bir muhattap kitleyi, bile isteye mal yerine koymanın , öküz yerine koymanın, aptal yerine koymanın, moron yerine koymanın gerçekleştirilmeye çalışıldığı bir ortamda; ar damarı çatlamışcasına hareket eden utanmazların yaptıklarını iddia ettikleri ütopik eyleme buldukları addır.
gerçekçi baktığımızda başlık şöyle olmalıdır;
' bir yokluğu islami usullere göre denize atmak' .
zira ortada denize atılan bir şey yoktur.
hem ne demektir islami usullere göre denize atmak sevgili sözlük..
denize atmak gibi bir islami usul mevcuttur da yeni mi vahy edilmiştir.
atma obama din kardeşiyiz denebilir ama denmemesi caizdir. zira adam müslümansa bile bizim bildiğimiz islamiyetin müslümanı değildir.
dip dırim tiyatır; tuzlayalım da kokmasın diye bir atılma işlemi var ise saygı duyarım..
evet sevgili sözlük sonuna kadar üstüne alınabileceğin bir kategori bu. üstüne al, altına al artık nasıl rahat olacaksa..
şimdi 8. nesil yazarlar bilmez, sözlükte kural kaide yoktur. ancak biraz evvel verdiğim bakınızı bellemiş bunlar, üzerine bir de ukalalık peşindeler.
yok efendim bildiğiniz konularda yazınmış, bu bakınızı vermeyinizmiş falan feşan..
bunu diyen karşımda olsa '' sana ne yarr..aam '' derdim ama sözlük tüzel bi kişilik ne yapalım şimdi..
aslında ukalalık kötü bi şey değildir ama hem salak olup hem ukala olmak çekilmezdir. heh şimdi tüzel bi yapı nasıl salak olacak değil mi.. ama moderasyon da bu durumlar için var zaten sevgili sözlük.
her kuşu bitirmiş ve sırayı leyleğe getirmiş olan sözlüğe nacizane şu tavsiye edilebilir;
önce gerekli imla kurallarına uyulmasını sağlayın, sonra düzeyi yeterli seviyeye çıkarın akabinde klasik olmuş bakınızlarla uğraşırsınız.
bahsi geçen konu şudur; 'beni tanıdılar siz kaçın' bakınızı verirken kabul etmeyen ve ukalalık yapan sözlük aynı mealdeki ' beni yakaladılar siz kaçın ' bakınızına bir şey yapamıyor.
- demokratım ben..
+ oo gel seni gençlik kollarımıza sokalım..
- aman yok, böyle söyleyip sonradan kollarınızı sokmayın da.. hem sosyal demokratım ben..
+ gel o zaman feysbuk sayfamıza üye ol..
- yok yok vazgeçtim, milliyetçiyim ben..
+ Atatürk milliyetçisi mi yoksa ülkücü mü?
- ülkücü ne la, milliyetçiliği de mi kategorize ettiniz aq..
+ aa sen de, ocaklar var ya hani.. lise bebelerini kandırıp ayak işlerini yaptırdıkları..
- anladım, ben onların altının açık unutulduğunu sanıyodum.. ben muhafazakarım zaten, bırak ocağı falan..
+ neyi muhafaza ediyosun.. doğru , din elden gidiyo değil mi.. cumhuriyetçiler çok azdı çok..
- ne alakası var, din neden elden gitsin ki.. hem din insanın elinde değil içinde olan bir olgu değil midir..
+ kem küm.. e ılımlı islam vıdı vıdı..
- bi siktirgit aq, en kutsal kavramları bile pisliklerinize alet etmeye çalışıyosunuz..
+ !!..
bir kelime bir işlem tadında hesaplamalarla bir kırk peydah eden devlet bahçeli'nin akabinde bunun bir mucize olamayacağını aksine bunun bir işaret olduğunu düşünmesiyle başlayan ütopik sürecin tezahürü.
hala beklemekteler sanırım bu kırkıncı yıl zımbırtısının alamet-i farikasını..
ama bu faşistlikle ve hala o ülkü ocağı denilen kopuk yuvalarının varlığını süğrdürmesiyle bir halt olmayacağı aşikar..
iŞÇi VE ELEMAN ARAYANLARIN GENEL ŞARTLARINDAN EN AZ BiRiNi SAĞLAMIŞ iNSANDIR.
HE BUNUN TERSi VAR MIDIR O DA MUAMMA TABi. DIŞ GÖRÜNÜMÜNE ÖNEM VERMEYEN iNSAN OLMASA GEREKTiR.
SANA GÖRE KÖTÜ GÖRÜNEN BiRi ÖNEM GÖSTERMiŞ VE KENDiNE GÖRE iYi OLAN O GÖRÜNÜŞE KAVUŞMUŞTUR NiHAYETiNDE.
HERKESiN iYi VE GÜZEL ANLAYIŞI BiR DEĞiLDiR ZiRA.
AYRICA BURADAN DA ANLAŞILIYOR Ki iŞVERENLERiN BiR KISMI BiLDiĞiN MATERYALiSTTiR. BiR TANESi DE 'iÇ GÖRÜNÜMÜNE ÖNEM VEREN' ŞARTI KOYSUNDUR AMA NEREDEDiR..
ya da oyunculuk kabiliyetini ortaya çıkaran bir etki, bilemedim.
ama görsel açıdan son derece güzel bir etki olmuş. ayrıca sanırım bu çocuklar memleketimizin çocukları zira bu hareketleri halı üstünde yapacak kadar sağlam çocuklar maşallah.
öyle big sexy gibi yımışacık minderde hokkabazlık peşinde değiller.. *
seçim sonuçlarını doğru tahmin eden kamuoyu araştırmaları da dahil olmak üzere bütün istatistiksel araştırmalar için geçerli durumdur.
adil ve gerçeği yansıtan bir araştırma gerçekleştirmek için denekler, dolayısıyla örneklem ona göre seçilmelidir.
siyasi araştırmalar konu edinilmiş ise denek seçimi 'kararını sadece iradesiyle verenler' arasından olmalıdır.
herhangi bir kazanç sağlayan, rantın içinde olan veyahut herhangi bir konu dışı etkilenmeye maruz kalmış deneklerin fikirleri elbet ki pek anlamlı sonuçlar vermez.
bu vesileyle, bu tip araştırmalarda denekle görüşme şartı olan siyasi partiye üye olmama mefhumu genişletilmeli ve seçimlerin orijinalinde bile elde edilemeyen istatistiksel olarak anlamlı sonuçlara ulaşılmalıdır.
11 eylül 2010 sırbistan türkiye basketbol maçı esnasında oluşan diyaloglardır. kah güldüren kah hissizleştiren diyaloglardır bunlar , kah düşündürmektedir diyemiyorum zira maç öyle bir maçtı ki düşünmeye mahal bırakmadı.
küfür ve sevincin bir arada olduğu anlarda eşi beşiktaşlı olan misafir komşu abla bir olay anlatır..;
- bizim bey beşiktaş robinho'yu alınca kombi alıcam dedi. geçen gün sordum aldınız mı , kombi nerde diye.. o da ne kombisi kombiyi napicaz dedi..
ben: (4 saniye kala basketi yediğimiz anda bu konuşma kulağıma çalındı ama kombinedir o diyecek beyin ağız koordinasyonuna sahip olmadığımdan sadece suratımda karışık
bir ifade yerleşti. hani böyle ağlama desen değil gülme desen değil, salakça bi ifade işte..)
Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.
Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def’i yoluyla da ileri sürülemez.
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek idare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.
Yüce Divan kararları kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.
istifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.
Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.
işçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idarî veya kanunî düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.
Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm: 13.8.1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.
Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askerî Şûranın kararları yargı denetimi dışındadır.
idarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.
Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
idarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.
idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
aile şerefi isimli filmde şevket altuğ'un canlandırdığı karakterin elindeki bardakları satmak için bardaklara yaptığı yakıştırma, pazarlama stratejisi bir nevi.
ancak yüz yüze satışlarda pek parlak olmasa gerekdir zira bütün bardakları kırıyordu müşterilere ispat etmek için.