Toplum Yararına Çalışma Projesi kapsamında, kentteki okullarda 6 aylığına çalıştırılmak üzere alınacak 2 bin kişilik iş için 1980 kişi başvurduğu ve Daha önce yoğun başvuru nedeniyle işe alınacak kişilerin isimleri kura çekimi ile belirlenirken, bu kez ilginin az olmasından dolayı başvuran 1980 kişinin hemen işe yerleştiği şehir.
10 sene öncesine göre tamamen kabuk değiştirmiş şehirdir. insanları çok misafirperverdir. Diğer doğu ve güney doğu illerinden kendine has bariz farklılıkları vardır.
şehirin genelinde toplumlar iki kısma ayrılır; aşiretler ve isotçular.
"insanı karaktersizleştiren şehir." demişti bir urfalı. bir insan yaşamaktan ne kadar uzaklaşabilir sorusuna uygulamalı cevap veren yerdir. hayat gece saat 8 den sonra biter, sokaklar boşalır. biraz düşünen araştıran biriyseniz yalnız kalırsınız yalnızlığın ne demek olduğunu anlarsınız. asla hayatla ilgili sorular soramazsınız herşeyin cevabı kader, kısmetten ibarettir kimse demezki "insan kaderini birazda kendi çizer." biraz uzun saçlı bir erkekseniz adınız ibneye çıkar, eğer urfa şivesiyle konuşmuyorsanız adınız ibneye çıkar. genç nesil in çoğunluğu berbat kişiliklerden oluşur türkü barlarda takılıp üniversteden nasıl hatun kaldırırız onun derdine düşerler. insanları agresifdir bunun sıcak dan kaynaklandığı iddia edilir. ne olduğnu anlamadan suratınaza bir yumruk inebilir, bu şehirde dövüşmek için değil dövüşmemek için sebep aranır. bu şehirde insanları sevmek için değil sevmemek için sebep aranır. oturduğnuz evin önce üst katında bir ay boyunca bir tadilat dönemi yaşanır. balyozlarla evin duvarları yıkılır ve o balyozu sanki kafanıza vuruyorlarmış gibi hissedersiniz ders çalışamazsınız, uyuyamazsınız sonra yemek yiyemezsiniz. üst kata çıkıp bu sesler ne zaman kesilecek diye sorarsanız "belli olmaz" cevabını alırsınız. ama ben ders çalışıyorum ünvrste sınavlarına az kaldı derseniz "bana ne ben napıym" cevabını alırsınız. küfür ede ede o bir ay biter ve aradan bir hafta geçer bu defa alt katınızdaki komşu komşusundan etkilenerek evini tadilata sokar. çok ciddiyim oturur ağlarsınız. ciddi bir pskolojik sorunla artık boğuşmak zorundasınızdır. bu tadilat dönemi sona erince en ufak ses huzurunuzu kaçırmaya yeter. en ufak bir sosyal faliyet yokturdur. sinemalarının ses sistemi bozuktur. bu şehrin sinemalarına filmler diğer şehirlerde gösterimden kalkmadan gösterime girmez. bol bol insan öldürülür. sokakta insanlar bıçakla insan ve kedi köpek doğrar bu işten ne çeşit bir zevk alırlar bilinmez. söz bir şekilde antebe gelirse insanların gözü kinle parlar nefret ederler, kıskanırlar. belkide dünyanın en tutucu yeridir ama ne yazıkki bir çok kişi inandığını iddia ettiği dini bile çok yalnış anlamaktadır. bu şehirde yaşıyorsanız hayattan beklentileriniz azalır. 1 yıldan fazla kalırsanız kolay kolay heyecanlanmamaya başlarsınız. ben bir urfalı olmayarak bunları söylüyorum ama gezmiş görmüş çok fazla urfalı tanıdığımda bu fikirleri barındırır. bol miktarda dilenci vardır sokaklar peçete satan çocuklarla doludur. üniversite öğrencisi bir kızın kapısını çalıp içeri dalıp o kız tecavüz edilmeye çalışılmıştır gibi daha nice berbatlıklardan bahsedilebilir. bu şehri iyileştirmek siyasi liderlerin boynunun borcudur. eğer benim gibi gelip birde bu şehirde lise hayatı yaşarsanız muhtemelen intihara meyledeceksiniz (sabretmenizi öneririm). bunun yanında iyi yönleri olarak fotoğraf çekebilirsiniz güzel kareler yakalanabilir, tadı güzel yemekler yiyebilrisiniz, ressam yetişdiren bir şehirdir şansınız varsa üç ayda bir resim sergisine gidebilirsiniz, insanlar ilk birkaç ay komik gelebilir, iyi miktarda mert insan da bulunmaktadır belli bir sevyede dolaşan arkadaşlıklar yaşayabilirsiniz, eğer paranız yoksa lüks olmamak şartıyla bir dönerciye girip çalışanlardan birinin kulağına durumunuzu fısıldayınca %90 ihtimalle karnınızı doyurabilirsiniz gibi birkaç iyi yönünden de bahsedilebilir, köklü bir tarihi olan şehirdir. (geliniz geziniz ama çok kalmayınız)
gerçekten garip ,farklı ve oldukça geçişgen bir memlekettir urfa. evet oldukça geçişgen ; tanıdığın siverekli bir zaza, birecikli bir kurmanç , akcakaleli bir arap , halfetili bir türkmen bir ay sonra farklı bir ırka geçiş yapmış olabilir. türkmen arap , arap kürt, yada zaza türkmen olabilir. yada daha farklı onlarca kombinasyonlar olasılık dahillindedir. bunun nedenleri araştırmak belirlemek sosyologların işidir ben de bir sosyolog değilim ama aklı başında herkes bazı anektodları öngörebilir; urfa dediğimiz yer geniş bir ovaya kurulu nüfus dengesi kürtlerin lehine olmasına rağmen bir iki ilçe arap birazda türkmen nüfusta vardır. yine ticaret yollarına yakın olması farklı insanlarla haşır neşir olması ve tarihte bu yana sürekli değişen dönüşen bir kültür yapısına sahip olması urfa mutfağına , folklorüne oldukça yansımış. bugün bu tarihi etkiler insanları hala etkilemektedir. bir serhadlı , botanlı için ben türküm demek ne kadar zorsa urfalı için o kadar kolaydır. yine urfalı bir arap , türkün çıkarları elverdiği zaman ben kürdüm demesi yine o kadar kolaydır.hatırlayacaksınız urfalı ünlü bir türkücünün babam arap, annem kürt ben de türküm demesi yine urfalı diğer ünlü bir kişinin görüşlerinden bir oryantel kıvraklığıyla yüzseksen derece dönerek benim annem de türk. türklere hizmet etmek istiyorum demeleri aynı kalıtsal kültürün sonucudur.