absurt manyak
77 (sürprizlerle dolu)
onuncu nesil yazar 26 takipçi 34.50 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    favori telefon uygulamarı

    3.
  1. dans edeceğine fatiha oku

    1.
  2. RTE nin söylemidir. rabiya için göz yaşı döken adam ne yazık ki cumhur başkanı olduğu ülkede vergileriyle kendisine saray yapıp en lüks şekilde yaşarken katledilen özgecanı protesto eden nazlı ılıcağa tepki olarak söylemiştir.

    bir fatiha oku senin üreteceğin çözüm bu kadar olur, sen ey rte fatiha oku diyip abuk sabuk konuşacağına neden gitmedin başsağlığına neden adam gibi bir kanun çıkartmadınız. sübyancılar için ve tecavüzcüler için bir kanun çıkartıp kanunları daha caydırıcı hale getirebilirsin.
    3 ...
  3. anayasa mahkemesinin artık akp li olması

    1.
  4. anayasa mahkemesinden haşim kılıncın istifa etmesiyle yeni gelen başkan zühtü arslan oldu, şu güne kadar en azından ana yasa mahkemesine başvuru yapıp yasaların iptali isteniyordu artık oda olmayacak.
    1 ...
  5. taner yıldızın erdoğan yalakalığı

    1.
  6. Taner yıldızın erdoğan yalakalığında çığır açmıştır.

    kızının eline her tarafına erdoğan rte göt kılıyız yazarak erdoğanın karşısına çıkarmış ve böylece yalakalıkta çığır açmış ve bunda da kızını kullanmıştır. acınası bir durumdur. ne büyük alçalmak ne ezik bir dürüm, yazık len yazık...

    http://www.radikal.com.tr..._kizin_elini_optu-1234026
    1 ...
  7. erdoğanın yerde bayrak bulması

    1.
  8. NTV de bir habere göre Erdoğan yerde bulduğu iki bayrağıda aldı cebine koydı bla bla bla....

    bu kaç oldu bilmiyorum genellikle erdoğan uluslar arası görüşmelerde, AB görüşmelerinde çok olan bir senaryo her seferinde "yerde bulduğu bayrağı kaldırdı." veya " yerde ki türk bayrağını katlayıp cebine koydu" gibi başlıklar...

    Merak ediyorum bu tür toplantılarda birileri havadan bayrak mı atıyor? Yoksa ilk oluk süsleri gibi salonlar süsleniyor da tavandan felan mı düşüyor?

    nasıl oluyor da bir değil iki değil benim hatırladığım 3 benzer başlık var ve nasıl oluyor da bütün bayrakları erdoğan buluyor.

    diğer ülkerlerin bayrakları neden düşmüyor. veya abdullah gül veya diğer devlet adamları neden yerde bayrak bulmuyor? bu erdoğan ne şanslı adam yahu.

    http://fotogaleri.ntvmsnb...rden-aldi.html?position=1



    http://www.haber7.com/gun...gini-yine-yerde-birakmadi
    4 ...
  9. ciğ köfteci ali usta

    1.
  10. Gelenleri şamar oğlanına çeviren esnaftır.
    0 ...
  11. chp dışarıdan bulduğu adayları

    1.
  12. cumhuriyet halk partisinin her secim dönemi yaptığı eylemdir, gerek belediyeler olsun gerek büyük şehir belediyeleri gerek son şahit olduğumuz Cumhurbaşkanlığı adayı çıkışıdır. her kez merak ile beklerken dışarıdan partiden olmayan birini çat diye baş tacı yapıp adayımız demesidir. ya mhp kökenli oluyor yada eski üyelerden biri şimdi ise hiç bilinmeyen bir aday ile yine karşımızda, Recep e vermemek için vereceğim ama en ufak bir fikrim olmayan bir cumhurbaşkanlığı secimi var. Hayırlısı...
    0 ...
  13. çevik kuvvetin çeteye dönüşmesi

    1.
  14. iktidarın görünü korumak için oluşan bir çetedir. kafalarına göre sağa sola (yön olarak sağ sol dedim, dünya görüşü olarak sadece sol'a) saldıran çetesidir.
    6 ...
  15. huzur içinde uyuyun

    1.
  16. Somada hayatını kaybeden işçilerimize söylenen en fazla sözlerde biridir.
    Huzur içinde uyu!
    birileri daha çok kazansın, sonra bunu birileri kullansın birilerinin ekmeğine yağ sürsün, diye yeterlli güvenlik tedbirlerini almayı bırakın ağır ihmal olmasına göz yumulsun ve bundan dolayı canını verenler rahat uyusun!
    sen olsan uyuya bilir misin?
    bir hayal et, yerin dibine giriyorsun anlından damlayan ter ile kömür tozu şakaklarından akıyor kazma sallıyorsun her yer kömür karası,
    oğlunu sünnet ettireceksin belkide oğlu yeni doğacak belkide kızı evlenecek veya kızını isteyecekler... bunları düşünürken birden her yer karanlık her yer alev,
    ateş kırmızısının aydınlattığı tek şey kömür karası,
    nefes alamıyorsun,
    gaz maskesini takıyorsun 45 dakikan var ne düşünürsün?
    oğlumda bu maden demi ölecek!
    ben olmadan ailem ne yapacak!
    aynı maden de çalışan kardeşim kurtulmuş mudur?
    daha neler ne düşünceler beynini kemirir o 45 dakikada.

    bunların üzerine hiç kimse ye en ufak bir ceza verilmeyecek ihmalkarlar ellerini kollarını sallayarak dolaşacak onlar ellerini kollarını sallarken devlet onları korumaya devam edecek.

    ve sen toprağın altında rahat uyuyacaksın?
    0 ...
  17. yüzyıl geriye giden insan

    1.
  18. ne konuşacağını bilmeyen it herifin laflarıdır. RTE konuşma yapacağım moral vereceğim diye somada yüz yıl önce dünyada yaşanan maden kazalarını örnek göstererek her şeyin normal olduğunu gösteriyor utanıyorum ki senin başbakan olduğun ülkede yaşıyorum.
    0 ...
  19. kendi işini kurma isteği

    1.
  20. para etmez insanlarca çalıştıkça sık sık akla gelen fikirdir.
    1 ...
  21. ankara giriş kapıları

    1.
  22. ankaranın kara yollarının üzerine yapılar giriş kapılarıdır. tamamen gereksiz olmakla beraber 36.000.000,00 TL maliyete mal olmuştur. ankaralılar bu durumdan hoşnut olsa gerek tekrar melih götcek secildi.

    36.000.000.00 TL ye verecek daha iyi bir hizmet verilemez miydi?
    - Tabiki verilirdi amk.

    ama mevcut başkan sen git giriş kapısı yaptır ankaraya başka bir şey lazım değilmiş gibi 72.000 kişi bütün evinin kapılarını değiştirir len o paraya.
    1 ...
  23. seçim sonrası hüzün verenler

    1.
  24. Secim her demokratik ülkede olması gereken bir demokrasi fiilidir. seçimde insanlar kendilerini yönetecek güven veren projesi akla uygun olan kişiye oyunu verir. normalde olması gereken 3 5 tana siyasi partinin mücadelesidir.

    ama bakıyoruz yaşadıklarımıza;

    -Oylar çalındı!
    -Elektrikler kesildi!
    -oylar Yakıldı!

    bunlar gerçek veya hayal ürünü, ama neden gerçek veya neden hayal ürünü yalan bunlara gerçekten neden gerek var?

    sandığın başına gittiğimizde her partiden bir kişi 2 de ysk dan sandık görevlisi aman şuna dikkat edin aman buna dikkat edin oyunuz geçersiz sayılmasın, sonrasında olanlar; kavgalar saldırmalar halkın büyük çoğunluğunun işçi, çiftçi veya esnaf yani çem karacanın dediği gibi işçisin sen işçi kal. çok şey değişmeyecek ama bir kendini paralama bir savaş havasında bütün bunlar, herkes savunduğu parti iktidar olunca her şeyin o kadar güzel olacağına her şeyin o kadar değişeceğine kuşkusuz inanıyor ki adeta kendini paralıyor.

    Sonuçlar birileri rant sağlamaya devam ederken birileri başa gelmediği için üzülüyor ve yarış devam ediyor.

    oysaki bireysel menfaat ve çıkarları gözadrı edip ülke için iyi şeyleri hızlı ve doğru bir şekilde tasarlayıp halka sunmak olsaydı.

    her şey çok daha güzel olurdu.
    1 ...
  25. barış atay dan hükümete mektup

    ?.
  26. Barış atayın hükümete yazdığı mektuptur.

    Ben bu ülkenin, durmadan ötekileştirdiğiniz fertlerindenim. Bu ülkede; size rağmen insanca yaşayacağımıza olan inancı kaybetmeyenlerdenim. Ben geleceğine sahip çıkan ve bunu gasp etmeye çalışanlara hesap soran biriyim.

    Uzun zamandır bu yazıyı yazsam mı yazmasam mı diye düşünüyorum. Şimdiye kadar karar verememem; sizden çekindiğimden değil, bir vatandaş olarak bana yaşattıklarınızın yarattığı hissi, insanlığımdan çıkmadan ve şu ana kadar taşımaktan gurur duyduğum insan yanımı yok etmeden nasıl yazabilirim diye düşünmektendi. Hala bilmiyorum ama deneyeceğim, çünkü artık dayanamıyorum.

    2002'de, ilk geldiğiniz günü hatırlıyorum. Henüz neler olabileceği konusunda ayrıntılı bir değerlendirme yapma fırsatı bulamamıştım. Geçtiğimiz on yılda; yaşadığım ve sevdiğim bu ülkeyi, gün be gün, an be an biraz daha batağa saplayışınızı ve bundan aldığınız garip hazzı gördüm.

    Ben bir oyuncuyum. Doğal olarak işim; karakter yaratmak, yarattığım karakterin psikolojisini anlamak ve duruma uygun bir alt metin oluşturmak. Ne yazık ki bu on yılda, başta başbakanınız olmak üzere hiçbirinizin nasıl bir psikoloji içerisinde olduğunuzu anlayabilmiş değilim. Sizlere hangi açıdan bakarsam bakayım, fantastik, sürreal, ve inanılması güç karakterler çıkıyor karşıma. Bu durumu sadece benim hayal gücümün eksikliği olarak tanımlayabilmeyi ve çözüme ulaşmayı çok isterdim fakat öyle değil. Bu olsa olsa; sizlerin, hayal bile edilemeyecek şeyler yapan ve bundan zerre kadar pişmanlık ya da rahatsızlık duymayan, psikoz yaşayan insanlar olduğunuzu gösterir. Çünkü hiçbir insan, bu kadar yanlışı ve zulmü ardarda yapıp, bunu normalmiş gibi anlatıp, bundan bir başarıymış gibi söz edip, zevk alamaz.

    Bu ülkenin insanları; geçtiğimiz yıllar boyunca sefalet içerisinde bırakılarak, köleleştirilerek, dilendirilerek, korkutularak yönetildi. Açıkçası farklı yöntemler kullanmadınız. Bu yüzden sizi ayrı bir yere koyamayız. Sadece; idol edindiğiniz büyüklerinizin yöntemlerini geliştirip, manipülasyon araçlarını çok etkili kullandığınızı söyleyebiliriz. Tabi bu yükselişinizde; zayıf muhalefetin ve ağzınızdan hiç düşürmediğiniz, "stockholm sendromu" vakası olmayı çoktan geride bırakıp başka bir boyuta geçmiş olan %50'lik kesimin koşulsuz, sorgusuz-sualsiz biat etmesinin etkisini unutmamak gerekir. Fakat bir noktayı kaçıyorsunuz. Ben sizin %50'nizin içinde değilim. Beni görmezden gelebileceğinizi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Dersim'i ağzınıza sakız edip, Maraş'ı, Çorum'u da gözden gelemezsiniz. Sivas sanıklarını aklayamazsınız. Hula'da ölenlere üzülüp savaş çığlıkları atarken, Roboski'de çocukları bombalayanları saklayamazsınız. Askeri vesayeti bitirdik deyip, 12 Eylül katillerini yargılıyormuş gibi yapamazsınız. Erdal Eren'in mektubunu okurken timsah gözyaşları döküp, Çayan Birben'i gazla öldüremezsiniz. Metin Lokumcu'ya bir rahmet eylemeyi çok görüp, fetüs haklarını koruyamazsınız. Siz kadınları bir eşya gibi görüp yaşamlarını yok sayamaz, bedenleri ve tercihleri hakkında ahkam kesemezsiniz. Çocuklarımız, canımız çocuklarımız deyip, tecavüzcülerini kollayamazsınız. Kızınız rahat rahat sakız çiğneyemedi diye, tiyatrolara el uzatamazsınız. Gazetecileri içeri atıp, "onlar gazeteci değil" diye yaftalayamazsınız. Dışarıdaki gazetecileri abluka altına alıp, boğazlarını sıkıp, sizin istedikleriniz dışında tek kelime bile yazmamalarına rağmen "tasmalarınızdan biz kurtardık" diyemez, gerçekleri yazanları hedef gösteremezsiniz. Demokrasi diye zılgıt çekip, emekçilerin grev haklarını gasp edemezsiniz. Vatan, millet, sakarya nidalarıyla bas bas bağırırken, fetihi hayatınızın en önemli günüymüş gibi kutlarken, ülkeyi önüne gelen yabancıya parça parça satamazsınız. "Batarız" diye korku salarak memura üç kuruş zam yapıp, soygunculara "Deniz Feneri" gibi yol gösteremez, kendinize %60 zam yapıp, başbakanlık sarayları inşaa edemezsiniz. Bayramları yasaklayıp, Hitlervari kongreler düzenleyemezsiniz. Orman arazilerini yedi ceddinize peşkeş çekemez, doğayı HES çöplüğüne çeviremezsiniz.

    Şimdi bunları okuyup "yaptık ya" diyebilirsiniz. Şu kadarını söyleyeyim. Böyle devam etmez, hiçbir dikta sonsuza kadar sürmez. Çünkü hiçbir toplum; sizin sandığınız ve buna güvendiğiniz kadar aymaz değildir. Şimdi soracaksınız. "Sen kimsin de bunları söylüyorsun?" diye. Ben bu ülkenin, durmadan ötekileştirdiğiniz fertlerindenim. Bu ülkede; size rağmen insanca yaşayacağımıza olan inancı kaybetmeyenlerdenim. Ben geleceğine sahip çıkan ve bunu gasp etmeye çalışanlara hesap soran biriyim. Ben beğenseniz de beğenmeseniz de üreten, okuyan, eleştiren, sorgulayan ve cevap isteyen bir bireyim. Yani anlayacağınız ben; siz değilim!

    Peki; asıl siz kimisiniz ?

    BARIŞ ATAY
    6 ...
  27. recap tayip erdoğan ı neden sevmiyorsunuz

    1.
  28. RTE'ı sevmeme nedenleridir. tarafsızca yapılan bir ankettir.

    http://anket.uludagsozluk.com/s/288/
    0 ...
  29. rio 2

    1.
  30. 11 nisan 2014 gösterime girecek animasyon filmdir.
    0 ...
  31. hobbit gittim ve döndüm

    1.
  32. Hobbit serisinin 3. filmi 17 aralık 2014 gösterime girmesi beklenen film' dir.
    0 ...
  33. tecavüzün muhafazakar yapısına uygun olduğu parti

    1.
  34. adalet ve kalkınma partisidir.

    beraber yaşamanın yasak olduğu suç olduğu ülkemizde, tecavüzün cezasız olduğu serbest olduğu gerçeğidir.

    gerek secim öncesi ortalığı karıştırmak gerek, mevcut bağnaz kitleyi elinde tutmak amacıyla yapılan bu yeni ( onların deyimiyle ) düzenleme toplumun ahlaki yapısına uygun olmadığıdır. Hiç bir kadın çıkıp öğrenci evinde bana saldırdılar demedi, tecavüz ettiler demedi aksine karakollarda tecavüz eden polisler askerler kamu görevlileri siyasiler ve dahası bu zorla henüz reşit olmayan kız çocuklarına yaptıkları rezillikleri görmüyorlar bunları yapanlar elini kolunu sallayarak sokakta gezmeleri onların muhafazakar yapısına uygun ama beraber yaşamak değil. bu zihniyete tapanlar nasıl bunlara bir şey demiyor. nasıl hala sahipleniyor anlamıyorum.

    http://www.radikal.com.tr...ama_sanik_serbest-1159282

    Denizli'de 16 yaşındaki H.i'ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 2013 Şubat ayında tutuklanıp 9 gün sonra serbest bırakılan Ahmet Ç.'yle ilgili Adli Tıp Kurumu raporları tecavüzü doğruladı. "Kızım için adalet istiyorum" çığlığıyla sosyal medya üzerinden 62 bin imza toplayan baba Ahmet i. ise "O adam hâlâ sokakta. Kızımın psikolojisi iyi değil" dedi.

    Milliyet gazetesinden Damla Yur'un haberine göre, eşinden ayrılan Ahmet i.'nin, Denizli'de ev ararken 16 yaşındaki kızı H.i.'yi, emanet ettiği sırada tecavüz eden evli akrabası 30 yaşındaki Ahmet Ç.'ye karşı hukuk mücadelesi sürüyor. H.i.’nin annesine anlatması sonucu ortaya çıkan tecavüzü öğrendikten sonra baba Ahmet i., Ahmet Ç. hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ahmet Ç., "çocuğa nitelikli istismar" suçlamasıyla mahkemeye çıkarılıp tutuklandı ancak 9 gün cezaevinde kaldıktan sonra avukatlarının yaptığı itirazla Denizli Ağır Ceza Mahkemesi'nce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Bunun üzerine baba Ahmet i., sosyal paylaşım sitelerinde, "Kızım için adalet istiyorum" adıyla imza kampanyası başlattı, 62 bin 428 imza topladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın da müdahil olmasına rağmen sanık Ahmet Ç., hâlâ tutuksuz yargılanıyor. ilk duruşmaya gelen Ahmet Ç., son 3 duruşmaya gelmedi.

    MAHKEME TUTUKLAMAYI REDDETTi

    Aradan geçen 10 ayda dosyaya H.i.'nin ifadelerini doğrular nitelikte DNA raporu, HTS kayıtları, cep telefonu görüşmelerinin bir bölümü eklendi. Ankara Kriminal Polis Laboratuarı'ndan alınan raporda, H.i.'ye ait kıyafet üzerinde Ahmet Ç.'nin menisinin karışmış olduğu tespit edildi. Ayrıca dosyada telefonun bulunduğu yer kayıtları (HTS) sonucu sanığın olay gecesi H.i'nin ifadesinde belirttiği dağ yolunda olduğu da ispatlanarak yer aldı.

    H.i'nin avukatı Jülide Keleş Yarışan, mahkeme heyetinin "rıza var" düşüncesinde olduğunu söyledi. Yarışan, "Dosyada tecavüz olduğu belli. Buna rağmen sanık tutuksuz yargılanmakta, mahkeme savcısı kadınların ve toplumun davaya hassasiyetini gereksiz bulmakta” dedi.

    Yarışan, sanığın duruşmalara katılması taleplerinin de "gerek yok" denilerek reddedildiğini söyledi.

    ‘Ne yapacağımı şaşırdım’

    Babası Ahmet i., de kızının psikolojisinin iyi olmadığını belirterek, "Binlerce imza, deliller hiçbir şey fayda etmedi. Kızımı bu hale getiren kişi hâlâ sokakta. Sanık kızımın ona gönderdiği cep telefonu mesajlarından dolayı serbest. Mesajlaşma nedeniyle adli makamlar 'Rıza var' yorumunda bulunuyor. Mesajlaşma kızımın ortadan kaybolduğu gün başlıyor ve şantaj amaçlı. Artık ne yapacağımızı şaşırdım" diyor.
    3 ...
  35. sakalı ile direksiyon çeviren iett şöförü

    ?.
  36. istanbul da görmeye alışık olduğum memurdur. hiç doğru bulmadığım zihniyettir. ve bunun mevcut iktidarla bire bir ilgilidir düşüncesi aklıma geldikçe canım daha çok sıkılmaktadır.
    0 ...
  37. need for speed beyazperdede

    ?.
  38. Need for Speed adlı bilgisayar oyunundan esinlenerek hayata geçirilmiş filmdir. fragmanından anlaşılacağı üzere hızlı ve öfkeli tarzı bir film olacak.

    http://video.ntvmsnbc.com...r-speed-beyazperdede.html
    1 ...
  39. sevgiliden ayrılma arifesi

    1.
  40. sevdiğimiz kadın veya erkekten ayrılık sürecidir. oldukça karmaşık ve uykusuz geçirilen bu süreçte bir çok gereksiz, çocuksu, veya gaddar olabiliyoruz ama ne var ki ne yapılırsa yapılsın hüzün ve sonraki planlarda hep yalnızlığın hakim olduğu hayaller hakimdir. ve cem adrian dinlemek için iyi bir vakittir.
    0 ...
  41. menekşeden önce

    1.
  42. Soner yalcının senaryosunu yazdığı, filmin müziklerini fazıl sayın yaptığı belgesel, Sivas katliyamını anlatan filmidir.

    3 ...
  43. cari açık temmuzda 5 8 milyar dolar oldu

    1.
  44. Dünya gazetesinin haberidir.

    Yılın ilk 7 aylık döneminde cari işlemler açığı, 42 milyar 99 milyon dolara yükseldi. Temmuz'da 4,8 milyar dolar 'kaynağı belli olmayan' giriş yaşandı!
    iSTANBUL - Cari işlemler dengesi, temmuzda 5.8 milyar dolar ile piyasa beklensitisinin üzerinde açık verdi. Piyasada cari açık beklentisi 5.3 milyar dolar seviyesindeydi.

    Yılın ilk 7 aylık döneminde cari işlemler açığı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 8 milyar 4 milyon dolar artarak 42 milyar 99 milyon dolara yükseldi.

    Yıllıklandırılmış cari açık ise temmuzda 55.7 milyar dolara çıktı.

    Aynı dönemde, cari işlemler açığında etkili olan dış ticaret açığı 7 milyar 642 milyon dolar artarak 48 milyar 604 milyon dolara çıktı.

    Yılın ilk yedi ayında yurtdışında yerleşik kişilerin yurt içinde yaptıkları net yatırımlar, Temmuz'daki 1.82 milyar dolar net girişe rağmen, bir önceki yılın ilk yedi ayına göre 2.1 milyar dolar azalarak 6.76 milyar dolara geriledi.

    Bu arada Temmuz'da net hata noksan kalemi ise 4,8 milyar dolar fazla vererek rekor kırdı.

    Bankacılara göre, cari açığın beklentilerin üzerinde gelmesinde devam eden altın ithalatına karşın ihracatın aynı seviyede artmaması ve yaz mevsimine göre nispeten düşük seyreden turizm gelirleri etkili oldu.

    http://www.dunya.com/cari...ar-dolar-oldu-202379h.htm
    0 ...
  45. öğrenim kredilerine gezi ayarı

    ?.
  46. Yüksek öğrenim kredilerini kafalarına keyfi olarak dağıtabildiklerini devletin vergisini nasıl kendi malı gibi canının istediğine verdiğinin istemediğine vermediğine açık bir kanıtıdır.

    http://www.radikal.com.tr...lerine_gezi_ayari-1144159

    ANKARA - Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, 2013-2014 öğretim yılında ‘direniş, boykot, işgal, yazı yazma, resim yapma ve slogan atma’ gibi davranışlarda bulunan öğrencilere kredi verilmeyeceğini Gezi Parkı eylemlerine katılan öğrencilere ‘kredi verilmeyeceği’ şeklinde yorumlanarak büyük tepki topladı.

    Yüksek Öğrenim KYK Genel Müdürlüğü, 2013-2014 öğretim yılı yurt içinde okuyan önlisans, lisans, özel yetenek, master ve doktora öğrencileri için burs ve öğrenim kredisi müracaat şartlarını internet sitesinden açıkladı. Kurum; öğrenim görmekte olduğu öğretim kurumlarında, eklentilerinde, kalmakta olduğu yurtta, öğretim kurumu veya barındığı yurdun dışında, münferiden veya topluca her ne şekilde olursa olsun anarşi ve terör olaylarına karışan, öğrenim özgürlüğünü ihlal edici (Direniş, boykot, işgal, yazı yazma, resim yapma, slogan atma vs.) davranışlarda bulunan bu fiillere eksik veya tam teşebbüste bulunan, üzerinde veya kendi kullanımına bırakılmış yerlerde ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, bıçaklar vs. tüm kesici, delici, yakıcı, boğucu, ezici, parçalayıcı, eza ve cefa verici olarak salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere, özel nitelikte yapılmış olan her türlü suç aletlerinden birini veya birkaçını bulunduran öğrencilere kredi verilmeyeceği açıklandı.

    2002’den beri vardı ama
    Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca verilecek öğrenim kredisi Öğrenim Kredisi Yönetmeliği’ne göre veriliyor. Tartışma yaratan madde ise yönetmeliği 2002 yılının Aralık ayında eklenmiş. Ancak KYK, geçmiş yıllarda burs ve kredi müracaatlarına ilişkin yaptığı duyurularında, yönetmelikte yer alan ilgili maddeye tüm ayrıntılarıyla yer vermemiş, ‘anarşi ve terör olaylarına karışanlar’ ifadesini kullanmakla yetinmişti.

    Tepki yarattı
    Bu yılki duyuruda madde metni aynen yer alması tepkileri de beraberinde getirdi. Sosyal paylaşım sitelerinde tepkilerini dile getirenler, bu karardan vazgeçilmesini de istediler. Eğitim-Sen Basın Yayın Sekreteri Tuğrul Culfa, karara “iktidar, çocukları potansiyel suçlu olarak görüyor. Bu iktidarın cezalandırma yöntemi” diye tepki gösterdi. Culfa, Gezi eylemlerinde gençlerin meydanlarda özgürlük mücadelelerini sürdürdüğünü, meydanlarda taleplerini dile getirme haklarını kullandığını ifade ederek yargı sürecinde de gençlerin hak arayışında yanlarında olacaklarını belirtti.

    Meclis gündemine taşındı
    Konu Meclis gündemine de taşındı. CHP istanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Çelebi, Bakan Kılıç’dan şu sorularına yanıt istedi:

    “Boykot etme, yürüyüşlere katılma toplantı ve gösteri yürüyüşü kanunuyla Anayasa tarafından güvenceye alınmış bir yasal hak değil midir? Bu hakkın kullanılmasına engel olarak Anayasaya aykırı davranmak suretiyle suç işlemiş olmuyor musunuz? Yasalardan doğan bu hakkı kullanacak öğrenciye burs verilmemesinin yasal dayanağı nedir? Devlet bursu verilirken istenilen kriterleri hangi kurum ve kuruluşlar belirlemektedir? Resim yapma, yazı yazma gibi faaliyetler neden burs almaya engel teşkil etmektedir? Resim yapmak, yazı yazmak ne zamandan beri suç sayılmaktadır? Burs almanın şartlarında öğrenim özgürlüğünden söz edilmiştir. Öğrenim özgürlüğü nedir? Resim yapma, yazı yazma gibi faaliyetler öğrenim özgürlüğünü nasıl ihlal etmektedir? Öğrencilerin yurtlara yerleşmesinde de aynı kriterler mi göz önünde bulundurulacaktır? Bu durumda resim yapan, yazı yazan öğrenciler sokaklara mı terk edilecektir? Öğrencilere verilecek olan burs kaynağı devletin vergileriyle sağlanmaktadır. Bu kaynak sadece hükümet yanlılarına mı haktır? Bu ve benzeri uygulamalarla üniversite gençliğini sindirmeye, sorgulamayan üretmeyen bir toplum yaratmaya mı çalışıyorsunuz?”

    Kılıç ‘Gezicilere kredi yok’ iddialarını yalanladı
    Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç Gezi Parkı eylemlerine katılan öğrencilere öğrenim kredisi verilmeyeceğine ilişkin iddiaları Twitter hesabından değerlendirdi. Kılıç, “Gezi Parkı eylemlerine katılan üniversitelilerin burslarının kesileceği haberleri tamamen yalan ve hayal mahsulüdür. Habere dayanak olarak gösterilen yönetmelik 1997 yılında yayınlandı. Yani yalancıların, Gezi Parkı’nın yerini bile bilmedikleri tarihte” dedi.
    0 ...
  47. zulum eden müslümanların allahu ekber demesi

    1.
  48. zulum eden müslümanların allahu ekber demesi, tanımlanamayacak bir hadisedir. allaha bu denli inanıp sorgulamaksızın inanmak ve her yaptı katliyamda ve benzeri olayda allahın adını anamak. youtube de bir tur atıp bakın bu nasıl müslümanlık, adamın boğazını keserken Allahu Ekber, Kadınlara Tecavüz ederken Allahu Ekber, insanları diri diri yakarken Allahu ekber, bu müslümanların sorumluları bunlara nasıl vaaz veriyor. nasıl bir inanış.
    1 ...
  49. ünlülerden erdoğan a sert mektup

    1.
  50. batıdan erdoğana yazılan mektuptur. uzaklardan fark edilen bu gerçekleri ülkemizde hala fark edemeyenler algılamayanlar var.

    Batı'da sanat dünyasının en önemli isimleri arasında gösterilen çok sayıda ünlü, bugün ingiltere'de yayımlanan The Times gazetesine tam sayfa ilan vererek, Gezi Parkı'ndaki aşırı polis şiddeti nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirdi.

    Başbakan Erdoğan'a Türkiye 'nin Avrupa Konseyi üyesi olduğu ve Avrupa insan Hakları Sözleşmesi'nin bir tarafı olduğu hatırlatılan mektupta, "Sonuç olarak, beş masum gencin ölümüne neden olan emirleriniz, Strasbourg'da bir davaya dayanak teşkil edebilir" denildi.

    iŞTE iLANIN TAM METNi

    Bay Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Başbakanı

    Ankara , Türkiye. Temmuz 2013

    Sayın Bay Erdoğan,

    Aşağıda imzası olanlar, bu mektubu sizin polis güçlerinizin istanbul’da Taksim Meydanı ve Gezi Parkı ile Türkiye’nin diğer büyük şehirlerindeki barışçı gösterileri, Türk Tabipler Birliği’nin verilerine göre beş kişinin ölmesi 11 kişinin ayrım göstermeksizin biber gazı kullanımı nedeniyle gözünü kaybetmesi ve 8 binden fazla kişinin yaralanmasına neden olacak biçimde, zalimce bastırmasını en güçlü şekilde kınamak amacıyla yazıyoruz. Ancak, Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nın benzersiz bir şiddet kullanımıyla boşaltılmasından sadece günler sonra, tek suçları sizin diktatoryal yönetimine çıkmak olan bu beş ölüye aldırmadan, istanbul’da Nuremberg Toplanması'nı hatırlatan bir miting düzenlediniz. Sizin hapishanelerinizde Çin ve iran hapishanelerindeki sayının toplamından daha fazla gazeteci var. Buna ek olarak, göstericileri çapulcu, yağmacı, holigan olarak nitelendirdiniz, hatta bu göstericilerin yabancıların yönlendirdiği teröristler olduğunu söylediniz. Oysa gerçekte, bu göstericiler sadece Türkiye’nin kurucusu Kemal Atatürk ’ün öngördüğü şekilde laik bir cumhuriyet olarak kalmasını isteyen gençlerdi. Sonuç olarak, bir yandan ülkenizi AB üyesi yapmaya çalışırken, bir yandan Türkiye’nin bir Egemen Devlet olduğunu söyleyerek, AB liderleri tarafından size yönelik tüm eleştirileri reddediyorsunuz. Size 9 Ağustos 1949’da imzalanmış Konvansiyon uyarınca Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nin bir üyesi olduğunu, 18 Mayıs 1954’te Avrupa insan Hakları Konvansiyonu'nu imzaladığını ve Avrupa insan Hakları Mahkemesi’nin yetkisini tanıdığını saygıyla hatırlatıyoruz. Bunların sonucunda, beş masum gencin ölümüne neden olan emirleriniz, Strasbourg'da bir davaya dayanak teşkil edebilir.
    Saygılarımızla...

    iMZACI ÜNLÜLER

    Türkiye’den Fazıl Say’ın da yer aldığı, “Başbakan Erdoğan’a açık mektup”un imzacıları şöyle:

    ANDREW MANGO, Atatürk'ün biyografisinin yazarı
    HUGO PAGE, Avukat
    RONALD THWAITES, Avukat
    DAVID LYNCH, Yönetmen “Mulholland Drive” filmiyle Altın Palmiye ödülü sahibi
    SEAN PENN, Aktör/Yönetmen, “Milk” ve “Mystic River” filmleriyle Oscar sahibi
    VANESSA REDGRAVE, Aktris, “Julia” filmiyle Oscar ödülü sahibi
    SUSAN SARANDON Aktris, “Dead Man Walking” filmiyle Oscar ödülü sahibi
    SIR BEN KINGSLEY, Aktör, “Gandhi” filmiyle Oscar ödülü sahibi
    JAMES FOX, Aktör
    FREDERIC RAPHAEL, Yazar, “Darling” ile Oscar ödülü sahibi
    SIR TOM STOPPARD, Senaryo yazarı, "Shakespeare in Love" filmiyle Oscar ödülü sahibi
    CHRISTOPHER HAMPTON, Senaryo yazarı, "Dangerous Liaisons" filmiyle Oscar ödülü sahibi
    LORD JULIAN FELLOWES, Senaryo yazarı "Gosford Park" ile Oscar ödülü sahibi
    VILMOS ZSIGMOND, Sinematograf, "Close Encounters of the Third Kind" ile Oscar sahibi
    BRANKO LUSTIG, Yapımcı, "Schindler's List" ve"Gladiator" ile Oscar ödülü sahibi
    RACHEL JOHNSON, Yazar
    EDNA O'BRIEN, Yazar
    CHRISTOPHER SHINN, Senaryo yazarı
    DAVID STARKEY, Anayasa tarihçisi
    FAZIL SAY, Besteci-piyanist
    LADY CHOLMONDELY, Chopin Society Başkanı
    LORD MONSON, Yazar
    LORD STRACHCARRON, Belgesel yapımcısı
    DOWNSHIRE MARKiSi, Toprak sahibi
    JEREMY CORBYN MP, işçi Partisi Milletvekili
    EDMUND KINGSLEY, Aktör
    IGOR USTINOV, Heykeltraş
    MAURICE FARHI MBE, Yazar
    JACK FOX, Aktör
    CLAIRE BERLINSKI, Yazar
    OONA CHAPLIN, Aktrist
    FUAD KAVUR, Film yapımcısı

    http://www.radikal.com.tr...ogana_sert_mektup-1143237
    9 ...
  51. başbakan a küfrü tahmin etmeliydi

    1.
  52. canlı yayında bir kişinin başbakana küfür etmesinden dolayı kanala kesilen cezadır.

    RTÜK, canlı yayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a küfür eden bir vatandaş için TV kanalına, ‘’Küfür geleceği tahmin edilmeliydi’’ gerekçesiyle ceza verdi.

    Gazeteport’un haberine göre, RTÜK toplantısında, istanbul’da yerel yayın yapan Barış TV adlı kanalda, 1 Haziran günü canlı yayınlanan, Taksim Gezi Parkı olaylarına ilişkin, haber programı ele alındı.

    Yayın sırasında ekrana çıkan bir kişi, ‘’Bu Tayyip var ya bu Tayyip, bir hafta cezaevinde yattı, kendi oğlunu özel uçakla Amerika'ya gönderdi. Bu kadar vatandaşa su sıkıyor, Suriyelileri kendine oy için buraya getirdi. Tinerci baliciler anarşist olmuş da, esrarcı hapçılar anarşist olmuş da, sen mi biliyon lan‘’ dedi ve küfür etti.

    RTÜK izleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, bu konudaki raporunda, toplumsal olaylardaki canlı yayınlarda, ihlal yaratacak davranışlarda bulunma olasılığının göz önüne alınması gerektiğini vurguladı.

    Raporda ‘’Bu kişinin sözlerinden, konuşmanın sonunun nasıl geleceği mesleki tecrübelerden tahmin edilmeliydi’’ denildi. RTÜK de, Barış TV’ye ‘’Dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımı’’ nedeniyle uyarı cezası verdi.

    http://www.radikal.com.tr..._etmeliydi_cezasi-1143132
    3 ...
  53. bir iki kişi polise şiddet uygularken ölüyor

    1.
  54. erdoğanın saçmalamalarından biridir. o kadar görüntüye o kadar delile rağmen adam nasıl oluyorda böyle atıp tutabiliyor. hitap ettiği kitle hiçmi bu görüntüleri izlemedi? bu kadar gözleri kapalı mı?

    -Haberin aslı-

    Erdoğan, orucu halkın acısını küçümseyerek, kanla açtı: ‘Türkiye’de bir kişi, iki kişi, üç kişi, dört kişi polise şiddet uygularken ölüyor, twettler, faceboklarla, dünyanın altını üstüne getiriyorlar’

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şiddet dilini kullanmaya daha da pervasızlaşarak devam ediyor. Dün (18 Temmuz) AKP Dışilişkiler Başkanlığı’nın düzenlediği 6. Geleneksel Büyükelçiler iftar Programı’nda konuşan Erdoğan, orucu halkın acısını küçümseyerek, kanla açtı.

    Erdoğan’ın, Mısırlıların ölümüne dikkat çekmek için Türkiye’de polis tarafından katledilen yurttaşların ölümlerinin önemsiz olduğunu ima ettiği konuşmasının ilgili bölümü şöyle:

    “Türkiye‘de bir kişi, iki kişi, üç kişi, dört kişi polise şiddet uygularken ölüyor, twettler, faceboklarla, dünyanın altını üstüne getiriyorlar ama öbür tarafta şu ana kadar Mısır’da 300 kişi ölüyor, bunların 53 tanesi namaz kılarken ibadet esnasında kurşunlanarak öldürülüyor, dünya sessiz. Niye konuşmuyorsunuz? Hadi bunun karşısında da konuşun. ikircikli olmanın anlamı yok. Burada konuşmayacaksanız da nerede konuşacaksınız? Bu insanlar ibadetini yaparken kurşunlanarak öldürülüyor. işte bizim feryadımız bunadır, bu haksızlığadır. Milletin iradesine saygı duymayanlara karşıdır, bizim bu feryadımız. Bu doğrultuda halkın tercihinin tam anlamıyla tecelli edeceği özgür ve adil seçimlerin bir an once gerçekleştirilmesi hepimizin beklentisidir.”

    Sendika.Org
    1 ...
  55. millet vekillerinin numaraları

    ?.
  56. redhack yayınlamıştır. bit telefon uzağınızdalar.

    http://redleaks.blogspot.com/
    0 ...
  57. zehir zekalı otomatik vekiller

    1.
  58. Ak partili vekillerdir yasanın ne olduğunu anlamadan chp kabul etti diye otomatik olarak red ettikleri yasaya sahip vekillerdir. ne kadar boş ne kadar ... olduğunu gösteren vekillerdir.
    3 ...
  59. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük