yengem anneme yaranmak için bana ışıklı ayakkabı alma eğiliminde bulunduğunda hıhh babam aldı bikere bana baaaaak diye hava attığımı dün gibi hatirliyorum. isikli ayakkabi. Düşündüğüm anda babamin aninda gerceklestirdiği en tatli hayallerimden biri olarak kazinmis aklima.
Ya 7 ya da 8 yaşındaydım, herkesin ayağında görür hayran hayran bakardım am bi kere bile babamdan isteyememiştim. O yaşta dahi memur olan babamın onu almasının masraf olacağını düşünüp isteyememiştim. Hem bana alırsa kardeşime de almak zorunda kalacaktı. Bi akşam okuldan geldim, babam evdeydi. Çıkardı poşetinden kardeşimle bana verdi, siyah Slazenger kırmızı ışıkları olan spor ayakkabılarımı. O zamanlar slazenger da slazengerdı hani. Nike, adidas neyse o da oydu. Ertesi gün giyip bi okula gidişim vardı sanırsın atomu parçaladım. Akşamları yürürken kafamı ayaklarımdan kaldıramazdım hayran hayran bakmaktan. Eyvallah Babam, canım babam.
yeniden hortlamış ayakkabılardır. bütün öğrencilerimin ayakları ışıl ışıl, bir gün o ayakların altında geleceğe dönüş'ten fırlamış uçan kaykayları da görebilecek miyim acaba?
bi gün küçüğüm. ayakkabımın siftahını yapıyorum. bi hava bende bi hava. sanırsın demet akalının beybi şovırına gidiyorum. sümüklü böceğe basmıştım. bu da böyle bir hüzünlü anımdır.
çocukluğumda ışıklı olmasının yanı sıra düğmesine basınca şarkı çalan bir versiyonuna sahiptim. konuşan ayakkabıydı adı da. ben mi koymuştum yoksa adı gerçekten öyle miydi bilmiyorum. sırf gıcıklığına diğer çocukları kıskandırmak için her gün bunu giyerdim dışarıda. şaka lan şaka küçükken alt komşudan korktuğumdan hiç dışarı çıkmazdım, bu ayakkabıyı da hiç dışarda giyemedim.
tanım: 90'lardaki çocukların ailelerine aldırmak için ömürlerini yedikleri ayakkabılardır.
çocukken uzun uğraşların ve ısrarların sonucunda aileme aldırabildiğim, fakat aldıktan 1-2 hafta sonra ışıkların gitmesiyle büyük bir hayal kırıklığı yaşadığım, çocukluğumun hayallerini süsleyen ayakkabı.
Küçükken babama büyük ugraşlar sonucu aldırdıgım giyinip zıplaya zıplaya ışıklarını yakıp arkadaşlarıma hava attıgım bir hafta sonra ışıkları gidince üzüldügüm ayakkabıdır.
aldırmak için uğraşmadım, uğraştırmadım. zengin de değildik. abim istediği için alınmış zamanında. hızla büyüyen abim giyememiş ayakkabıyı. bir sene de ben takıldım bu ayakkabıyla.
bu ayakkabıyı giydiğimde tek söylediğim: "açma! açma, ışığı açma!"