buzdolabının yanına gitmek. kiriş yada kolonlara yakın olmak. malum ev yıkılsa bile bunların etrafında sığabileceğiniz küçük alanlar olabiliyor. bir buzdolabı ezilse bile yere sıfır olmaz.
titanik filmindeki kemancıların edasıyla youtube'de çalmakta olan senfoniyi dinlemeye devam edip ölümü bekleyecektir muhtemelen zatım. ya da belki camdan atlanır. bilinmez.
(bkz: göt korkusu)
bu soru iğrenç bir itarfı arkasından getirecek olsada sorunun güzelliği karşısında kendime hakim olamıyor ve bu acı olayı sizede aktarıyorum daha demin ev arkadaşım iki emre ve onların pis arkadaşları tarafından altta kalanın canı çıksında tecavüze uğradım resmen gözümden kan geldi bunun öcünü almadan deprem olursa s*ikerim...
depremin sonuçlarına göre yapılacaklar değişkenlik gösterecektir haliyle. depremin şiddeti ve oturduğum evin dayanıklılık derecesi belirleyici olacaktır. ev kısa süre içinde yıkılırsa muhtemelen kapıya doğru koşarken göçük altında kalma durumu hasıl olacaktır.hayatta kalırsam ilk yapacağım şey hane halkına seslenmek olur.
eğer deprem kısa sürede yıkıcı olmuyorsa haliyle yağacağım şey kapıya koşarken tüm hane halkını böğürmek suretiyle uyandırmak bir yandan da köpeğimi kucağıma aldığım gibi koşa koşa merdivenlerden inip sokağa çıkmak olur.zira 3.kattayım 10-15 saniyede kapının önünde biterim diye umut ediyorum. kardeşim de bana ayak uydurur ama işte anacığım nasıl koşturur işin o kısmı sinir bozucu.
bunları yazınca ister istemez insanın aklına geliyor 17 ağustos ve düzce depremlerinde hakeza en son van depreminde yaşamını yitirenler. tüm ölenlere Allah gani gani rahmet eylesin geride kalan yakınlarına da sabır versin. hakikaten zor. depremde ölmek de zor, yakınlarını kaybedenler için daha da zor.