kötü sözlük'ün yeni bir aparatı mı desem, kıyağı mı desem bilemedim.
sistem şu şekilde işliyormuş:
gün içerisinde 1 entry girmiş her yazara otomatik olarak her yöne 5 kısa mesaj (sms) hakkı veriliyor. gün içerisinde 10 dan fazla entry girmişseniz, bu hakkınız 10 sms e çıkıyor. (böyle olmasının sebebi yalancı hesapların önüne geçebilmek.)
eh her eve lazım sanırım. bakalım bu iş ne kadar tutacak. belki de bazıları bundan nemalanıp aynı şekilde bir sistem kurar. zamanla görürüz.
sözlük dünyasının yeni bebeği. ingilizce olması farkını ortaya koyuyor. buralara değil gavurlara bu işi öğretmeye niyetliler.
ben ingilizce bilmiyorum diyen bile dalabilir.
büyüyebilmesi dileğiyle.
bu sıcaklarda yapılabilecek en güzel eylem.
evet bu da yapılabilecek bir şeydir sonuçta. beynini zorluyorsun
hayırrr hayııırrr kalkmicammm
diyerek.
sanki kıpırdarsan eriyeceksin, magallara karışacaksın... (abkz: sswh)
karşı karşıya gelmek.
stv'de bu isimde bir program vardı sanırım ama o yüzleşme diye geçiyordu yanılmıyorsam. neyse sonuçta yapılan hataların ortaya döküldüğü bir ortam var.
ne bok yediysen önünde. açıkla açıklayabilirsen. *
gizli iş çevirenlerin, dedikodu yapanların sıkça deşifre olmamak ya da etmemek için kullandığı yöntemdir.
muhattap olunan kişi ya da kişiler çoğunlukla (saf değillerse) kimden ya da neyden bahsedildiğini anlayıp yorumlarını ona göre yaparlar...
tabi laf çarpmak için de kullanıldığı görüşmüştür.
bir zamanların okulda şekil yapma aparatı...
böyle giriyordu elemanlar kapıdan içeriye, herkesin gözü bir anda ayakkabıya kayıyor...
sonra "nasıl olöyör o?" diyen sesler artarken
--bak böyle basıyosun işte yanıyor o içinde ampul var onun, ohooo daha ne maharetler var bu ayakkabıda...
geçen annem kapıyı açarken ışık söndü bir anda ben ayakkabımla ışık tuttum da anahtarın yerini buldu!!!
diyen çocuk daha da havalı ilan edilirdi...
günümüzde yerini topuğundan tekerlek çıkan ayakkabıya bırakmıştır.
akıllı olmadığı halde öyle görünmeye çalışan ve bunu başardığını sanan insanın sığındığı dolaptır.
ukalaca konuşur, her sözcüğe diyecek paragraflar biriktirmiştir heybesinde, ezberlemiştir kimisini her ortamda söyleyebileceği kadarını.
bilemediği yerden sorularla karşılaşınca yüzü hiç kızarmaz çünkü onları bile geçiştirecek malzeme vardır elinde! bir kaçış anahtarı olarak kıvırma!