elinde kaç kurşunu kaldıysa havaya saçanlar, derde düşmeden yaraya kaçanlar.. bunların hepsi sizin kefaretiniz. bir ben mi görüyorum gerçeği? o ses ve soluk kesildiği zaman, o son nefes yutulup geri verilmediğinde.. kim borçlu çıkacak zamana?
kaç beden yan yana çürürken bir mısralık şiir oluyor?
Uzakta.. tüm dertlerimiz uzakta mı bitiyor?
nasıl kadeh tokuşturulur ? bayramda nasıl giyinilir ?
bir başka ülkede, bir başka an da nasıl kaybolunur bazı yollarda?
Sokaklarda feshane'de yaşayan iki cücenin hikayesi anlatılıyor bu günlerde. biri kör bir dilenci diğeri çapkın bir hırsız. o türk filmlerinde çokca rastladığınız kalp hırsızlarından değil. düz adi bir hırsız, hem cüce hem hırsız, ama yakışıklı ve çapkın. Dilenci eyüp'de, hırsız aksaray'da dolanırmış genelde gündüzleri uyur geceleri çalışırlarmış. Boş zamanlarında kitap okumaz, sigara içerlermiş, hiç bir zaman sahip olamayacakları hayallerini şarap kadehlerine değişip durmuşlar. Hırsız olan hayatında hiç şarap çalmamış, parası neyse çalı(şı)p kazanmış. Dilenci cuma akşamları sofra kurarmış tüm mahalleye. O gün camii çıkışı kazandığı parayla kuş sütü sofralar hazırlatırmış. ikisinin de parayla arası iyi değilmiş. Onlar için zenginlik sahip oldukları şarap ve sigaralarla ölçülüymüş. Günler geçip gitmiş. Bir gün dilenci bi kıza aşık olmuş, hayatında gördüğü en güzel kızmış o, ilk görüşte aşık olmuş ona, öyle ki cumaları sofra kurmaz olmuş, pahalı hediyelerle kızı şımartmaya çalışmış. Tam da o günlerde hırsız kızın kalbini çalmış, türk filmlerine yakışan bir incelikte yapmış üstelik. Buz dolu bir kutuya koymuş. Akşam olmadan satıp bi kasa şarap almış. Adetleriymiş her pazar akşamı bu boş evin içinde muhabbet edermiş iki cüce. Hırsız şarapları, dilenci sigaraları alırmış, başka da bir şey olmazmış sofralarında. Zenginliklerinin tadını çıkartırlarmış. O akşam dileci sigara almamış, son parasını su dolu bir kutunun içinde atmayan bir kalbe vermiş. Tüccar topalmış ama fiyatta indirim yapmış. O akşam şarabın çoğunu hırsız içmiş, dilenci sigarasız içemiyormuş şarabı, hırsızsa hayatında hiç sigara içmemişmiş. Dilenci atmayan kalbi açlıktan midesi sırtına yapışmış bi sokak köpeğine vermiş gelirken, karşılığında 2 dal sigara almış köpekten, elinde olanla yetinmeye çalışmış o gece.
o gece hayatlarında ilk defa fakir hissetmişler kendilerini cüceler. Hem sigaraları hem muhabbetleri azmış o gece. O gece koşar adım uzaklaşmak istemişler feshaneden, koşmaya başlamışlar beraber. Hırsız sağdaki pencereden atlamış ve koşmaya devam etmiş, dilenci soldaki pencereden atlarken kafasını çarpmış ve ölmüş. Çünkü aslında dilenci cüce değilmiş, o sadece körmüş, zamanında hırsız gözlerini çalmış, hırsızın iyi bir sebebi varmış bunun için;
-ilk görüşte aşık olmasın'diye yapmıştır hırsız, yine de başaramamıştır, kaçmış gitmiş feshaneden bir çift gözle.
Feshanede bir gece, biri kör bir dilenci olan iki cüce ölmüş. Hırsız koşarken düşmemiş, araba da çarpmamış ama o gece hırsız da ölmüş, kimse sebebini bilmiyormuş. Çünkü hırsız bütün gözleri çalmış o gece dünyada aşk diye bir şey kalmasın diye, ama kim demiş; körler ilk görüşte aşık olamaz diye.
Az önce uludağ sözlük tarafından silinen başlığım.
Haberi okuduğum kaynak habermotto haber sitesi. Haberin detayı online toplanan tedbir amaçlı yüzyüze gelmeyen adamların yüzyüze eğitim kararı vermesi. Ve silindi az önce.
insanları psikoljik olarak yönlendiren diziler yapmayın artık bizim millet kaldıramıyor.
Özellikle ülkemizde gündüz kuşağındaki programların işine yarayacak format yapmayın. Bizim sadece milletin sapıklığından beslenen proğramlar var ekmek vermeyin bunlara.
Başka ülkenin formatını alıp bizim ülkeye uydururken bizim ülkemizin ahlaki değerleri ile diziyi aldığın ülkenin ahlaki değerlerini karşılaştırmanız gerekli. Toplum nasıl etkilenir toplumun sağlığı bu dizi formatını kaldırırmı yoksa gördüklerini taklit edip yapacak, uygulayacak potansiyel halkmı.
Bu ülkeye eğer başka ülkeden aldığınız dizileri getirecekseniz bilim kurgu dizileri getirin tecavüzcü, sapık, ensest diziler getirmeyin.
Karını veya kocanı öldürtücen kesin. ilanda detay yok ama bence katil tutma iki kişinin bildiği sır değildir eninde sonunda yakalarlar. Zehirle gitsin. Çok iyi zehir çeşitleri var katil yerine zehir ara.
uzun bir geceye hazırla kaderini.. kare kare canlandır hatıralarını.. bir adım mutluluksa diğerinde acıyı hissettir topuklarına.. parmak uçlarını gezdir gögüs kafesimde.. boynumdan aşağıya süzülen canımı tehdit etsin yokluğun.. soğuk bir düş kur sıcacık nefesim eşliğinde..
dur yoksa öleceğim.. daha fazla kırma kirpiklerini.. bir ihanet senaryosu yaz.. her bir karesinde saçmalayayım.. her bir köşesi aldatılmış insan yüzü ile çizilsin ve ben her dönüşümde köşeden, yüzünle karşılaşayım..
soğutma hiçbir umudu.. sıcak yaz gecelerinde üşütme düşlerini.. bir hayatı terk et ihtimalsiz hayaller için.. sür yüzüme kızılını ve aksın gamzelerimden sıcacık kanın..
"aldatılmış insanlar hüznü" maskeni tak.. kandır kendini; yok say imkansızı.. "seni de mi aldatmışlar" bakışı ile karşılaşırsan bir sağnak yağmur altında, güneşin battığı yöne doğru bakarken sen; "hayır ben kendimi üzüyorum" sadece diye haykır ama kimseye belli etme çaresizliğini..
milyarlarca kez tecavüze uğramış zamanı namusun olarak kabul et.. ne bir yıkımın ne de bir hayal kırıklığın olsun yamalanmış ceplerinde.. hayallerini ağırlıklarına göre bırak yeryüzüne.. kim engel oluyorsa uçmana onun başına yağdır öfkeni.. bir torba dolusu nefret biriktir ve ilk kar tanesi ile bırak insanlığın üstüne..
son köşesini dönerken film karesinin zamanı uzun tut.. bir kanser gibi sinsice ilerlet herkese umudunu ve hiçbir şey olmamış gibi söndür tüm mumları gözyaşların ile.. zaman ki uzunluğu daha çok kahreder insanı.. sen köşesini dönerken hayatın seyredenlere umut ver sadece ve birkaç damla gözyaşı..
kandır herkesi, hayallerine ortak ol.. kimseye eşlik etme ama gitme, yalnız bırakma onları.. yok siktir et onları, beni bırakma..
sakin ve usulca nefes al.. bir düş daha kur.. hayat sıcak gerçekler soğuktur.. sen yalanlarla ılıklaştır her şeyi.. kandır kendinle birlikte tüm insanlığı.. ölmüşlerinin ruhuna değmesin hiçbir el diye sen gizle onların bedenlerini..
saçlarının uçları ile keserken boğazımı, gamzelerimi görmek için güldür beni, son kez..
Herkes bilir illaki denk gelmişsinizdir. hala yemekteyiz yada temizlikteyiz gibi insan aklını hiçe sayan basit aldatmacalarla dolu hepsinin önceden tasarlanıp ayarlandığı yayınlar var.
insanların aklı ile oynayıp kurdukları senaryoyu gerçekmiş gibi oynuyorlar ve bu senaryoları anadolumun evden dışarı çıkamayan eski kuşak dediğimiz insanlarına yutturuyorlar. bu yapımların yaş sınırlaması getirmesi gerek. - 50 yaş sınırı mesela. 50 yaş üzeri izleyemez diye. Çünkü inanıyorlar gariplerim. Bi tanesi de babaannem. Kavga ediyoruz sen safsın anlamazsın diyor kendini ve oyuncuları haklı gösteriyor
Geçen sezon çok sevildi. Çoğumuz bir sezonluk dizi biter diye düşündü ama oyunculuk olarak o kadar iyiydi ki devamı geldi. ilk başta medcezir dizisinin taklidi denildi ama her seferinde şaşırttılar. ikinci sezonda taklit önyargısından bağımsız nasıl bir iş çıkacak bakalım ama ali atay varsa o iş güzeldir bu bir gerçek.
iyiyim ben.
olanlara rağmen iyiyim.
olmayanlara rağmen iyiyim.
iyi diyelim iyi olsundaki kadar iyiyim aslında.
fena değilde olmayan iyi kadar iyi.
bir şeyi kırk kere söyleyince olacakmış kadar iyi.
yani iyiyim ben.
endişeye mahal vermeyecek kadar iyiyim.
merak edilmeyecek kadar iyi.
sonbaharın solgunluğunu sevecek kadar iyiyim.
yapay oldukları için solmayan çiçekler kadar iyi.
hissizleştiğim için iyiyimdir.
ama yine de iyiyim işte.
yarınlardan bir şeyler beklemeyecek kadar iyi.
çocuksu şakalardan vazgeçecek kadar iyiyim.
sahi,
neden iyiyim demeye başlamıştım ki ben?
iyi olduğumu düşünüp iyi hissetsinler diye miydi?
yoksa iyi olduğumu düşünüp beni rahat bıraksınlar diye mi?
nedeni ne olursa olsun ne fark eder ki?
hem,
en başında kendisi için iyi olmalı insan.
kendini iyi olduğuna inandırmalı.
bu yüzden,
iyiyim ben.
bıkmadan usanmadan iyiyim diyecek kadar iyiyim hem de.
iyiyim derken suratında zerre mimik oynamayacak kadar iyi.
kaybedince küstüm oynamıyorum şımarıklığı yapacak kadar iyi.
yani naz yapacak kadar iyiyim aslında.
huysuzluk yapacak kadar iyi.
birilerine nasılsın diye sormayacak kadar iyi.
unuttuğunda neyi unuttuğunu hatırlamaya çalışmayacak kadar iyi.
iyiyim ben.
baştan aşağıya iyiyim.
başından sonuna kadar iyi.
her şeye rağmen iyiyim.
hiçbir şeye rağmen iyi...
Yahu çocuklara hitap eden bir formatmı yoksa biz yetişkenlerin aklı ile oynuyormu anlayamadım. Hiç bir tane yemek yapamayan adamı tunahan denen kişiyi yarıştırıyorlar, onlarca tabak çıkaran adamı eliyorlar. Akkı olan herkes yarışmada adam tutulduğunu anlıyordur. Yarışmanın hiçbir dürüstlüğü kalmamıştır
Bulamıyorum. Herşeyin kaynağı olmuş durumda. Onun için çalışıyor onun sağladığı imkanlar çerçevesinde hayatta kalıyoruz. Tek istediği şey kendisi için çalışmamız ve karşılığında rahat huzurlu bir yaşam hemde nakit olarak yani peşin canlı anında. Diğeri gibi vadeli çek değil şüphe yok, acaba yok. Evet bence para bir tanrıdır ve euro, tl, dolar, sterlin onun elçileridir.