zerrin özer - her şey seninle güzel
o çok sevdiğimin bu şehirden gitmesine yakın dinlerdim bunu. şarkıda "her şey seninle güzel, bu toprak bu taş bile" cümlesinin geçtiği anda gözümden yaşlar akardı. bir süre sonra kalbim daha da yanmaya başladı. acı o kadar artmıştı ki, gözlerimden yaş bile gelmiyordu. ağlasam rahatlayacaktım, ama ağlanmıyordu. ağlayamıyorum, sadece bu şarkıyı dinliyordum ve balkonda "her şey seninle güzel" diye mırıldanıyordum. gidiyordu işte, ne bir telefon numarası bırakacaktı, ne giderken bir veda edecekti. gidecekti ve ben haberini başkalarından alacaktım. vedalaşamayacaktım bile. işte bu şarkı o zamanların şarkısı. acısı geçti ama sahil kenarında şarkı söyleyen üniversitelilerde, radyoda aniden çıkmasında, her bu şarkının melodisini duyduğumda, gözlerimden yaş geliyor.. önceden akmayanların acısını çıkarırcasına.
şarkı: "veremem sana acımı"
sanatçı: murat yılmazyıldırım
yer: cabaret
zaman: geçen yaz (herhangi bi akşam)
ruh hali: içmekten kafa olmuş ağlak bir kadın (hafif tipi kaymış falan gözler baygın baygın bakıyo)
hatırlanan: hiçbirşey.
(((bu gibi durumlarda insan kendine bile söyleyemez bazı gerçekleri sözlük sana mı söylicem)))
ömrümün 1.5 yılını alıp götüren platonik acımı hatırlatır hep. bir gün 'tamam' demiştim. 'onunla birlikte olmamız imkansız, unutacağım' demiştim. ama olmadı. 'unuturum demiştim ya, sözümü tutamadım' diye hıçkıra hıçkıra, ağlaya ağlaya şarkılar söyledim. bir süre günler böyle geçip gitti. bir gün, tüm acılarımdan arınmış bir şekilde uyandım ve artık yaşantımın fon müziği olan şarkı şu olmuştu.
'yok' dedi. 'seninle olmaz inan, sonu yok' dedi. gel de otur şimdi, derdine yan. birbirimize ne kadar düşkün olduğumuzu bilen dostlar sordular sonra onu. 'iyi' dedim, 'keyfi yerinde'. 'biz ayrıldık' diyemedim... bir süre sonra dönmek istese de, bu yürek ona yeniden güvenemezdi.
yazılmış bir kere kaderimiz ilâhi kalemle. artık hiçbir kalem kaderi baştan yazamaz.
yazmadı da. nerden baksan 1 yıl da böyle geçti. şimdi iyiyim. çok iyiyim hem de. kaç kere rafine oldum bilmiyorum ama tüm acılardan arınmış hissediyorum kendimi. yine platonik bir şeyler sardı başımı. hissedilen her hisse, bir şarkı yüklemeyi çok iyi başarıyorum. ama bu sefer platonik olmamalı. bilmesi gerek. bu yüzden de;
pinhani - hele bi gel: çocukluk arkadaşımı hatırlatır, az bağıra çağıra söylemedik. "başından geçeni anlat masaldır benim için" sözleri özeldir, çünkü sayesinde bir çok kabusum masala döndü.
kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına: manyak ötesi şahane arkadaşım aynı zamanda sözlük yazarı trypanosomagambiensei anımsatır ki kendisi büyüdüğüm sehirden ayrılmadan bir gün önce "al bak bu şarkının sözleri seni anlatıyo" diyerek yolculamıştır beni yaban ellere. ne zaman duysam bu şarkıyı, buruk bir tebessüm kaplar yüzümü.
ve Plain white T's - hey there delilah. dünyanın öbür ucunda da olsam, her zaman yine hep yanındayım bu adam seni asla yalnız bırakmicak diyen canım arkadaşımı hatırlatıyor. benim için en özel şarkılardan biridir, ki zaten sözleri de öyle:
"...I'm right there if you get lonely
Give this song another listen..."
"...A thousand miles seems pretty far
But they've got planes and trains and cars
I'd walk to you if I had no other way..."
abyssphere - o ney
kaybettiğim, değerli bir arkadaşımın en sevdiği şarkıydı.. onu hatırlarım her zaman. şarkı da zaten; birini kaybetmekle alakalı sözlere sahip. içimi acıtır her seferinde..
sevgilinin yanından her ayrılışta arabada müziğin sesini sonuna kadar olmazsa da biraz yüksek ses açarak gece ıssız yollarda ilerlerken bir garip ruh halinde olmak... hem çok mutlu hem çok hüzünlüsündür, bu nasıl bişiydir, bu şarkı bana sevgiliden ziyade o akşamın güzelliğini hatırlattıkça dinlemekten vazgeçmeyeceğim...
öykü & berk - evlerinde lambaları yanıyor...
kısa dönem askerliğin ilk acemilik günleridir. yoğun eğitim programı aralarında gazinoya gidilir 15-20 dk. oturulup dinlenilir. o dönemlerde çok popüler olan o şarkı ne zaman gazinoya gidilse çalmaktadır. ve uzun dönemler çok memnun olmaktadır... şarkıya eşlik ederek keyifli keyifli söylerler... benim etrafı gözlemlediğim ve alışmaya çalıştığım ilk askerlik günlerimdir. bu şarkı bir yerlerden ne zaman kulağıma gelse o günlerde yaşadıklarım sanki dün gibi gözümün önüne gelir durur...