Sırf Youtube'da da takip ettiğim domino sanatçısı Lilly Hevesh'i görmek için gitmiştim Yıldırım'a bu 29 Ekim'de. iyi ki de gitmişim. 300.000 domino taşı devrildi gözlerimizin önünde. Harika bir olaydı. Üstelik, sadece domino gösterisi de değil, şiir dinletileri ve konserler de muhteşemdi. Başkan ismail Hakkı Edebali'yi tebrik etmek lazım.
bir arkadaşımla girdigim mağazada pahalı olduğunu söyleyemeyip sürekli yakışmadığını iddaa ettiğim halde yanımdaki arkadaş sürekli yok be olum 10 numara oldu deyip kıvırma opsiyonumu sürekli elimden alıp beni köşeye sıkıştırmıştı ve beni o ürünü almak zorunda bırakmıştı. seni de umutmuyorum fero.
kesinlikle imajımız 0 zaten bizi sevmiyorlar. italya ya bağlı sardunya adasında kasiyer kadınla 2 gün muhabbet ettik 2. günün sonunda nereli olduğumuzu sorduğunda türkiye deyince çok şaşırmıştı ispanyollara benziyorsunuz demişti. ispanya yı görmeyen herkezin bu lafı duyduğunda gururu okşanabilir ama görenler için tam bir fiyaskodur. zira ispanyollarda türkler kadar çirkin.
vazgeçilmeyecek ikilidir kendileri, hatta türk toplumu arasındaki önemini şöyle ifade edeyim türk gemilerinde her pazar öğle yemeğinde kuru fasülye pilav yapılır şaşmaz kesinlikle.
araba karbüratörlerini temizlemek için kullanılan wd-40 denilen bir sprey var bu sprey aynı zamanda elektronik eşyaların içine sıkılıp içerisindeki kirleri soğutup bir anda kurutmak içinde kullanılır. genelde araba aksesuarları satan yerlerde bulabilirsiniz.
trip konusunda uzmanlaşmışlardır bu konuda ellerine hiçbir dünya kadını su dökemez ki şu açıdan bakarsak trip denen şey yoğurt gibi türklerden çıkmıştır. ancak trip yoğurt gibi globalleşen dünyaya kendini entegre edemeyip türk kızları arasında kalmıştır. bu da demek oluyorki bu konuda dünya kadınlarının türk kadınlarının eline su dökememesi teoriside çürümüş olur. zira trip denen olayı diğer dünya kadınları hiçbir mantığa sığdırıp kabul etmemiştir. bu olay sadece türk kızlarına özgü olup insanı çileden çıkarmak için yapılmış tarihi çok eskilere dayanan gizli bir feminist örgütün işidir.
aşırı abartmadığı sürece sıkıntı yoktur hatta yakışırda bir kıza küfür. ettiği küfürler unisex olursa çok daha güzel olur. zira yanınızda sürekli amk diyen bir kızın olması hiç hoş değil.
insanı garip bir şekilde rahatlatan durumdur. binlerce kelimenin anlatamadığı durumu tek başına anlatır ve binlerce anlamı vardır. gitmek, sevmek, sinirlenmek, gelmek, vb. yani bütün duyguların ötesinde eyvallah demektir susmak, herşeye rağmen eyvallah.
tuz ruhuyla karıştırıldığında ciddi sağlık problemlerine ve hatta ölüme sebep olan kimyasaldır.
çalıştığım bir gemide yeni gelen bir gemici aşırı titizliğin verdiği duyguyla kamarasını bu iki kimyasalı karıştırarak temizlemiş ve bide utanmadan kapıyı pencereyi hava soğuk diye kapatıp uyumuş. adamı zor kurtardık ciğerleri harap olmuştu 8 ay boyunca öksürdü adam sürekli balgam atıyordu. kendisi de 50-55 yaşlarında bir adamdı abi dedim sen hiç duymadın mı bu ikisinin karıştırılmayacağını kaç yaşında adamsın dedim ben bile yapmam senin yaptığını dedim. adamın bana söylediği şu ne bilim amına goyen ölüyodum az kalsın.
tam olarak ne olduğunu bilmediğim bir ezikliktir. şahsen 10 tane ülke gördüğüm için hunharca gülmek var içimde hatta gülüyorum oha çok pis gülüyorum la. işin şakası yurt dışına çıkmak o kadarda ahım şahım birşey değil. bende yurt dışına çıkmadan önce vaovvv diyordum ama çıktık hiçbir şey değişmiyor insanın hayatında o kadarda kasmaya gerek yok.
konuşma sırasında karşı tarafın daha iyi anlamasını ümit ettiği için yaklaşma hissiyatını taşıyan insandır. kötü bir neyiti yoktur aslında. tek sorunu yaklaşılan insan uzaklaştıkça daha fazla yanaşır ve en sonunda dudağa yapışma potansiyeline de sahiptir ayrıca.
ankara'yı özlemek soğuğu özlemektir. sokaklarında abarth egzoz sesini özlemektir. ne kadar soğuk olsada, insanlarının sevdiği insana olan sıcak kardeşliğini özlemektir. yani kısacası ankara'yı özlemek denizi özlemek değildir. denizi görmesede deniz varmışcasına esen meltemlerini özlemektir.