Giresun tombul fındığının günlük kavrulup internet üzerinden satışının yapıldığı site. Dünyanın en kaliteli fındığını sattıklarını iddia ediyorlar. Ben denedim lezzeti ve tazeliği mükemmel. Fındığın aganigi naganigi olmadığını, bu sloganın cinsiyetçi olduğunu söylüyor ve red ediyorlar. Sitenin kurucusu bir bayan olan Gülen Akşen: ''fındığın gebeler ve çocuklar için vazgeçilmez bir besin kaynağı olduğu ve erkek azdırıcı hiç bir etkisi olmadığını'' söylüyor. FTG'nin reklam kampanyasını doğru bulmuyorlar.
çapa tip fakultesi yemekhanesinden et calinirken kamerayi kürekle kapatmaya calisan zihniyet.tabi bununla es zamanli olarak kpss de calinan sorularda var,türkiyede hirsizlik bu kadar alenen hic bir dönem yapilmamisti..
fikrimce yılın olayıdır. büyüklenme padişahım senden büyük Allah var. ekşisözlükte bu afra bu tafra bu böbürlenme bu posta koyma halleri bir anda tuzla buz oldu.neydi tekrar hatırlayalım fatih altaylı başlığında yer alan yazılardan 97 adedi "av. emine rezzan aydınoğlu'nun talebi ile 5651 sayılı yasa gereğince beyoğlu 4. sulh ceza mahkemesi'nin 09/07/2010 tarih ve 2010/64müt. kararı ile yayından sürekli olarak çıkartılmıştır."
para yok saadet var. hanım akşamları masaj yapar. işsiz olduğum günlerde yan gel yat televizyon izle. çalıştığım zamanlarda işte çalışmanın hazzı. değmeyin benim keyfime.
demokrasi ve özgürlük cemaatler ve baskı gruplarının her alanda elini kolunu sallayıp rahat rahat kök salıp büyümelirine olanak sağlamak için bir ortam yaratmalımı.ve kendi varlık nedeninini oratadan kaldıran fikirlere karşı toleranslı olmalımı,günümüzün en ciddi sorunları ve demokrasini en ciddi açmazı sanırım.
Cumhuriyet tarihimizin insan yetiştirme tarihçesinin son perdesi de, bundan öncekiler kadar sıkıcı, tahmin edilebilir ve trajikomik. Aslında sadece bize mahsus değil; başka kültürlerin de eğitiyoruz diye, yandaş vatandaş üretme işine eğitim dedikleri oluyor.
Değişen bir şey yok. Köy enstitülerinden başlayarak, 60ların, 70;lerin daha sonra Anadolu Lisesi diye devam eden kolej macerası dahil, Cumhuriyet Tarihinin hiçbir eğitim projesi, bireyin düşünme ve dünyayı kavrama kapasitesini geliştirme amaçlı olmadı. Hele imam hatip liseleri, böyle bir gaye amaçladığı veya genç beyinleri eğitme iddiası falan olduğu gibi söylemlere bile girme ihtiyacı duyulmadan, tamamen yandaş vatandaş yetiştirme ve oy almak için politik yatırım olarak, 70lerin başından beri bilumum politikacı tarafından açılıp durmakta.
Bu vizyonsuz eğitim sisteminin sonucu olarak, Türkiyede genel olarak eğitilmiş(!) insanın kalitesi düşmekte. Örnek vermek gerekirse; 70li yıllarda, TC;nin standart bir lisesinden mezun bir genç, Birleşik Krallıktaki(BK) bir üniversiteye kabul edilirken, bugün hiç bir standart TC Lisesi mezunu, bir ön akademik çalışma yapmadan herhangi bir BKdeki yüksek okuluna kabul edilmiyor.
Anne babaların genellikle okurken, biraz da dininden haberdar olsun diye, tercih ettikleri imam Hatip Liselerinden mezun olanların hali daha berbat. Bırakın yurtdışındaki eğitim seviyeleri ve standartları daha iyi olan ülkelerdeki okullardan kabul görebilmeyi,bildiğiniz gibi katsayı ayrımcılığı ile kendi ülkelerinde bile önleri kapalı. Onların şampiyonluğuna soyunmuş gibi yapan hiçbir politikacının da, samimi olduğunu sanmıyorum. Sanmıyorum; çünkü asıl sorundan bahseden yok.
Bugünün imam hatiplisi nasıl bir öğrenci? Benim gözlemlediğim, bu gençlerin büyük bir çoğunluğu korkular, kompleksler içinde kötü eğitilmiş ve güdülmeye müsait. imam hatip projesi, kendi mantığı içinde bile başarısızlığa uğramış bir proje. Bu tedrisattan gelen gençler, bırakın herhangi bir Batı dilini, Arapça veya Farsçayı bile sökemeden, dinci politikaların neferi olmaktan öte bir işe yaramayan insanlar olarak topluma salıveriliyorlar.
Söylemek istediğimi daha pratik olarak dillendirmeye çalışırsam, şu soruları sormak lazım. imam Hatipliye kim iş ve eş verir? Cevaplar da önümüzde: Diyanet işlerinin muazzam kadro artışı da, böyle açıklanabilir herhalde. Bugün Türkiyeyi idare edenlerin imam hatipli evlatlarını yurtdışında okutma çabaları da, enteresan bir durum tesbiti yapıyor!
Genç imam hatipliler rahatsız ve rahatsız olmakta haklılar. Politik islamın yükselişe geçmesi ile sayıları, ülkenin ihtiyacının kat ve kat üstüne çıkan imam hatipliler, iş ve aş bulma sorunu yaşadıkları gibi makbul bir grup olarak kabul görmekten de uzaklar. AKP iktidarı ile imam hatipliler, belediye başkanı olabiliyorlar, devlet memuru olabiliyorlar; hatta milletvekili ve bakan bile olabiliyorlar, ama aranılan vatandaş, istenilen eş ve çalışan olmaktan çok uzaklar.
Sorunu, katsayının kaldırılması da çözemez, bu sadece gittikçe ayağa düşen üniversite eğitimi standartlarını daha da düşürür. imam hatiplilerin rahatsızlığını hakikaten çözmek isteyenlerin, bu grubun eğitim kalitesini ve standartlarını yükseltmeleri gerekir.
Biat kültürünün kutsandığı, yarı cahil üreten okullardan memlekete, insanlığa herhangi bir katkı sunabilecek bir vatandaş çıkamıyor. Ben, bunda şaşacak bir şey görmüyorum. YÖK denilen şey, eskiden başka türlü işliyordu. Şimdi AKPye hizmet veriyor. O kadar sene şikâyet ettikten sonra ele geçirince, aynen eskisi gibi devam ettirdikleri bu kuruluştan gelen sözde hukuki itirazlara, hangi aklı başında insan itibar edebilir?
Yine aynı noktaya geldik. Türkiyeyi bugün idare edenler demokrasi, medeniyet, insan hakları konularında asla ciddi değiller. Sadece, Türkiyenin kaymağını artık onlar yemek istiyor. Basında da güçlü destekçileri var. Genç imam hatipliler, istedikleri kadar rahatsız olsunlar. Onlar, bu iktidarın neferleri olarak yetiştirildiler ve bu biat kültüründe, politik piyon olarak kullanılmaya devam edilecekler. Kaderleri bu! bkz KÜRŞAD KAHRAMANOĞLU birgün gazetesi
çok eskiden belki bi on sene olmuştur savaş ay gece hastaneleri basıp doktorları uyandırırdı.yalnız doktor odasındaki manzara aynen şu idi bir elektrikli soba, doktor uzanmış yatıyor, masanın üzerinde ekmek kırıntıları...
yakacık mezarlığına çok yakındır bu durum iyimi kötümü kişiye göre değişir tabi.ama bahçesinden içeriye girdiğinizde sizi güzel bir çam kokusu karşılar.etrafta ağlayan çocukları saymazsak gerçekten güzel yerdir.cumartesi ve pazarları bahçesinde piknik yapabilirsiniz.
keşap in bir mahallesi olup eskiden küçük moskova olarak anilirdi,şimdilerde o özelligini yitirsede doğup büyüdügüm her gün okula giderken yollarini aşındırdığım memleketim..