tanım: hükümet abd ile yakınlaşmaya çalışacak dediğimde seri şekilde eksileyen arkadaşları haksız çıkartmış tekliftir.
bu teklif reuters kaynaklı,ntv ve cnn'de altyazı olarak geçmeye başladı bile.
''Reuters haber ajansı, bir Türk yetkiliye dayandırdığı haberinde Kürt güçlerin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini ve bunun ardından da Menbiç'e ABD ile birlikte asker konuşlandırmayı önerdiğini bildirdi.
Yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD'nin bu teklifi değerlendirmeye aldığını da söyledi.
Teklifin, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın Ankara ziyareti sırasında yapıldığı belirtildi.''
tanım:akp'nin gerçekleri görmeme çabası ve onun sonucunda aldığı karar.
akp genel merkez yönetimi 'manipülasyonlar' nedeniyle 3 ay boyunca kendi elemanlarıyla anket yapmamaya/yaptırmamaya karar vermiş.
erdoğan,bu çalışmalar aktarılırken anketlere güvenmiyorum artık.bizi manipüle ediyorlar.geçmişte de oldu.yerel seçimlerde bizi nasıl yanılttıklarını gördük. dedi.
bana vatan haini,terörist diyecek yazar varsa alnını karışlarım.
ülkeyi tek bir adam yönettiği için,medya,politika,meclis,yasama,yürütme,yargı,muhalefet,toplum vs. her şey elinde olduğu için,bir insanın bile soramadığı birkaç soru soracağım.
1)cumhurbaşkanlığı sözcüsü ibrahim kalın cnn international'da sunucu ile yaptığı konuşmasında sunucunun sorduğu soruya şu şekilde cevap veriyor,bunun açıklaması nedir?:
Amanpour: Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Trump hakkında neler hissettiğini sormak istiyorum. Hatırlarsanız Eylül ayında düzenlenen BM Genel Kurul açılışının marjında Başkan Trump, “Başkan Erdoğan benim bir arkadaşım hâline geldi. Bence şu anda tarihin herhangi bir döneminden daha yakınız” ifadelerini kullanmıştı. Özellikle şu anda Cumhurbaşkanınız bu görüşleri paylaşıyor mu?
Kalın: Açıkçası iyi bir ilişkileri var. iyi bir kimya yakaladılar. Birçok kez telefonda ve şahsen görüştüler. Ve tekrar görüşecekler. Burada liderler seviyesinde çözmek durumunda olduğumuz bazı kritik sorunlar var. Türkiye-ABD ilişkisi PKK-PYD gibi gruplar tarafından zarar verilemeyecek kadar önemli. Birlikte çalışırsak bölgede daha büyük stratejik çıkarlarımız olur. Hem bölge açısından hem bizim açımızdan hem de Amerikalılar açısından.
-----
şimdi soruyorum,bu ülke bu açıklamanın hesabını sormayacak kadar sindirildi mi,kafayı mı yediniz siz arkadaşlar?ülke savaşta diyoruz,yer gök inliyor,kıyamet kopuyor,ülkemiz ve ordumuz sınır ötesi operasyon yapıyor ve bu kadar ciddi bir durumda hala ''trump ile iyi ilişkileri var'' , ''türkiye-abd ilişkisi pkk-pyd gibi gruplar tarafından zarar verilemeyecek kadar önemli'' ''büyük stratejik çıkarlarımız'' denilebiliyor!
kardeşim,siz kafayı mı yediniz?
manyak mısınız siz?
bu terör örgütünü abd silahlandırdı,silahlandıracağını ve silahları geri çekmeyeceğini her açıklaması ile tekrarlıyor,ve sen hala abd ile stratejik çıkar goygoyu yapabiliyorsun!
2)ülkemize karşı tehditler var diyorsunuz.evet tehdit var,evet doğru.peki,abd'nin ''kara gücüm'' dediği ve 4900 tır silah yolladığı teröristler nerede?münbiç ve fırat'ın doğusunda!peki neden mitinglerde neden ''abd'yi yok ediyoruz,çekin askerlerinizi döveriz!'' diyoruz?
-----
bir insan sormaz mı?bir insan sözlüklerde yazmaz mı?bir insan bile televizyonlarda bunu sormaz,söylemez mi?
yahu arkadaş,afrin'de kim var?
rusya destekli terörist pyd yok mu?
kaç kişi bunlar?başbakan binali yıldırım'a göre 8000-10000 arası terörist var.bunların yanında bir tane abd askeri var mı?yok kardeşim yok.yok işte,ama bir insan da çıkıp sormuyor ki,yahu nasıl oluyor da televizyonlarda insanlar bas bas bağırarak ''abd titriyor,çıldır abd!'' diyebiliyor?bu ikinci sorunun devamını yazının sonunda getireceğim.
3)amerika’nın eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey kendisine ''Türk-amerikan ilişkileri'' sorulduğunda şu cevabı verdi:
''Türkiye statükocu bir güç. Türkiye'nin bölgede istikrarı ve güvenliğine tehdit, bir dereceye kadar, PKK dahil terörden, ana unsur olarak da iran ve Rusya'dan kaynaklanıyor ve Erdoğan da bunun farkında. Suriye'de çok güçlü askeri adımlar atıyor çünkü Ruslar ve Esat ülkenin kuzeydoğusundaki ateşkesi ihlal etti. Fars yayılmacılığı olarak adlandırdığı durumdan çok endişeli. Bu da onu aslında Amerika'nın kampına itiyor. Sorun şu; Türkiye bu kampta diğer ülkelerden farklı durumda. Erdoğan'ın bir tarafı dünyaya 19'uncu yüzyıl merceğinden bakan Putin, diğer tarafı da Charles de Gaulle. O ve çoğu Türk, ABD'den ne kadar bağımsız olduklarını göstermek istiyor ama yine de ayrılmıyorlar.
Amerika IŞiD'e karşı savaşta PKK bağlantılı grubun öncülüğündeki güce destek veriyor, Türkiye buna her gün tepki gösteriyor ama bu gücü destekleyen uçaklar büyük oranda Türkiye'deki üslerden kalkıyor. Erdoğan buna her gün izin veriyor.
Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi alıyor ama aynı zamanda NATO, Türkiye'yi Afganistan'daki çabalarımızda en kritik 4 ülkeden biri olarak görüyor. Türkiye-AB ilişkileri her zaman çukurda ama mülteci anlaşması Avrupa'nın istikrarında en önemli gelişmelerden biri. Dolayısıyla Erdoğan'ın aslında neler yaptığına bakıldığında, işbirliği açısından muazzam bir alan var.”
-----
bir medya kuruluşu bunu yayınladı mı?bu açıklama,cfr denilen bir yahudi kuruluşunda yapıldı!
açıklama ne zaman yapıldı?
16 ocak 2018!
16 ocak!
bu halkın aklıyla dalga geçiliyor.alenen,bile bile.muhalifi bile bunlara kanıyor.bunlara destek veriyor.
şimdi anladınız mı incirlik neden kapanmıyor?adamlar dalga geçiyor aslında,her şey herkesin gözünün önünde ama medya çıldırmış gibi sadece afrin harekatını yayınlıyor,abd sanki hükümet ile karşı karşıyaymış gibi,''melek hükümet,antiemperyalist hükümet'' propagandası yapılıyor.
bunu ben yemiyorum,herkes yemekte özgür.bol bol yiyebilir.
4)trump-erdoğan görüşmesinde ntv haber sitesinden aynen alıntıdır:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele çerçevesinde PYD/YPG'ye ABD'nin silah desteğine son vermesi gerektiğine tekrar dikkati çekti.
Görüşmede, Erdoğan ve Trump, gerek Suriye meselesi gerek ikili konularda Türkiye-ABD arasındaki iş birliğini ve yakın teması sürdürme noktasında kararlı olduklarını teyit etti.
çok masum değil mi?bunu bangır bangır bağırıyor mu analizciler,
sözlük yazarlarına bir tavsiye: önümüzde,abd ile yapılan görüşmelerde,abd'nin güvenli bölge teklifi kabul edilecek.göreceğiz.bugün kabul edilmese yarın edilecek.bütün gelişmeler bunu gösteriyor ama biz cnn,habertürk ve a-haber gibi kanallarda tekrar eden ateş/bombalama görüntülerini izliyoruz.başka hiçbir şey yok!en ufak bir bilgi yok,soru yok,sorgulama yok.
medya bazı şeyleri gizliyor.şu an afrin'deki şehit haberleri de gizleniyor.göreceksiniz,bu harekatın bitiş tarihi birkaç ay olmayacaktır.ne yazık ki şehitlerimiz çok fazla olacaktır.medya yapacağı çeşitli spekülasyonlarla bunları saklayacaktır.emin olun,göreceğiz.
tesadüfe bakın:
türkiye afrin'e 30 km derinliğe kadar girmeyi planladı,abd çok yakın zamanda türkiye'ye ''30 kilometrelik(hem de bütün suriye sınırı boyunca),güvenli bölge kurma'' teklifinde bulundu!
tesadüfe bak!
türkiye afrin'e kimlerle giriyor?
esad muhalifi,suriye'yi bölmek isteyen özgür suriye ordusu.cihatçılar.abd tarafından kurulmuş,eğitilmiş bir ordu.
allah allah,ne kadar garip!
neden mi?
16 ocak 2018 tarihinde rte-gazeteci arasında geçen konuşma,aynen yazıyorum:
Gazeteci: Afrin'e ÖSO ile beraber mi girilecek?
RTE: "Tabi ki.Onlar icin veriliyor bu mücadele, bizim için değil.biz onları topraklarına sahip çıkmaları için kardeşlerimize orada yardımcı oluyoruz.''
bu metne inanmayanlar girsin araştırsın.bu konuşuldu.türkiye cumhuriyeti muz cumhuriyetine döndü diyince kızanlar var,muz cumhuriyeti bile az kalır!konuşma devamında işte ''abd nasıl kurar'' falan filan...hikaye!şu açıklama bile tek başına mehmetçiğe yazıktır,günahtır be!yazıklar olsun.
televizyon izlemeye devam ederseniz bu dört maddeyi konuşan yok,sadece aynı şeyleri papağan gibi tekrarlayan insanlar ve medya var.
bekleyelim görelim.
bana vatan haini,terörist diyecek yazar varsa alnını karışlarım.bunu yazının başında da söylemiştim.benim bir yerde fetö veya pkk/ypg/pyd'yi desteklediğimi gösterebilirseniz gider kendim teslim olurum.
uyumayı tercih ediyorsanız bu sizin tercihiniz,ama artık sosyal medya,twitter denen mecralar var.buralarda ufacık bir araştırma ile bu bilgileri elde edebiliyorsunuz.çok beğendiğiniz 'muhalif' medya gerçekte abd ile yakın olduğumuzu,samimiyet ve gülücüklü pozlar verdiğimizi söyleyebiliyor mu?söyleyemez!çünkü herkes söylemeye korkuyor,söyleyen olursa vatan haini damgası yer,bu kadar basit bunun herkes farkında.ama konuşulamıyor,konuşulacak gibi de görünmüyor ne yazık ki.olan bu kirli hesaplar altında can veren şehitlerimize olacak,türk ordusuna olacak,ona yanıyorum.asla ve asla,dünün pkklısı,fetöcüsü,abd uşağı olanlara inanmıyorum,asla da inanmayacağım.onları obama kandırmaya devam edebilir. (bkz: obama bizi kandırdı)
tanım: 1 kasım 2015 ve 16 nisan 2017 seçimlerinin detaylı karşılaştırılmasının yapılmasıdır.
dipnot:akp,chp,mhp ve hdp dışındaki diğer partilerin bbp hariç(ki bbp seçmeninden de hayır verenlerin olduğu gerçeği de var) hayır cephesinde olduğu kabul edilmiştir,%0,2-%0,3 civarında olan bbp oyları ihmal edilmiştir.
dipnot 2:şimdilik 16 ilin karşılaştırması girilmiştir,daha sonra geriye kalan iller de eklenecektir.
illeri tek tek karşılaştıracağız,oylar nereye gitmiş,nereye gelmiş hepsini tek tek inceleyelim.
1 kasım için evet cephesine baktığımız zaman %69,1 + %3,1 ile %72,2'lik bir evet cephesi olduğunu,%27,8'lik bir hayır cephesi olduğunu görüyoruz.
çıkan sonuçta evet cephesinin %2,4'lük bir oy kaybının olduğu görülüyor.bu kaybın da yine mhp seçmeninden geldiğini düşünüyorum.kayıp az,ama kayıp kayıptır.
1 kasım için evet cephesine baktığımız zaman %27,7 + %1,7 ile %29,4'lük bir evet cephesi olduğunu,%70,6'lık bir hayır cephesi olduğunu görüyoruz.
ağrı 16 nisan 2017 referandumu:
evet: %43,1
hayır: %56,9
çıkan sonuçta evet cephesinin %13,7'lik bir oy kazancı olduğu görülüyor.burada muhafazakar hdp seçmeninin oyu etkili olmuş.evet oyunun kazancı olduğu ilk il.
1 kasım için evet cephesine baktığımız zaman %49 + %14 ile %63'lük bir evet cephesi,%37'lik bir hayır cephesi olduğunu görüyoruz.
ankara 16 nisan 2017 referandumu:
evet: %48,9
hayır: %51,1
çıkan sonuçta evet cephesinin %14,1'lik bir oy kaybı olduğu görülüyor.diğer partilerin ve akp-chp-hdp arasında gidip gelen evet/hayır oranları göz ardı edildiğinde,ankara'da mhp seçmeni blok olarak hayır cephesine(belki %1 evet firesiyle) kaydığını görüyoruz.ankara gibi önemli bir şehirde,kritik bir sonuç.
1 kasım için evet cephesine baktığımız zaman %41,7 + %17,3 ile %59'luk bir evet cephesi,%41'lik bir hayır cephesi olduğunu görüyoruz.
antalya 16 nisan 2017 referandumu:
evet: %40,9
hayır: %59,1
çıkan sonuçta evet cephesinin %18,1'lik bir oy kaybı olduğu görülüyor.burada önemli bir tahlil gözüküyor,mhp seçmeninin tamamı hayır verdiği kabul edildiği zaman bile %0,8'lik bir fire gözüküyor.yaklaşık %1 akp oyu hayır cephesine gitmiş.akp'nin hayır bloğuna az da olsa oyunun kaydığı şehirlerden ilki antalya.
1 kasım için evet cephesine baktığımız zaman %37 + %8,8 ile %45,8'lik bir evet cephesi,%54,2'lik bir hayır cephesi olduğunu görüyoruz.
ardahan 16 nisan 2017 referandumu:
evet: %44,4
hayır: %55,6
çıkan sonuçta evet cephesinin %1,4'lük bir oy kaybı yaşadığı görülüyor.burada mhp seçmeni yüksek oranda evet bloğunda oyunu kullanmış,dolayısıyla evet cephesinin oy kaybının en az olduğu illerden biri ardahan olmuş.yine de %1,4'lük bir oy kaybı olduğunun altını çizelim.
1 kasım için evet cephesine baktığımız zaman %45,8 + %14,6 ile %60,4'lük bir evet cephesi,%39,6'lık bir hayır cephesi olduğunu görüyoruz.
balıkesir 16 nisan 2017 referandumu:
evet: %45,5
hayır: %54,5
çıkan sonuçta evet cephesinin %14,9'luk bir oy kaybı olduğu görülüyor.burada da bir tahlil yapalım.mhp seçmeninin tamamı hayır bloğunda bulunmuş olarak kabul edildiğinde bile,akp'den %0,3'lük de olsa hayır bloğuna oy kayması olduğu görülüyor.az da olsa akp'de hayır bloğuna kayma olan,ankaradan sonra ikinci şehir.
1 kasım için evet cephesine baktığımız zaman %53,4 + %10,3 ile %60,7'lik bir evet cephesi,%39,3'lük bir hayır cephesi olduğunu görüyoruz.
bartın 16 nisan 2017 referandumu:
evet: %56
hayır: %44
çıkan sonuçta evet cephesinin %4,7'lik bir oy kaybı olduğu görülüyor.bu kaybın büyük çoğunluğu yine mhp seçmeninin hayır bloğuna kaymasından kaynaklanıyor.
1 kasım için evet cephesine baktığımız zaman %29,1 + %0,8 ile %29,9'luk bir evet cephesi,%71,1'lik bir hayır cephesi olduğunu görüyoruz.
batman 16 nisan 2017 referandumu:
evet: %36,5
hayır: %63,5
çıkan sonuçta evet cephesinin %6,6'lık bir oy kazancı olduğu görülüyor.bu kazancın varlığı yine muhafazakar hdp seçmeninden kaynaklanıyor.evet cephesinin oy kazancı olduğu ikinci şehir.
Cumhurbaşkanı recep tayyip Erdoğan'ın IKBY referandumu için "Biz son ana Barzani'nin böyle bir yanlışa düşeceğine ihtimal vermedik.Demek ki yanılmışız." sözlerinden sonra Twitter'da gündemde üst sıralarda yer alan hashtag.
Erdoğan tarafından, Antalya'da bir toplantı sırasında canlı canlı, bütün tvler toplantıyı yayınlarken söylenmiş sözdür. şaka mı sanıyorsunuz? kapı gibi gerçek. Fakat satılık medya bunları göstermiyor, çünkü medya da "artık parlamenter demokrasi yok" diyenlerin elinde.
bir hayli kapalı kapılar ardında gerçekleşmiş süreçtir.sürecin amacı da bellidir:türkiye'yi ve ortadoğu'yu paramparça etmek.
tayyip erdoğan'ın başbakanlık koltuğuna nasıl oturduğunu kronolojik olarak anlatan ve ak partinin nasıl,ne amaçla kurulduğunu anlatan bu süreç,kimin aslında fetöcü,kimin aslında vatansever olduğunu gözler önüne seren bir süreçtir.
yazının %90'ı alıntıdır.yer yer çeşitli eksiltmeler ve eklenmeler yapılmıştır.
hemen sıralamaya başlayalım,ne dersiniz?
Tayyip Erdoğan Milletvekili ve Başbakan değilken,sadece Ak Parti Genel Başkanı olarak Beyaz Saray’da Bush tarafından Resmi olarak ağırlandı.
Bush tarafından resmi olarak ağırlanmasına Yahudi lobisi aracı oldu.
Bush görüşmesinde ileriye dönük sözler alınıp verildi.Sıra Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık yolunun açılmasına geldi.
Tayyip Erdoğan Bush’un taleplerinin tamamına evet dedi.Meclisten yasa çıkmasını beklemeden ABD’lileri Türkiye’ye davet etti.
ABD’liler Türkiye’ye geldi, bazı havaalanlarımızı elden geçirmeye ve G.Antep,Urfa,Mardin,Hatay vs. illerimizde arazi kiralamaya başladı.
Malum yasa meclise gelmeden önce bu anlaşma ileriden gidiyordu.Araziler,havaalanları kiralanmış. Paralar ödenmiş ABD savaş gemileri iskenderun’daydı.
Bu yasa meşhur 1 Mart tezkeresiydi.Tezkere Mecliste Hükümet ABD ile para pazarlığındaydı.
Para miktarında kavga çıktıktan sonra ABD savaş gemileri 45 gün iskenderun açıklarında bekledi.Yasa Meclisten geçmedi.Tayyip Erdoğan şaşkındı.Yasayı tekrar getirmek istedi.
Tayyip Erdoğan ABD'ye “Ben Başbakan olmayınca etkim olmuyor” deyince, yeniden konuşuldu. ABD araya girdi Baykal ikna edildi.
ABD’nin iknası üzerine Tayyip Erdoğan ve Baykal bir araya geldi. Uzlaşıldı.Meclise yasa getirildi ve Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık yolu açıldı.
ABD-Tayyip Erdoğan arasında çok sıkı ”Stratejik ortaklık” kuruldu. Büyük Orta Doğu (BOP) planı devreye girdi. Bölgedeki görev Tayyip Erdoğan'a verildi.
O gün bugündür huzurlu bir günün bile geçtiğini hatırlamıyorum bu ülkede.ülkeyi sömüren de bellidir,fetöcü olan da.
sakın kimse insanların aklı ile dalga geçmesin.
şimdi anladınız mı bir şeyleri?
2-3 yıl içinde amerika ile aynı çizgide yürümeyeceğini nereden biliyorsunuz?
ya birileri geldiği yeri özlerse?
ya bir açılım rezilliği daha yaşarsak?nagehan alçı gibi yalaka gazeteciler ''öcalan serbest bırakılmalı,ben buna halkın hazır olduğunu düşünüyorum'' dediği zaman sustuğunuz gibi,susmaya devam mı edeceksiniz?
o zaman ne yapacaksınız?
''efendimiz,peygamberimiz!'' diye bağıracak mısınız?
3 yıl veriyorum bu çizgi geçişinin tekrar olmasına.
2019'da tayyip erdoğan'ın başkan olması ve bu yetkileri eline alması halinde,türkiye tekrardan akp'nin 2002-2003 rezilliklerinin olduğu döneme geri dönecektir.halkın yarısı da 15 yıldır izlediği gibi izlemeye devam edecektir.(yetkileri alamazsa tam tersi olacaktır)
bu entry 3 yıl burada duracak.
BOP gerçekleşince ''ah,vah,evet verdik zamanında,tüh!'' demeniz bir şey değiştirmeyecek.
bu projeyi anlatan,açıklamaya çalışan her insan,her siyasetçi susturuldu.
işgalcileri,asıl işgalcileri anlatıp,halka duyurmaya çalışanlar,gaflet uykusundaki insanlar tarafından ''terörist'' ilan edildi,ediliyor.(referandum süreci)
devam edin bakalım,gamsız bir şekilde uyumaya devam edin.
15 Temmuz'da artan dolar ve euro,yüzlerce şehit ak partinin boynunadır.bunun nedeni de Silivriye attıkları Türk ordusunun yerine fetocu teröristleri sokmaları ve onların darbeye kalkismalaridir.
Burada yanlış anlaşılmasın, chpli belediyelerin asker içeri atma ve asker kadrosu düzenleme yetkisi yok.simdi gidin başka yerde "kuyruğa girdiniz" muhabbeti yapın.
ysk başkanı güven:arkasına basılması gerekirken önüne mühür basılan oy pusulaları geçerli sayılacak
ysk başkanı güven:''tercih'' yerine ''evet'' mührü basılan pusulalar da geçerli sayılacak
"Anayasa’nın içine gizlice ‘Eyalet’ maddesini yerleştirdiler…
Bunu öylesine gizlediler ki, Meclis’te kabul edilen 18 maddelik Anayasa Değişim Paketi’ni dikkatle okuyan birisinin bile görmesi, anlaması mümkün değil..
Bu nedenle bu yazının sonunda ‘Eyalet’ maddesinin içine gizlendiği Anayasa Paketi’nin 16.maddesini tam metin olarak veriyorum…Bakalım içinde ‘eyalet’i fark edecek misiniz?...
Kabul edilen ve referanduma sunulacak olan 18 maddelik Anayasa Değişim Paketi’ni okuduğunuz zaman bunu fark etmeniz mümkün değil…
Çünkü içinde ne ‘eyalet’ sözcüğü geçiyor, ne ‘özerklik’, ne ‘bölgesel otonomi’…
Böyle bir şey planlandığını anlamazsınız bile…
Peki bunu nasıl yaptılar?...
Anayasa’nın Türkiye’nin idari yapısını düzenleyen 123. maddesini çaktırmadan değiştirdiler…
Maddenin sonunda bu tür bir bölgesel düzenleme, kamu tüzel kişiliği (eyalet, özerk bölge, otonom bölge) ‘ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanarak kurulur’ cümlesini attılar…
Yerine ‘kanunla veya cumhurbaşkanı kararnamesi ile kurulur’ cümlesini koydular…
Getirilen madde seçilecek cumhurbaşkanına bir kararname ile ‘eyalet’ kurma yetkisi veriyor…
Belli ki bu maddeyi Erdoğan özel olarak istemiş…
Çünkü yapılan Anayasa değişikliğindeki bütün hak ve yetkileri Erdoğan zaten filen kullanıyor.
Erdoğan’ın elinde bugün bir tek ‘Eyalet’ kurma yetkisi yok…
Şimdi bunu istiyor…"
***
Ek:
16. Madde:
B)73. üncü maddenin dördüncü fıkrasında yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi “Cumhurbaşkanına”; 78 inci maddesinin başlığı “D. Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler”; 117 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”; 118 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları,” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcıları,”, “Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından” ibaresi “Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri komutanlarından”, üçüncü fıkrasında yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi “Cumhurbaşkanına”, “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”, dördüncü fıkrasında yer alan “Başbakan” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcıları”, beşinci fıkrasında yer alan “Başbakanın” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcısının”, altıncı fıkrasında yer alan “kanunla” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle”; 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak” ibaresi “kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle”; 124 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Başbakanlık” ibaresi “Cumhurbaşkanı” ve “tüzüklerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin”; 127’nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulunun” ibaresi “Cumhurbaşkanının”; 131’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “ve Bakanlar Kurulunca” ibaresi “tarafından”; 134’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Başbakanlığa” ibaresi “Cumhurbaşkanının görevlendireceği bakana”; 137’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “tüzük” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi”; 148’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibareleri “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin”, altıncı fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu üyelerini” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları,”; 149’uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “oniki” ibaresi “on”; 150’nci maddesinde yer alan “kanun hükmündeki kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin” ve “iktidar ve ana muhalefet partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi” ibaresi “Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve”; 151’inci maddesi ile 153’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararname” ibareleri “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi”; 152’nci maddesinin birinci fıkrası ile 153’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamenin” ibareleri “Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin”; 158’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “adli, idari ve askeri” ibaresi “adli ve idari”; 166’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Bakanlar Kuruluna" ibaresi "Cumhurbaşkanına" şeklinde değiştirilmiştir.
bugün 15 temmuz sonrası vatansever kesilip, bir şekilde-bir şekilde diyorum çünkü gerçekten inanılmaz komik bir durum- ''tankların önüne yattık'' ''banka kuyruğuna girdiniz ulan 15 temmuz'da!'' diyen kitlenin,kitlenin peygamberinin ve bu kitlenin oy verdiği hükümetin 15 temmuz öncesi 14 yılda neler yaptığına bir bakalım!daha doğrusu,''hatırlayalım'' :
bu ülkede akp milletvekili televizyona çıkıp ''pkk bana göre bir terör örgütü değildir'' dedi.
bu ülkede öcalan itine ''sayın'' demek suç olmaktan çıkarıldı.
bu ülkede esad itine ''kardeşim'' denildi.evet,denildi!
bu ülkede işid'e ''bildiğimiz'' yardım edildi.
bu ülkede peşmerge ile terör örgütlerine silahlar yollandı.
bu ülkede,önceki yazımda söyledim ancak,açık bir şekilde bekir bozdağ ''hiç bir hükümet yetkilisi valilere geri çekilme emri vermemiştir'' dedi,daha sonra cumhurbaşkanı canlı yayında ''göz yummalarına izin verdik!'' dedi!
bu ülkede malum şahsa dokunmak ibadet sayıldı.
bu ülkede malum şahıs için ''ikinci peygamber'' denildi.
bu ülkede malum şahıs için ''allah'ın tüm vasıflarını toplamış bir liderdir'' denildi.
bu ülkede malum şahıs amerika askerine,emperyalizmin bir numaralı isminin askerlerine ''kahraman'' dedi,evlerine sağ salim dönmeleri için dua etti!
bu ülkede malum şahıs kendi ağzı ile,kendi mitinginde ''çocuklarıma haram lokmadan başka bir şey yedirmedim'' dedi.
bu ülkede malum şahış rus uçağı düşürüldüğünde kendi emri vermemesine rağmen,kendi yobaz kitlesini rusya'ya ayar verdiğine ikna eder,yandaş gazetelerine ''vurduk!'' ''acıma yok!'' gibi manşetler attırdı,yalan attı.
bu ülkede şu an cumhurbaşkanı olan malum şahıs,2002'de akp'yi abdullah gül ile kurmadan önce amerika'ya 17 Nisan 1995,17 Kasım 1996,20 Aralık 1996,26 Mart 1998,16 Temmuz 2000 yıllarında,son olarak da akp kurulmadan 1 ay önce ziyaret düzenledi.17 aralık operasyonunda kendi hırsızlığı ortaya çıkana kadar,amerika güdümünde kaldı.hala amerika güdümünde fakat sadece işleri toparlamaya çalışıyor..
bu ülkede yahudi cesaret madalyası almış bir adam,şu anda cumhurbaşkanı!
bu ülkede cumhurbaşkanının diploması yok!kanıt mı?lozan,12 adalar,uşi antlaşması ve recep tayyip erdoğan'ın muhtarlarla konuşması diyeyim,ilişkiyi siz kurun!
bu ülkede laiklik dinsizlik olarak lanse edildi,bu lanse edilme sayesinde yobazlar laikliğe laf atma cüretinde bulunabiliyorlar!
bu ülkede insanların suratına ''dövmesi var'' gerekçesiyle kezzap atıldı!
bu ülkede şu an cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişi,anayasayı tanımadığını açık bir şekilde bayan etti!kanıt mı?ortada inkar bile yok,ne kanıtı?
bu ülkede 20 haziran 2014 tarihinde kuzey ırak'ın türkiye üzerinden israil'e petrol aktarılmasına izin verildi.
bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapan kişi siyonizmin kurucusunun mezarına çelenk bıraktı.
bu ülkede 14 yılda israil ile ticaret rekora koştu.
bu ülkede şu an cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişi,''one minute'' dedikten yarım saat sonra basın toplantısında israil ve musevi halkını hedef almadığını,''one minute'' tepkisinin moderatöre olduğunu açıkça söyledi!
bu ülkede mavi marmara'ya rağmen israil ile anlaşma yapıldı,havuz medyası gururla,göğsünü kabartarak bunu duyurdu!
bu ülkede işsizlik oranı tavan yaptı!
bu ülkede emeklisi,işçisi,taşeronu,memuru hep haksızlığa uğrarken,akp döneminde milletvekilleri tonlarca maaş zammı aldı!işçiler 800-900 lira yetinirken,milletvekili maaşları 2014-2015 arası 1300 lira,2015-2016 yılları arası 2000 lira arttı ve 17.000 lira oldu!
bunları ve (bkz: 15 temmuz öncesi 14 yıl) 'ı aklınıza sokmadığınız sürece bu ülkenin vatanını gerçekten seven atatürkçü, ''gerçekten'' milliyetçi kitlesi,malum şahıs ''kifayetsiz muhteris'' e tapan sizlere kıçıyla gülmeye devam edecek!çünkü inanın,arada hiç de ince olmayan bir çizgi var!
en önemlisi:bu ülkede demokrasi amaç değil,araç olarak görüldü!
amaç tabii ki demokrasi değildi! amaç 1997'den beri yıkım,araç da siz %50'lik seçmensiniz!
bir şerefsizin ağzından çıkmış,yeni bir ''talimattır''.öyle gibi görünüyor.nedir ne değildir bilemem cidden onu mu kastetti bilemem fakat her türlü ülkece kafayı yedik.
sanırım yeni vaazlarından bir tanesi buradaki,buyrun izleyin şerefsizi.
yeni torba yasası ile gündeme gelmiş olay. inanılır gibi değil. özelleştirme listesinde atatürk kültür merkezi, atatürk orman çiftliği, devlet tiyatroları, devlet opera ve balesi, milli piyango, süper toto, devlet su işleri, trt, gap, kyk ne ararsan var.
önemli edit:arkadaşlar aldığım bir mesaja göre haber oldukça eskiymiş,fakat paylaşan herkes ceza çekmesi gereken tecavüzcülerin hala dışarıda dolaştığını belirtmiş.
bugün sürekli facebook gruplarında dolaşıyordu bu yazı.umarım gerçek değildir fakat isimlerine kadar yazıyor ne yazık ki.anladığım kadarıyla mahkeme adamlara bir ceza vermemiş.yıllar önce gerçekleşen bir olay olması muhtemel,arşivlere bakılabilir.yazı alıntı ve karşınızda:
Midenize kramp girmeden aşağıdaki yazıyı okuyabilir misiniz bilmiyorum. Ama isimleri okuyun derim. Unutmamak için.
13 yaşında bir kız ve bekareti bozulmasın diye…..
Her meslekten, her yaştan, az önce hepsi başı bağlı, şişman bir kadına bir miktar para ödediler ve kadın onlara tembih etti:
– Kız 13 yaşında, bekaretini henüz kaybetmedi, kaybetmesi bizim başımızı belaya sokar, ona göre muamele edin.
Her meslekten, her yaştan erkek kalabalığı bu sözler üstüne basını sallıyor.
Onlar ne yapacaklarını bilirler. Onlar erkek(!)
Teker teker, birbirlerinin sırasını gözeterek odaya giriyorlar.
Ve odaya giren erkekler tekek teker küçük kız çocuğuna, bekareti zarar görmesin diye .............
Bu korku filminin, çok gerçek erkek(!) elemanları kimlerdir, ne iş yaparlar, kızın hikayesini çok sonraları öğrenen bir yazar, merak ediyor: işte yazarın elindeki vicdansızların, ırz düşmanlarının listesi: :
Recep Sakız (Kızıltepe Kaymakamlık Yazı işleri Müdürü),
Ersun Erdemir (ordudan irtica nedeniyle ihraç edilen yüzbaşı),
Selman Aydın (devlet memuru),
Enver Adanc (zabıta memuru),
Şeyhdavut Dora (zabıta memuru),
Şeyhdavut Oruç (belediye memuru),
Cuma Uras (Mardin Vakıflar Şube Müdürü),
Mahmut Temelli (Ziraat Odası Başkanı),
Azat Aydın (astsubay),
Ümit Ergin (ilköğretim okulu UTANMAZ müdür yardımcısı),
Mehmet Seyitoğlu (veznedar),
Teyyar Salman (Orman işletme Müdürlüğü şefi),
Hamit Aydın (veznedar),
Hamit Abdülşametoğlu (işyeri sahibi),
Ali Aksoy (serbest meslek),
Ahmet Günay (TEDAŞ işçisi),
Osman Çakır (üniversite öğrencisi),
Harun Uras (muhtar),
Selahattin Kuray (serbest meslek)
Ve meslek belirtmeyen Şemsettin Aslan, Burhan Ertaş, Şeyhmus Cansın, Şeydavut Anuk, Nizam Denli, Sabri Ajak, Rıdvan Bayraktar, Rıdvan Abdülsemetoğlu, Süleyman Göka
Doktorlar daha sonraları küçük kız oturabilsin diye tam dört ameliyat yapmak zorunda kalıyorlar. Mardinli küçük kızın hikayesini daha sonraları öğrenen yazar, en çok bir ifadede dönüp kalıyor: Yukarıdaki adları ve meslekleri belli erkeklerden biri, bir işyeri sahibi, işini bitirdikten sonra kıza şöyle sesleniyor:
– Kızım, kusura bakma şeytana uydum; benim de senin kadar bir kızım var. Ramazanda bana gel de karnını doyurayım.
Bu çok erkek beyefendiler, işin kolayını da bulmuşlar, işte asıl korku filmi burada başlıyor:
Ramazanda bir kap yemek, cuma namazında bir rekat namaz ve işi şeytana havale ederek, pür-pak evlerine, işyerlerine ve kahvelerine dönecekler! Öyle ki memurların haklarında işlem yapılmayacak, şube müdürleri, oda başkanları, zabıta memurları Mardin’in sokaklarında başları dik dolaşacaklar! Çünkü bu ülke fazlasıyla erkek.
Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 13 yaşında 26 erkeğe satılan küçük kızın, bu kişilerle kendi rızasıyla birlikte olduğu yorumu, anlı şanlı Yargıtay’ın 14. Ceza Dairesi’nde onay gördü. (Kararı veren Yargıtay 14.Ceza Dairesi’nin 11 üyesinden 8’ini AKP dönemindeki yeni HSYK atamıştı.)
Ey ağır ceza mahkemesi hakimleri, Yargıtay üyeleri, bu verdiğiniz kararla siz de bu korku filminin ana kahramanlarının yanında yer aldınız. Kanunlar böyle diye kestirip atmayın, küçücük bir kız çocuğunu savunamayan hukuk ve sizlerin bunun arkasına sığınmanız, bu korku filminin en utanç verici bölümü.
Kendi Kızınız, Kardeşiniz, Yeğeniniz Var Mı? Var ise Onun Başına Böyle Bir Şey Gelse Ne Yaparsınız?
Hukuk, yazılı kanunların, insan haklarına uygun uygulanmasından başka nedir ki? Hukuk fakültelerinin birinci dersinde bu öğretilir.
Not: Bu iletinin ibreti Alem için Bütün Türkiye’de Dolaşması Gerekir. Toplumun Vicdanını Sızlatan Bu Olaya Sahip Çıkmak Namuslu Ve Dürüst insanların Görevidir.
arap ülkelerine,afganistan'a,suriye'ye,mısır'a,işid'e,pakistan'a bakmayan çomardır.hatta çocukluğundan,bebekliğinden beri öylesine beyni yıkanmıştır ki,bu ülkelerin halini bile bile şeriat diye bağıracak duruma gelmiştir.istediği tek şey gayrimüslümlerin öldürülmesi de değildir,kadını 2.sınıf yapmak,hırsızın elini kesmek,namaz kılmayanların kafasını kesmek gibi istekleri de bulunur.bu çomarlar,nedense sadece türkiye'de yaşar.