şurada oturup bir kac itiraf'a cevap yazayim, insanlar bana içlerini döksünler istedim; sözlük bana engel oldu.
peki o zaman; bir itiraf da benden.
yalnizim. kafam karışık. dört gece uykusuz kaldim, gecirdigim panik ataklarin sayisini bilmiyorum.
daraliyorum, hem insanlardan, hem yalnizliktan.
5 gün sonra dogum günüm, 26 yasina girecegim. hala ne yaptigim ve ne yapmam gerektigi ile ilgili hic bir fikrim yok. git gide herkese benziyorum. git gide iyice icime cekiliyorum. canim bile yanmiyor artik. istemeye cekiniyorum, ama yardima ihtiyacim var.
göğüsünde kitapla uyuyakalan bir adama çok deli aşık olabilirim.
ya da beni sinema, cafe yerine bir müzeye, galeriye götüren, benimle gece pikniğine çıkan, yağmurda dans etmeye davet eden, bir yere uzanıp yıldızları izlemekten çekinmeyen bir adama.
narsist kişilik bozukluğu olan, kendi ile birlikte 7 kişiyi katletmiş 22 yaşında bir genç. daha önce youtube'a yüklediği tehdit videosu şikayet edildiği halde ciddiye alınmamış. yazık.
kaç aydır entry girmemişim, hâlâ mı demode olmadı lan diye düşündüren, don lastiği gibi uzatılmış, bütün iğrenç espriler yapılmış, ama bir takım erkeklerin "ben türk kızını beğenmem, daha iyilerine layığım" diye yırtınmak için dönüp dolaşıp önümüze çıkardığı konu.
tamam canım, tamam bitanem, sen en güzellerine layıksın, en seksiler senin olmalı, haklısın. ama bi sus artık anasını satayım n'olursun?!
biraz önce izlediğim ve bayıldığım bir quentin tarantino filmi daha.
christoph waltz, sen nasıl bir oyuncusun öyle yahu. adam oyuncu olmak için yaratılmış desem yeridir. inglourious basterds filminde performansını hayranlıkla izlemiştim, bu filmide de tek kelimeyle mükemmel bir oyunculuk sergilemiş. ayakta alkışlıyorum.
jamie foxx çok karizmatik bir karakter çıkarmış ortaya, yine harika bir oyunculuk örneği.
leonardo dicaprio ise son yıllarda oynadığı her filmle gündeme gelen bir oyuncu olarak, yine diyecek söz bırakmamış. kahverengi dişleriyle iğrenc bir insan sarrafını da muhteşem canlandırmış.
filmin konusu belli, ama hem dramatik, hem komik, hem kanlı, hem macerali bir western filmi üretmeyi ancak tarantino başarabilirdi. uzun ömürler diliyorum en sevdiğim ayak fetişistine, umarim bir sürü filme daha imza atar.
tarantino hayranlarının yine çok seveceği bir film. aşırı narin insanlar dışında herkese tavsiye edilir!
bu aralar tek eğlencem 13 ve 15 yaşlarındaki kardeşlerimin hayatlarını takip etmek.
şimdiden adlarına besteler yapanlar, şiirler yazanlar, aşkını ilan edenler.
ben ise 21 yaşında adam akıllı bir flirt etmişliği bile olmayan bir insan evladıyım. "mağarada mı yaşadın mübarek" diye sormazlar mı insana? ölmüşüm de ağlayanım yok sözlük. *
peşin not: anne kişisi "geri zekalı" dememize bile kızan, "hössssst" çeken bir insandır.
-dolabın üzerine baksana yavrum, orada olacak işte. *
+ya anne yok, bulamıyorum.. *
peder de gider bakar, o da bulamaz. sonra annemin ağzından şu kelimeler dökülür:
"hay gözünüze sokayım" * herkesin şaşırması ve gülmesi üzerine "parmağımı" diye de eklemeyi ihmal etmez.
bazen ard arda melankolik şarkılar dinleyip aşk acısı çekiyorum. bunda ne var diyeceksiniz.
aşık değilim. hiç olmadım. yani aslında kalkıp halay çekmem bile aşk acısı çekmemden daha mantıklı. aranızda psikolog neyin varsa bi ulaşsın bana emi. kib öptm by .s
bir hanım kızımız ve babası arasında geçen diyalog:
- kimdi o çocuklar diyorum sana esra! doğru düzgün cevap ver sıçarım paçana!
+ ya baba okuldan arkadaşlarım diyorum, kardeşim gibiler..
- nasıl kardeşin lan?! ben analarını tanımıyorum..!! *
* rusça öğreniyorum. geçenlerde "kitap masanın üzerinde mi yoksa dolabın üzerinde mi?" sorusunu rusçaya çevirecekken, "polonyalının üzerinde mi yalıyor?" demişim. ulan....istesem bu cümleyi kuramam, neremden nasıl çıkardım bilmiyorum. ama iyi güldük.
* beni terapiden kovan psikoloğum mektup yazmış "bir meslektaşıma gitmenizi öneririm, tedavi olmalısınız!" diye. önce güldüm, sonra bildiğim bütün küfürleri ettim. sen tedavi ol gerizekalı su aygırı, sırf atar yapmak için mektup mu yazılır, ergen misin sen???
* zor şeyler yaşadığı için kendinde her türlü saçmalama hakkını gören insanlara ayar oluyorum. tamam anladık, hayat sana iyi davranmadı, ama ben de mutlu olduğum için özür dileyecek değilim. kendine gel!
* bugüne kadar aldığım en güzel iltifat, yakın bir arkadaşımdan geldi. "valla sende dünya savaşı çıkaracak potansiyel var" demişti. iltifat olsun diye demedi ama, kendimi o an bi bok zannetim. evet.
otobüste ders çalışmaya çalışırken karşı tarafta besbelli canım cicim aylarında olan bir çiftin çenesine dayanamayıp aklımdan geçeni sesli söylediğim an.
- aşkıııımm ya, surata bak, ölürüm sana ben.
+ geber..
akabinde öldürücü bakışlara karşılık mal mal sırıtmak..
negatif yönleri: kaygısız, patavatsız, kendini beğenmiş, karmaşık, fazla iyi niyetli
nikah masasında birden bire kararını değiştirip "hayır" diyen kadın çok yüksek ihtimalle bir yay kadınıdır. her an başını alıp gidebilir, ortadan kaybolabilir. bir ortama girdiğinde dikkatleri üzerine çeker, bazen kalpsiz olduğu sanılsa da aslında ufacık şeylere bile çocuk gibi üzülüp ağlayabilen kadınlardır. sadece bunu göstermekten hoşlanmazlar.
balık burcu erkeğiyle ilgili büyük sıkıntı yaşarlar. yay kadını ve balık erkeği konstelasyonu kesinlikle zor bir birlikteliğin habercisidir. tabii ikisi de burcunun özelliklerini taşıyorsa.
aslan burcu erkeği ise ideal partnerdir. koç burcuyla çok samimi bir arkadaşlık ve güzel bir birliktelik de mümkündür.
editeyşın: çok bilirmiş gibi anlatmışım ama aslında kişisel deneyimler bunlar hep.
- su an rus ev arkadasim evde parti veriyor, bütün sehri evimize doldurdu. beni de davet etmek icin kapima tikladiginda ölü takliti yaptim. bundan önce arkadas cevresinde "ay alisveris yapmayi hic sevmiyorum yea, aylardir belime göre bir pantolon bulamadim, belim 58 cm de" diye bir isyan cümlesi duymustum, gerisini hatirlamiyorum, kendimden gecmisim. kendime geldigimde kizi yag bicagi ile tehdit etmek suretiyle "senin agzini burnunu kirarim lan!!!" diyordum.
- erkekleri kendinden sogutmanin kesin bir yöntemi olarak yillardir güvendigim "evlenip, çoluk çocuga karismak istiyorum" numarasi sökmüyor artik. numara diyorum zira külliyen yalan. hic öyle bir niyetim olmadigi halde bi takim insanlari kendimden uzak tutmaya yönelik kullandigim bu yöntem, basima bela olmaya basladi.
lakin vaz gecmek benim kitabimda yazmaz, elimden geleni ardima koymayacagim, bana yaklasmaya calisan bütün erkeklerin korkulu rüyasi olacagim, sonunda da benim gibi arizali insanlara kilavuz niteliginde bir kitap yazacagim.
peki neden erkekleri kendimden uzak tutmaya calisiyorum, lezbiyen miyim? hayir. ama aseksüel olma ihtimalim var lan ciddi ciddi. ya bir insan hic mi asik olmaz, hic mi birinden hoslanmaz? o büyük, gercek ask hadisesine inanmadigim halde hayaliyle yasamayi tercih ediyorum.