21 yıl sonra olduğu gibi, 101 yıl sonra da içimizi acıtacak olaydır.
kimsin sen? karşındaki insanı sırf görüşleriniz farklı diye asma hakkını, yakma hakkını sana kim veriyor?
kukla olmak fıtratınızda var sizlerin. birileri sizlere bir şeyler söyler, siz bunu yaparsınız. körü körüne inandığınız değerleriniz sizi düşünmekten alıkoyuyor çünkü.
"ötekileştirme"ye her zaman karşı olan alevileri bile artık sizli bizli konuşturacak duruma getirdiniz. sahi, siz kimsiniz?
allah yolunda ibadetler ettiğiniz camiden çıkıp, bir oteli içindeki insanlarla ateşe veren sizler, kimsiniz? gerçek müslümanlar mısınız yoksa kukla müslümanlar mı?
aleviliği her zaman hor gördünüz. alevilere hastalık kapmış insanlar gibi davrandınız.
çocuklarınızı alevi çocuklarla oynatmadınız. "-onlar pis" dediniz. böyle öğrettiniz.
sizin büyüttüğünüz çocuklar, gencecik fidanları darağacında sallandırdılar.
sizin büyüttüğünüz çocuklar, 37 canı diri diri ateşe verdiler.
sizin büyüttüğünüz çocuklar, polis olup, kendi halkına kurşun sıktılar.
sizin büyüttüğünüz çocuklar, bizim çocuklarımızı öldürdüler.
bizler kahpe bir tabure ayaklarımızın altından itilirken, alevler arasında feryat ederken, üstümüze kapsüller, mermiler yağarken sizler sadece izlediniz. acı çektiğimiz her an, galibiyet tahtanıza bir çentik daha attınız. eğlendiniz.
çektiğimiz acıları yıllar boyunca içimize atarken sizlere hiç zarar verdik mi?
başa geçip önder olarak gördüğünüz kişileri astık mı?
yahut cem evi'nden çıkıp etrafa saldırdık mı, yakıp yıktık mı?
sizler bize kurşun sıkarken biz size kitap okuduk, çiçek uzattık.
sizler bizi kovalarken biz türküler söyledik, sazlar çaldık.
biz ölmeyiz. assanız da, yaksanız da, vursanız da ölmeyiz.
siz allah'tan korkarak yaşamaya devam edin,
biz allah'ı severek ölmeyi yeğleriz.
akçay'da kordon girişinde, komutanlığın hemen karşısında bir kulübede gün boyunca 400-500 civarında yarım ekmek sattığı rivayet edilmektedir. "karışık" diye tabir edilen ürünü yediğinizde içinizde lezzetten bir huzur patlaması yaşanıyor.
(bkz: bilen bilir)
hiç kimse kusura bakmasın, diyerek giriş yapacağım başlık.
batı habersiz, doğu bir yerlere gidiyor. nereye gidiyor allah bilir. insanlar evlerinde otururken olup bitenleri yalnızca gazete, internet ve televizyon aracılığıyla takip ediyor. peki gerçekten doğru şeyleri mi takip ediyorlar?
bu yaşananlar bir ırkın ayaklanması, bir bölgeyi ele geçirmeye çalışmasıdır. nasıl bu hale gelebildik biz?
kardeş kardeş yaşıyorduk. yan komşumuz kürttü, biz türk. biz türktük, üst komşumuz kürt. aslında bizler türk veya kürt değildik. "türkiye cumhuriyeti vatandaşı" idik.
yaklaşık 15 yıldır insanlar birbirlerinden öyle ayrıştı ki, 10 sene önce sokakta birlikte top oynayan insanlar artık lice'de, taksim'de, kızılay'da veya herhangi bir yerde karşı karşıya geliyorlar ve belki de birbirlerine geri dönüşü olmayan zararlar veriyorlar.
işte tam da bu noktada "hiç kimse kusura bakmasın" diyeceğim. bu ulusu bu hale getiren adamları yıllardır tepemizde siz tutuyorsunuz. çaldıkları paraları, sattıkları vatan topraklarını bir kenara bırakın; kardeşi kardeşe düşman eden bu adamları 15 yıla yakın süredir başımızdan eksik etmiyorsunuz.
kürtler hiç kusura bakmasın.
yaptıkları şey misafir olarak kaldıkları evde, ev sahibi olmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. aynı şeyi türkler yapsaydı, onlar için de geçerli olacaktı bu durum. yıllarca birlikte yaşadık biz. yeri geldi birlikte savaşa girdik, yeri geldi depremlerde aynı çadırlarda kaldık, birbirimizi enkaz altından çıkardık, yeri geldi birbirimizin aç karnını doyurduk, bir lokma ekmeği paylaştık. geldiğimiz noktada kukla misali iplerinizi ellerine verdiğiniz adamlar bizi birbirimize kurşun sıkacak kadar düşman etti. türkiye cumhuriyeti'nde türklerden hiçbir farkınız yok sizin. ayrıcalığınız bile var. okullarda lazca veya çerkesce eğitim veriliyor mu? sokaklara, dükkanlara hatta belediye binalarına rumca, arnavutca isimler yazılıyor mu? siz yapabiliyorsunuz. bü ülkenin vatandaşları bir ağaç için eylem yapamazken, sizler memleketi bölmek için istediğiniz zaman, istediğiniz yerde eylem yapıyorsunuz. yetmiyor çevreye zarar veriyorsunuz. sizlere verilen hakları iyi değerlendirmiyor, bunları kötüye kullanıyorsunuz.
türkler hiç kusura bakmasın.
yıllarca kendinizi herkesten üstün gördünüz. hitler'in nazileri misali kendinizi bu topraklar üzerinde üstün ırk olarak lanse ettiniz. yıllardır dünya üzerinde nefes alan her insanın eşit olduğu gerçeğini görmezden geldiniz. yaşadığımız bu topraklar üzerinde başka ırklardan olan insanların da yaşam hakları olduğunu kabul etmediniz. yine yıllarca milliyetçilik uğrana öldünüz, öldürüldünüz. eğer sizlerden farklı olan insanların görüşlerine biraz saygı duysaydınız, şu anda başımızda olan bu dalkavuklar yerine memleketi hep birlikte kardeşçe yönetiyor olurduk. lakin, siz bunu yapmayıp farklı düşünen ve farklı olan herkese içten içe nefret beslediniz, adeta savaş açtınız. sonucunda bizim birbirimizle didişmemizi fırsat bilen "bu adamlar" ortaya çıktı, başa geçti ve bu hale geldik.
sözün özü sizlere verilen şansları iyi kullanmadınız, nankörlük yaptınız ve içinizdeki nefreti bir türlü bastıramadınız. bu saatten sonra bir şeylerin değişeceğine inanıyorsanız kıçınızı örtün, kötü rüya görürsünüz.
teşekkür ederim.
bir an önce yurtdışına kapak atıp hayatının geri kalanını orada geçirmek isterler. oturma iznini nasıl alacakları ve nasıl geçinecekleri hakkında en ufak bilgileri yoktur.