarlar. bunlar eksik olursa grup olmaya meyilli öğrencikler büyük abilerine özenip, ellerine tespih, arkalarına mahallenin küçük timini alırlar. sakat bir durumdur o kadar fırlamayı arkana almak ama bunun bilince değildir öğrenci. o sadece okul çıkışlarında mevzu kovalamanın peşidedir fütursuzca.

    derken lise sona, yumurtada deliğe gelir. malum öss kapıya dayanmıştır. öğrenci öss'nin kendisine de dayanmaması için ezberci eğitimin köpeği olur. yaratıcılık işte bu sene dip yapar. dip yapmayan istisnalarda çalışmak yerine boş işlerle uğraşmış insanlardır. bu yaratıcı insanlarda zaten öss'yi kazanamaz ya da sikindirik bi yer kazanır.(bu konuya daha fazla girmeyeceğim. bildiğin üzre sistem değişti ve konumuz bi paragrafa sığmayacak kadar geniş. bu nedenle başlı başına bir konu olarak daha sonra ele alacağım. ağlama melis.)

    üniversiteyi kazanmış, artık bir birey olan insanlar çağ atlamış gibidir. artık ne isterlerse onu yaparlar. artık üniforma yoktur, derse girmezsen annengillere haber verilmez, makyaj serbesttir. gerçi bu makyaj olayı kızların gelecekte ağzına ediyor efem. zira bu okuyan kızların büyük bi kısmı kariyer peşine düşüyor ve geç evleniyor. bunlar evlenene kadarda yaptıkları makyaj suratlarını adeta patates tarlasına çeviriyor. sonrasında bunlara kimse bakmıyor. hele ki 30 yaşına girmeleriyle birlikte bunalıma da giriyorlar. bildiğin evde kalmış kız sendromu... psikolojik sorunlar okumuş, okumamış ayırmıyor tabi. gerçi kadın şarap gibidir yıllandıkça tatlanan ama bilemiyor.

    neyse konuyu çok saptırdım. ne kadar uzattı bu ya deme kırarım ağzını. üniversite eğitimimiz de klasik eğitimimizden farklı değil robot üretir gibi mezun veriyorlar. ders içerikleri ile sana bir sınır çizip sistemin istediği bir birey olmanı sağlıyor. sınırları aştğında ya aptal oluyorsun ya da okuldan atıyorlar. aşmazdığın zamanda durumun hawai plajlarındaki gibi olmuyor. vizeydi, finaldi öğrenciyi öldürmekten beter ediyor, süründürüyorlar.

    kısaca eğitimin 5. sınıftan sonrası sadece olanları tekrarlamaktan ibaret. üniversite eğitimi bile yaratıcılıktan yoksun, varolanı söylemekten öteye gidemiyor. bu nedenle 6 dönem sonraki seçimde oyunuzu bana verin. siz boku yediniz artık da en azından çocuklarınızı kurtarayım. çocuklar bizim geleceğimizdir. siz bana oyunuzu verin, ben size geleceğinizi...

    şüphesiz ki doğru bir tespittir.
    1 ...
  16. © 2025 uludağ sözlük