usyarılımı-schizophrenie gerçeklikle ilişkinin büyük ölçüde zayıflaması. düşünce, duygu ve davranış alanlarında önemli bozuklukların belirmesi, kişiliğin parçalanması, içe kapanma.
Şizofreni hastaları dünyayı değişik algılar. Normalde çevrede varolan uyaranlar dışında olmayan sesler, hayaller, garip kokularla dış dünya karışık ve anlaşılmazdır. Bu ortamda hastalarda anksiyete artışı, heyecan ve korku sıktır. Bu duygular genelde normal olmayan davranışlar sergilerler. Şizofreninin ortaya çıkışı değişik şekillerde olabilir. Bazı hastalarda aniden ortaya çıkabileceği gibi çoğu hastada sinsice yavaş yavaş gelişir. Yavaş seyir gösteren şizofrenide başlangıçta dikkat toplama güçlüğü, toplumsal ilgiyi kaybetme, içine kapanma, kendine bakımda azalma, dini uğraşılarda artma veya kara sevdaya tutulma gibi belirgin olmayan ve ilk bakışta şizofreniyi düşündürmeyen belirtiler görülebilir ve sıklıkla başka psikiyatrik hastalıklarla karıştırılır. Bu başlangıç belirtilerinin ardından birkaç ay veya yıl içinde de tüm belirtileri ile hastalık ortaya çıkar. Hastalar sıklıkla garip davranışlar ve konuşmalar sergilerler.Gerçekte olmayan sesler işitmeye ve hayaller görmeye başlarlar. Bazı hastalarda garip pozisyonlarda uzun süre durma, bazılarında hiç hareket etmeksizin uzun süre sessiz kalma veya aşırı hareketlilik görülebilir. Yavaş seyir gösteren şizofreninin yanında hızlı seyir gösteren şizofreni de olabilir. Bu hastalarda ise belirtilerin çoğu bir arada aniden ortaya çıkar.Bazı hastalarda belirtiler hafif seyrederken bazılarında şiddetli semptomlar olabilir ve bu durumda hastaları kontrol etmek güçleşebilir. Şizofrenide görülen belirtiler iki başlık altında toplanır: pozitif belirtiler ve negatif belirtiler. Her hastada bu belirtilerin tümü bir arada görülmez. Şizofreninin tipine göre belirti kümeleri de değişir. Örneğin paranoid şizofrenide şüphecilikle ilgili belirtiler baskındır. Paranoid şizofrenlerde sık görülen temalardan bazıları şunlardır: kendisine kötülük yapmak isteyen kişiler veya güçler vardır, bununla ilgili sesler işitmektedir, bu nedenle evde perdeleri kapatıp oturmakta, yemek yerken zehirlenme riski olduğunu düşünerek yemeği kendi önünde hazırlatmakta veya kendi yaptığı yemeği yemektedir. Odasına dinleme cihazları yerleştirilmiştir, bu nedenle odasında temkinli konuşmaktadır, eşi kendisini aldatmaktadır, v.b. Basit şizofrenide ise toplumsal çekilme, içine kapanma, sosyal aktivitelerde azalma, kendine bakımın düşmesi gibi belirtiler dışında fazla bulgu olmayabilir. Pozitif belirtilerde; şüphecilik, işitme varsanılar ve garip davranışlar sıktır.Hastalarda düşünce ve konuşmada kopukluk görülebilir. Konuşurken konudan konuya atlama, içerik olarak bir anlam ifade etmeyen sözcükleri birbiri ardına sıralama sonucu dinleyenler tarafından bir anlam ifade etmeyen sözcük salatası dediğimiz içeriği boş, anlamsız ve karmaşık konuşma biçimi görülebilir. Bazen de hastalar kendileri kelime uydururlar, bu kelimeler kendilerince bir anlam ifade etmektedir.Aslında anlamsız gibi görülen konuşmaya dikkat edilirse çokta anlamsız olmadığı içeriğinin olduğu görülebilir. Bu konuşma biçimi kişinin çağrışımlarının hızlanması ile ilgilidir. Düşüncede bu hızlanmanın yanında duraklamalar da görülebilir. Hastalar konuşurken ani duraklamalar, bloklar genelde buna bağlıdır. Düşünceler genelde çocuksu ve büyüseldir. Hastalarda gerçekle bağlantısı olmayan inanışlar görülebilir. Bu hastalarda görülen bazı düşüncelere şu örnekler verilebilir; telefonları dinlemekte, insanlar kendisini takip etmekte, herkes düşüncelerini bilmektedir, kötülük yapmak isteyen kişiler vardır, hatta ev içindeki yakınları bile kötülüğünü istemekte ve kendisine zarar vermek için planlar yapmaktadır,televizyondan mesajlar almakta, herkes kendisine manalı manalı bakmaktadır, iç organları parçalanmış ve yok olmuştur, telepatik güçleri vardır, uzaylılar kendisi ile bağlantı kurmaktadır v.b. Gerçekle bağlantısı olmayan sesler işitilebilir. Bazen bu sesler bazı komutlar vermekte, alay etmekte veya kötü sözler söylemektedir. Yine gerçekte olmayan hayaller görülür. Garip şekiller, korkunç yaratıklar olabilir. Hastalar bu ses ve görüntülerin gerçekte olup olmadığını ayırt edemez. Çoğu zaman bunlardan rahatsız olurlar ve korkarlar. Bunları kendi beyinlerinin bir ürünü olarak kabul etmez ve genelde dışarıdan birileri tarafından yapıldığını düşünürler. Bazen bu seslere yanıt verir, konuşmaya başlarlar veya görüntüleri takip ederler.Hastaların bu hareketleri dışarıdan gözlendiğinde kendi kendine konuşuyormuş veya sabit bir noktaya bakıyormuş gibi gelir.
Negatif belirtilerde; toplumsal çekilme, içine kapanma, ilgi ve istek azlığı,kendine bakımda azalma, konuşma ve hareketlerde azalma gibi belirtiler görülür. Duygulanımda azalma görülür. Hastaların jest ve mimiklerinin azaldığı görülür.Olaylara uygun tepkiler veremezler. Çoğu zaman yüzlerine maske giymiş gibi tepkisiz bir görünüm sergilerler. Bazen de uygunsuz tepkiler verdikleri görülür, ağlanacak yerde güler veya gülünecek yerde ağlayabilirler. Genelde hareketler azalmıştır. Harekete başlama güçlüğü görülür. ileri evrelerde hareketsiz uzun süre durdukları görülebilir. Bu hareketsizliğin nedeni sıklıkla ileri derecede kararsız kalmakla ilgilidir. Bazen bu uzun süreli hareketsizliğin ardından ani beklenmeyen bir hareketlilik olabilir, hasta yaydan fırlamış ok gibi eyleme geçebilir. Hastalar toplumsal olaylara ilgi ve isteklerini genelde kaybederler. Toplumsal çekilme, okul ve işe devam edememe, arkadaşlardan uzaklaşma, yalnız kalmayı tercih etme sık görülür. Dikkat toplama güçlüğü vardır, hastalar bir konuya odaklanamazlar. Şizofreni hastalarında saldırganlık sık görülen belirti değildir. Ancak şizofreni belirtileri ortaya çıkmadan önce saldırgan kişiliği olanlarda hastalık ortaya çıktıktan sonra saldırganlık görülebilmektedir. Bunun dışındaki hastalar genelde içine kapanıktır. Şüpheciliği olan hastalar ilaç kullanmıyorlarsa saldırgan olabilirler. Genelde aile içinde veya arkadaş ortamında saldırgan davranışlar gösterirler. Yine alkol ve madde bağımlılığı olan şizofrenlerde saldırganlık görülebilir. Şizofrenide intihar riski normal topluma göre fazladır. Hastaların %10unda intihar girişimi görülebilmektedir. Hangi hastanın intihar edeceğini önceden kestirmek genelde güçtür.
görülen halüsinasyonlara örnek teşkil etmesi amacıyla,
felsefe hocamızın tanıdığı şizofrenik bi kadın, yerde sürekli cam kırıkları görüyor ve üstlerine basmamak için parmak uçlarında ve zikzaklar çizerek yürüyormuş.. ürkütücü..
Şizofreni daha çok 20-30 yaşları arasında görülür. Diğer adı ise erken bunamadır. Psikotik bozukluklarda en fazla rastlanan ve en fazla hasar bırakan hastalıktır. Hastanede kalış süreleri ortalama 13 senedir. Ama bu kalış süresi hastanın kendisine bağlıda olabilir. Şizofreni hastalığı bireyde yavaş yavaş gelişmişse o hasta pek umutlu değildir. Ama zor koşullara ani bir tepki olarak oluştuysa bir umut var demektir. Şizofrenin belirtisine gelince normal insanlarda sevinç, üzüntü, merhamet, mutluluk yaratacak olaylarda duygusuz kalmadır. Bazı hastalar suskun içine kapanık olabilirken bazı hastalar ise saldırganlaşıp etrafına zarar verebilir. Tabi bu şizofrenin tipine görede değişir. Ve çoğumuzun bildiği şizofrenler sık sık hallüsinasyon görmektedir.
alter egoyla i.d nin kavga etmesi bu sirada ic billincin altina sicmasi olayi. micheal jackson amelyatlarla nasil canavara donustustuyse bu hastalik da bunu amelyatsiz yapar. sizofreni ye yakalamis kisiler arasinda basarili ve mutlu insan cok az bulunur.
kişinin kendine yarattığı hayal dünyasıdır. olmayan varlıkları varmış gibi, olmayan olayları yaşıyormuş gibi davranır. insanın acıdan ve üzüntüden kaçışıdır.
(bkz: ajdar)
"geleceğimi nasıl görüyorum sorusu geldi aklıma
kendi kendime konuşacağıma,
yazayım dedim, görelim yaratıcılığımı
saçma
görelim diyor
yaratıcılığımı
yaratıcılığımızı diyecektim
engelledim kendimi
işte böyle bütünleşmiş benim davranışlarımla, kararlarımla
bu lanet şey
nedir bilmiyorum
belki de her insanda olan birşeydir.
o zaman asıl o zaman korkulacak birşeydir galiba bu
galiba dedin
galibayı sevmezsin
aslında kullanırsın
ama bak yine kaçındın
bunu kimse bilmiyor
yazmadım çünkü o kullanmaktan kaçındığım kelimeyi
çünkü o kelimeyi az önce .......birisine yazdığım iletide kullandım.
şimdi, sevmediğim bir konuşma tarzına sahip
tarz diyor
sokayım tarzına
laflara bak
içinden geçen alternatif kelime
şekil
bak alternatif dedin
ulan daha yeni farkediyorum
bu kadar aklımın bölünüp kısıtlamalarla uğraşmasına
ki bu kısıtlamalar
ulan ki diyen...
bu kısıtlamalar bak bir yazı bile yazdırmadı
alt tarafı geleceğimi kestirmeye çalışacaktım."
ekleme: bunu komik bulan olabilir ama komik olması için yazmadım.
şizofreni bir akıl hastalığı, psikozdur. şizofreni teriminin karşılığı ruhsal yaşamda bölünme, parçalanma, yarılmadır. bu durum hastanın gerçekle bağlantısını büyük ölçüde bozar. duygu ve düşünce alanında bir çok belirtinin ortaya çıkmasına yol açar.genellikle karmaşık, garip, korkulu rüyalar görülür sık sık. yani rüya adamlarıdır . agir ruh hastaligi olan sizofreni genetik olup, genellikle 16-17 yas civarinda belirir ve psikolojik ve ilaç tedavisi gereklidir. . yapılan araştırmalara göre hayal dünyalarının derinliği dikkat çeker. kişinin psikolojik olarak umutlu ve güçlü olması tedavi aşamasında %100 önemlidir. allah yardımcıları olsun ve şifa versin.
schizo(yarılmış)-phrenia(akıl)
hayal ile gerçeğin biribirinin içine girdiği ve çıkmaya niyetli olmadığı an...
a beautiful mind filminde işlenen başlık
psikolojik tedaviler hiçbir şekilde sonuç vermeyecektir...
şizofren insanlar çok güzel rol yapabilirler. sizi hiç olmamış bir şeye çok rahatlıkla inandırabilirler. çünkü kendileri de anlattıklarının doğru olduguna inanmaktadırlar. toplumumuzda büyük bir orana sahip olup bu hastalara dikkat etmek gerekir.
bilim dünyasının nedenini kesin olarak belirleyemediği hastalıklardan biridir. üretken yaşlardaki gençlerde daha çok görülmesi dolayısı ile önem verilmesi gereken bir sağlık sorunudur. yapılan araştırmalarda şizofreninin 15-35 yaşları arasında ortaya çıktığı görülmektedir. karşılaştırmalı istatiki sonuçlar toplumda görülme sıklığının % 1 civarında olduğunu bulunmuştur. bu hesaba göre görülme ülkemizde yalaşık 600 bin civarında şizofreni hastası vardır.
hayal ile gerçek dünyayı ayırdedememe, mantıksal düşünme yeteneğinin kaybı, normal duygusal tepkiler verememe gibi semptomları vardır.
nedeni, beyindeki kimyasal değişiklikler, beyindeki yapısal değişiklikler ve genetik faktörlerdir.
son yapılan araştırmalar beyindeki dopamin adlı maddenin artışının etkili olduğunu ortaya koymaktadır.
genetik yatkınlığı destekleyen veriler olmakla beraber tam olarak aydınlığa kavuşmuş bir konu değildir.
tedavide amaç semptomların yatıştırılması ve hastalığın tam olarak ortadan kaldırılmasıdır. ilaç tedavilerinin yanısıra psikososyal yaklaşımlar da önemlidir.
Gerçeklerle olan ilişkilerin büyük ölçüde zayıflaması, düşünce, duygu, davranış alanlarında önemli bozulmaların ortaya çıkması gibi belirtiler gösteren bir ruh hastalığı.
dezorganize ş. (disorganized s.) Dağılmış konuşma, dağılmış davranış, donuk ya da uygunsuz duygulanım ile karakterize şizofreni türü.
farklılaşmamış ş. (undifferentiated s.) Herhangi bir şizofreni alt tipinin ölçütlerini tam olarak karşılamayan şizofreni türü.
katatonik ş. (katatonic s.) Donakalım, aşırı motor etkinlik, negativizm, konuşmama ya da söylenilen ya da yapılanları aynen tekrarlama ile kendini gösteren şizofreni türü.
paranoid ş. (paranoid s.) Gerçeklerden çok dileğe dayanan düşüncenin, sanrıların ve çoğu zaman düzenli büyüklük ve kötülenme sabuklamalarının yaygın olduğu şizofreni türü.
tortu ş. (residual s.) Aktif dönemden çıkmış, belirgin sanrı, varsanı, dağınık ya da katatonik davranışın olmadığı, negatif tipte tortu belirtiler gösteren şizofreni alt tipi.
şizofren, bir kişinin fikirlerini, yoğun düşüncelerini, hayallerini gerçeklerden (toplumun kabul görmüş gerçekleri, değerleri) ayıramamasıdır. Bunun yanında kişinin sesler duyması da gelir belirtilerinin arasında. Kişide karışıklık ve davranışlarında oldukça fazla değişiklik başlar. Bu hastalığın tanısı koyulurken:
-düşünce bozukluğu,
-halisünasyon,
-konsantre olamama
-insanlardan kaçma
-korunma gereksinimi duyma
gibi belirtiler dikkate alınır.
Ayrıca halk arasında şizofrene yakalanmış kişilerin tehlikeli olabildiği inancı vardır. Fakat araştırmalar sonucunda kişilerin başkalarını değil kendilerini öldürmek istediği sonucuna varılmıştır.
Kalıtım, vücut kimyası, ailedeki deneyimler, stresli hayat şartları ve olayların şizofrene neden olduğu belirtilmiştir.
tedavisinda risperdal,zeldox vb. ilaçların kullanıldığı hastalık.günümüzde 15 yaşında hayatın anlamını çözdüğüne inanan insancıkların gözünde popüler olan hastalık.ah keşke şizofren olsam,çiçekler böcekler içinde yaşasam der bu insancıklar.oysa şizofren olmanın beyin kontrolünün büyük bölümünün kaybının olduğunun farkında değillerdir.acıdır.tanıdığım en ünlü şizofren syd barrett'tır.o da cambridge'te kendi kendine resim yaparak,toplumdan soyutlaşmış bir biçimde;yaşamını sürdürmektedir.
russel crowe'nin 'a beatiful mind''isimli filminde nasıl bir hastalık oldugu iliklerimize kadar islenerek anlatılmıs hastalık.bir diger sinema ornegi icin johny deep'in secret window filmi seyredilesidir bu konuda.