"adem, cesaret etti, onun selamına mukabele etti. ismini söyledi. "şeytan" diye mırıldandı, ışık, hava, su der gibi. secde gününden beri bu ismi ilk kez dilinin ucuna getirmiş, bu tekinsiz kelimeyi ilk kez söylemişti.
ismi vardı artık, öyleyse ismi varsa şeytan da vardı. ama onun ismini anınca, dili yanmadı adem'in, genzine bir ısırgan dolmadı. yer çökmedi, cennet gökleri yarılmadı. adem, şeytan konusunda neden bu kadar ısrarla uyarıldıklarını neredeyse anlamayacaktı.
cennetten henüz düşmemiş olan, kötünün lafzını bilip de manasına sırdaş olmayan, kelimesini bilip de kendisiyle yüz yüze gelmeyen biri için "şeytan" bile henüz o kadar tekinsiz bir kelime değildi." *
kırmızı renkli, kuyruklu, boynuzlu değildir. bu tasvirden daha ziyade, ölümcül zekasını uzun saçları ve ince kıvrak hatları ile kamufle eden bir şeydir.
o "ben en büyüğüm, dünyanın egemeniyim" diyen insan var ya, aslında dünyanın hatta evrenin en aciz varlığıdır. neden mi? kendisinden daha üstün olmayan şeytana "dur" bile diyemiyor, kendi bedenini kendisi değil, şeytan yönetiyor. bundan daha büyük bir acizlik var mıdır?
tanrı insanı daha yüce kıldı. hatta şeytana; "insanın önünde eğil" dedi. sen bu kadar yüce bir şekilde yaratılmışken, şeytanın egemen oluşu ne kadarda acı! seni, şeytan değil, sen yönetmelisin! *
bu arada;
tanım: insandan yüce olmayan varlık.
şeytan melek değildir, cindir. melekte değildi, hep cindi. toplum şeytanı hep melek olarak nitelendiriyor ama şeytan melek değildir. meleklerin günah işleme kabiliyeti yoktur. onlar sadece tanrının dediklerini yerine getirirler, aklı ve iradeleri yoktur, hür değillerdir. tanrının emrine karşı çıkan şeytanın melek olması bu sebepten dolayı mümkün değildir. bunu dipnot olarak belirtmek isterim.
pelin batu şeytana övgü başlıklı şöyle bir yazı yazmıştır vakti zamanında.
iblis daima daha eğlencelidir
oyunları vardır, şaşırtır,
kelimeleriyle kandırır
cezbedicidir, aynadır
bir omuzda iyilik nasihatları, diğerinde sapma olanağı dururken,
kim ister kendini eyerlenmeyi, geri tutmayı?
romanlarda filmlerde şeytanı tutarız, isyanı.
en güzel meleğin düşmüşü, bütün silik meleklerden daha alazlıdır.
romantik başkaldıranların daimi ilham kaynağıdır,
şairane oyunbaz ruhların...
william peter blatty'nin çok satan romanından uyarlanan yönetmenliğini William Friedkin'in yaptığı filmdir.
dünyada gişe rekorları kırarken, ondan türkiye'ye uyarlanan metin erksan'ın çektiği şeytan filmi tam bir fiyasko ile sonuçlanmıştır.
bizatihi kötülük kavramı müslüman zihnine o kadar uzak ve yabancıdır ki batı kökenli korku filmlerinin bizdeki uyarlamalarınin gişe hasılatları fiyasko denilecek denli düşük kalmıştır.
şeytan korkusu batı insanının ruhunun derinliklerine işlemiştir. bizim içinse durum efektler düzeyinde şaşırtıcı bir fantastik dünyadan ibaret kalmıştır, bir türlü iç dünyamızın derinliklerine nüfuz edememiştir.
tanrı'nın en sevdiği melek. cennet'in bekçişi ve eski baş melek. diğer meleklerden farklı olarak bazı duygu ve düşüncelere sahiptir. kıskançlık ve kibir en büyük özelliğidir zaten bu yüzden cennet bahçesinden kovulmuştur. kitab-ı mukaddes, şeytan'ı şöyle tanımlar;
o tanrı'nın en sevdiği melek, o tanrı'nın yarattığı en güzel varlık, her şeyin en güzeline en iyisine sahip, kendine has duygulara sahip en özel yaratık. ama aç gözlülüğü onun içini kibirle doldurmuş bitmek tükenmez bir kötülüğe sahip olmuş, kıskançlığı adem ve havva'ya günah işletmiş ve onların da cennet bahçesinden kovulmasına sebep olmuştur.
simgesi elma'dır. elma ağacı cennet bahçesinin ortasında bulunur, tanrı kesinlikle yasaklamış olsa bile havva bir yılana kanmış ve bu ağacın meyvesini yemiştir, ve kitab-ı mukaddes'e göre en büyük günahları işlemiştir.
inanışa göre; ateşten yaradılan ve topraktan yaradılan adem' e secde etmesi emredildiğinde bunu reddeden varlık.
şimdi şöyle ki; insanlar "hani tanrı nerde" dediği vakit, "e görünse hemen inanırsın o zaman sınav olmaz" deniyor ya hani. hah işte; şeytan ki tanrının en yüce katını cenneti tatmış, tanrının varlığından emin, hatta görmüş ancak hala iman etmiyor. bir de bu durumu ego kavramıyla bilimsel açıdan açıklamaya çalışanlar var, onlara hiç değinmiyorum.
mistik açıdan da açıklanamıyor. inanca göre insan ölünce, sorgu meleğini gördüğünde dahi dizlerinin bağı çözülüyor; şeytan dediğin tanrıya bile bile kafa tutmuş. hani insan daha üstündü? yani mistisizme göre de çok büyük açık var.
Melektir. Cennet' den kovulmasının sebebi Tanrı' nın insanları yaratması, onları meleklerden daha çok sevmesi ve Şeytan' ın buna isyan etmesi üzerine cehennemin dibine gönderilmesidir.
"O ki babasını en çok sevendi ve kıskandı." *
Yeryüzüne geliş sebebimiz, gereksiz bir sınava giriş sebebimiz, her türlü piçliği yapış sebebimiz.. Ayrıca camilere giremediği düşünülen yaratıktır kendileri.
kendisine verilen rolün hakkından gelen bir oyuncu. filmlerde kötü karakterlerle özdeşleşmiş olup gerçek hayatta altın kalpli olan oyunculardan bir farkı yoktur zannımca. wilhelm stekel in tanımıyla "tanrı nın karikatürü".
şu hep betimlenen haliyle; boynuzlu, çirkin, korkunç olduğunu inandırıcı gelmeyen eski melek. "kötü" sıfatını pekiştirmek için iğrençleştirilir oysa insanın en çok kapıldığı şey değil midir? insan denilen yaratık, iğrenç olan bir şeyin peşinden koşarbilir mi? şeytan dünya üzerinde yaratılmış en güzel mahluktur, en afrodizyak etkili olanından, en güzel kadından daha güzel, en zeki erkekten daha zeki, sonsuz para kadar cazibeli, sanıldığı çirkinlikte olsa neden peşinden koşulsun.
allah'ın (cc), kullarını denemek amacıyla yarattığı cinlerin genel adıdır. hz. adem (as) i sevmemesi sebebiyle onun çocukları olan bizlerle uğraşmaktadır.