alelade bir iletişim fakültesi okumak yerine bu anonim abiyi 2 sene sabırla takip edebilirseniz reklamcılık ve pazarlama sularında doktora seviyesinde aydınlanmaya erişirsiniz. 3 sene oldu keşfedeli. g*tü sinekli reklam gurularından cok daha faydalı yazıyor. twitter'a girme, sabahları uyanma sebebim. sektördeki gelişine çakanları, iti kopuğu hırsızı çıkarmakla kalmıyor ne sorsam ne danışsam usanmadan cevap veriyor, bilale anlatır gibi anlatıyor. peygamber sabrı mı var sen de be mubarek adam. cokta umrumda degıl aslında nerde calıstıgı hangı baltaya sap oldugu. adam doğruyu soyluyor, reklamın iyisi kötüsü olur diye yırtınıyor, cekınmıyor korkmuyor dobra dobra konuşuyor, kimin kuyruğuna basarsa ondan tepki görüyor.
öncelikle koyuyum diziye. suskunlar bir ihsan oktay anar kitabıdır. dan brown'un yanında hiç kaldığı, filmi çekilse belden aşağıya felç indirecek(tabi bu filmi sinan çetin ve benzeri tayfa çekmesin) olağan üstü kitap.
giden bir kere gider. bir kere yer kurşunu. bir kere ruhunu verir. bir kere çıkar canı bedenden. bir kere acı çeker. bir kere ölür işte. kalan öyle mi? her gün kurşunlanır kalbi. her gün bombalanır yüreği. her gün yeni bir mayın patlar gözlerinde. her gün yeni bir pusuya gider kalbi. kör olmak ister. ağlar. kör olur. ama yine görür lan işte yine görür. ağlamaktan kör olsa da, yine görür oğlunun süt yüzünü. gitmek kolaydır bu işlerde, kalmak mesele. siz şehit dersiniz başkası başka bir şey. farketmez! kalan da şehittir. insan ağlamayı unutuyorsa eğer, insan nasıl ağlanır bilemiyorsa eğer; anlayamazsın.... hedef asker değildir, annelerdir.
hadi genç yürekler olayı bir adım daha öteye götürelim ve sebatayistlere gelelim. şu an türkiye'nin sahibi olan bu topluluğu da bilmeden, araştırmadan bakalım kaç entry bize 'bre kafir' diyecek. bunların çoğuda imamlık, bakanlık ekseriyetle büyükelçilik, cumhurbaşkanlığı, şovmenlik, şarkıcılık, iş adamlığı ve her nevi önemli pozisyonda köşeleri tutmuş ve tutturmuşlardır. hele bakın siz şunlara diyen sakallı kardeşlerime ise, ulan adamların şeyhülislam olduğu bir devirden bu devre mi gelemeyeceklerini merakla sorup köşeme çekiliyorum.
üzerine kitaplar yazılan bu konuya 'seküler provoke' olarak yaklaşmak yerine etrafını bir kurcalamak gerekir. belki de onların arasına girmiş bir mücait ajandır. hala önyargıyla entryleri okuyup önyargılarla entry girdiğimiz sürece lise modunda kalanze.......
araştırmayı ve düşünmeyi reddetmiş inançlı kardeşlerimin 'bre zındık, o nasıl kelam' diye suratıma tükürmelerine sebep olan, cenab-ı allah tarafından korununan ve kollanan bir makamın içine kafirin sızma ihtimalinin olmadığı görüşünü savunan, bu düşünceyi söyleyenlerin ben de dahil kafir ve yahudi tohumu olduğunu öne süren, başta buyurduğum gibi düşünmeyi, araştırmayı ve yorumlamayı çoktan reddetmiş inançdaşlarıma errorların tillahını verdiren durumdur.
açılışını 'sinan çetin - semih kaplanoğulu - mehmet tanrısever' üçlüsünün yapacağı. kesinlikle ve kesinlikle mehter marşı ile başlayıp tarkan ile devam eden müzik resitalinin arkasına olmazsa olmazlarımızdan hakan aysev'in konulacağı, finali ajda pekkan ve sezen aksu tarafından yapılırken aralara aşık veysel'den tınıların yerleştirilip bir anda stadın ortasında beyaz beyaz dönen mevlevilerin raksından coşan neyzenlere eşlik eden havai fişeklerle birlikte gözyaşlarını tutamayan 70 milyon kişinin duasına nail olan muhterem hükümetimizin oylarını tavan yaptıran bir organizasyon olacağından hiç şüphe yok.
yunanlı kardeşlerimizin 'bu türkler ne içiyor' yorumları yapmalarına maal veren bakanımızdır. muhterem başbakanımız kameralar karşısında ciddiyetle konuşurken ondan da muhterem bu bakanımızın onun hep sol çaprazında gayet uygun bir kadrajda muhterem başbakanımızın dediği her lafa hafif bir gülümseme ve yoğun bir kabullenmişlik içinde şevkle kafasını sallarken yaşadığı zevki ve onun sol çaprazında kadrajda olmanın verdiği uhrevi dünyayı kimse kelimeler ifade edemez herhalde. lafın kısası olimpiyatların neden ülkemize gelmesi hususunda tarihin en büyük nedenini söyleyerek tüm mitolojiyi bir ciklete heba etmiştir. olsun onu da sevelim, darılmasın.
keşke okumasaydım dediğim kitap. çünkü okuduktan sonra dünyada bu kitaptan dahai iyi bir kitap bulamayacağım ve okuduğum her kitapta bu kitabın verdiği hissi arayacağımı hissettiren bir kitap olmuştur.
yaşama sevinci olan, zıpır mı zıpır, azıcık sabırsız, mutlu, zıplamayı seven insandır. Hiçbir zaman o vapurun yanaşmasını beklemeden atlamayı tercih eder. hayatındaki en büyük atraksiyondur bu eylem...
(arada atlarken osurmayı da dener, başarırsa mutluluktan kendini kral ilan eder başaramaz ise bir dahaki sefere azimle bir daha dener)
iki gün önce yaşadığım ve gözlerimden yaşlar akmasına sebep olan durumdur. kültürler arası bir sentezdir. göbekli abimizin kayışına takılı duran fiyakalı deri ve kapaklı kılıfının takılı olduğunu bel bölgesinden öncelikle iphone'a özgün o zil sesini duyup artçı şoku yaşadıktan sonra kılıftan çıkan 4s'i görüp yıkıldığınız andır.
kelimelerin kiyafetsiz kaldığı ve kısa bir titreme yaşamanıza sebep olan durumdur.
umarım bu durumu bu evren üzerinde sadece ben yaşamışımdır, başkalarına bu zulmü göstertme sen yaaaa rabbim dedirten paradokstur.
kesinlikle katılıyorum. kırmızı reklamları imajlarını bence oldukça aşağı düşürmüştü. bu tarz reklamlar ile tekrar ayağa kalkabilirler diye umuyorum...
genellikle yeni sevgili bulmuş erkeklerde görülür. sabahlara kadar okey oynadığını kankanız size bir anda ''ya kanka tabu oynuyoz sende gelsene'' derse şaşırmayın.
bir gavur kız alacağım, onu müslüman yapıp cenneti garantileyeceğim saykoluğu ile kardeş düşüncedir. papazı müslüman yapmaya çalışırken, çok hristiyan olan varmış denilir.
yaptırım yapılacaksa en makul olanıdır. ne öyle o, yok ona boykot yok buna boykot kapat gitsin kardeşim. ha bide bilmem biliyor musunuz ama renault'un türkiye'deki fabrikasında onlarca yurttaşımız karnını doyurmaktadır. büyükelçiliği kapatın yeter.
ilginç başlığı açarken entry de girmiştim ama başlığı boş açtı, neyse omega tech'e nasipmiş bu başlık *
başkalaşma çabasıdır. özellikle sigara içerken dirseğini beline koyan ve diğer eliyle telefonuna bakıp sigarasından nefes çekerken gözleri kapayanlardan nefret ederim. (bu genellikle benim karşı cinsim oluyor.)
hiçbir zaman anlama verememişimdir. sigara içilebilir fakat genellikle üniversite - sigara arasında br ilişki vardır. başkalaşma çabası mıdır bilemiyorum. özellikle dirseğini beline koymuş ve o elinde sigara tutup diğer elinde cep telefonuna bakan ayrıca sigarayı çekerken gözlerini kapatan kızlardan nefret ediyorum *
emo olmak önemlidir beyler, zor karardır. çünkü insan olmayı reddetmektir. yeni bir canlı moduna geçiş yapmak kolay mı zannediyorsunuz siz? insanlık terk eylemektir emo olmak.