aşağıda soracağım soruyla bunu kanıtlayacağım sizlere.
soru şu: abdest alıyorsunuz. abdestin sonlarına doğru o da ne. pırt. hadi bakalıım. naparsınız bu durumda?
dini olarak ne yapmamız gerektiğini sormuyorum. mantığınızın ve zekanızın çalışma prensibini ve bunun gerekçesini merak ediyorum. sözelci veya sayısalcı olduğunuzu da eklerseniz sevinirim.
edit: önce cevabı vereyim. olayda tamamlanmış bir abdest olmadığı için alınmış bir abdest de yoktur. bu sebeple bozulacak bir şey de yoktur. tıpkı hiç evlenmemiş iki insanın boşanmak istemesi gibi. bu durumda davanın esasına girilmeden usulden reddedilir. o nedenle olayda da abdeste devam edilir.
ayrıca hepinizden özür dilerim. seviyenize inmek için komplike bir soru sormak yerine böyle bir soru sorduğum için. olayı savunmak veya yargılayama indirgeyenler olmuş. gerçekten cahilliğiniz üzüntü verici. amına kodumun malları sizi.
insanlar şu cümleyi sarfedecek ne yaşıyor bu özgüvene sahip olmak için ne yiyip ne içiyor nasıl bir gaflet anlamıyorum amk ahahah. duyan da avukat sabah akşam bu adamın işi çözmeye çalışıyor zanneder oysa avukat toplam 15 dakikada senin için sadece bir adet dilekçe yazdı ve diğer işleriyle ilgilenmeye başladı. işte bu kadar. senin iş 15 dakika adamım.
aylık geliriniz 50.000 tl'nin altındaysa şu cümleyi kurmayın arkadaşlar.
daha mantıklı duruyor. her çöküşün her inişin bir çıkışı vardır. daha sağlam temellerle, hatalarında ders çıkarmış vaziyette yeni bir başlangıç. tabi bunun için önce yenilgiyi kabul etmek gerekir. zor ve uzun bir süreç ama her gün ölmektense bir gün kafaya sıkmak ve yeniden doğmak. evet. bu daha kabul edilebilir.
mesela adam/kadın şüşkonun teki ama toplum içinde rahatça gülüp eğlenebiliyor. ya da saçlarının ortası açılmış hala kız kesmeye çalışıyor. misal işletme okumuş üniversite mezunuyum diye dolaşıyor. bunların acilen toplumdan ihraç edilmesi gerekiyor amk.
yeter be. gerçekleri söylememize rağmen hala kırmadan incitmeden söylemeye çalışıyoruz. biri bu zulüme dur demeli.
artık gerçekleri kıvırmadan evirmeden çevirmeden söyleme vakti. utanacak biri varsa boğazına dur diyemeyen sen utanacaksın şüşko kız. gel bakalım şöyle şüşko kız.
ulan. ulan şunun yanaklara bak amına koyim. buna ne söylesersen söyle kırılıp kırılmadığını anlayamazsın ki. surat da et tabakalarından mimik kalmamış. mimik yok suratta. gülünce yanaklar haldır huldur sallanıyo amk. göbeğe bak. kamyon tekeri gibi sarmış yağlar. pantolonun kemeri kaybolmuş arada. yuh be.
edit: oo yorumlara bak amk. herkes 45 dakika ön sevişme 25 dakika git gelli sexs yapıyormuş resmen. şampiyonlar ligi gibisiniz beyler helal bi 31 gider şimdi he :) :)
zeki insan hayatındaki kız veya erkeği yanında tutmayı becerir. bu da analitik zeka ile mümkündür. kendisini terk eden sevgilisinin evinin önünde sabaha kadar beklemek bir aşık eylemi değil sadece bir aptalın yapacağı eylemdir. özellikle flört dönemlerinde kendini geri çekmek, zaman zaman duygularını belli etmek, terslemek, ilgilenmemek gibi yeri ve zamanında uygulanana taktiksel hamleler sizi hoşlandığınız kıza ulaştırır. bu zeka ile alakalıdır ve kesinlikle sonradan kazanılmaz. yani zeki insanlar flörtözüyle konuşurken şimdi kendimi geri çekeyim de şöyle olsun ya da şimdi şöyle mi yapsam böyle mi yapsam daha karlı olur gibi saçma tutumlar sergilemezler. ayrılmak istediklerinde bile etkili manipülasyon teknikleriyle sanki ayrılmak isteyen taraf karşı tarafmış gibi bir algı yaratırlar tıpkı bir orospu çocuğu gibi ve karşı taraf ancak ayrıldıktan sonra uyanır mevzuya ancak iş işten geçmiştir, ne kadar çabalasa da nafiledir. şimdilik bu kadar.
ilişkilerde yardım almak isteyenler özel mesaj yoluyla tarafıma ulaşabilir.
ayar sahibi göktürk devletinin kurucusu bumin kağandır.
ayar öyle güzeldir ki filmi yapılsa epey beğeni kazanacağından şüphem yok. kısaca özetlemek gerekirse:
avar devleti hakimiyetinde yaşayan tölesler 546 yılında avarlara karşı ayaklanırlar. avar hakanı bu isyanı bastıramayınca avarlara silah yapan bir demirci konumunda bulunan bumin kağandan yardım ister. bumin kağan bu görevi kabul eder ve isyanı bastırır. karşılığında ise avar hakanının kızını ister. avar hakanı ise bu isteği küstahca reddeder.
bunun üzerine avarlara karşı savaş açan bumin reis, avarları ağır bir yenilgiye uğratır ve bağımsızlığını ilan eder.
savaş alanında ağır yaralı avar hakanıyla karşılaşan bumin kağan kılıcını havaya kaldırır ve avar hakanın sol elininin işaret parmağıyla orta parmağının tam ortasına toprağa girecek şekilde saplar ve irkilerek kendisine dönen avar hakanına şöyle der:
"kızını vermeyerek kaybettiğin damada dön de bir bak istedim"
edit: beyler olay gerçek amk. son kısım hariç tabi orası niye öyle oldu hiç bi fikrim yok :(
siz mi samimiyetsizsiniz ben mi duygularımı kaybettim bilmiyorum. üzülmek kavramlarımız mı farklı onu da bilmiyorum. ben mi çok bencilim onu da bilmiyorum.
bildiğim şey: gezi olayları olsun, soma olayı olsun ne idü belirsiz patlamalar olsun ölenler ve yaralananlar ve hatta şehit haberleri dahil.. can sıkıcı yürek burkucu asla olmasını istemem ama elimden de bir şey gelmiyor maalesef. tüm bunları 3 saniye düşünüp kendi hayatıma geri dönüyorum. işte bu kadar. hepsi bu. asla bunlarla ilgili duyar kasmam, profil resmi güncellemem. kendi geleceğim kendi sorunlarım benim için daha önemlidir. çünkü şundan çok eminim benim başıma kötü bir olay gelse 500 km ötedeki adamın üzüntüsü umurumda olmaz. ateş düştüğü yeri yakar ve acı paylaştıkça a-zal-maz.
size de oluyor mu bilmiyorum. pek konuşan bi tip değilim. nadir de olsa uzun soluklu bi şey anlatırken yarısından hevesim kaçıyor olayın kalan yarısını bi cümleyle toparlayıp falan filan işte deyip bırakıyorum. konuşmak beni ciddi anlamda yoruyor. sadece aynen, evet, hayır ve tamam kelimelerini kullanarak bir ömür geçirebilirim.