kesinlikle terörist değildir asla.
Şeyh SAid KÜRT-iSLAMCI'DIR. atatürk'ün anadolu cumhuriyeti sözünü tutmaması üzerine isyan etmiştir...malesef milli eğitim müfredatlığı yanlış anlatıyor
1925 tarihli kürt isyanının önderidir. istiklal Mahkemeleri' nde yargılanmış Elazığ' da asılmıştır. Tarih bilgisini, ilkokul kitaplarından, politik birikimini kurtlar vadisi' nden alanların yorumlarına mahzar olmuştur.
"Bizler ve Türkleri bağlayan sadece din kalmıştı, Türk Hükümeti dini de kaldırdı ve artık bizi birbirimize bağlayan hiçbir şey kalmadı.”
şöyle bir şey söylemiş. iyi o zaman, madem bu söz öbeği bazılarımızın hoşuna gitmiş. bir ırak'da yaşananlara bakıverelim yorulmazsak. ha gayret, badem gözlü olmasına ramak kaldı... ayrıca lozan'da ingilizlerin baskısıyla hilafet kalkmış da denmiş ya, dünyadan soğutursunuz lan insanı.
bu saatten sonra hakkında ne yazılsa boş, kalemi kırılmış bir kere, hain bellenmiş. lozan'da ingilizlerin baskısıyla hilafeti kaldırmanın adı vatanı sevmek olmuş, hilafet kaldırılmasın müslümanların bölünüp kolay lokma olmasın talebine vatan hainliği damgası vurulmuş. neyse, uzatmayacağım, sadece vurmayın adam ölmüş 80 küsür yıl önce diyeceğim.
şeyh sait için düzenlenmiş internet sitesine baktığımda gördüğüm en çarpıcı cümle şeyh sait'in isyancılara bir vaazında sarfettiği şu cümledir: "Bizler ve Türkleri bağlayan sadece din kalmıştı, Türk Hükümeti dini de kaldırdı ve artık bizi birbirimize bağlayan hiçbir şey kalmadı.”
bu cümle çok hoşuma gitti, her ne kadar şu anda kürtlerin yaptığı hiçbir şeyi doğru bulmasam da bu adamları isyan ettiren de sadece dış güçler değil, olmamalı da zaten. memur doğu'yu sürgün yeri olarak görürse, gazi mustafa kemal politikamızın chp olduğunu, gökten indiği sanılan kitaplar olmadığını düşünürse, ki orada yapılan işkencelerin veya cinayetlerin tamamen safsata olduğunu da düşünürsek, kürtlerin isyan etmesinde haklılık payı vardır. ha bu demek değildir ki kürtler ayrılsın evet yeni devlet kursunlar. hayır, bu vatan tek karış toprağı bile satılamaz, bölünemez, her santimetrekaresi kutsaldır. ama şeyh sait'in dile getirdiği bu düşünce ama ingiliz kışkırtmasıyla ama kendi ağzıyla olsun kürtler ile aramızda hiçbir ortak bağın olmadığını işaret etmiştir.
kürtler her isyan ettiğinde ya da her ayaklanma çıkardığında oradaki halkın saygı gösterdiği, derviş dediği kişilikler öldürülmüştür. türkiye cumhuriyeti sanki din bilginlerine ve dindarlara yönelik bir politika izliyormuş havası uyandırılmıştır 1950'ye kadar. bunun sonucunda da bunlar gelişmiştir, gelişmektedir.
gerçekten de öyledir, bizim aramızda hiçbir antropolojik ya da kültürel bir bağ yoktur kürtler ile. kürt milleti ya da kürt insanlar ne derseniz deyin. bu adamlar ile ortak noktamız osmanlı döneminde de, selçuklu döneminde de sadece islamiyet idi, lakin o bağ ta 70 yıl önce koparıldı. ve bu çığ başka devletlerin de desteğini ala ala buraya kadar geldi.
oradaki insanlara türkçe öğretememişsin, bu o adamın suçu değildir arkadaş, ilköğretim madem zorunlu, madem göndermeyene ceza var, uygulasaydın cezayı, alsaydın okula çocuğu vaktinde, türkçe öğretseydin. oradaki adam sadece ağalarının sözünü dinliyor, ağası şuraya oy at dediği zaman 1000 oy birden atılıyor aynı anda o partiye. bu ağalık sistemi orada atatürk döneminde bile çökertilemedi, yok edilemedi. şimdi de hala aynı sistem tabii ki. oradaki adama vakti zamanında öyle empoze edilmiş, nüfus artırmak amacıyla bir evde 50 boğaz var. bunun sebebi oradaki insanların doğum kontrolünden habersiz olması olabilir, o insanların nüfus politikası sonucu olabilir, yani orada çoğunluğu sağlamak için diyorum.
bakın son olarak annemin 90'lı yılların başında terör olaylarının tam da zirvelerde olduğu yıllarda orada hemşireyken başından geçen bir iki olayı anlatayım. orada sağlık ocağında çalışırken, orası dediğim de van oluyor, köylere aşıya gidilmesi gerekli. annemden aktarıyorum, hemşire arkadaşı ampulleri kırıp kırıp kırdığı her ampul için bir de şırınga atıyor çöpe. annem "napıyorsun" diye sorduğunda ise verdiği cevap enteresan: o pis kürtlere aşı mı yapacağız bir de, fazlalık görünmesin, yaptık diyelim diye böyle yapıyorum". bu mantıktan sonra sen bu adamlardan insanlık bekle.
ha bir de babam da van-başkale'de öğretmenlik görevini icra ederken başından geçen bir olay. yine aynı yıllarda. babam annemi özek harekatçılara emanet ediyor da gidiyor başkale'ye. bir gün kalıyor, sonra tekrar merkez'e dönüyor. annem de tabii o zamanlar 22-23 yaşlarında. ben daha yokum. babam bir keresinde otobüsü kaçırıyor, oradaki özel harekatçı tanıdıklarına gidiyor diyor işte ben otobüsü kaçırdım, napayım? onlar da babamı güvendikleri bir adamın kamyonuna bindiriyorlar işte hoca'ya iyi bakın, tanıdıktır falan diye. adamlar da nakliye şirketi gibi bir şirketin elemanları. oranın yerlisi adamlar. akşam karanlığı çöküyor, adamlar kendi aralarında fısıldaşmaya başlıyorlar. babam oralı olmuyor tabi. akşam ezanı vakti geçecek diye adamlara diyor, şurda ilerdeki çeşmede durabilir miyiz ben bi namaz kılayım diyor. adamlar da aralarında onu konuşuyorlar babam yabancı olduğu için, bir de oradan olmadığı belli, elinde bond çantayla. adamlar rahatlıyorlar tabi, "desene hocam" diyorlar, kaynaşıyorlar tabi. neyse namazı kılıp tekrar yola koyuluyorlar. biraz sonra el feneri görüyorlar karşıdan, dur dur gibisinden işaret yapıyor. pkk da o dönemler yol kesmeleriyle meşhur tabii. adamların verdikleri ilk tepki şu babama: "hoca, eğer bunlar pkk'lıysa hiç korkma bizi öldürmeden seni alamazlar." söyler misiniz şimdi bana bunu hangi adam söyler şu balıkesir'de? veya sizin bizim doğu olarak tarif ettiğimiz yerin dışında. kaç kişi çıkar? adamlarda insanlık var bi kere. ne olursa olsun. ha o kişiler denk gelmiştir babama, bölücü değillerdir, okey kabul ederim ama adamlar bizden farklı bazı konularda bunu kabul etmemiz gerekiyor bence. o bölgedeki çoğu insan zaten eylemlere katılmıyor, siz sanıyor musunuz ki o çocuklar analarının babalarının yanından ayrılıp da polise taş atıyor falan, o çocuklar örgütün elemanları zaten. mümkün müdür doğu terbiyesi almış bir çocuğun, bir adamın bir polise bir devlet memuruna saldırması? pkk'yı kastetmiyorum tabii. normal insanlar, insanlıktan nasibini almış insanlardan bahsediyorum ben.
neyse işte böyle, şeyh sait'ten başlayıp nerelere kadar geldik, pek çoğunuzun bu entry'i köküne kadar eksileyeceğini biliyorum, son zamanlarda uzun yazdığımın da farkındayım lakin içimden gelenleri yazıyorum, kimsenin güdümünde falan değilim, akp'li değilim, kür değilim. tarafsız olmaya çalıştım diyemem, çünkü kimse kimsenin tarafsız olduğunu kabul etmez. dediğim gibi kendi görüşlerimi yazdım. toparlarsak, suç sadece akp hükümeti'nde veya pkk'da değil, işi bu raddeye getirenlerde. ama bizden ama onlardan. saygılar.
kurtuluş savaşı öncesi ve sonrası içersinde biçilen rollerin en iyi icracılarından sadece biri olan vatan haini. bunun kürt olmayla bir ilgisi yoktur, şimdiden duyuralım. nitekim dönemin mandacı aydıncıkları, muhipler derneklerinde örgütlendiklerinde de türk idiler..
yakalandığında yanında bulanan sandık dolusu ingiliz altınları; babasından miras kalmıştır. babası wilson, annesi ingiliz kraliçesidir. kendiside kürt oğlu kürttür, imralı itiyle aynı görüşe hizmet etmektedir.
vatan haini dediğimiz ve bize büyük kayıplar getiren kişidir. bugünlerde denizin , mahirin yıldönümü kutlanılmasına izin verilmeyip böyle bir vatan hainine izin verilmesi aklımızı karıştırıyor.
musul ve kerkük'ün kaybedilmesini sağlamış vatan haini ve kürt.
amacı islam devleti kurmak değil kürt devleti kurmaktı.
her allah diyeni adam sanan yobazlardan bunu bilmesini beklemiyorduk.
ayrıca vatan hainleri tarafından rahmetle anılıyor şu aralar.
zamanında ingiltere kraliçesinden aldığı yardımları, ölürken yaptığı zırlaklıklar ile örtpas edemezsiniz. musul ve kerkük kaybedildiyse bu güneydoğu anadoluyu da onlara vereceğimiz manasına gelmez. hala bu adamın hayalleriyle yaşanlara duyurulur.
bu kadar saygı ve sevgiyle ananlar olduğuna göre cumhuriyetin, cumhurun çok da umrunda olmadığını ne yazık ki bunca yıl sonra bile gösteren kişidir.
--spoiler--
Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
- demeğe de dilim varmıyor ama -
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
"cumhuriyet yasalariyla islamiyetin, dinin, namaz, oruc, kur'an, nikah, irz ve namusun kalkacagi, bütün asiret agalarinin ve hocalarinin ankara'ya sürülecegi ve bunlardan yasalara uymayanlarin denize atilacagi" söylemleri ve "seriat elden gidiyor!" propagandasiyla beslenen ayaklanmasinda kafasi hakettigi adaleti bulmustur.
15 nisan 1925'de seyh sait ve asi elebaslarindan 38 kisi yakalanarak yargilanmak üzere diyarbakir'a getirilmis ve ayaklanma bastirilmisti. ayaklanma bölgesinde kurulan sark istiklal mahkemesi kapsamin günlerce yargilanan seyh sait sorgusu sirasinda: "imam ne vakit seriatin hükümlerini uygulamazsa ayaklanma vaciptir. hükümete seriat meselesini anlatmak istedik. hic olmazsa bir kisminin uygulanmasini teklif edecektik" diyen sait vehüküm giyen 46 kisi benzeri atilimlarda bulunabileceklere gözdagi olarak 29 nisan'da idam edildiler.
diyarbakir'da bulunan ingiliz silah fabrikalari kataloglari ve üzerinde "kürdistan kraliyeti harbiye bakanligi" yazili mektuplardan seyh sait'in özellikle ingiltere'den destek gördügü anlasilmisti.
ingilizlerin yeni kurulan türkiye cumhuriyetinin doğu ve güney doğu anadoludaki hakimiyetini zayıflatmak için kullandığı terörist kişidir.o dönemdeki çoğu şeyh gibi dini istismar eden alçak bir teröristin tekidir.
amacı şeriat getirmek değil, kürt devleti kurmaktı. şeriat yalanı resmi tarih tarafından uydurulmuştur. aynı şekilde ingilizlerin emri ile hareket ettiğide uydurmadır. sonunda hak ettiği gibi kızıl tamuyu boylamıştır.
Şeyh sait m.e.b tarihi millileştirmesi sonucunda bir çok yalan yanlış bilgi peydahlamıştır; örn: şeyh sait isyanın Zazaki(dımılı) kürtleri arasında örgütlendiğini bilmiyor(muş gibi) bu isyanın din i olarak gösterilmiştir ; yanlıştır sonuç itibariyle bir Seyh Said isyanı ve Cumhuriyet isyanları kitabını alarak okuyabilirsiniz. Şeyh sait kürdistanı kurmak için isyan başlatır. bunun sebebi 1921 de kürtlere söz verilen Özerkliğin verilmemesidir Savunmasını Paylaşabilirim. Birde ingilizler Tarafından kışkırtıldıgı Yalandır Çünkü Güçsüz olan T.c. o dönemde britanya Devlet destek vermiştir isyanın bastırılmasında. BElge Ve bulguları paylasabilirim .(isteyen mesaj atsın) .