şemsiye

entry105 galeri104
    25.
  1. borclar yuzunden dote girip acılan ve bir dahada cıkması zor olan bir gereç.
    0 ...
  2. 26.
  3. kendisi için genellikle ''bugün de monte oldu çok şükür'' dense de, bu tür amaç ve istem dışı kullanımının yasaklanması dilenen, normalde yağmur ve güneşten korunma amaçlı elde gezdirilen aksesuvar.

    (bkz: bir kere de girmeyiversen)
    0 ...
  4. 25.
  5. hafif yağmurda tercih etmediğimiz, bardaktan boşanırcasına yağdığında sahip olabilmek için servet ödeyebileceğimiz müthiş bi buluş.
    0 ...
  6. 24.
  7. sözlüğün yüzüncü entrysi (#100) olarak tarihe geçmiş alet...
    0 ...
  8. 23.
  9. şemsiye dostluk gibidir; yağmur zamanı bulunmaz!
    1 ...
  10. 22.
  11. mutluluk yağmuru altında sırıl sıklam olsan da açmak istemezsin.
    0 ...
  12. 21.
  13. 18. yüzyıl sonlarında istanbul gençleri arasında şemsiye modası çıkmıştı. Rengarenk ipek püsküllü şemsiyeler yalın ayaklı, dökük kıyafetli gençlerin bile elinde görülürdü. Kibar ve zengin gençler o zamanın kabadayılarından sayılan Levent'lerin külhanbeyi kıyafetlerini giyerler, at üstünde şemsiye açarak dolaşırlardı.
    0 ...
  14. 20.
  15. ilk olarak 3400 yıl önce Mezopotamya'da, bir rütbenin, bir ayrıcalığın sembolü olarak kullanılmaya başlanmış..
    0 ...
  16. 19.
  17. göte girince açılmayan nesne.
    3 ...
  18. 20.
  19. şems kelimesinden türemiştir. $ems güneş demek olduğu için sıcak ülkeler gölge oluşturmak için $emsiye (güneşlik) kullanmıştır. daha sonra yağmurluk olarak kullanıldığı için eski ismiyle kalmıştır.
    1 ...
  20. 20.
  21. yukaridan yagan nimettir, temizdir diyerek daha cok yanimdan gecen arabalarin üzerime kirli su sicratmasini engellemek icin kullandigim alet.
    0 ...
  22. 19.
  23. 18.
  24. yağmur yağdığında her ne hikmetse hiç yanımda olmamış nesnedir.
    1 ...
  25. 17.
  26. türkçe : (şems, güneş'ten) güneşlik.
    ingilizce: (umbra,lat.gölge) gölgelik. (bkz: penumbra)

    kölelik döneminde avrupalı seçkinler, gün boyu güneş altında yanıp kara kara görünen kölelerden kendilerini farklı kılmak için, beyaz tenlerini korusun diyerek bu gölgelik-güneşlik ile gezerler imiş.

    bu olay, kendilerine asiller diyen güruh içerisinde o kadar uygulanır olmuş ki,şemsiye ile tavaf olayı asalet ile ilişkilendirilmiş. yani yağmur yağsa da yağmasa da, başpiskoposun asası gibi taşırlarmış.

    sonraları işte yağmurdan korunma amaçlı gayet asi, en ufak rüzgarda ters dönen bir iki kullanımlık halk işi sürümleri çıkmış. asalet tarihe gömülürken, şemsiye de güneşten değil yağmurdan korur olmuş ve asıl yerini bulmuş ve öyle bilmiş.
    1 ...
  27. 16.
  28. ilk patentini alanın, 1885 yılında ingiliz william c carter olduğu yağmurdan korunma amacı.
    0 ...
  29. 15.
  30. bir kız su kaplumbağası ismi. benim kaplubağamın. erkek arkadaşı da var şemsi.
    0 ...
  31. 14.
  32. an itibarıyla türk halkına hayırlı olsun dediğimiz nesne.

    (bkz: güle güle kullan)
    1 ...
  33. 13.
  34. bozulunca üst kısmı fırlayan alet.
    0 ...
  35. 12.
  36. 11.
  37. 10.
  38. eskiden güneşten korunmak için kullanılan, adı da bu yüzden şemsten türetilmiş olan müennes kelime.
    çeşitli rivayetler göre, bu aleti fransızlar b.ktan, araplar güneşten, çinlilerse * yağmurdan korunmak içn kullanmışlardır.
    2 ...
  39. 9.
  40. ŞEMS:GÜNEŞ (FARSÇA)
    ŞEMSiYE:GÜNESLiK
    4 ...
  41. 8.
  42. şemsi adının dişil versiyonu. (bkz: tayyare)
    0 ...
  43. 7.
  44. türklerin 'şemşiye' diye adlandırdıkları, rüzgarda ters dönen, yağmur veya güneşten koruyan, bir nevi portatif tente...
    0 ...
  45. 6.
  46. göte girip açılmayan tipleri mevcuttur..
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük