ailenin karne diye adlandırdığı transkript isteme davasının sonucunda matbaa-ozalit vs bir yere ortalama 50 lira dökülerek yaptırılan illegal bir olaydır.sonuçları farkedilirse tahrip edici olabilir.
Zor zanaattir.zaman,tecrübe ve beyin gücü ister.beyin gücü ister diyorum çünkü filmde yaşananların,görüntülenin ötesine gidebilmek gerekir.bugün arkadaşlarla 53454.kez life is beautifulu izliyordum ve 'hmm son sahne iyiydi ama onun dışında pek te etkilenmedim' dedi bir arkadaş.yahu arkadaş sığ görüyorsun çünkü.film şayet dramaysa sen sadece ölümü görmek istiyorsun,vahşeti görmek istiyorsun,kan istiyorsun,adamların hırpalanışının her anına şahit olmak istiyorsun.ama bilmiyor musun ki arkadaş önemli olan orada adamın bize en güzel hissettirdiği şeyi;duygularını,çabalayışını hissetmen gerek..
her an güldüren,her an ağlatan film yapması pek zor değil bu günlede ağlanacak o kadar şey varken.biraz da önümüze kabak gibi serilmeyen filmlerin tadını çıkaralım lütfen.
romantik filmdeki aşkları kusursuz göstermeleridir.
şöyle ki;izlenen tüüm romantik filmler aşıklar kavuşana kadar.öncesinde yaşanan zorluklar,ihtiraslar kısacası izlerken yüreğimizi hoplatan o hadiseler sıkıyosa evlenip tüm gün tv izleyen adamın ve hergün yemek yapma derdine düşen kadının başına gelsin..sonra çoluk çocuğa karış onunla ilgilen.veli toplantısıydı yok oda yok buda.
o kavuşulan ana gelinceye kadar olan kısma gelince de hiç insani olmayan mükemmellikte oluyor maşuklar.efendim ne evde bir haftalık,üstünde çıkmamış çay lekesi olan eşofmanla geziyorlar ne birinin babası arayıp kızım oğlum yemeğe gel haaa diye uyarılarda bulunmuyo.çok sahte çok.artık duygulanmıyorum da.romantik filmlere olan tüm iştahım kaçtı yemin ediyorum.
yıllar önce bir şairden okumuştum.Alıntı değil fakat aklımda kalan ve katıldığım kadarıyla şu şekilde;
insan hayatında bir kere aşık olur derler fakat gün içinde bile birden fazla kısacık saniyeler süren aşklar yaşarlar.misal durakta otobüs beklerken,yolda yürürken,belki bir satıcı belki sana anket yapan o kişi.
insan düşünürmüş görüp, onla saniyeler içinde bir gelecek planlar yaşatır artı ve eksilerini hayal edermiş.ve puff.ne hatırlar ne hisseder bir daha.insanoğlu tuhaf,çok tuhaf.
Trakya'da yaşayan bir insan olarak yıllardır dikkatimi çeken macır kızlarına söylenmek istenen bir çift sözü içerir.
; Bak güzel kız,gözleri parıl parıl renkli,sözleri kıvrım kıvrım dolambaçlı kız! çok güzel oluyosun evet ben bile dönüp dönüp bakıyorum sana,uzun boy,altın rengi saçlar,renkli gözler vs vs.fakat kabul et çok safsın.o kadar çok zaafın var ki saymaya başlasam ayak parmaklarıma değin sürer.anneni babanı üzüyosun bide gelip arkadaşlarının beynine ediyorsun.bir yerde dur demek lazım bir hayat çizgisi belirle kendine yahu.tek emelin o zengin mükemmel eş olmasın lütfen..lütfen.
geçen gün televizyonu bir açtım.peşpeşe gelen yasaklayıcı haberlerle öyle irkildim öyle telaşlandım ki anlatamam.muhteşem yüzyıl dizisine uyarı cezası geldi.birçok köşe yazarının dediği gibi 'ulan Atatürk'e yapılan onca saygısızlığa düşünce özgürlüğü denilerek süslerken padişahın yaptığı her işi sanki adım adım bilen türk milletinden gelen binlerce şikayet dahşete düşürdü beni.hay allahım çok bilirmiş gibi padişahın hayatını bir kere okumuş gibi.osmanlı yanlıları.her neyse sonra bir baktı bir okulda müdürün teki kız-erkek öğrencilere 45 cm uzaklık uyarısında bulunmuş.olacak iş gibi.şimdi bu alkol yasağı..betim benzim attı.bir çok kişinin ekmeğini kazanmasına da engel bi haraket.Alkolde cok sevdiğimden değil hani.bir kısıtlama bir engelleme olması ağrıma gidiyor ondan.
o polyanna kılıklı soytarılar bu yasaklara karşı ne diyecek merak ediyorum..ülkenin emin ellerde olduğunu asla sarsılmayacağını söyleyenler.bir Türk genci olarak utanıyorum bir şey yapamamak çok koyuyor.
bugünlerde dikkatimi çeken gittikçe insanlardan uzaklaşmama sebep olan hal.üstünlük mücadadelesi içinde iş hayatı,okul hayatı,aşk hayatı,sosyal hayat vs durumlarda mükemmellik arayışı o denli ilerledi ki bende dahil olmak üzere çevremde bir çok insanın kendini eksik hissettiğini görebiliyorum.ve bunun getirisi olarak mutsuz olduğunu da.her boka elimizi atıp yarım bırakırırız sonra.kabullenelim artık kimse mükemmel değil,olayamacakta.ve bizi birbirimizle yarıştıran tüm zihniyetlerden tiksiniyorum.
gazete yahut dergiyle girilen ve min. 15 dakika kalınan tuvalet sonrası yaşanan durum.kalktıktan sonra bayağ bir süre kendine gelemezsin,hayattaki ilk adımını atarcasına ürkek olursun ya o his ne fenadır.
din ile gelenek ve göreneklerin karıştırılmasından dolayı ortaya çıkan karmaşa.mahalle baskısı dediğimiz durum olsun,konuşmaya başladğımız ilk anlardan itibaren olsun bize yasaklanan,ayıplanan birçok şey ne kitapta yazar,ne de siyerde bulunur.küçük kızlara denirdi ki eskiden kırmızı ojenin içinde şeytan var sürme.denmez ki hiçbir zaman laf olur diye.
bunun yarattığı etki daha da vahim.insanlar yaratıcıdan korkar,iletişim kuramaz olur.halbuki ki 'o size şah damrınızdan daha yakındır' der.bununlar birlikte öyle ilginç şeyleri günah ayıp saymışız ki izbe,herkesten uzak yerlerde yapılan hayvanlıklıkların mübah olabilceğini düşünmüşüz.
keşke insanlar biraz daha duyarlı,biraz daha okur-düşünür ve biraz daha hoşgörülü olsa.
birinden bugüne kadar alınan en ilginç hediyerdir.misal ben bugün bir kızılderili büstü gibi bir hediye aldım.kanımca değişik bir hediye.yani hediye bana verildi.
yunanistan ekonomisinin çökme nedenleri arasında türkiyeye karşı silahlanma yarışıda gösteriliyor.her yıl artan silahlanma masrafları bugün,14 milyar kadar..
fizik bölümünün sayısal bölümler arasında nerdeyse en düşük puanlı bölüm olmasına karşın yine nerdeyse en zor bölüm olmasıdır.bilim değer görmüyor burda.