aziz yıldırım isimli zat'ın "bizim hiç şifreli konuşmalarımız yok" diye yaptığı savunmanın mahkemeci "siktir" çekilmiş halidir.
hoş, tarlalar, işçiler, şantiyeler derken bir de dolarla ödenen vergiler çıktı...
--spoiler--
28.02.2011 günü saat:13.38de i.Ekşioğlunu Tamer Yelkovanın aradığı görüşme(tape:1927);
Tamer: Patron SiZ BU FUTBOLCU VERGiLERi iÇiN 250 LiRA MI iSTEDiNiZ NE iSTEDiNiZ, ilhan: Evet evet şey, şöyle acil akşam ben gidiyorum onu alıp gitmem lazım, hı lira değil şey AMERiKA, sen ne yapabilecek misin bir şey, Tamer: Ya işte ben 150sini buldum da şimdi 100 arıyorum,
Alıntı:
Fenerbahçe Spor Kulübünün mali işler müdürü olan Tamer Yelkovan, sözde şifreli olarak ilhana SiZ BU FUTBOLCU VERGiLERi iÇiN 250 LiRA MI iSTEDiNiZ NE iSTEDiNiZ demektedir. Yönetim Kurulu üyesi olan Sanık ilhan, birden vergi takip memuru yada muhasebe elemanı olmuştur. Bir an için böyle olduğu düşünülse dahi, ilhanın LiRA yerine AMERiKAN DOLARI istemesi karşısında vergilerin DOLAR olarak ödenemeyeceği de bilindiğinden amacın bu olmadığı ortadadır.
--spoiler--
--spoiler--
Sanık Aziz duruşmadaki savunmasında; Bu tarla bir şeydir, nasıl söyleyim, yani maçla ilgili bir şey değil yani, 3 tane tarla var işte, ekinler diyor suya çıktı, ya kurban kesiyor gidiyor. Her hafta da Eyüp Sultan' a gidiyordu. Her hafta gidiyor, bizim burada konuşmalar da var. Hocaya gittik mi, camiye gittik mi, ne yaptın, Tamer beye söylüyorum; " ne yaptın, gittin mi, hallettin mi?" diyorum. Camiye gidiyor, Eyüp Sultana kurban kesmeye. Biz deplasmana gittiğimizde Tamer Bey gidiyor, eğer deplasmanda değil içeride ise beraber gidiyoruz, kurban kesiyoruz. Şimdi buradaki konuşmada da yani bu şeyi, tarla işini; maçları, tarla maçları sürmek de dilek anlamında kullanıyorduk şeklinde esasen tam da açıklanamayan/anlaşılmayan bir beyanda bulunmuştur.
--spoiler--
--spoiler--
Sanık Gökçek Vederson duruşmadaki savunmasında, ben de tam olarak ne ile ilgili görüşeceğimi bilemediğim için oraya çağırdılar, O görüşmede daha çok genel günlük yaşantılar, hayatın nasıl geçiyor, Bursaya alıştın mı, Bursayı seviyor musun, öyle şeyler görüşüldü. Alacağımın da daha ileriki dönemde ödeneceği söylendi. O günkü görüşmede herhangi bir miktar konuşmadık sadece günlük yaşantımızın nasıl olduğunu söyledik. O gün herhangi bir imza atmadım şeklide beyanda bulunmuştur. Alacaklarını ödemek için çağrılan futbolcu ile bu konu ile ilgili görüşülmemiş olması savunmaların gerçek dışı olduğunu göstermektedir.
--spoiler--
yanılmıyorsam maç haftası fenerbahçe tercümanı samet, bu vederson'u 30-40 kez falan aramıştı. *
sen o kadar ara, çağır, et. neden? "bursayı seviyor musun" diye soracaktık. *
--spoiler--
18.04.2011 günü saat:09.06da i.Ekşioğlunu Alaeddin Yıldırımın aradığı görüşme(tape:3061);
Alaeddin: ne diyorsun Trabzon, ilhan: Abi işte tek benim şeyim bu hafta, bu hafta abi yani iş yani , Alaeddin: Ben bu hafta senden ümitliyim abi Eskişehir inşallah yener ya.
gerekçeli karar : Sportmenlik ve centilmenlik çerçevesinde olağan koşullarda futbol takımından ümitli olması gereken yönetici Sanık Alaeddin Yıldırım, bir diğer yöneticiden ümitli olduğunu söylemektedir. Çünkü adeta şike ve teşvik işlerinden sorumlu koordinatör gibi çalışan kişi ilhan Ekşioğludur.
--spoiler--
özetle : alaeddin yıldırım ilhan ekşioğlu'ndan neden ümitli olsun. ne yapayım şimdi ilhan ekşioğlu'nun eskişehir operasyonu tapelerini mi koyayım? hoş, yukarıda var. *
--spoiler--
22.04.2011 günü saat:10.41de Şekip Mosturoğlunu ilhan Ekşioğlunun aradığı görüşme(tape:1822);
ilhan: Hazır mıyız MAHKEMEYE, Şekip: Dün avukat bütün MÜVEKKiLLERi toplamış Hepsi ile tek tek konuşmuş demiş ki davayı bana verirseniz dedim hepiniz kazanırsınız bütün müvekkiller vermeyi kabul etmişler hatta içlerinden yemin edenler olmuş Avukat çok çok memnun yani olaydan, ilhan: inşallah kazanırız davayı, Şekip: Uzun gözüküyor ama bakalım yani herkes inandığına göre, ilhan : Eksik bir delil bırakmadık bütün her şey lehimize yani bundan sonra artık şeye hakime kalmış hakime, Şekip: Hakime ve Allaha kalmış, ilhan: HAKiM DE ÖNEMLi HAKiM(GÜLÜYOR).
gerekçeli karar :
Öyle bir dava ki bu, 22.04.2011 tarihi itibariyle henüz sözde vekaletnameler alınmamış zira avukat davayı bana verirseniz dedim hepiniz kazanırsınız diyor. Ancak birden bu dava aynı günün gecesi bitiyor ve bir daha bu dava ile ilgili olarak ne dava, ne müvekkil, ne de mahkeme lafı edilmiyor. Çünkü mahkeme 22.04.2011 tarihinde Eskişehirspor- ile Trabzonspor arasında Eskişehir Atatürk Stadyumunda saat 20.00da başlayıp ve 21.45de 0-0 sona erdiğinde, davanın kazananı Fenerbahçe oluyor.
--spoiler--
--spoiler--
22.04.2011 günü saat:15.01de Ali Kıratlının ilhan Ekşioğlunu aradığı görüşme(tape:2798);
ilhan: Ben dedim ulan acaba bir şey mi unuttum diyorum, abi hayattan şey olduk ya, Ali: Buradayım vereyim mi, geldim buradayım, ilhan: Hangisi yanında, Ali: Yenisi de bizimkisi de hepsi burada.
Ali Kıratlının Eskişehir kampına gittiği ve yanında Sezer ,Ümit ve Bülent olduğu halde ilhan Ekşioğlu ile telefonda görüştüğü anlaşılmaktadır. Sanığın yenisi ile Sezeri, bizimki ile Bülent Uygunu kasdettiği açıktır.
22.04.2011 günü saat:15.10da Ali Kıratlının ilhan Ekşioğlunu aradığı görüşme(tape:2799);
Ali: Gece 11de Samiye söylemiş o zaten anca sıra gelmiş ona tek tek konuşuyor diye , ilhan: ..Durum nasıl durum, Ali: Durum iyi de bir iki tane şey var eksik var, iyileşmemişler, 2si yanımda şimdi konuşuyorum hiçbir aksilik yok selamı var hepsinin, 11de gece Samiye dönüş yapmış bu da yani şimdi Feridun, ilhan: Sakin, saldırma yok sinir yok sakin sakin.
Sanık ilhan Eskişehire taktik vermektedir. Aynı şekilde Sivasspor müsabakasında da kaleci ile şike anlaşmasına varıldığı için bol şut diyerek oyuncuların şut atmasını isteyen ilhan, beraberlik halinde ikili averaj ile Fenerbahçenin şampiyon olacağını bildiği için, olası bir galibiyete oynama halinde Trabzonsporun galip gelebileceğini düşündüğünden Eskişehirden Sakin, saldırma yok sinir yok sakin sakin sözleriyle beraberliğe oynamasını istemektedir. Sivasspor müsabakasında olduğu gibi sanık ilhanın taktiği burada da işe yaramıştır. Bu, beraberliğe oynama taktiği, aşağıda sanık Tamerin yaptığı bir başka telefon görüşmesinde de (tape 1900) geçmektedir
22.04.2011 günü saat: 22.00da Tamer Yelkovanı X Şahsın aradığı görüşme(tape:1900);
X Şahıs: Ya Eskişehir galibiyete oynamadı ha, Tamer: Ama şey yani öyle oynasın istedik biz de, X Şahıs: He bence de öyle oldu yani çünkü, Tamer; Çünkü şey galibiyete oynarlarsa şey olabilirdi açılırlardı anladın mı, X Şahıs; Doğru şeyi ama bir tanesi aldı geçti kaleci ile karşı karşıya kaldı geri döndü, vursa süper gol olurdu, ama o Tamerin; Şey iyiydi ama o, o çocuk neyse o çocuk o çok iyi oynadı
Sanık Tamer Yelkovan, Tape 2779 da ilhan Ekşioğlunun verdiği Sakin, saldırma yok sinir yok sakin sakin sözü ile verdiği taktiğin nedenini bu telefon görüşmesinde açıklamaktadır.
--spoiler--
peşin not : ***
koskoca kulüpte nasıl oluyor da aziz yıldırım'a ve o'nun yönetimine bir kişi muhalefet olmaz "aga bi dakka noluyor" diyemez diye düşünürken nedenleri ortaya çıkmıştır.
--spoiler--
Aziz Yıldırımın yapılacak genel kurulda muhalif bir grubun bulunacağını öğrenmesi üzerine, Şekip Mosturoğluna; muhaliflerden Işık Eyigüner, Rahmi Eyüpoğlu, Aziz Yılmaz ve Hakan Bilal Kutlualp gibi isimleri kastederek Kavga dövüş atsınlar dışarı şeklinde talimat verdiği, Serkan Acara da bu konuda bilgi verdiği,
Tamer Yelkovanın genel kurulda muhalefet yaşanması durumunda Işık Eyigüngörü kastederek Döveriz, döveceğiz başkanım dediği,
Daha sonra Aziz Yıldırımın Sedat Peker Grubu ile bağlantılı ve suç geçmişi bulunan Bülent ibrahim işçene; muhalif isimlerden Hulusi Belgüyü kastederek Hulusiler mulusileri... dövdüreceğiz tamam hepiniz kongreye gelin diyerek diğer örgüt elemanlarıyla birlikte kongreye gelmesi talimatını verdiği, Bülentin de Çocuklar da getireceğim diyerek bunu onayladığı ve Ahmet Çelebiye de genel kurula gelmesi yönünde talimat verdiği,
--spoiler--
--spoiler--
06.03.2011 GÜNÜ BURSADA OYNANAN BURSASPORiSTANBUL BÜYÜKŞEHiR BELEDiYESPOR MÜSABAKASINDA TEŞViK PRiMi VERiLMESi
Süper Lig 2010-2011 sezonunun 24. haftasına gelindiğinde; Fenerbahçenin 51 puan ve averaj üstünlüğü ile lig birincisi olduğu, Trabzonsporun 51 puanla lig ikincisi olduğu, Bursasporun 48 puanla lig üçüncüsü olduğu ve Kayserisporun 43 puanla lig dördüncüsü olduğu, her 4 takımın da ligi şampiyonlukla bitirme ihtimalinin olduğu,
Fenerbahçenin liderliği koruyarak ligin zirvesinde yalnız kalabilmesi için rakibi durumundaki 3 takımın da ligin 24. haftasında yapacakları maçlarda puan kaybetmelerinin gerektiği, bu nedenle Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün 24.haftada bu takımların yapacağı maçların sonucunu etkilemeye yönelik girişimlerde bulunduğu,
Bu durumun örgüt lideri Aziz Yıldırım ile ilhan Yüksel Ekşioğlu arasında 02.03.2011 tarihinde gerçekleşen telefon görüşmesinde Ekşioğlu tarafından Vaziyet gayet iyi, 3 tarlayı da sürdük yani şeklinde sözlerle ifade edildiği, şahısların kendi aralarındaki konuşmada şifreledikleri üç tarlayı da sürdük ifadesinin; ligin 24. haftasında 04.03.2011 günü oynanan Kayserispor-Manisaspor, 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor-iBB Spor, 06.03.2011 günü oynanan Beşiktaş-Trabzonspor müsabakalarında şike yapıldığı anlamına geldiği,
Bu bağlamda; 06.03.2011 günü Bursada oynanan Bursaspor i.B.B.Spor futbol müsabakası öncesi Aziz Yıldırımın, i.Ekşioğluna; Bursasporun i.B.B ile yapacağı müsabakaya müdahale edilmesi talimatını verdiği, i.Ekşioğlunun müsabakayla ilgili yürüttüğü çalışmalar kapsamında; Ali Kıratlı vasıtasıyla, ibrahim Akın ve iskender Alın isimli futbolcuların gayrıresmi menajerliğini yapan Yusuf Turanlıya ulaşarak kendisiyle anlaştığı ,
06.03.2011 günü Bursada oynanan müsabakada örgütün irtibatlı olduğu i.B.B. futbolcularının oynadığı,
Müsabakanın Bursaspor:1-i.B.B.Spor:1 şeklinde sonuçlandığı, bu sonuçla 24. hafta sonunda Bursasporun 49 puanda kalarak 54 puanla lig birincisi olan Fenerbahçe ile arasındaki puan farkının 5 puana çıktığı ve şampiyonluk mücadelesinde dezavantajlı duruma düştüğü,
ilhan Yüksel Ekşioğlu ve Ali Kıratlının, Yusuf Turanlı üzerinden irtibat kurulan futbolcuların müsabakadaki oyunlarından memnun kaldıkları, 07.03.2011 günü Ali Kıratlının i.Ekşioğlu ile irtibata geçerek şahıslara ödenecek parayı istediği, i.Ekşioğlunun da çalışanı Halil Köntek aracılığıyla Ali Kıratlıya 60.000 TL verdiği belirlenmiştir.
--spoiler--
--spoiler--
07.03.2011 GÜNÜ ANKARADA OYNANAN GENÇLERBiRLiĞi FENERBAHÇE FUTBOL MÜSABAKASINDA ŞiKE YAPILMASI
07.03.2011 günü Ankarada oynanan Gençlerbirliği - Fenerbahçe futbol müsabakası öncesi örgüt lideri Aziz Yıldırımın, bir yandan Fenerbahçe yöneticisi ilhan Yüksel Ekşioğluna, bir yandan da menajer Mehmet Şene Fenerbahçenin Gençlerbirliği ile yapacağı müsabakada Gençlerbirliği teknik heyetindeki bazı şahıslar ve bazı Gençlerbirliği futbolcuları üzerinden şike yapılması için talimat verdiği,
Bu çalışmalar kapsamında; i.Ekşioğlunun menajer Doğan Ercan vasıtası ile bazı Gençlerbirliği futbolcuları ile irtibata geçerek müsabakada kötü oynayıp müsabakanın Fenerbahçe lehine sonlanması, bunun karşılığında da para almaları konusunda anlaştıkları,
01.03.2011 günü Doğan Ercan ile i.Ekşioğlunun bahse konu olayla ilgili başbaşa konuşmak için i.Ekşioğlunun Kadıköyde bulunan ofisinde buluştukları, bu buluşmada Doğan Ercanın, i.Ekşioğluna; Hurşut Meriç, Serkan Çalık, Mehmet Akgün, Murat Kalkan, Orhan Şam, Labinot Harbuzi, Aykut Demir, Michael Jedinak ve Randall Azofeifa Corrales isimli Gençlerbirliği futbolcuları ile konuşup anlaştığını aktardığı, 02.03.2011 günü i.Ekşioğlunun bu isimleri Aziz Yıldırıma bildirmek üzere kendisiyle yüzyüze görüştüğü,
05.03.2011 günü i.Ekşioğlunun Beykoz Kandilli iskelesinde Doğan Ercana şike konusunda anlaşma sağlanan futbolculara ilk taksit olarak müsabakadan sonra dağıtılması için 100.000 dolar parayı teslim ettiği ve bahse konu şike parasını şahsa teslim ettiğine dair Aziz Yıldırıma bilgi verdiği, Doğan Ercanın da Zafer Önder ipek ile irtibata geçtiği,
Diğer yandan yine Aziz Yıldırımın talimatı ile Gençlerbirliği Fenerbahçe müsabakasında şike yapabilmek için faaliyetlerde bulunan Mehmet Şenin; Gençlerbirliği yardımcı antrenörü Cengiz Demirel ve Gençlerbirliği klüp müdürlüğü görevini yürüten eski hakemlerden Zafer Önder ipek vasıtasıyla Gençlerbirliği kalecisi Serdar Kulbilgeye ulaşarak şahısla bahse konu müsabakayı Fenerbahçenin lehine sonuçlandıracak şekilde oynaması için para karşılığı anlaştığı, ayrıca müsabakadan önce kaleci Serdar Kulbilgeye sezon sonunda Fenerbahçeye transfer edileceği de vaat edilerek aynı zamanda transfer şikesi yapıldığı, Mehmet Şenin, Aziz Yıldırımın talimatıyla şike faaliyetlerine devam ettiği esnada Aziz Yıldırımın Mehmet Şenin yaptığı çalışmaları i.Ekşioğluna bildirerek birlikte hareket etmelerini istediği, Mehmet Şenin; müsabakadan önce Gençlerbirliği takım kadrosunu i.Ekşioğluna bildirdiği, i.Ekşioğlunun da kadroyu Doğan Ercana bildirerek şike çalışmalarının bu şahıslar üzerinde yoğunlaştırılmasını istediği ve faaliyetlerin bu şekilde devam ettirildiği,
07.03.2011 günü saat:20.00de Gençlerbirliği Fenerbahçe müsabakasının başladığı, müsabakanın ilk yarı sonucunun 2-2 berabere tamamlanması üzerine i.Ekşioğlunun Doğan Ercan ve Mehmet Şeni arayarak Gençlerbirliği futbolcularının beklenenden daha iyi oynadıklarını söyleyip şahısları uyardığı,
Müsabakanın Gençlerbirliği:2-Fenerbahçe:4 şeklinde sonuçlandığı, Gençlerbirliği kalecisi Serdar Kulbilgenin müsabakada Gençlerbirliği kalecisi olarak görev yaptığı,
Müsabaka sonunda Aziz Yıldırımın, yapılan şikeye rağmen Gençlerbirliği futbolcularının iyi oynadığını düşünerek i.Ekşioğlunu azarladığı ve ilk taksit olarak futbolculara dağıtılmak üzere Doğan Ercana verilen 100.000 doların geri alınması talimatını verdiği, i.Ekşioğlunun da aynı tepkiyi Doğan Ercana yansıtarak şahıstan 100.000 doları geri istediği, Doğan Ercanın da bahse konu parayı Tuğrul Çağrı Üzer aracılığı ile i.Ekşioğlunun çalışanı Halil Könteke teslim ettiği,
Gençlerbirliği futbolcularına verilmesi için anlaşılan paranın futbolcuların müsabakadaki oyunlarından memnun kalınmadığı için verilmediği, bu hususta oluşan anlaşmazlığı çözmek ve ayrıca 20.03.2011 günü Gençlerbirliğinin Trabzonspor ile yapacağı müsabaka ile ilgili anlaşma sağlayabilmek için Cengiz Demirel ve i.Ekşioğlunun 16.03.2011 günü istanbulda buluştukları, bu buluşmada Cengiz Demirelin Fenerbahçe müsabakası ile ilgili ödeme yapılmaması durumunu kabullendiği sadece takım kalecisi Serdar Kulbilgeye yapılacak ödemenin miktarını arttırarak şahsa ödeme yapmak konusunda anlaştıkları, Serdar Kulbilgenin hesabına Fenerbahçe kaleci antrenörü Murat Öztürk vasıtası ile vaat edilen paranın bir kısmının yatırılması suretiyle Serdar Kulbilgeye şike parasının verildiği, geçen zaman içerisinde kaleci Serdar Kulbilgeye yapılan Fenerbahçeye transfer edilme vaadinin ise yerine getirilmediği belirlenmiştir.
Gençler Birliği Spor Kulübü ile yapılan yazışmada 2010-2011 futbol sezonu içerisinde Serdar Kulbilge isimli futbolcunun transferi için Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından kendilerine iletilmiş herhangi bir transfer girişiminin bulunmadığı, adı geçen futbolcuyla görüşme yapmak için Fenerbahçe SK tarafından kulüpten yazılı izin talep edilmediği ve kulüp tarafından Fenerbahçe SK bu şekilde yazılı izin verilmediği bildirilmiştir (Kl:65, Dizi:335).
--spoiler--
A-ALi KIRATLI ARACILIĞI iLE BÜLENT UYGUN VE ÜMiT KARAN ÜZERiNDEN ŞiKE YAPILMASI
B-M.ŞEKiP MOSTUROĞLU VE SAMi DiNÇ ARACILIĞI iLE SEZER ÖZTÜRKE ŞiKE AMAÇLI TRANSFER TEKLiFi YAPILMASI
Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 09.04.2011 günü Eskişehirde oynanan Eskişehirspor Fenerbahçespor futbol müsabakasında, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü tarafından, Eskişehir Spor futbolcusu Ümit Karan ile; maçta kötü oynaması, karşılığında para alması ve bazı takım arkadaşlarını (Ümit Karanın irtibat kurduğu bu futbolcular belirlenememiştir.) bu amaçla organize etmesi için şike amaçlı anlaşma yapıldığı, ayrıca Eskişehir Spor teknik direktörü Bülent Uygunla da şike anlaşmasına varıldığı, Aziz Yıldırımın talimatları doğrultusunda hareket eden şüpheliler ilhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Tamer Yelkovan, Halil Köntek ve Alaeddin Yıldırımın müsabaka öncesi rakip takım teknik adamlarına ve futbolcularına TFF'den avans olarak aldıkları parayı vererek şike faaliyeti yürüttükleri, bu şike faaliyetlerinin yanısıra örgütün bir diğer koldan Mehmet Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç üzerinden de; Eskişehir sporlu futbolcu Sezer Öztürke maç öncesi şike amaçlı transfer teklifinde bulunduğu, ancak futbolcunun müsabaka öncesi transfer görüşmeleri yapmayı kabul etmemesi nedeniyle bu girişimin amacına ulaşmadığı, belirlenmiştir. (Yapılan iletişim tespitlerinde ve fiziki takiplerde bu şüphelilerle irtibatları belirlenen; Zafer Demiray, Mustafa Efe, Mustafa Nurtaç Anlı, Muhammet Şenyüz ve Mehmet Levent Kızıl hakkında ek takipsizlik kararı verilmiş, şüphelilerden Şükrü Ongan, Muhammet Şenyüz ve Sezer Öztürkün bu eyleme katılmadıkları kanaatine varılmıştır.)
--spoiler--
--spoiler--
1-)17.04.2011 GÜNÜ TRABZONDA OYNANAN TRABZONSPOR BURSASPOR MÜSABAKASINDA TEŞViK PRiMi VERiLMESi
Süper Lig 2010-2011 sezonunun 29. haftasına gelindiğinde; Trabzonsporun 66 puanla lig birincisi olduğu, Fenerbahçenin ise 64 puanla lig ikincisi olduğu,
Fenerbahçenin lig birinciliğini ele geçirerek ligi şampiyonlukla bitirebilmesi için rakibi durumundaki Trabzonsporun ligin 29. haftasında Bursaspor takımı ile yapacağı müsabakada puan kaybetmesinin gerektiği, bu nedenle Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün bahse konu müsabakanın sonucunu etkilemeye yönelik girişimlerde bulunduğu,
Bu bağlamda; örgüt lideri Aziz Yıldırımın talimatı ile örgüt üyeleri ilhan Ekşioğlu ve Alaeddin Yıldırımın birbirleriyle irtibatlı olarak iki farklı koldan 17.04.2011 günü Trabzonda oynanacak Trabzonspor Bursaspor maçı öncesi bazı Bursasporlu futbolculara teşvik primi vererek Trabzonspor karşısında iyi bir oyun sergilemeleri için faaliyetlerde bulundukları,
ilhan Ekşioğlunun Ali Kıratlı aracılığıyla menajerlik yapan Metin Korkmaz üzerinden futbolcu Sercan Yıldırıma ulaşarak şahsa ve arasının iyi olduğu bir Bursaspor futbolcusuna teşvik primi karşılığında müsabakada Fenerbahçe lehine bir sonuç çıkması için çaba göstermeleri konusunda teklifte bulundukları,
Metin Korkmaz hakkında, daha önce de şike faaliyetlerinde bulunmaktan Almanya Bochum Savcılığının yürüttüğü soruşturmayla paralel olarak Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca (2010/15261 sor.) yürütülen soruşturma kapsamında işlem yapıldığı, şahsın bu soruşturmada 26.03.2010 tarihinde tutuklandığı, bir süre tutuklu yargılanan şüphelinin tahliye olduktan sonra da benzer faaliyetlerde bulunduğu, bu şüphelinin aynı zamanda Eskişehirsporlu futbolcu Sezer Öztürkün transferi sürecinde de yetkisiz şekilde menajerlik yaparak menfaat temin ettiği, Ali Kıratlı tarafından Sercan Yıldırıma maçta iyi oynaması karşılığında Fenerbahçe kulübüne transfer olması yönünde yapılan ve futbolcunun kabul ettiği teklifi şüpheli Metin Korkmazın ilettiği,
Alaeddin Yıldırımın ise; tercüman Samet Güzel aracılığıyla futbolcu Gökçek Vederson ile irtibat kurduğu, Alaeddin Yıldırım ve Samet Güzelin 11.04.2011 günü istanbulda Vedersonla buluşarak Trabzonsporu yenmeleri karşılığında para teklifinde bulundukları, Gökçek Vedersonun da bahse konu teklifi kabul ettiği,
17.04.2011 günü oynanan müsabakanın Trabzonspor:1-Bursaspor:0 şeklinde sonuçlandığı, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün hedeflediği sonuca ulaşamadığı,
Sonuç olarak; 17.04.2011 günü Trabzonda oynanan Trabzonspor Bursaspor maçında bazı Bursasporlu futbolculara teşvik primi teklif edildiği anlaşılmaktadır.
Bursa Spor Kulübü ile yapılan yazışmada 2010-2011 futbol sezonu içerisinde Sercan Yıldırım ve Volkan Şen isimli futbolcuların transferi için Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından kendilerine iletilmiş her hangi bir transfer girişiminin bulunmadığı, adı geçen futbolcularla görüşme yapmak için Fenerbahçe SK tarafından kulüpten yazılı izin talep edilmediği ve kulüp tarafından Fenerbahçe SK bu şekilde yazılı izin verilmediği bildirilmiştir (Kl:65, Dizi:334).
Fenerbahçe Spor Kulübü ile yapılan yazışmada 2010-2011 futbol sezonu içerisinde Sercan Yıldırım ve Volkan Şen isimli futbolcuların transferi için Bursa Spor Kulübü veya adı geçen futbolculardan herhangi bir resmi görüşme yapılmadığı bildirilmiştir (Kl:65, Dizi:340).
--spoiler--
not : yanılmıyorsam bu maçtan önce samet güzel vederson'u 34 kez arıyor ve neden bu kadar aradığı sorulduğunda "bursa'da mutlu musun" diye merak ettiğini söyledi. *
--spoiler--
22.04.2011 GÜNÜ ESKiŞEHiRDE OYNANAN ESKiŞEHiRSPOR - TRABZONSPOR MÜSABAKASINDA TEŞViK PRiMi VERiLMESi
Süper Ligin 29. hafta maçları sonunda Trabzonspor'un 69 puan ve 2 puanlık fark ile Fenerbahçe'nin önünde lider durumda olduğu, 3.sıradaki Bursasporun ise 52 puanda olduğu ve 3 puanlık sisteme göre kalan 5 maçta şampiyonluk şansının bulunmadığı, Trabzonspor ve Fenerbahçe takımlarının şampiyonluk adayı olarak yalnız kaldıkları, her iki takımın da sonraki maçlarının çok fazla önem arz ettiği,
Federasyon kurallarına göre eşit puan durumunda, her iki takımın sezon içerisinde aralarında yaptıkları maçlardaki üstünlüğe göre sıralandıkları, bu duruma da ikili averaj adı verildiği, sezon içerisinde oynanan maçlarda Fenerbahçe'nin ikili averajda Trabzonspor'a üstünlük sağladığı, kalan maçlarda Fenerbahçe'nin puan kaybetmemesi halinde, Trabzon'un puan kaybının Fenerbahçe'nin şampiyon olması anlamına geldiği, bu durumun şüphelilerce de bilindiği ve 30. haftada oynanacak Eskişehirspor-Trabzonspor müsabakasından önce, aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde "Bir Eskişehir kaldı ha adam gibi" "Eskişehir belli edecek şampiyonu abi" "Hani yarınkine tamam umudumuz biraz var ama esas Eskişehir abi bizi şampiyon yapacak şeklinde sözlerle dile getirildiği,
Süper Ligin 28.haftasında oynanan Eskişehirspor-Fenerbahçe müsabakasından önce şüphelilerin bazı Eskişehirsporlu yönetici ve futbolcularla görüşmeler yapmalarından ve şike faaliyeti içerisine girmelerinden kaynaklı sağlanan irtibat ve iyi ilişkilerin, Trabzonspor'un puan kaybetmesi hedeflenerek; Eskişehirspor-Trabzonspor karşılaşmasından önce de tekrar devreye sokulduğu, Eskişehirsporlu oyuncuların müsabakada daha iyi oynamalarını sağlamak amacıyla kendilerine teşvik pirimi verilmesinin amaçlandığı,
Bu bağlamda; söz konusu karşılaşmadan bir hafta önce oynanan Antalyaspor maçı için Eskişehirspor'un Antalyada bulunduğu sırada; Ali Kıratlı'nın, ilhan Ekşioğlu'nun talimatıyla Antalyaya giderek bazı Eskişehirspor yönetici, teknik adam ve futbolcularla görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerin sonucunu i.Ekşioğlu'na aktardığı, bu görüşmelerde bir hafta sonraki Eskişehirspor- Trabzonspor karşılaşmasında verilecek teşvik priminin altyapısını oluşturmaya çalıştıkları,
ilerleyen süreçte ise ilhan Ekşioğlu'nun talimatıyla Ali Kıratlı'nın, Eskişehirspor futbolcusu Ümit Karanla irtibata geçtiği ve diğer takım oyuncularına dönük; Trabzonspor karşılaşmasının Fenerbahçe lehine sonuçlanması halinde teşvik primi verileceği konusunda girişimde bulunmasını istediği, Ü. Karan'ın da bu isteğe olumlu karşılık verdiği ve A.Kıratlıyla maç öncesinde kampta bulunduğu sırada yaptığı telefon görüşmesinde "Biraz önce toplantı falan yaptım çocuklarla" diyerek takım arkadaşlarıyla görüştüğünü belirttiği,
Bu arada Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu'nun, Sami Dinç'e, Eskişehirsporlu futbolculardan Sezer Öztürk'ü Fenerbahçe'ye transfer etmeye yönelik girişimlerini hızlandırması için talimat verdiği, Sami Dinç'in de müsabaka öncesi gerek Sezer Öztürk gerekse menajeriyle irtibata geçerek Sezer Öztürk'ü transfer edeceklerini belirtip fiyat konusunda anlaşmaya çalıştığı, bu süreçte Sami Dinç ve Şekip Mosturoğlunun aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde futbolculara "müvekkil", şike girişimine de "dava dosyası" diyerek şifreli kelimeler kullandıkları,
Süreçte; Şekip Mosturoğlu'nun, Sami Dinç aracılığıyla Sezer Öztürk'e teşvik primi ile ilgili herhangi bir teklifin ulaşmadığından haberdar olduğu, bunun üzerine ilhan Ekşioğlu'nu arayarak durumu aktardığı, ilhan Ekşioğlu'nun da Ali Kıratlı'yı arayarak Ümit Karan ile görüşmesini ve Sezer Öztürk'e de teşvik priminden bahsetmesini istediği, Ali Kıratlı'nın da aldığı talimatı yerine getirip Ümit Karan'ı aradığı, aralarında yaptıkları görüşmede Alinin; Şeyi vermişler Fenere sizin Sezeri, ona da söyledin mi bir şey dediği, Ümitin ise; Eee, o ağzı sıkı değil diyerek Sezer Öztürk'e söylemediğini ilettiği, ardından Ali Kıratlı'nın ilhan Ekşioğlu'nu arayarak durumu aktardığı ve Ümit Karanla yaptığı görüşmede Ümit'in "Yavaş yavaş alıyorum diyor hepsini, bu şey değilki diyor öyle hepsini alıpta konferans gibi yapamam ki diyor 2, 2, 3, 3 alıyorum diyorum hepsini diyor" dediğini belirtip gelişmeler hakkında bilgi verdiği, diğer futbolcularla 1er 2şer görüştüğünü söylediği, ardından ilhan Ekşioğlu'nun, Şekip Mosturoğlu'nu arayarak konu hakkında bilgi verdiği, Şekipin de Sami Dinç aracılığı ile Sezer Öztürk'e teklif götürülüp götürülmediğini teyit etmek istediği,
Daha sonra Ali Kıratlı'nın; Eskişehir-Trabzonspor maçının oynandığı gün (22.04.2011) Zafer Tüzünle birlikte Eskişehire gidip maçtan önce Eskişehirspor Tesislerine gittiği, Teknik Direktör Bülent Uygun'un yardımcısı Şükrü Ongan aracılığıyla Bülent Uygun ve Ümit Karan ile irtibat kurduğu, sonra Zafer Tüzün ve Muhammet Şenyüzle birlikte tesislerden ayrıldığı,
Ali Kıratlı'nın, tesislerden ayrıldıktan sonra, yaptığı görüşmeleri ilhan Ekşioğlu'na aktardığı, ilhan Ekşioğlu'nun Eskişehirspor kadrosunun belli olup olmadığını sorduğu, Ali Kıratlı'nın Ivesa, Koray, Nada, Veysel, Volkan, Alper, Doga, Burhan, Pele, Sezer, Batu isimli futbolcuların oynayacağını, Kaptan olarak bahsettikleri Ümit Karan'ın ise ikinci yarıda oyuna gireceğini söylediği, (Eskişehirspor'un, Ali Kıratlı'nın isimlerini verdiği oyuncularla müsabakaya başladığı, Ümit Karan'ın ise ikinci yarının 77. dakikasında oyuna girdiği tespit edilmiş, maçtan saatler önce Ali Kıratlı'nın kadrodan ve hatta 2.yarıda yapılacak oyuncu değişikliğinden haberdar olmasının, Eskişehirsporlu futbolcu teknik heyetle yakın ilişki içerisinde olduğu ve anlaşma gereği hareket edildiği izlenimini verdiği değerlendirilmiştir.)
ilerleyen saatlerde Ali Kıratlı ve Muhammet Şenyüz'ün karşılaşmanın yapılacağı Eskişehir Atatürk Stadyumu'na gittikleri, Muhammet Şenyüz tarafından Ali Kıratlı'ya maç bileti ayarlandığı, ancak ayrı ayrı stadyuma giriş yaptıkları, karşılaşma sonrasında ise Ali Kıratlı ve Zafer Tüzün'ün tekrar Eskişehirspor tesislerine gittikleri ve Bülent Uygun ile birlikte tesislerden ayrıldıkları, bu durumun yapılan fiziki takip çalışmaları neticesinde tespit edildiği,
Karşılaşmadan bir gün sonra kuşkulandıran adam manşeti ile Ali Kıratlı'nın Eskişehir-Trabzonspor karşılaşması öncesinde, Eskişehir'de bulunduğu, bu durumun Aziz Yıldırım'a yakın isimlerden Ali Kıratlı'nın teşvik primi amacıyla Eskişehirsporlu futbolcularla görüştüğü ve para dağıttığı şeklinde basına ve görsel medyaya yansıdığı (Kl:28, Dizi:309), bu süreç içerisinde Ali Kıratlı'nın irtibatlı olduğu bazı Fenerbahçeli spor yazarları aracılığı ile gerçeği gizleme çabası içerisine girdiği, bazı spor yazarlarının Ali Kıratlı'nın isteği doğrultusunda hareket ettikleri ve bilgileri olmasına rağmen fotoğrafları yayınlamadıkları ve olayın haber yapılmasını engellemek için girişimlerde bulundukları, ancak Ali Kıratlı'nın, Eskişehir Atatürk Stadyumu'nda çekilmiş fotoğraflarının yayınlanmasından sonra farklı beyanlarda bulunduğu, basında ve TV programlarında Aziz Yıldırım'a yakın isimlerden Ali Kıratlı'nın maç öncesinde Eskişehir'de bulunduğu haberlerinin geniş bir şekilde yer aldığı, Teknik Direktör Bülent Uygun'un da Ali Kıratlı'nın maça geldiğini doğruladığı,
Aynı hafta karşılaşmalarından birinin de Bucaspor-Fenerbahçe takımları arasında olduğu, söz konusu karşılaşmayı Fenerbahçe'nin 5-3 kazandığı, bu karşılaşma içinde Aziz Yıldırım liderliğindeki örgütün şike faaliyeti içerisine girdiği, Trabzonspor'un Eskişehirspor karşılaşmasında puan kaybetmesi ve Fenerbahçe'nin Bucaspor'u yenmesi sonucunda iki takımında aynı puana yükseldiği ve Fenerbahçe'nin lig lideri olduğu, her iki karşılaşma için teşvik ve şike faaliyetinde bulunan Aziz Yıldırım liderliğindeki örgütün amacına ulaştığı,
ilerleyen süreçte Ümit Karan'ın takım arkadaşları ve kendisine verilecek teşvik primini almak için Ali Kıratlı ile buluşmak istediği, Ali Kıratlı'nın bu durumu ilhan Ekşioğlu'na aktardığı, konu hakkında aralarında yaptıkları görüşmelerde "O öbür çocuğa şey demiş ya sana kim geçen hafta haber gönderdiyse sen o abiye söyle bize hiç erzak gelmedi" diyerek Ümit Karan'ın diğer futbolculara dağıtacağı para hakkında görüştükleri,
Sonrasında Ümit Karan'ın tekrar Ali Kıratlı'yı arayarak buluşmak istediği, Ali Kıratlı'nın da i.Ekşioğlu ile irtibata geçtiği, daha sonra i.Ekşioğlu'nun Fenerbahçe Mali işler Müdürü Tamer Yelkovan ile görüştüğü, ardından i.Ekşioğlu'nun Ali Kıratlı'yı arayarak "Spor ayakkabısı ayarladım" şeklinde şifreli konuşarak Ümit Karan'a verilecek şike parasını ayarladığını ima ettiği, görüşmeden hemen sonra Ali Kıratlı'nın Ümit Karan'ı aradığı ve aralarında yaptıkları görüşmelerde "Görüşebiliriz. Dondurmacıya bırakırım" şeklinde konuştukları tespit edilmiştir.
--spoiler--
11.05.2011 günü Fenerium adlı şirketten Fenerbahçe SK hesabına toplam 222.650 TL ödeme kombine bilet geliri aktarıldığı tespit edilmiş, telefon görüşmelerinde şike amaçlı kullanmak üzere Aziz Yıldırımın talimatı ile Fenerium şirketinden Fenerbehçe SKne 400.000 TL aktarılması konusu ile ilgili olarak para havalesinin tarih olarak örtüştüğü ancak para miktarının 400.000 TL değil, 222.650 TL olduğu anlaşılmıştır.
--spoiler--
Savunmalarda çokça dile getirilen, sahanın içinde şike yoksa dışında da yoktur, şikenin sahaya yansımamış olması, gibi sübjektif/göreceli tespitlerin, ceza yargılaması yönüyle bir anlam ifade etmediğinin öncelikle bilinmesi gerekmektedir.
Şöyleki:
Yasa koyucu; 6222 SYnın 11. Maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde, belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden ya da kendisine menfaat temin edilen kişi için suçun, kazanç veya menfaatin temin edildiği anda oluşacağını kabul etmiştir.
--spoiler--
--spoiler--
6222 sayılı Yasada kazanç veya sair menfaatin temini hususunda anlaşmaya varılmış olması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi cezalandırılır
--spoiler--
benden bu kadar diyeceğim ama boş vaktimde göze çarpan noktaları paylaşmaya devam edeceğim.
iddianame, savunmalar ve çapraz sorguları mahkeme heyeti alt alta koyduğu bölümler var ki özellikle oralar çok önemli...
esasen bu durumlara hiç gerek yoktu ama oldu işte bir şekilde, futbolun başındakilerin maçası yemedi diyelim bazı şeyleri yapmaya, bazı kararları almaya, illa başkası gelecek kafamıza vuracak, istenen bu sanırım.
bu ülkede oyun oynanırken kurallar değişti. bana bazı şeylerin aksini kimse ispatlayamaz. hoş, etik kurulu, pfdk raporu, iddianame ve mahkeme kararı ortadayken aksini iddia etmek zaten aptallık noktasında.
kurallar değişti dedik, evet kurallar değişti. nasıl değişti?
konu futbolsa yine futboldan örnek verelim.
--spoiler--
bir final maçı oynanıyor maçta 90. dakika oynanıyor ve takımlar 1-1 berabere durumda. x takım sağ kanattan atak yapıyor, y takım defansı kötü yakalanıyor, x takımlı futbolcu çizgiden ortayı yapıyor ve ceza sahası içinde y takımın defans oyuncusu herkesin görebildiği bir şekilde topa eliyle vurarak rakibin gol atmasını engelliyor.
her şey çok aleni olduğu için kimse itiraz edemiyor. topa eliyle vuran defans oyuncusu üzgün, takım arkadaşlarının morali bozuk ama x takım oyuncuları seviniyor penaltı kazandık diye!
ve hakem kararını veriyor! oyuncuya kırmızı kart ama oyun kale atışıyla devam edecek!
nasıl olurdu! ceza sahası içinde defans oyuncusu eliyle kontrol ediyor ve sen o'na kırmızı kart veriyorsun ama penaltı vermiyorsun, bu mümkün değil, imkanı ihtimali yok!
hakem savunmaya geçiyor... "az önce kural değişti! artık böyle bir durumda kırmızı kart vereceğiz ama penaltı vermeyeceğiz" diyor... evet aynen böyle diyor... herkes şaşkın...
--spoiler--
bizde de böyle olmadı mı sözlük? 6222 sayılı yasa değişti. şuan 6 yıl ceza alanlar yasa değişmeseydi 20 yıldan önce çıkamayacaklardı. peki sadece bu mu oldu? hayır! tff'nin küme düşme maddesi gece yarısı saat 2'de değişti. kimse gıkını çıkartamadı...
etik kurulu'nun şahıslar için verdiği "maç sonucunu etkilemek" fiilinin tamamını pfdk "maç sonucunu etkilemeye teşebbüs" olarak değiştirdi, gözlerimizin içine baka baka... ve yine de ceza verdi çeşitli yöneticilere... o yöneticilere o emirleri veren "büyük başganlara" ceza vermeyerek biz bir kez daha yanılmadık.
hadi dedik, eyvallah dedik. ama yine bir allah'ın kulu da çıkıp "sen kişilere ceza veriyorsun da kulüplere neden vermiyorsun? kişiler kendi menfaatleri için mi yaptılar bu işi?" diyemedi...
dese de bir şey değişmeyecekti. zira küme düşme maddesi kaldırılmıştı...
not: akıl, vicdan, irfan sahibi; üniversite mezunu, mevlana sözleri okuyup, msn iletisine, facebook duvarına "haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" notları düşenler şu yukarıda tek tek yazdığım, kıvırılmayacak, aksi ispatlanamayacak olaylarla gurur duydular. ben de o'na yanarım...
Samet :Arkadaşım ile konuştum (Gökçek Vederson ile yaptığı görüşmeyi aktardığı) arkadaşım da onun yanında olan arkadaşları ile konuşmuş 3 kişilermiş böyle3 kişi ondan sonra konuşmuş yani hiç bir sıkıntı yok diyor şu anda hiç bir problem yok diyor konuştuğumuzdan farklı hiç bir şey yok her şey yolunda diyor
Alaeddin : Bu 9 numara da var mı onun içinde (Bursaspor takımında 9 numaralı formayı Sercan Yıldırım giyiyor)
Samet :Yok yok onların içinde o yok onların içinde o yok
Alaeddin :Tamam iyi umutlu mu
Samet : içlerinden çıkmayacağız diyor yani öyle diyor
Alaeddin :Tamam sen deki pazar sabah Ali bey seni bekliyor
Samet :Tamam tamam
Alaeddin : Yarın sabah yine konuşalım
Samet :Tamam tamam
Alaeddin :.bekliyorum de istanbula tamam mı
Samet :Tamam tamam
Şeklinde sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Sanık Alaeddinin Bu 9 numara da var mı onun içinde sözü ile sorduğu ve Sametin de Yok yok onların içinde o yok onların içinde o yok şeklinde karşılık verdiği Sercan Yıldırım 17.04.2011 tarihinde oynanan müsabakada yine 9 numaralı forması ile yedek kadroda yer almış Bursasporun üç oyuncu değişikliği hakkını kullanmasına rağmen oyuna dahil olmamıştır.
Görüşme içeriğinden de anlaşıldığı üzere 17.04.2011 pazar günü tarihinde oynanacak Trabzonspor-Bursaspor müsabakası sonrasında sanık Alaeddin Yıldırım Samet Güzelden varılan teşvik anlaşmasının gereği olarak Gökçek Vedersonu beklediğini iletmektedir. Sanık Sametin Alaeddinekonuştuğumuzdan farklı hiç bir şey yok her şey yolunda diyor sözünden Vederson ile Alaeddin Yıldırım arasında 11.04.2011 tarihinde gerçekleşen görüşmede teşvik anlaşmasının sağlandığı anlaşılmaktadır. Eğer bu görüşmede Vederson tarafından yapılan teşvik teklifi kabul edilmemiş olsaydı sanık Alaeddinin müsabaka öncesinde Sameti arayıp anlaşmanın takibini yapması söz konusu olmazdı. Sanık Vedersonun bu konuya ilişkin aşamalardaki çelişkili savunmaları da değerlendirildiğinde teşvik teklifini kabul ettiği sabittir.
Sanıklar ve özellikle Aziz Yıldırım Vederson ile görüşülmesinin nedeninin kulüpten olan alacağı ile ilgili olduğunu oyuncularından temiz kâğıdı almayan kulüplerin Avrupaya katılma hakkını kaybettiğini ve kulüplere verilen lisansları kaybettiğini oyuncuların da ne kadar para kopartabilirsem düşüncesinin peşinde olduklarını savunmaktadırlar.
Fenerbahçe Spor Kulübünün istanbul Emniyet Müdürlüğüne yazdığı 26.08.2011 tarih ve 807 sayılı yazı içeriğine göre Gökçek Vedersona olan borcun 18.950 USD olduğunu ve bu miktar ödeme yapılarak borçlarının kapatılması ve borçlarının bulunmadığına dair bir yazı alınmasının kulüp lisansı için gerekli olduğu bildirilmesine ve bu hususun kulüp için çok önemli olduğunun savunmalarda ısrarla vurgulanmasına karşın ne ilginçtir ki Trabzonspor-Bursaspor müsabakasının oynandığı 17.04.2011 tarihinden sonra ilgili futbolcu ile olan irtibat birden kesilmektedir.
Sanık Gökçek Vederson duruşmadaki savunmasında ben de tam olarak ne ile ilgili görüşeceğimi bilemediğim için oraya çağırdılar O görüşmede daha çok genel günlük yaşantılar hayatın nasıl geçiyor Bursaya alıştın mı Bursayı seviyor musun öyle şeyler görüşüldü. Alacağımın da daha ileriki dönemde ödeneceği söylendi. O günkü görüşmede herhangi bir miktar konuşmadık sadece günlük yaşantımızın nasıl olduğunu söyledik. O gün herhangi bir imza atmadım şeklide beyanda bulunmuştur.Alacaklarını ödemek için çağrılan futbolcu ile bu konu ile ilgili görüşülmemiş olması savunmaların gerçek dışı olduğunu göstermektedir.
Bu savunma ayrıca birçok boyutuyla da inandırıcılıktan yoksundur.
Şöyleki:
Fenerbahçe ile olan sözleşmesi 31.05.2010 tarihinde sona eren Gökçek Vedersonun kulüpten olan alacağına karşılık sözü edilen temiz kâğıdının alınması gerektiğinin bir yıl sonra akıllara gelmesi; Fenerbahçe gibi hisseleri iMKBde işlem gören şirketleşmiş ve tutulan muhasebe kayıtlarının emsali olmadığından sözü edilen büyük bir kulübün bir başka kulübe transferi gerçekleşen futbolcusunun alacağını tam da bitime birkaç hafta kala şampiyonluk yolunda tek rakibi olan Trabzonsporun adı geçen futbolcunun oynadığı takım ile yapacağı müsabakanın öncesinde ödeme gayreti; günümüz dünyasında olağan durumun alacaklının alacağının peşinden koşması yerine her nasılsa miktarı dahi belirli olmayan ve alacaklısı tarafından bir yıldır unutulan bu alacağın borçlu tarafından ısrarla ödenmek istenmesi; alacak borç ilişkisinin kulübün iki yöneticisinin arasında diğerinin dahi anlamayacağı boyutta ultra kriptolu telefon konuşmalarına konu olması; telefon görüşmelerinin hiçbir yerinde alacak borçbelge imzalanması vs. hususların geçmemesi; futbolcu ile kulüp arasındaki maddi konulara ilişkin hususların sözleşme ile kesin ve net olarak belirlendiği bir ortamda kulübün futbolcuya olan borcunu ödemesinin onun kabulü dışında da çözümünün mümkün olmasına karşın ısrarla Bursadan istanbula görüşmeye çağırılması; oyuncunun alacağı ile ilgili kâğıdı imzalamaması durumunda Avrupaya katılma hakkının kaybedilmesi gibi vahim durum karşısında olağan koşullarda ikna edilmesi ve hoş tutulması için futbolcunun ayağına gidilmesi daha makul ikenfutbolcunun yöneticilerin ayağına çağrılması hususları savunmanın gerçek durum ile ilgisiz olduğunu göstermektedir.
Sanık ilhan Ekşioğlu duruşmada sorulması üzerine Bursadaki taş ocağından kastedilenin Sercan Yıldırımın transferi olduğunu söylemiştir.
Bursa Spor Kulübünün soruşturma aşamasındaki cevabi yazısında 2010-2011 futbol sezonu içerisinde Sercan Yıldırım ve Volkan Şen isimli futbolcuların transferi için Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından kendilerine iletilmiş her hangi bir transfer girişiminin bulunmadığı adı geçen futbolcularla görüşme yapmak için Fenerbahçe SK tarafından kulüpten yazılı izin talep edilmediği ve kulüp tarafından Fenerbahçe SK bu şekilde yazılı izin verilmediği bildirilmiştir (Kls. 65 dizi 334).
Fenerbahçe Spor Kulübünün 17.10.2011 tarih ve 992 sayılı yazısında; (Kls. 65 dizi 340); 2010-2011 futbol sezonunun devre arasından itibaren bu futbolcuların (Sercan Yıldırım ve Volkan Şen) Fenerbahçeye transferleri çeşitli vasıtalarla teklif olunmuş ancak teknik kadrodan alınan görüş doğrultusunda transfer şartlarının değerlendirilmesi sezon sonuna bırakılmıştır denilmektedir. Sanık ilhan Ekşioğlu yöneticisi olduğu Fenerbahçe Spor Kulübüne rağmen Sercan Yıldırımın transferini gerçekleştirmeye çalışmakta olduğu gibi bir tezat söz konusudur.
Fenerbahçe Spor Kulübü soruşturma aşamasındaki cevabi yazısında 2010-2011 futbol sezonu içerisinde Sercan Yıldırım ve Volkan Şen isimli futbolcuların transferi için Bursa Spor Kulübü veya adı geçen futbolcularla herhangi bir resmi görüşme yapılmadığını bildirilmiştir. (Kls 65 dizi 340)
--spoiler--
büyük başgan tek tek çürütüyor her şeyi! büyük başgan aziz yıldırım! öl desin ölelim! yaşasın büyük başgan! yaşasın aziz başgan! öl desin öleyim!
savcı tarafından trabzonspor başkanı sadri şener'e de ceza verilmesi ile birlikte bazı kişilerin cezalarının az olduğuyla ilgili itirazın yapıldığı mahkemenin gerekçeli kararıdır.
******* sezer öztürk isimli futbolcunun çapraz sorguda kendini ele verdiği karardır.
Soruldu : istanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No: 2010/2287 sayılı soruşturması kapsamında Aziz YILDIRIM liderliğindeki suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında;
Aziz YILDIRIM, Şekip MOSTUROĞLU, Doğan ERCAN, Mehmet ŞEN, Ali KIRATLI, Ümit KARAN, Bülent UYGUN, Mehmet YENiCE, Tamer YELKOVAN, Cengiz DEMiREL, Cemil TURHAN, Halil KÖNDEK, Yusuf TURANLI, Abdullah BAŞAK, Bülent ibrahim iŞCEN, Ahmet ÇELEBi, Mecnun ODYAKMAZ, Mehmet YILDIZ, Erdem KONYAR, Emmanuel EMENiKE, Korcan ÇELiKAY, Yavuz AĞIRGÖL, Tuğrul Çağrı ÜZER ve Mahmut BOZ isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Adı geçen şahıslardan kimi ne şekilde tanıdığınızı ve aranızdaki ilişkiyi açıklayın.
Sezer Şekip Mostroğlu için şu cevabı veriyor.
Mehmet Şekip MOSTUROĞLU: Şahsı Fenerbahçe kulübünün avukatı ve Fenerbahçe as başkanı olarak tanıyorum. Yine Mehmet Şekip MOSTUROĞLUnuda 10 gün önce transfer görüşmeleri esnasında tanıdım. Daha önceden kendisini tanımıyordum. 10 gündür şahsı tanıyorum.
Sonra polis abiler fiziki takip tutanağını önüne koyuyorlar Sezerciğin
FiZiKi TAKiP TUTANAĞI (10.04.2011)
Görevlilerimizce Saat:18.00 sıralarında Mehmet Şekip MOSTUROĞLU isimli şahsın işyerinin bulunduğu ilimiz Şişli ilçesi Harbiye Mahallesi Cumhuriyet caddesi No:40 sayılı Kahan iş hanı çevresine geçilerek gerekli fiziki takip ve tarassut çalışmalarına başlanılmış ve Mehmet Şekip MOSTUROĞLU isimli şahsa ait olan 34 TH 9606 siyah BMW marka aracın Cumhuriyet Caddesi No:40 sayılı Kahan iş hanı önünde park halinde olduğunun görüldüğü,(1 nolu fotoğraf)
Saat:19.30 sıralarında Sezer ÖZTÜRK, Zafer DEMiRAY, A ve B şahısların Kahan iş hanından çıkış yaparak Cumhuriyet caddesi üzerinde durdurdukları 34 TEY 30 plaka sayılı ticari taksiye bindikleri ve Mecidiyeköy istikametine doğru ayrıldıklarının görüldüğü,.(2,3,4 ve 5 nolu fotoğraflar)
Saat.19.35 sıralarında ise Mehmet Şekip MOSTUROĞLU isimli şahsın X şahısla birlikte Kahan iş hanından çıktığı ve park halinde bulunan 34 TH 9606 siyah BMW marka araca binerek ayrıldıklarının görüldüğü anlaşılmıştır. (6,7,8 ve 9 nolu fotoğraflar)
Ve Soruyorlar
Soruldu:
Yukarıda Mehmet Şekip MOSTOROĞLU isimli şahıs size sorulduğunda şahsı Fenerbahçe As başkanı olarak basından tanıdığınız ve 10 gün önce Fenrebahçe ile yapmış olduğunuz transfer girişmileri sırasında tanıma şahısınız olduğunu söylemenize rağmen 1,5- 2 ay önce şahısın iş yerinde görüşme yaptığınız anlışılmıştır. Bu çelişkili durumu izah ediniz.
Sezercik cevap veriyor.
CEVAP:
Görüşme yaptığımı hatırlamadığım için yukarda Şekip MOSTOROĞLU için 10 gün önce tanıdığımı söylemiş olabilirim
içişleri bakanlığı tarafından yapılan inceleme raporu dayanak noktalarından biridir.
--spoiler--
"Içişleri bakanlığı dernekler dairesi başkanlığı tarafından hazırlanan 23.09.2011 tarihli araştırma raporunda (kl:68, dizi:346-430 arası);
28.02.2011- 11.05.2011 tarihleri arasında (Aziz Yıldırım liderliğindeki haksız ekonomik çıkar sağlamak amaçlı suç örgütünün şike ve teşvik pirimi faaliyetlerini çok yoğun bir şekilde yürüttüğü dönem.)
Ilhan Ekşioğluna kulüp kasasından yapılan ödemelere yer verilmiştir.
Araştırma raporunda; 28.02.2011- 11.05.2011 tarihleri arasında Ilhan Ekşioğluna toplamda 2.216.810 tl ödeme yapıldığı,
klüp kasasından yapılan ödemelerin gerekçesinde; bu kişiyle kulüp arasında borç-alacak ilişkisi kurulup kendi parasını kulübe verip tekrar geri alma şeklinde para giriş çıkışı yapıldığı, dolayısıyla kulüp kasasından bu şahsa yapılan ödemelerin takibinin kişisel bilgi olduğu ve kulüp muhasebesinde detay bilgisinin yer almadığı belirtilmiş, şike eylemindeki diğer deliller ile örtüştüğü görünen para ödemelerine ait bilgiler ilgili eylemler altında ele alınmış, şike eylemlerinde şahısların parayı aldıkları tarih ile kasadan para çıkışının gözüktüğü tarihin aynı olmama ihtimalinin bulunduğu, çıkan paranın bu kayıtlara tam alındığı gün değil, ileri bir tarihte kayıt edilmiş olabileceği değerlendirilmiştir."
--spoiler--
hani hep derler ya "telefon kayıtları delil değildir" diye, o iş öyle değil işte... tek başına bir anlam ifade etmez ancak bu telefon konuşmasını başka bir kanıt ile desteklersen sana kol gibi girer.
velhasıl; (bkz: ilimizde kınıt yık) diye bir şey yok pampa, rahat ol yani, hatta sülaleniz rahat olsun.
- iletişim tespit karar ve tutanakları,
- fiziki takip tutanakları,
- arama, el koyma, yakalama,
- gözaltı karar ve tutanakları,
- telefon detay inceleme ve sim kart çözüm tutanakları,
- banka hesap dökümleri,
- şüpheli/tanık/müşteki ifadeleri,
- mahkeme sorguları, tutuklama,
- ekspertiz raporları,
- emanet eşya makbuzları,
- ayırma-birleştirme kararları,
- adli, sicil ve nüfus kayıtları,
- tffnin 06/06/2012 tarihli etik kurulu inceleme raporu (kls 104, dizi 65-115)
- lig tv ve trtden alınan dosyaya konu maç görüntülerinin yer aldığı cd ve dvdler,
- vergi denetim kurulu tarafından düzenlenen inceleme raporu (kls 92 dizi 1-20
- sermaye piyasası kurulu denetleme raporu (kls 102, dizi 471-487)
- 31/03/2011 tarihli futbolcu temsilciliği sınavı, sınav komisyon raporu (kls 102, dizi 399-400)
- tff tahkim kurulunun 11/09/2008 tarihli raporu (kls 102, dizi 196-209)
- futbolcu temsilcilisi sıfatının kazanılmasının koşulları ve temsilci sözleşmesi (kls 102, dizi 407-422)
- istanbul teknik üniversitesi fen edebiyat fakültesi doç.dr cevdet ceritin analiz raporu (kls 104, dizi 301-321)
- tff tahkim kurulunun 24/07/2009 tarihli raporu (kls 104, dizi 252-263)
- şüpheli spor kulübünün hesap harcama detayları
- spor toto teşkilat başkanlığınca şüpheli spor kulübüne yapılan ödemeleri gösterir belgeler (kls 65, dizi 1-347)
- şüpheli spor kulübünden temin edilen ve hesap bilgilerini içerir belgeler (kls 64, dizi 1-395)
- sanık olgun pekere ait diplomanın çevirisine ilişkin bilirkişi raporu (kls 76, dizi 631-677)
- sanık savunmaları,
- tanık, müşteki ve katılan beyanları,
yusuf turanlının adresinde;
- 2 adet ahmet dursun adına düzenlenmiş tapu senedi ve vekaletname,
- 1 adet mustafa koray avcı adına düzenlenmiş tapu senedi,
- föy dosya içerisinde okan buruk adına düzenlenmiş tapu senedi fotokopisi, vekaletname asılları ve fotokopileri ve çeşitli dokümanlar,
- 1 adet 17 ile numaralandırılmış ibrahim toraman adına düzenlenmiş türkiye garanti bankası a.ş. ekspertiz raporu,
- 1adetsn.yusuf turanlı ibareli zarf içerisinde 1den 11e kadar numaralandırılmış sedat pekere ait mektup ve fotoğraflar,
- 1 adet kabza kısmında sw ibaresi bulunan ve kabza alt kısmında 49680 ibareleri bulunan toplu olarak tabir edilen tabanca, 1 adet sürgü kısmında r.b. mod. 70 made in italy ve 5555 ibareleri bulunan tabanca, tabancaya takılı vaziyette 1 adet şarjör, şarjöre basılı vaziyette 8 adet m.k.e. 9p ibareli fişek, 4 adet m.k.e. 45 auto ibareli fişek ve bu fişeklerin basılı olduğu 1 adet pachmayr ibareli şarjör, 2 adet şarjör
mecnun otyakmazın adresinde;
- 9 adet 1den 9a kadar numaralandırılmış sedat peker isimli şahsa ait arka yüzünde notlar bulunan fotoğraf