konuşmayıp sadece şarkı söylemesini istediğim kişi.* Bence kadın şarkı söylerken mutasyona filan uğruyor. ciddi söylüyorum konuşmasın zira konuşması doğallık değil başka bir şey.*
soyalist işçi partisi üyesi, aynı zamanda sosyalist işçi gazetesinin de editörlüğünü yapan güzide kadındır. 24-25 mayıs 2014 tarihleri arasında istanbul'da, devrimci sosyalist işçi partisi öncülüğünde ''cinsiyetçi dünyaya karşı özgürlükçü fikirler'' ana başlığı altında gerçekleştirilecek olan kadın konferansına konuşmacı olarak katılacaktır.
üç farklı kafa göstergelerinin ortaya çıkacağı durumdur.biri müthiş dehasıyla taşları toplayıp kırk değil de on dört yapar, diğeri sırf kırmızıları on dörde kadar bir dizi haline getirir diğeri ise malumunuz taş çalar.
sözleri, dünya barışını destekleyici niteliktedir. Ancak aşırı pollyanna hormonu enjekte edilmiş olsa gerek ki şarkıyı söylerken irili ufaklı soru işaretleri beyninizi kemirir durur.**
damacana dibinde pompayla 122348 kere basıp bir sonuç alamayacağınız sudur. inat etmeniz yersizdir.sakin olup pompayı çıkarmak sinir sağlığınız açısından son derece mühimdir. **
her önemli olayda tayyibin gereksiz ayrıntılara takılma sorunudur.gezi olaylarında ''camiye ayakkabıyla girdiler'' diyen başbakan, rüşvet ve yolsuzluk olaylarında da ''bastıkları evde bacak bacak üstüne attılar ''* demiştir.
kadın eşittir para mantığıyla hareket eden erkektir zira kadının yakışıklı olsun ya da olmasın önce paraya baktığını düşünür** ve masanın üstünde iphone'u, araba anahtarıyla kasım kasım oturarak.* etrafı süzer.
'' kızlı erkekli '' söylemlerle bir kez daha görmezden gelinen lgbt lerin, bu söylemle yeniden gündeme gelme olayıdır. devletin tek gayesi namusumuz olmuşken lezbiyenleri, geyleri, transseksüelleri, biseksüelleri yok saymak aymazlıklarının göstergesidir. ''hayırlı olsun'' dur.
adı '' kıskanma '' olmayan durumdur. şöyle ki ; ben antalya'lıyım öğrenciyim ve iki sezon bir alışveriş merkezindeki restaurantta garson olarak çalıştım ve bu vesileyle sadece rus kadınlarını değil,çocuğunu yaşlısını kadını erkeğini çok iyi gözlemledim. güzel hatta çok güzeller ama sadece güzeller. çocuk yetiştirme konusunda inanılmaz kötüler, çocukları çok fazla yaramaz ve şımarık. kırılmadık tuzluk,dökülmedik içecek,dağılmadık peçetelik kalmadı sayelerinde. bunun dışında inanılmaz sabırsızlar ve hataya tahammülleri yok '' bır kula ve bır kofte'' ıster, siz es kaza ayran getirdiğinizde o güzel yüzleri bir anda asabileşir ve ses tonu yükselerek '' niet niet niet ben kula istiyorum '' der. çocukları tuzlukları kırar avazı çıktığı kadar bağırır, salonu bir koşu alanı zanneder ama anneleri arkadaşlarıyla lak lak etmeye devam eder. Bebek arabalarının içindeki çocuk, alışveriş poşetlerinin içinde kaybolur. araba, çocuğun ağırlığından değil, poşetlerin ağırlığından sürülemez hale gelir. şimdi diyeceksiniz hepsi mi böyle bunların ? elbette değil. yemeklerini yedikten sonra gayet kibar bir şekilde '' spasiba'' derler. bunlar bir elin parmağını geçmez ne yazık ki. Tüm bunları gördükten sonra da onları kıskanmam imkansız aksine rus gördükçe kıyım kıyım kaçıyorum.