90 kiloya çıkmam hasebiyle gün itibariyle başladığım radikal diyet programının ilk günüdür. mide resmen yolla yolla diye bağırıyor ama biz bu yola kefenimizle çıktık, yağma yok.
doğunun en güzel şehirlerindendir. o coğrafyada, o imkansızlıkların içinde bir kaçamaktır van. gerek doğal güzellikleri, gerek özgür yaşamı ve nispeten çevre illere göre mevcut imkanları ile van şehir gibi şehirdir.
senaristi de üstat kadir mısıroğlu olur artık. çomarlar da bayıla bayıla izler. çomar oranımızı bir de reytingden hesaplamış oluruz, bakalım tutuyor mu diye.
pkklı bir yazar bozuntusunun etrafında şekillenen örgüt.
ilk 3 gün bana da sempatik gelmişlerdi ama sonradan biraz mevzuyu inceleyince ciddiyetsizliklerini farketmem uzun sürmedi. siz de ciddiye almayın, lüzumsuz.
tanım: sevgi dolu, merhametli, halk adamı obama'yı niteleyen tamlama.
son günlerde malumunuz bizimkisi* el ense çekip, tokatlamak, döllü möllü saydırmak suretiyle iyice celallenince; bazı kendini bilmez liboş muhalifler tarafından sosyal medyada obama'nın sevgi dolu fotoları paylaşılmaya başladı.
neymiş efendim obama işçiyle şakalaşıyormuş.
neymiş, parkta rahat rahat geziyor, halkla sıcak sohbetler kuruyormuş.
neymiş, tam bir lidermiş, qarizmatiqmiş, siyahi olduğu için de ötekiymiş falan filan.
olum kendinize gelin lan. iki dakka kendinize gelin amk.
akp, kürt hareketi, kimi kuyrukçu sol örgütler, sermaye babaları, ab, abd, gerici ortadoğu örgütleri...
kulağa hoş gelmesi de barış, özgürlük, demokrasi gibi çığırtılardandır.
bu çığırtılara kanan gençlere desen ki; türkiye'yi bilmem kaç tane özerk bölgeye bölelim, böylece herkes barış içinde doğrudan demokrasiye yakın bir şekilde yaşasın. hemen "süper" derler.
bunun sebebi tamamen iktisatsızlık, bilimsizlik ve duygusallıktır.
google araştırmasında genellikle dönerci sadık usta'nın karşımıza çıkmasından mütevellit hakkında pek bir şey bilmediğimiz yazar/çevirmen kişisi.
ütopya üzerine baya bir kafa patlatan, türkiye'de dünya ütopyaları üzerine çalışmalar/çeviriler yapmış ve son olarak da türk ütopyaları eserini kaleme almış bir abimizdir.
kendisi o kadar sağlam iradelidir ki anlatamam. aynı zamanda yeni şafak yazarıdır.
seçim öncesi beyaz tv'de bir programda gördük kensini, bir kaç ipe sapa gelmez tespit yaptı olanca demukratlığıyla. kendisi "2014 yılı mehmet metiner demukrasi ve borış ödülü"ne aday gösterilebilir.
bu abimize göre, gezi olaylarında habertürk kanalını protesto eden halk ile, fatih saraç'ı arayıp yayınlara müdahale eden recep tayyip erdoğan arasında hiçbir fark yokmuş. iki taraf da rahatsızlıklarını dile getirmiş. aynı zamanda gezi olayları esnasında ntv'yi, habertürk'ü protesto eden insanların elinde molotof varmış. (bkz: molotof edebiyatı)
kafaya bak anasını satayım? gerçi bu kafa değil, direkt cüzdan.
not: ilgili program beyaz tv'de 4 sağlam iradeci abimiz ile 1 ulusalcı, foşist, dinozor, antidemokrat, dorbeci arasında geçiyor. evet, levent kırca.
atatürkçü/cumhuriyetçi kitleyi çantada keklik gören, kolu yorulur diye taş atmayan chp'nin burjuva üst kadroları; mansur yavaş'tan mücadele dersi alıyor. hakkın, hukukun, gerçeğin peşinde olan bu yiğit adama helal olsun. sağ/sol mesele değil.
ortaçağ/dincilik karanlığına yol gösterici bir liboş zümrenin kanaat önderliğinde şekillenen ülkedir.
vesayet karşıtlığı perdesi altında alabildiğine konforlu bir hayat süren, milyar dolarlar cukkalamış iktirardan milyonlar kırpmış insan müsveddeleri...
marksizmin ekonomik-politik yönünden bir haber marksist çığırtılar atanları da var. iktisat kafası olmadan salt kültürel dinamikleri harekete geçirerek yeni bir türkiye kurma gayretindeydiler. yalları taslarından eksik olmadıkça da bunu iyi bir şekilde yaptılar bugüne kadar.
gericlikle mücadelede, bölücülükle çarpışmada sesleri hiç çıkmadı.
bir tanesi de çıkıp, "ne oluyor kardeşim nedir bu faşizm" demedi silivri hususunda.
algı manipülasyonu görevi suretiyle, gazetelerde en güzel köşeleri kapıp, cnnlerden, ntvlerden, habertürklerden inmediler bir güne bir gün.
faşizmin bir tek askeri otoriteden geldiğini düşünmeleri yetmedi, bunu insanlara da düşündürttüler. muhafazakara yedirttiler, kürde ezberlettiler.
velhasıl kelam; bu aydınlar öldürdü bizi. vurdular hem de gözümüze bakarak.
ve biz; ölüler yani, bu ölüler ülkesinde şimdi; dirilip, direnmek zorundayız.
halk, halk olduğunu hatırlamalı ve halka uygun reflekslerini işe koymalı.
gürültü kötüdür, rahatsız eder.
lakin ses iyidir, hep birlikte ve bir de gürse; mest eder.
bağımsız ve tam demokratik bir türkiye adına, cemaatini, yolsuzlukçusunu toptan deliğe süpürmek için sesini iyi kullanmazsa bu ülke, işte o zaman vay halimize.