Adana'da şu mereti evlere servis olarak getiren bir tek şırdancı yok mudur arkadaş.
Dışarısı soğuk,sakat sakat yatıyorum,illa tencere önüne gidip taburede göt çatalımı arka sokağa göstermek istemiyorum.evimde çatır çatır yemek istiyorum.
adanaliysaniz ve sehir disinda okuyorsaniz, ne olduğunu bilmeyen arkadaslar tarafindan 'memleketten dönerken getirsene ya cok duyuyoruz' sözüyle karsilasabilir ve merakli bakislar önünde gülme krizine girebilirsiniz.
adanalı arkadasımdan sıkca duydugum ikiliden biridir. birde bahsettiğim arkadasla sabah taksimden dönerken tam tarlabasına inen araların ortası olan aranın basında şırdancı gördük. hani gidip yenmez de yine de aklinizda bulunsun.
adanalıysanız ve üniversiteyi adana'da okuyorsanız şehir dışından okumak için yeni gelen arkadaşınıza, diğer başka bir adanalı arkadaşla bu lezzeti anlatırken yaptığınız espriler, kelime oyunları gülme krizine sokabilir. hele ki arkadaşınızın yüzünde, bu espriler yüzünden beliren şaşkın, olayı anlamaya çalışan ifade nedeniyle krizininiz 2 katına çıkar. sonra haliyle meraktan çatlayan arkadaşınızı yemeye götürdüğünüzde şırdanla ilk tanışma anında verdiği tepki ve akabinde gelen esprilerle krizin boyutu 3-4 belki de 5 katına çıkar. yıllar geçtiği halde her hatırlandığında yüzde aptal bir tebessüm oluşturur. güzel nimettir vesselam...
gurbette en çok özlenen şeylerin başında gelir bir adanalı için. kutsal topraklara gider gitmez dolu bir cüzdanla şırdancıya gidip, cüzdan boşalana kadar ayıca yemeyi planlıyorum. ağzım sulandı amuha goyim. şırdan tenceresine kafamı sokacam, o kadar kötüyüm.
Görüntüsü tartışmasız iğrenç olsa da lezzet ve temizlik olarak kokoreçten kat kat üstün olan yiyecektir.
Az önce dostlarla 5 aydan sonra 3 tane yedim,kokoreçin aksine koyunun midesindeki bir bölümün doldurulmasıyla yapıldığı için içinde kokoreç gibi bok dolaşma ihtimali yoktur ki bu bile daha temiz olması için yeterlidir.
Dışı iyi pişmiş,pirinçleri diri kalmış olanı makbuldür,tencerenin üstünde kalanlarından isterseniz dediğim gibisini elde edersiniz,tencerenin dibindekiler lapa oluyor çünkü.
adanalı kardaşlarımdan tek tek özür dileyerek şunu söylemek isterim ki,
ağızlarınızı yerim ben sizin ama bunu yemem lan, yani bu yenilecek birşey değil, görseline soktuğumun besini yenir mi bu? diye fırat a bile sordum,
bi kaç hafta öncesine kadar bunları düşünüyordum bunun hakkında ama demek ki bu alkol çok değişik bir şeymiş. bildiğin iki posta yedim, bi tane daha söyledim ona da oral yaptım amk, tam yiyemedi yani.
ilk defa hayatımda ilginç anılara sahne olan bir yiyecek, tanımsal olarak ise içinde pirinç olan kalın bağırsak.
eski sevgilimden ayrıldığım gece, şırdana gitme hayalimizi unuttuğum için terk edildim. sebebe bakar mısınız?
bugün ise birlikte olma kararı aldığım kız arkadaşımla mekan değiştirdiğimizde bana şırdan yemeyi teklif etti. ve onu eski sevgilim sorduğunda yerini hatırlayamadığım şırdancıya götürüp yeni palazlanan ilişkimize ilginç bir taç yaptım.
olur olmadık zamanlarda aklıma gelip, beni tarif edilemez dertlere gark eden lanet olasıca adana yemeği. elin ukraynasında şırdanı nerden bulayım lan ben şimdi. işbu entry'yi okuyup ta duygulanan ultra zengin hemşerilerimden gidiş-dönüş bir bilet istirham ediyorum. bi el atın be hacılar, yardım edin şu gardaşınıza *.
adana'da peynir ekmekten daha çok tüketildiğine şahit olduğum güzel bir yiyecek. şekliyle ilgili çok espri yapılır o yüzden gözü kapalı yemek gerek. istanbul'da sadece bir kere kadırga civarında bir seyyar satıcıdan alıp yemiştim ama o adanadakilerin yanına yaklaşamıyordu.