şehir

    31.
  1. 7.
  2. ezginin günlüğü'ün oyun albümünde, konstantin kavafis'in şiirinden bestelediği olağanüstü güzellikteki şarkısı. sözleri de söyledir:

    yeni bir ülke bulamazsın
    başka bir deniz bulamazsın
    bu şehir ardından gelecektir
    sen yine aynı sokakta dolaşacaksın
    aynı mahallede kocayacaksın

    yeni bir ülke bulamazsın
    başka bir deniz bulamazsın
    bu şehir arkandan gelecektir
    aynı evde kır düşecek saçlarına
    dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin
    geleceksin bu şehre sonunda

    başka bir şey umma
    başka şey umma..
    3 ...
  3. 1.
  4. beton yığınlarının doğayı yok ettiği sözde modern yaşam yeri. modernlikle alakası olmayan yer.
    3 ...
  5. 11.
  6. kent adıyla da bilinen kavafis şiiri.herşeyi bırakıp başka diyarlara gitme isteğinizi kursağınızda bırakır,"yeni ülkeler bulamayacaksın,başka denizler bulamayacaksın" dizeleri kulağınızda yankılanmaya başlar.mekan değişse de insanın kendisinden kaçışı yoktur aslında, farkına varırsınız.
    şehir
    dedin "bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim.
    bundan daha iyi başka br kent bulunur elbet.
    yazgıdır yakama yapışır neye kalkışsam
    ve yüreğim gömülü bir ceset sanki.
    aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede.
    nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam
    hayatımın kayıp yıkıntıları çıkıyor karşıma,
    yıllarıma kıydığım, boşa harcadığım."
    .
    yeni ülkeler bulamayacaksin, başka denizler
    bulamayacaksin.
    bu kent peşini birakmayacak. ayni sokaklarda
    dolaşacaksın. ayni mahallede yaşlanacaksın;
    ayni evlerde kır düşecek saçlarına.
    bu kenttir gidip göreceğin yer. bir başkasını umma -
    bir gemi yok, bir yol yok sana.
    değil mi ki, hayatına kıydın burada
    bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada.
    3 ...
  7. 36.
  8. Di dîwarên wan şkeftan de man nehêniyên jiyanê
    bajaran em ji me dûr xistin…

    //o mağaraların duvarlarında kaldı yaşamın sırları
    şehirler bizi bizden uzaklaştırdı…
    2 ...
  9. 42.
  10. " Yeni bir ülke bulamazsın / başka bir deniz bulamazsın / Bu şehir arkandan gelecektir.. "
    2 ...
  11. 3.
  12. bir kilink parçası ;

    aşklarımız da oldu
    aptal yalanlarla son buldu
    anladık ki aşk yoktu
    zaten hiç olmamıştı
    şehrin stresine dön
    sakinleş git birkaç hap al
    gözlerinin altı mosmor
    uykusuzluk adama kor

    sıkıntıdan öldüm ben
    mutluluğu gömdüm ben

    karakolda dayak yedik
    biz bu şehre yenildik
    işkencelere direndik
    biz bu şehre kinlendik

    bu şehirdee
    yoktur hiç bir mucize
    bu şehirdee
    yoktur tek bir mucize

    sıkıntıdan öldüm ben
    mutluluğu gömdüm ben

    böyle olamam,böyle yapamam
    bu koşullar altında,senle olamam
    2 ...
  13. 34.
  14. aynı şehirde, sen varsın, ben varım, biz yokuz...
    2 ...
  15. 9.
  16. can dundarin su yazisi sehiri ve onu sevmeyi en guzel anlatan yazilardan biridir.

    DELHi -KALKÜTA- Kahrolası bir telaşla, tanımadığım uzak şehirler gezdim hafta sonunda...

    Caddelerini koşar adım arşınladım; merakla daldım izbelerine; ansızın, umulmadık ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm kaldırımlarında, tarifsiz, arsız, mütemadi bir iştahla...

    Yolları sordum, yollarda kayboldum.

    Bir kadını yeni tanırmış gibi, vuslat saatlere sıkışmış gibi, bir başka sefer olmazmış gibi aceleye bulanmış rengarenk bir coşkuyla yükselip kondum sokaklarına...

    Sonra yoruldum ve durdum.

    Uzak bir şehre vuruldum.



    * * *



    Haraptı şehirlerim; yoksul ve mutsuz; yarınından umutsuz.

    Tanımak zordu ya acul gezmelerde; ben sevdim onları yine de...

    Zaten bir şehir hemen açmaz kendini size; keşfedilmeyi bekler, dirhemle sunar maharetini; kusurunu gizler.

    O yüzden aceleye gelmez bir şehri gezmek; bir kadını sevmeye benzer.

    Telaşsız sohbetler ister, günü birlikte karşılayıp, birlikte uğurlamalar... Uzun yürüyüşler, keyifli molalar...

    Çünkü tıpkı bir kadın gibi, bir şehrin de sırrı, kuytularında gizlidir; çözmek, emek ister.



    * * *



    Lakin bir kez bağlandınız mı kokusuna, havasına, tadına, o, sevdanızın başkentidir artık...

    Gecenin kollarına birlikte dalar, sabahı beraber karşılarsınız; Pazarları mahmur ve gergin Pazartesileri...

    Bir kadınla birlikte uyanmaya benzer, bir şehri günün ilk ışığında görmek...

    Sade, süssüz, tabiidir...

    Ve hakikidir, yine de güzelse...

    Bir şehre tutulmak, bir kadına bağlanmak gibidir; bir gün kopsanız da sızısı her daim asılı kalır yüreğinizde...

    Nereye gitseniz, bağlandığınız şehri de götürürsünüz yanınızda; tıpkı sevdiğiniz kadını kalbinizde taşıyacağınız gibi... ölene kadar...

    Bir kadını olduğu gibi, bir şehri de tanımak bir ömre sığmayabilir bazen... unutmak da...

    Ve unutamadığınız şehirler, geri çağırır sizi bir gün... vazgeçemediğiniz kadınlar gibi...



    * * *



    Kahrolası bir telaşla, tanımadığım kadınlar sevdim ömrüm boyunca...

    Ansızın, umulmadık ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm onlarla, tarifsiz, arsız, mütemadi bir iştahla...

    Sonra birine bağlandım.

    Ve hep öyle kaldım.
    2 ...
  17. 17.
© 2025 uludağ sözlük