şeriatı kelle almaktan ibaret görenlerin iyice araştırması gerekir.
hele bir de müslüman olup da şeriatı kötüleyen bir güruhun olması da içler acısıdır. tabii burda bahsettiğimiz şeriat iran şeriatı değildir.
"o kullarım ki, onlar sözü dinlerler,sonra da en güzeline uyarlar. işte onlar, allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. gerçek akıl sahipleri de onlardır"
zümer 18
görüldüğü gibi müslümanlar bütün görüşleri dinler, hepsine ifade hakkı tanırlar ve aralarından en güzel bulduklarını seçerler. demokrattırlar.
"onlar, rab'lerinin çağrısına karşılık verirler, namazı gözetirler, işlerini aralarında danışma ile kararlaştırırlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan yardım için verirler"
şura 38
"allah'tan bir rahmet sayesindedir ki sen onlara yumuşak davrandın. eğer kaba saba, katı yürekli olsaydın, senin çevrenden kesinlikle dağılır giderlerdi. o halde bağışla onları, af dile onlar için, iş ve yönetim konusunda da onlarla şuraya git."
ali imran suresi 159
bunlardan da anlaşılacağı gibi, karar aşamasında farklı görüş sahipleri birbirine danışır, yani seçim yapılır. karar cumhurca oy çokluğuyla verilir.
yöneticiler yönetilenlerden seçilmelidir ve yöneticilere itaat gerekir:
"ey inananlar! allah'a itaat edin, allah'ın elçisine ve sizden olan
emir sahiplerine itaat edin."
4 nisa suresi 59
adalet ve emanet:
"şu bir gerçek ki allah size emanetleri(görevleri/sorumlulukları/devlet malını) ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. "
4 nisa suresi 58
--spoiler--
insandan canavar yaratmayı amaç edinen, müslüman olmayan herkes için ölüm emri veren, kadınları aşağılayan, çok kadınla evlenmeyi kabul edecek kadar çağdışı ve ilkel bir inanç.
onu getirmek isteyen bir avuçun değil, onu istemeyenlerin öyle bir tehdit olmadığı halde ısrarla onu dillendirmeleri sayesinde oluşturabilecekleri bilinçaltı sempatisi sayesinde kazara vücut bulabilecek, aslında hakiki müslümanların da şiddetle karşı çıktığı yönetim biçimi.
efendim şimdi geldi diyelim şeriat. %100 ü müslüman bir toplumda yaşıyor olsaydık bir sorun teşkil etmeyebilirdi belki lakin ateis deist hristiyan agnostik budist pastafaryanist kısaca gayrimüslim bir kesim var sonuçta ülkede.
onlara ne olacak? onları islami kurallara uymaya zorlamak ya da islami kurallara göre cezalandırmak islamın prensiplerine ters.
hadi diyelim onlara da kendi inanışlarına göre davranılacak. peki kim neye inanıyor nasıl belirlenecek?
çözdük hadi onu da bir şekilde diyelim. örneğin bir müslüman cinayet işklediği için idam edilirken ya da hırsızlık yaptığı için kolu kesilirken; bir ateistin sadece hapis cezası alması toplumda ikiliğe sebep olmayacak mı? ben müslüman olsam gayri müslim kesimi toplumdan soyutlardım. çekemezdim çünkü benim kardeşim idam edilirken bir ateistin hapisle kurtulmasını.
velhasıl kelam neresinden bakarsan bak saçma sapan bir sistemdir şeriat.
eskiden uygulanıyordu halk şöyle iyiydi böyle mutluydu demeye de kalkmayın. o tarihte yönetilen kişi sayısı ve toplumsal mozaikle şu anki arasında dağlar kadar fark olduğunun farkındasınızdır umarım.
şimdilik, türkiye'ye geleceğinden korkulmasına hiç bir gerek yoktur, amerika nın işine gelseydi 11 yılda 100 kere şeriat gelirdi bu ülkeye. biz de amerika'nın istemediği hiç bir şeyi yapmadığımıza göre, gelme ihtimali düşüktür. amerika niye istemiyor diye sorarsanız da tüm nedeni duygusal, amerika'nın yeni yatırım alanlarına ihtiyacı var, bizde tüm topraklarımızı yatırıma açtık, karlılık oranı düşene kadar bu şekilde yönetilmemiz yatırımcılar için daha çekici bir yer olmamızı sağlıyor. bizlerle işleri bitince tabii ki bırakabilecekleri en kötü durumda bırakmak için çabalayacaklardır.
islam hukukudur. kur'an 'ın koyduğu emir ve yasakları uygulamaktır.
ama yurdum insanı şeriat ve tarikat lafını duyunca kaçmaya başlıyor. gerçek anlamını bilmedikleri için.
hemen yadırgama bize de kötü öğrettiler. biz de kötü biliyorduk. öncelikle iran'daki şeriatın gerçek şeriat olmadığını öğrendim.
iran'a gidenler bilir. kadın pazarları var ya orada. gidiyorsun, bir kadın alıyorsun. 3 aylık parasını veriyorsun. yukarıda imam var. o nikahınızı kıydırıyor. sonra kadını 3 ay sonra getirip, "boş ol" diyorsun, bitiyor.
size sorarım; bu neresinde yazıyor kur'anı kerim'in?
dediğim gibi. yanlış uyguluyorlarmış. halbuki şeriat ile tarikat birleşince hakikat oluyormuş. hakikatten başlıyor, marifete, muhabbete kadar gidiyor. bunlar nefis ve tasavvuf dereceleri ile alakalı. bu kuralları uygulayarak, emmare, levvame, mülhime, mutmaine, radiye, mardiye, safiye oluyormuş nefis. vay canına.