şalcı bacı

entry23 galeri7 video1
    2.
  1. * YIL 1926... Yer Erzurum... Şehirde gizli bir heyecan var...Bir kadın asılacak... Osmanlılar zamanında kadınlar idam edilmezmiş... Bir meydana bir sehpa kurulmuş... Jandarmalar kadını götürüyorlar... Kadın çarşaflı... O tarihte Anadolu'da bütün Müslüman kadınlar çarşaflıydı... Kadının suçu ne? Yeni çıkartılan Şapka Kanunu'nu tenkit etmiş...

    Şapka Kanunu'na muhalefet ettiği gerekçesiyle idama mahkum olanlar arasında bir kadından da söz edilir. Bu, bohçacılık yaparak hayatını kazanan ve "Şalcı Bacı" diye tanınan bir kadındır. Gazeteci Nimet Arzık, bu olayı duyduğunda bir hikaye yazdığını ve adını "Şalcı Bacı Asılmağa Gidiyordu" koyduğunu anlatır. Nimet Arzık, Şalcı Bacı'nın "Şapka Kanunu'na Muhalefet suçundan asılacağı" kararına şaşırdığını, "candarmalar" onu iterek götürürlerken "Kadın şapka giye ki asıla?" diye sorarak geçtiği yollardaki "donuklaşmış" insanların içlerini kabarttığını da ifade eder. Şalcı Bacı'nın "Kadın şapka giye ki asıla?" şeklindeki safça şaşkınlığı yansıtan sorusunu Nimet Arzık şöyle cevaplandırır:
    Giyer, giymez, ama "icaplar" vardı... Görev icapları, ödev icapları, ibret icapları, gösteri icapları... Şalcı Bacı'yı iki metre boyuyla, "isli" yüzüyle, yılan yılan incelmiş örgüleriyle, siyah puşusuyla ve bütün sabır felsefesiyle darağacına vardırıyordu bu icaplar... Bildik evler arkasında kalıyordu, hükümet meydanına dek... Erkek adımlarla, bilmedik bir dünyaya doğru yürüyordu... Donuklaşmış halkın arasından, koşuşanlar vardı ağlayarak, onu o bilmedik dünyanın eşiğine kadar uğurlayan.
    "Şapka Kanunu'na Muhalefet" suçundan Şalcı Bacı'yı idama gönderenlerden biri, gazeteci-yazar Çetin Altan'ın dedesi Kumandan Tatar Hasan Paşa'ydı. Altan bir kitabında bu olayın kendisini nasıl etkilediğini şöyle anlatmıştı:

    ''Dedem Hasan Paşa çok sert bir askerdi. ismet Paşa topçu okulunda öğrenci iken, Hasan Paşa okul müdürüydü. Sonrası ünlü komutanlar olan o dönemin öğrencileri, anlatıp dururlar Hasan Paşa'nın sertliğini. Bir şapka isyanını bastırmakla görevlendirildiği bir kentte, hızını alamayıp bir de kadın asmıştı. Sanırsam siyasal duçtan ilk asılan kadın odur tarihimizde. Kadın sehpaya çıkmadan önce "Ben bir hatun kişiyim. Şapka ile ne derdim ola ki" demiş galiba. Ben o tarihte henüz doğmamıştım. Çok ama çok sonradan öğrendim bunları. Ve inanın ince sızı gibi tatsız bir burukluk kaldı içimde.''

    Erzurum'da halk içinde Şapka Kanunu'na gösterilen muhalefet üzerine Vali Paşa'yla Kumandan Tatar Hasan Paşa kafa kafaya ererek bu muhalefeti kırmak için "daha kestirmeden" bir çözüm arayışına düşmüşlerdi. işte Şalcı Bacı'yı idama götüren gelişmeler böyle başlamıştı. Nimet Arzık'ın anlattığına göre Vali ve Kumandan Paşa şöyle demişlerdi:
    Ne yapalım, muhayyelelere dehşet salmak için kimse hükümetin emrinden dışarı çıkmaın diye. N'apalım? Bir kadın asalım, inkılaplara karşı geldi diye.
    Sonrası da şöyle:

    ...inkılaba karşı, gösterişli boyundan ötürü Şalcı Bacı'yı bulmuşlardı. Bohçacıydı yazık... Evden eve gezer, çarşaflar, yatak örtüleri, puşu'lar satardı, dolaştıkça yassılaşan bohçasına sarılı...
    Ve evlerinde rahat oturan kadınların şikayetlerini dinlerdi, "izli" yüzünün huzuru bozulmadan bazan bir "kitaplık" laf ederdi, yerini bulan... Şalcı Bacı'nın ne şapka'dan, ne de inkılaptan haberi vardı... Ama "ihbar" diye bir müessese ardır, hala acı acı işler Türkiye'de... işte o müessese işlemişti.
    Böylece Şalcı Bacı'nın yüzü inanamazlık ve şaşkınlıkla karışmıştı. ikide bir de duralarken "Kadın şapka giye ki asıla?" diye sorarak direnmişti. Arzık hikayesinde diyor ki:
    Ve asıldı... Sarkmış bücudu ne kadar, ne kadar uzandı, Türkiye'nin her tarafına gölgeler salacak kadar uzun.
    işte Tatar Hasan Paşa'ların ve Vali Paşa'ların işine öyle geliyor diye, kendi halinde zavallı bir bohçacı kadın, şapka giymesi mümkün olmayan savunmasız Şalcı Bacı bir çırpıda Şapka Kanunu'na muhalefetten idam edilenler kervanına katılmıştı...

    Şalcı Bacı'nın asıldığı gün bütün Erzurum ağlamıştı. O dehşet günlerinde açıktan, herkesin önünde hıçkıra hıçkıra ağlamak suçtu. Rejime ve inkılaplara karşı gelmek demekti. Erzurumlular kıyıya kenara çekilmişler ve sessiz sedasız ağlamışlardı. Şalcı Bacı şehid olmuştu. Şalcı Bacı'yı şehid etmişlerdi.

    Şapka yüzünden asılan, şehid edilen Müslüman sadece o mazlum kadın değildi. Ülkenin nice yerinde idamlar sergilenmişti. Ulemâdan iskilipli Âtıf Efendi, Babaeski müftüsü ve daha binlerce kişi...

    Şalcı Bacı Şapka Kanunu'na muhalefetten asılmıştı. O zavallı bir bohçacı kadındı. Sırtında bohçası, bohçasının içinde kumaşlar, havlular, başörtüleri; evden eve dolaşır, bir iki parça mal satarak ekmek parası çıkartırdı. Kocası var mıydı, çocukları var mıydı? Bilmiyorum. Mutlaka kendisini sevenler, ona acıyanlar vardı. Çok ağladılar ama gözyaşları ölüleri diriltmiyordu.

    Şalcı Bacı'yı astılar, sehpada sallanan cesedini bir iki gün, halkı korkutmak, dehşete düşürmek için teşhir ettiler, sonra kaldırıp bir çukura gömdüler.Acaba cenazesi yıkandı, kefenlendi mi, namazı kılındı mı, kendisine rahmet okundu mu?

    Şapka Kanunu'na muhalefet eden bir âsiye rahmet dilemek de o devirde büyük suçtu.

    Âtıf Efendinin mezarı belli mi?

    Şalcı Bacı'nın ahı ne oldu? Yerde kaldı, yerde kaldı. Bu ülkenin Müslümanları Şalcı Bacı'nın hakkını aramadılar.

    Demokrasi geldi, az çok fikir hürriyeti var ama Şalcı Bacı'nın hiç olmazsa hatırasını temize çıkartacak bir girişim olmadı.

    Rant olsaydı bu işte, Şalcı Bacı aklanırdı ama rant yoktu. Rant olmayınca bir kısım islâmcılar harekete geçmezler, küçük parmaklarını bile kıpırdatmazlardı.

    Şalcı Bacı Şalcı Bacı... Asıl ismi neydi acaba? Ardından bir Fatiha üç ihlas okuyan kaç kişi çıktı. Yâsin okuyan oldu mu acaba?

    Aradan seksen seneden fazla zaman geçti, acaba şehid Şalcı Bacı için gıyabında cenaze namazı kılmak caiz olur mu?

    Ah Şalcı Bacı... Bir Müslüman olarak senden utanıyorum...

    Bir tek Şalcı Bacı'nın ahı bile bu memleketi uğursuzluk karanlıklarında bocalatmaya yeter de artar. Başka nice ahlar vahlar var.

    Şalcı Bacı'ya, öteki mazlum şehidlere, zindanlarda çürüyenlere, sürgünlerde sefalet çekenlere, ezilenlere rahmet okuyorum.

    Zalimlere lânet lânet lânet.

    Gafil ve vefasız Müslümanlara ne desem bilmem ki...

    En iyisi bir kenara çekilip ağlamak.
    8 ...
  2. 3.
  3. istiklal mahkemesi kurbanlarından biridir. düşüncesi yüzünden darağacına giden bir kadın, yürekli bir kadın. geleceğin deniz gezmiş i gibi düşüncesi yüzünden iktidar hastlarının kurbanı olmuş insan. nur içinde yatsın.
    3 ...
  4. 4.
  5. YIL 1926... Yer Erzurum... Şehirde gizli bir heyecan var...Bir kadın asılacak... Osmanlılar zamanında kadınlar idam edilmezmiş... Bir meydana bir sehpa kurulmuş... Jandarmalar kadını götürüyorlar... Kadın çarşaflı... O tarihte Anadolu'da bütün Müslüman kadınlar çarşaflıydı... Kadının suçu ne? Yeni çıkartılan Şapka Kanunu'nu tenkit etmiş...

    Şapka Kanunu'na muhalefet ettiği gerekçesiyle idama mahkum olanlar arasında bir kadından da söz edilir. Bu, bohçacılık yaparak hayatını kazanan ve "Şalcı Bacı" diye tanınan bir kadındır. Gazeteci Nimet Arzık, bu olayı duyduğunda bir hikaye yazdığını ve adını "Şalcı Bacı Asılmağa Gidiyordu" koyduğunu anlatır. Nimet Arzık, Şalcı Bacı'nın "Şapka Kanunu'na Muhalefet suçundan asılacağı" kararına şaşırdığını, "candarmalar" onu iterek götürürlerken "Kadın şapka giye ki asıla?" diye sorarak geçtiği yollardaki "donuklaşmış" insanların içlerini kabarttığını da ifade eder. Şalcı Bacı'nın "Kadın şapka giye ki asıla?" şeklindeki safça şaşkınlığı yansıtan sorusunu Nimet Arzık şöyle cevaplandırır:
    Giyer, giymez, ama "icaplar" vardı... Görev icapları, ödev icapları, ibret icapları, gösteri icapları... Şalcı Bacı'yı iki metre boyuyla, "isli" yüzüyle, yılan yılan incelmiş örgüleriyle, siyah puşusuyla ve bütün sabır felsefesiyle darağacına vardırıyordu bu icaplar... Bildik evler arkasında kalıyordu, hükümet meydanına dek... Erkek adımlarla, bilmedik bir dünyaya doğru yürüyordu... Donuklaşmış halkın arasından, koşuşanlar vardı ağlayarak, onu o bilmedik dünyanın eşiğine kadar uğurlayan.
    "Şapka Kanunu'na Muhalefet" suçundan Şalcı Bacı'yı idama gönderenlerden biri, gazeteci-yazar Çetin Altan'ın dedesi Kumandan Tatar Hasan Paşa'ydı. Altan bir kitabında bu olayın kendisini nasıl etkilediğini şöyle anlatmıştı:
    Dedem Hasan Paşa çok sert bir askerdi. ismet Paşa topçu okulunda öğrenci iken, Hasan Paşa okul müdürüydü. Sonrası ünlü komutanlar olan o dönemin öğrencileri, anlatıp dururlar Hasan Paşa'nın sertliğini. Bir şapka isyanını bastırmakla görevlendirildiği bir kentte, hızını alamayıp bir de kadın asmıştı. Sanırsam siyasal duçtan ilk asılan kadın odur tarihimizde. Kadın sehpaya çıkmadan önce "Ben bir hatun kişiyim. Şapka ile ne derdim ola ki" demiş galiba. Ben o tarihte henüz doğmamıştım. Çok ama çok sonradan öğrendim bunları. Ve inanın ince sızı gibi tatsız bir burukluk kaldı içimde.
    Erzurum'da halk içinde Şapka Kanunu'na gösterilen muhalefet üzerine Vai Paşa'yla Kumandan Tatar Hasan Paşa kafa kafaya ererek bu muhalefeti kırmak için "daha kestirmeden" bir çözüm arayışına düşmüşlerdi. işte Şalcı Bacı'yı idama götüren gelişmeler böyle başlamıştı. Nimet Arzık'ın anlattığına göre Vali ve Kumandan Paşa şöyle demişlerdi:
    Ne yapalım, muhayyelelere dehşet salmak için kimse hükümetin emrinden dışarı çıkmaın diye. N'apalım? Bir kadın asalım, inkılaplara karşı geldi diye.
    Sonrası da şöyle:
    ...inkılaba karşı, gösterişli boyundan ötürü Şalcı Bacı'yı bulmuşlardı. Bohçacıydı yazık... Evden eve gezer, çarşaflar, yatak örtüleri, puşu'lar satardı, dolaştıkça yassılaşan bohçasına sarılı...
    Ve evlerinde rahat oturan kadınların şikayetlerini dinlerdi, "izli" yüzünün huzuru bozulmadan bazan bir "kitaplık" laf ederdi, yerini bulan... Şalcı Bacı'nın ne şapka'dan, ne de inkılaptan haberi vardı... Ama "ihbar" diye bir müessese ardır, hala acı acı işler Türkiye'de... işte o müessese işlemişti.
    Böylece Şalcı Bacı'nın yüzü inanamazlık ve şaşkınlıkla karışmıştı. ikide bir de duralarken "Kadın şapka giye ki asıla?" diye sorarak direnmişti. Arzık hikayesinde diyor ki:
    Ve asıldı... Sarkmış bücudu ne kadar, ne kadar uzandı, Türkiye'nin her tarafına gölgeler salacak kadar uzun.
    işte Tatar Hasan Paşa'ların ve Vali Paşa'ların işine öyle geliyor diye, kendi halinde zavallı bir bohçacı kadın, şapka giymesi mümkün olmayan savunmasız Şalcı Bacı bir çırpıda Şapka Kanunu'na muhalefetten idam edilenler kervanına katılmıştı...
    1 ...
  6. 5.
  7. istiklal mahkemesinde hainler idam edildi yeaa diyen piçlerin nasıl öldürüldüğünü okuması gereken kişidir.
    1 ...
  8. 6.
  9. şapka giymediği için asılan dünyadaki ilk bayan. türk. müslüman.

    halka gözdağı vermek için batılı bir mantalitenin kurbanı olmuş toprak ana.
    2 ...
  10. 7.
  11. Bugünkü entrylerden birinde bahsi geçen ninemiz. Aklıma bu olay geldikçe içim bir huzursuz, mutsuz olur. Mekanı cennet olsun.
    Böyle bir rezaleti yaşatanlarda hesabını vereceklerdir elbet.
    3 ...
  12. 8.
  13. baştan aşağı yalan olan, insanları cumhuriyete düşman etmek için ortaya atılmış iftira. zaten tek var olan kaynak(!) çetin altan. ne mahkeme tutanakları ne görgü tanıkları, ne bu kadar büyük bir olaydan habersiz ve sonradan da haberi olmayan gazeteciler...

    bahsi geçen fotoğraf -ki kanıtlardan biri- zaten sahteler ötesi.

    http://www.ajans32.com/ya...95h.htm?interstitial=true

    http://odatv.com/n.php?n=...-yillik-sirri--0412121200 <<* * * * >>

    hala böyle şeylere sorup soruşturmadan inanan kaldı mı yahu? şaka yapıyorum tabi ki kaldı amk ülkenin %90'ı böyle. bunlar bir de mezardan ceset çıkarıp istiklal mahkemeleri tarafından ölüyken asıldıklarını söylemişlerdi. gülmekten ve cevap verme tenezzülünde bulunmadığımdan kaçtım oradan tabii.

    bak sen ya. *
    7 ...
  14. 9.
  15. uydurma bir hikâyedir. he gerçek olsaydı ne olacaktı? Atatürk ey halkım cumhuriyeti getireceğim hadi oylayalım ya da şapka kanunu var size sormaya geldim, halifeliği kaldıracağım padişahı süreceğim izin veriyor musunuz gibi sözler etseydi halkın yüzde kaçı evet diyecekti? Atatürk ve aklındaki Türkiye cahil anadolu köylüsünün asla idrak etmediği ve edemeyeceği bir hedefti. atatürk bunların gerekliliğini ve halkın bunların gerekliliğini bilemediğini düşünüyordu. bu yüzden gerektiğinde zor da kullanmıştır. ancak şalcı bacı uydurması gibi gerçek olsa da katledilen idam edilen insanlar güzel bir geleceğin kurulması için gerekliydi. ispanya iç savaşını okuyup da bu tarz olaylara gülmemek elde değil. bizim devrimlerimiz gayet kansız geçmiştir, tek tük istisnai olaylarla bir boka varamazsınız. eğer şalcı bacı'nın dediği olsaydı bu ülkeye ne cumhuriyet gelirdi ne demokrasi.
    2 ...
  16. 10.
  17. atatürk'ün şapka kanununa muhalefet suçundan idam edilen şalcı bacı güya kadına seçme ve seçilme hakkı vermişti.
    1 ...
  18. 11.
  19. şapka kanunundan ötürü asılmış. insan hayret ediyor. ak parti döneminde oldu sandım bi baktım yıl 1926. kimin dönemi acaba bi bakiyim.
    4 ...
  20. 12.
  21. 13.
  22. 14.
  23. Şapka kanunu dolayısıyla asılan erzurumlu kadın.
    1 ...
  24. 15.
  25. Şapka giymediği için idam edilen şalcıbacı senin de kadınlar günün kutlu olsun.
    3 ...
  26. 16.
  27. Sene 1926. Erzurum’da kurulu idam sehpasında bu defa kanun adı altında dayatılan şapkaya muhalif olan ve urganın başına Kumandan Paşa’nın emriyle yaka paça getirilen Cumhuriyet’in ilk kadın şehidi Erzurumlu Şalcı Bacı var.
    Halk, muhalif olmanın bedelinin ölüm olacağını biliyordu, öğretilmişti bu durum onlarca ‘ulucan’ın yere düşen sarığıyla. Bunun için mevcut iktidar ne cana kıymaktan ne de kan dökmekten sakınmıştı. O güne kadar ‘bağnaz’ düşüncelerin odağı olarak lanse edilen nice insan son nefesini onların ipinde vermişti. Halk bundan alması beklenilen dersi(!) almış; konuşmaz, duymaz hâle gelmişti. Susmayanlar da vardı. Onlar yani sonu ne olursa olsun çıkarılan “kanun”lara, dayatmalara inancı gereği karşı duracak, bedenini siper edecek, ateş olup karanlıklara karşı yolumuza ışık tutacak canlar. işte o ateş, bu defa sözüm ona muasır medeniyetin önkoşulu olarak halkın önüne konan şapkaya karşı duruşun simgesi olacak bir kadını sarmıştı, Erzurumlu Şalcı Bacı’yı.
    Alınan kararla jandarmalar onu yaka paça idam sehpasına getirdi, sonra da tok bir sesin verdiği emir işitildi. “Şalcı Bacı” idam sehpasında sallanıyordu, şehid edilmişti. Darağacında olmanın verdiği şaşkınlıkla Kelime-i Şehadet’ten önceki son sözleri ‘Kadın şapka giye ki asıla!’ oldu. Cenazesi ‘ibret olsun diye’ iki gün boyunca ipten indirilmedi. Halk o kadar sinmişti ki ağıtlar bile kapalı kapılar ardında, gözyaşları içe dökülerek yakıldı. Çünkü hüznü dile getirmek, insan kanıyla temellendirilmeye çalışılan rejime karşı çıkmak demekti.
    O yıllarda halkın dönüştürülmesi için ihdas edilen her “devrimde” olduğu gibi bu süreçte de tek bir kişinin şehadeti sisteme yetmedi. Rejim muhafızı istiklâl Mahkemeleri şapka kanununa muhalefetten iki buçuk ayda 57 kişiyi idam etti, yüzlerce kişi için mahkumiyet kararı verdi.
    Şalcı Bacı’nın infazına yakın zamanda Cihan Aktaş ışık tuttu. iskilipli Atıf Hoca ve beraberindeki 25 âlimin yanı sıra Erzurumlu Şalcı Bacı’nın idam hükmünü de Çetin Altan’ın dedesi Tatar Hasan Paşa’nın verdiği ortaya çıktı.
    Şalcı Bacı ve binlercesinin ahı yerde kaldı. O ahlar bile her yanı kan kırmızıya boğabilecekken hâlâ devlet eliyle cinayetler işleniyor; insanlar son nefeslerini ıslak çukurlarda veriyor; zamanımızın darağaçları haline gelen ‘tecrit’lerde işkencelerle canlar alınıyor;,insanlar kimliğinden, ideolojisinden, inancından dolayı bir köşede kurşunlanıyor ve adına da katilin emriyle faili meçhul deniyor. Ne yazık ki bizler, müslüman halklar olarak Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki suskunluğu aratmayacak fena bir suskunlukla infazları izliyoruz. Gittikçe bizi de boğacak olan karanlık suskunluğumuzu delmek adına geçmişle, bugünle yüzleşmemizin ve cinayetlerin hesabını sormamızın gerekliliği ne kadar açık…
    1 ...
  28. 16.
  29. gerçek olup olmadığı tartışmalı olaydır.

    eğer gerçekse yazık olmuştur.
    0 ...
  30. 17.
  31. 18.
  32. var olmayan bir kişidir.

    http://www.ulusalkanal.co...yle-yalanladi-h95283.html

    alçak ve de çok yalancı yobazların fotoğrafını sağ tarafa yükledikleri asılmış kadın ısparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü köyünden Hasan Kızı Fatma olup, cinayet işlediği için asılmıştır.

    http://odatv.com/daragaci...ik-sirri--0412121200.html

    tüh sizin o arsız sıfatınıza a alçak yalancı yobazlar!

    (bkz: yobazların propaganda mekanizması)
    2 ...
  33. 19.
  34. zorla dayatılan düşüncelere karşı duranlar şimdilerin 'koyun' dedikleri. esas koyun kim?
    0 ...
  35. 20.
  36. şapka kanunununa muhalefetten asılmıştır.
    idam hükmünü tatar hasan paşa vermiştir. (bkz: tatar hasan paşa), çetin altan'ın dedesidir.

    altan'ın anlatımıyla;
    "Dedem Hasan Paşa çok sert bir askerdi. ismet Paşa topçu okulunda öğrenci iken, Hasan Paşa okul müdürüydü. Sonrası ünlü komutanlar olan o dönemin öğrencileri, anlatıp dururlar Hasan Paşa‘nın sertliğini. Bir şapka isyanını bastırmakla görevlendirildiği bir kentte, hızını alamayıp bir de kadın asmıştı. Sanırsam siyasal suçtan ilk asılan kadın odur tarihimizde. Kadın sehpaya çıkmadan önce "Ben bir hatun kişiyim. Şapka ile ne derdim ola ki" demiş galiba. Ben o tarihte henüz doğmamışım. Çok ama çok sonradan öğrendim bunları.

    not; şalcı bacının asıldığı zamanki görseli yoktur. başlığa yüklenen fotoğraf ıspartada adam öldürmekten idam edilen başka bir kadına aittir.

    edit;
    arkadan gelen entryler de kaynak sorulmuş. burası vikipedi değil. ben sana kaynak bulmak zorunda değilim. ama merak eden objektif kaynaklara ulaşabilir.
    aklımda kalanları yazayım hadi.
    1. erzurum ansiklopedisinde kendisi hakkında madde olarak geçiyor.
    2. çetin altan'ın Kahrolsun Komünizm Diye Diye kitabında geçiyor
    3. yazanı hatırlamadığım, "traih yolunda erzurum" isimli bir kitapta geçiyor.
    1 ...
  37. 21.
  38. 22.
  39. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2105411/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2105412/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2105413/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2105414/+

    Şalcı Bacı yalanı ve gerçekler.

    Fotoğrafta görülen Şapka Kanununa muhalefetten dolayı idam edildiği öne sürülen, aslında varlığı bile tartışmalı olan Erzurumlu Şalcı Bacı değil, ıspartalı Hasan kızı Fatma.

    Suçu ise cinayet. Cumhuriyet tarihinde idam edilen ilk kadın odur.

    https://www.facebook.com/...2/posts/4117571318271337/
    5 ...
  40. 23.
  41. Konuyla ilgili yeterli argümanım yok efendim yorum yapmayacağım lakin gazetenin ismi pekâlâ müstehcen bir mecmua olarak da kullanılabilirmiş. Arz ederim
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük