işine geldiğinde hakemler hata yapar, tüm dünyada hakem hataları oluyor, hakeme sığınmak yanlış diyen, konu fenerbahçe olduğunda 16 nisan 2011 gününü hakemliğin kara günü ilan eden adam. kendi ağzıyla değil, birilerinin ağzıyla konuşuyor. alın kanıtı;
27 şubat 2010 şansal büyüka:
"hakem her yerde hakem
uefanın en önemli hakemi, fransa-italya maçında henrynin elini göremedi..
irlanda, finallere gidemedi...
italyan hakem, gözünün önündeki penaltıyı veremedi...
galatasaray, avrupa liginde bir üst tura çıkamadı.
işimize gelmediği için üstünde fazla durmuyoruz ama,
aynı italyan ilk yarıda serveti kırmızı kartla gönderebilirdi.
bir penaltı da atletico madrid için verebilirdi...
demek ki oluyor bunlar.
sadece bizde değil, her yerde oluyor bunlar...
onun için diyorum ki;
madem lige döndük, bizim hakemlere de olur böyle vakalar diye bakalım"
fenerbahçe-antep maçından sonra şansal büyüka:
ne kadar iyimser olursanız olun, ne kadar türk hakemliğinin yanında olursanız olun...
isterseniz futbol federasyonu olun... dahası mhk başkanı oğuz sarvan olun...
bu hakemi savunamazsınız. bu hakemi, hakem diye sahaya süremezsiniz...
fenerbahçe, gaziantepspor'u da, hakem hüseyin göçek'i de yendi..."
futbol camiasında "sokaktaki adam"'dan daha öte yorumlar yapamadan yıllardır malı götüren adam, içim eriyor bu sebepten. zaten ülkemizde oynandığı pek görülmeyen futbol isimli sihirli şey sayesinde dünya kadar vasıfsız adamın ekmek yemesi bir yana, bu konuda hakiki anlamda bilgi sahibi olan yorumcuları tenzih ediyorum. sadece boktan ligimize kilitlenmiş, avrupa'nın kalburüstü takımlarında oynayan adamların adını bile daha önce hiç duymayan adamlar yapmasın bu işi. isterse 60 sene yapsın bu işi, birisi bu adamın ülkede ortalama futbol seyircisinden artı olarak ne derinlikte şeyler söylediğini göstersin bana, yok arkadaş. medya duayeniymiş, peah...
kendisini izlemekten zevk almadığım ancak ntvspor'da kızını izlerken oldukça mutlu olduğum spor adamı. gerçekten bazen öyle bir insanın nasıl öyle sempatik, güzel, şirin vs bir kızı olmuş diye de insan içinden geçirmiyor değil.
(bkz: sine büyüka)
nabza göre şerbet verme üstadı. hiç tanımadığı elli adamla koy bunu bir odaya, yarım saat içinde işe yarayacakları belirlemiş, nabızlarını almış,münasip şerbetleri hazırlamış, lıkır lıkır içirtmiş olarak bulursun. giden ağam,gelen paşamdır. ruhsuz ,heyecansız sesiyle, beş para etmez teknik analizleriyle, papağan gibi tekrarladığı klişelerle aslında sıradan bir blog yazarı olabileceği şüpheli yetenekleriyle spor medyasındaki sarsılmaz otoritesini bir tek şeye borçludur.güç sahibi olanlarla ilişkilerini her daim sıcak tutabilmesine. o yüzden bütün dedikodular önce ona ulaşır, ustaca zamanlamayla sırların bir kısmını faş eder,bir kısmını kendine saklar, bir yerlere mesajını hep gönderir,gerisi bende,ona göre diye. işsiz oturan teknik direktörleri ona,buna pazarlar. sevin,sevmeyin, önemli adamdır şansal.
yillardir isine geldigi icin türk futbolunu bir polyanna misali izleyen, yaklasik bir aydir lig tv'yi kimlerin yönettigi kamuoyuna mal olduktan sonra, sesi solugu kesilmis adam.
milli mac öncesi polyanaliga soyunan, mac sonrasinda ise saga sola saydiran adam. bu adamin futboldan anlamadigi kesin. dikkat edilirse futbolun ne taktik, ne de teknik konulari hakkinda konusma yapiyor. tek yaptigi, "haklisin hocam!" "sana katiliyorum!" geyikleri, "hede hödö taraftari yapmayin", "x baskani buradan tebrik ediyorum!".
ayrica hala: "bu milli takimi ya fatih terim, ya senol hoca, ya da mustafa denizli kurtarir!" diyerek, beni sinirle birlikte gülme krizlerine sokmustur. zaten bu üc isim disinda tanidigi hoca da yoktur. hangi takim dibe vursa bu üc hocayi tavsiye eder.