alllah mutlu mesut etsin evliliğidir. o kadın ne harika bir insandır ki sevdiceğine dürüsttür. o adam ne harika bir adamdır ki sevdiği kadına sahip çıkmıştır. maşallah lan size.
Bir kadın olarak doğmuş olsaydım,kesinlikle orospu olurdum.Erkek olduğum için sürekli kadınları arzuladım,ne kadar aşağılardaysan o kadar iyidir:buna rağmen kadınlar-iyi kadınlar-beni korkuttu çünkü onlar ruhunuzu ele geçirmek isterler sonunda,peki o zaman ne kalırdı benden geriye korumak isteyeceğim?Açıkçası fahişeleri düşmüş kadınları arzu ettim,çünkü ölüdür onlar ve serttirler,sizden bir şey beklemezler.Çekip gittikleri zaman hiçbir şey kaybetmezsiniz.Öte yandan bütün bunaltıcı bedellerine rağmen yumuşak,iyi kadınlara da hasret çektim.iki türlüde kaybettim.Güçlü bir adam her ikisinden de vazgeçerdi.Ben güçlü değildim.Böylece kadınlarla,kadın düşüncesiyle uğraştım durdum.
dangalaklıkta sınır tanımayan, kıllı bacaklarını ince çorabıyla veya taytıyla örtmeği yeğleyen,
''offfff herqs bni taciz etmeq ıstıyaooouu....qırolar, barzolar '' triplerinden bir türlü kendini ve ufacık beynini alıkoyamamış,
gözgöze temasla bile götü kalkabilen, yurdum hatun kişisinin herzamanki gibi kendini nimetten sayması ve bu da yetmezmiş gibi bunu bir kampanya haline getirmesi durumudur.
kendi kendine yetemeyen aciz bünyelerin yapacağı iş budur. evet efendim acizlik.
kendinle mutlu olamıyorsun sen. sen bir hiçsin bu dünyada. karasinekler bile günlerini doldurmak için bir meşgale buluyor ama sen bulamıyorsun.
işyerinde çalışan onca iş arkadaşın gece evine giderken kafasında şunu şunu yapacağım diyor ama sen diyemiyorsun.
neden biliyor musun? sen o sevgili ile birlikteyken bir hiç oldun. daha önce yapmaktan keyif aldığın onca yaptığın uğraşlardan vazgeçtin onla birlikteyken.
seni sen yapan bir çok vasfından aylarca uzak kaldın sen. konuşman bile değişti lan. artık sen diye bişey yok ki zibidi.
sonra ne yaptın ayrıldınız demi... yoksa şimdi bu durum sana ağır mı geliyor.
çok güzel bi laf var arkadaşım. yiyemeğeceğin * altına yatmayacaksın kardeşim. ya da
yiyemeğeceğin * kaşıklamayacaksın. artık sen hangisini seçersen.
şimdi bekle ki arasın. ya da arasan mı aramasan mı acaba değil mi.
kim için? '' yhaaaa ufff şuan çoook işoooom vaarrr... sonra qonuşsaq yhaaa... '' diyecek, beyinden yoksun, yaratıcılıktan yoksun, bu dünyadaki tek vasfı, o da allah' ın vergisi olan güzel görünmek olan yararsız bir tüketici için.
başka işin mi yok lan bu dünyada. evet biliyorum yok.
çünkü sen artık dünyanın oksijen rezervini tüketmekten başka bi işe yaramayan, acınası bi yaratıksın.
sizler yağmuru beklemezsiniz, taşıyacak tarlanız yoktur.
sayınız azaldı artık, eskisi kadar çok sesiniz çıkmıyor. eskisi kadar güçlü değilsiniz artık.
makam mevki, müdürlük falan sizler için hayal... çok paralı bi işe ''yerleştirilmek'' sizin gibi kişiler için imkansız.
çıkarlarınızın peşinden koşmazsınız. bu uğurda kaybedecek olsanız bile ve aslında bunu bile bile, inandığınız davadan vazgeçmeyecek kadar sağlam düşünceli, sağlam karakterli adamlarsınız. iyi ki varsınız.
Gerçek güzellik, tabii ki kişilikte yatar. Kaşların biçiminde değil. pek çok kadın bana beni harikulade bulduklarını söylemiştir. oysa benim yüzüme bakmak bir kase çorbaya bakmaktan farksızdır..
onu her nasılsa yazışma ya da şiir veya dergiler yoluyla tanıdım
ve bana tecavüz ve şehvet konulu çok seksi şiirler yollamaya başladı,
ve işin içine biraz da entellektüellik karışınca
biraz kafam karıştı ve arabama atlayıp kuzey'e sürdüm;
uykusuz, akşamdan kalma, yeni boşanmış,
işsiz, yaşlanmış, yorgun, beş on yıldır
çoğunlukla uyumak ister bir halde, sonunda moteli buldum
küçük güneşli bir kasabada toprak bir yol üzerinde
ve orda oturup bir sigara tüttürdüm
düşündüm, gerçekten delirmiş olmalısın diye,
ve bir saat geç çıktım
kadınla buluşmaya, epey yaşlıydı,
nedense benim kadar, pek seksi değildi
ve bana çok set, ham bir elma verdi
kalan dişlerimle çiğnediğim;
adı konulmamış bir hastalıktan ölüyormuş
astım gibi bir şeyden, ve
sana bir sır vermek istiyorum dedi, ben de
biliyorum; bakiresin,35 yaşındasın, dedim.
ve bir defter çıkardı, on-oniki şiir:
bir ömürlük çalışma ve okumak zorunda kaldım
ve anlayışlı olmaya çalıştım
ama çok berbattılar.
sonra onu bir yere götürdüm, boks maçlarına
ve ellerini kenetleyip
dumanın içinde öksürdü
ve etrafına bakınıp durdu
bütün insanlara
ve sonra da boksörlere.
sen hiç heyecanlanmazsın, değil mi? , dedi
ama o gece tepelerde epeyce heyecanlandım,
ve onunla iki-üç kere daha buluştum
şiirlerinin bazılarında yardımcı oldum
ve dilini boğazımın yarısına kadar soktu
ama ondan ayrıldığımda
hala bakireydi
ve berbat bir şair.
düşünüyorum da bir kadın açmamışsa bacaklarını
35 yıl
iş işten geçmiştir
aşk için de
şiir için de.
terli terli soğuk su içiyorsunuz. içmeyin hasta olursunuz. üç beyazdan da uzak durun un tuz şeker. kolesterolü var şekeri var. bi de her gün günde 2 kez dişlerinizi fırçalayın. ha en önemlisi karlı havalarda mutlaka arabanızda zincir bulundurun. boşu boşuna ceza yemeğin.