ilk anda herhangi bir nesnenin saniyede yaklaşık 300.000 km hızla hareket edebileceğine inanamayıp, deneme amaçlı olarak kendini otobüs yahut uçak ya da uzay mekiği gibi bir vasıtanın içinde o hızla gidiyorken, seyahat etmekteyken hayal etmeye çabalayan, kıstas olarak da örneğin izmir- istanbul arasındaki mesafeyi alan, bu iki nokta arasında bir saniye içinde 500 kez gidip geldiğini tahayyül etmeye uğraşan, iyi niyetli bir garip insan.
kendini boşa yoran insandır. çünkü ışık hızına çıkıldığında uzay ve özellikle de zaman mefhumları bizim algıladığımızdan farklı çalışmaya başlayarak su koyuverirler (bkz: izafiyet teorisi). dolayısı ile görünür evren de diyebileceğimiz algılanan evrenin dışına çıkılmış olur. yani görünürün dışına çıktığın için gözünde canlanabilmesi imkansızdır.
olayı teorik olarak anlamaya çalışan veya konu ile ilgili deney yapan insandır. mesela napolyon döneminde ses hızı ile ışık hızını kıyaslamak için uzak mesafeye bir gözlemci yerleştirilip aynı anda hem bir fener yakılmış, hem de bir top ateşlenmiş.
Pekte zor değildir. Tek boyutta 299.792.458 metre uzunluğunda bir hız vektörü hayal edilir. Ardından da bu hız vektörürün her saniye 299.792.458 metre yol aldığı düşünülür. insan gözünün bu hızı algılayamaması, böyle bir hızı hayal edemeyeceği anlamına gelmez.