ıssız adam

entry949 galeri13 video3
    849.
  1. kaybedenler kulübü ile birlikte modern türk sinemasının en güzel filmidir.
    1 ...
  2. 848.
  3. --spoiler--
    bi'şey söyliycem sonra da gidicem;

    "karda donmak üzeresin, uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında değilsin.."
    --spoiler--

    nedense izleyen 'bazı' erkeklerin; "aynı ben diye" böbürlendiği film.
    aslında ders ve önlem almak isteyenler için; kadın/erkek ilişkisi başta olmak üzere genel insan ilişkilerini de sadece dejenere seviyeye indirgemiş, gün geçtikçe hızla çoğalan erkek profiline güzel bir örnek.
    bence, "ehehehe bana çok benziyor" geyiği yapacağınıza; şapkanızı önünüze alıp da bir kere daha düşünün ! "kendi bencilliğim için diğer insanların duygularını nasıl umarsızca parça pinçik ediyorum" diye..

    --spoiler--
    biliyorum hayatında hiç kimse yok..
    hiçbir zaman da olmayacak..
    başkalarının çocuklarını, hayatlarını, bedenlerini ödünç alacaksın..
    geri vermek üzere ve hep ıssısz kalacaksın...
    --spoiler--
    5 ...
  4. 847.
  5. Beni 2008 yılına götüren, ilk aşk ile izlenen ilk film.
    0 ...
  6. 846.
  7. sonbaharda rüzgardan sonra sahilde elinde metal dedektörüyle altın gümüş takı arıyan abilere denir. ( sahil kentlerinde oturanlar bilir, hiç bi adam bunlar kadar ıssız olamaz. ayrıca bu işi romantiklik olsun diye yapmazlar. ekmak parası için yaparlar)
    0 ...
  8. 845.
  9. yarının türkiye'sine günümüzün ilişkilerini anlatabilecek potansiye sahip bir hikaye.. aslında konumuz oldukça sıradan: kendi kafe'sine sahip tarsuslu alper ikinci el kitapçıda gördüğü kendi dükkanına sahip bursalı ada'ya kanca atar. süper playboy'umuz ada'yı da yatağından gelip geçen kadınlar listesine yazmaya hazırlanırken o ada denen kadın onu öyle bir hale getirecektir ki..

    beyoğlu ortamını çok kullanan elit / zengin kesimdeki kadın-erkek ilişkilerinin ne kadar yozlaştığını ve rutine bağladığını görüyoruz önce, sonra çöldeki vaha misali kendine mükemmel hitap eden bir kadını yakalayan alper'in önce aşkın içine yuvarlanmasını.. sonra da tarsus'tan gelen annesinin de etkisiyle taam evlilik moduna girmişken o 'free' yaşamaya alışmış bünyesi, sürekli tüketen ve tüketilen vücudu daha fazla kaldıramıyor böyle ağır mevzuları. evlilikten kaçarken neden aşkını da kaybetmeyi göze alıyor, anlayamıyorsunuz. aslında gayet iyi anlıyorsunuz çünkü alper aşık olmakta istemiyor. bir yandan o alıştığı akar gider hayatın sunduğu zehirli tatlılar, bir yandan da birine bağlanmanın verdiği huzur ve aşık olmanın verdiği sükun.. yok, alper böyle biri değil.

    filmin enteresan kişiliği ise alper'in annesi müzeyyen teyzeydi. memleketten bir başka kişinin düğünü için istanbul'a gelen bu sevimli kadın alper'e öyle bir ağır geliyor ki.. o düğün ortamı, o anne, o klasik / muhafazakar evlilik süreci, alper'in fellik fellik kaçtığı her şey, bir aşk çerçevesinde gelip ona sunulmuş ya.. hayatını başka kadınlarla zenginleştiren diğer erkekler gibi, aslında kalben ıssızlaşıyor alper.

    sınıfsal yönden toplumun tamamını kapsayacak bir hikaye değil aslında, alper gibi tek bir plağa 150 lirayı langırt diye sayacak, kıza hediye etmek için aldığı kitaba 50 lira atıpta üstünü istemeyen pek fazla insan yok bu diyarlarda. o açıdan maddi endişesi olmayan iki insanın ruhunda akıp giden bir hikaye olarak yorumluyorum ancak yönetmenin babam ve oğlumu kadar da içimize oturan bir film değil. özellikle cemal hünal ve melis birkanın yetersiz oyunculukları filme zarar veriyor. gene de tip olarak alper'in ve ada'nın normal yakışıklılıktaki / güzellikteki yüzleri onları içselleştirmemizi kolaylaştıran bir durum, fiziksel yönden karakterlerini destekliyorlar yani.

    benim için ilginç bir nokta da necla fideyi swinger çiftin kadını olarak görmek oldu. ayrılamam filminin mendebur kadınına o kadar yıldan sonra beyazperdede rastlamak sadık sinema izleyicilerini enterese edebilir. 70'li yıllarda seks filmlerinde rol almış bir oyuncuyu gene seks ile ilgili bir rolde kullanmaksa, yönetmenin zekasını ispatlayan bir durum.

    izlenmemesi bir şey kaybettirmese de, izlenmesi de bir şey kaybettirmeyecek bir film bu.. zayıf ve akışkanlığı olmayan senaryo kurgusuna rağmen filmin sonuna doğru giderek artan duygusallık ve kapanıştaki iç seslerin konuştuğu sahne, 60'lı ve 70'li yıllar melodramlarına vurgun kişilerin göz pınarlarına ilaç niyetine gelir. zaten yönetmen de hem o yılların film kalıplarından birini ve dahası şarkılarını kullanarak o yıllara duyduğu özlemi belirtmiş, hem de gene o yıllar esintili, çıkarsız ve saf bir aşk hikayesini filmin merkezine oturtarak günümüzün kısa vadeli, çıkarcı ve aşka inanmayan ilişkilerinden ne kadar bıktığını göstermiş. sonunda kaybeden bence yalnızca alper değil, onun cürmü yüzünden türkiye'den kaçıp giden, evlilik ve çocuğu başkasıyla gerçekleştiren ada da.. istenir ki her aşk mutlu sonla bitsin ama bu dünya kazananlardan çok, kaybedenlerin mekanı.
    0 ...
  10. 844.
  11. yayınlanmasından sonra aşçılık kurslarında patlamalar yaşatmış filmdir. çağan ırmak'ın en beğendiğim filmidir. güzel bir istanbul hayatı, istanbul aşk'ı.
    3 ...
  12. 843.


  13. şarkının güzelliğine bak, bir de sahnenin kötülüğüne.. Adam yüz metreyi on saniyenin altında koşmuş. helal valla.
    10 ...
  14. 842.
  15. ilginç bir film.
    nağadar açıkladım be helal bağa.
    neyse bu film de kafama takılan bir şey var senelerdir onu sorup gidiyorum.
    filmin başında swinger e gitmeye hazırlanan çapkın başrolcü abimiz hatunla konuşurken niye alta geçmem şartım bu diyor ki? ne alaka yani ya amk senelerdir çözemedim ben bunu, lan sen kimsin de şart koşuyorsun dalyarrak deyip deyip düşünüyorum amk işim yok!
    ayrıca da derdimi ben sikerim geri bas!
    3 ...
  16. 841.
  17. her zamanki gibi çağan ırmak' ın kaygılarına yenilen film.

    öncelikle bu film hayatımın filmi diyen ergenler eksisini vererek devamını okumayabilir. gidin bir kitap okuyun belki biraz gelişirsiniz, bununla zaman kaybetmeyin.

    her türk filmine olduğum gibi bu filme de büyük bir önyargıyla baktım ilk başta, sonra bir gün inadımı kırdım ve izledim. beklediğimden çok daha iyi başladı film. milletin bayıldığı benimse berbat bulduğum incir reçeli ve o ayardaki romantik/duysugal/dram türleri arasında gidip gelen filmlere kıyasla yapmacıklıktan uzak sahici bir ilişki filmi vardı karşımda. ama ilk sahneden itibaren bir çağan ırmak kaygısına yenileceğini gösteriyordu film aslında.

    hemen yeri gelmişken şu çağan ırmak kaygısını açıklayayım; bu adamın izlenmek gibi ciddi bir kaygısı var. yok öyle değil. elbette her yönetmen filmini izlensin diye yapar, elbette her yazar okunsun diye yazar ama bazı yönetmenler/yazarlar vardır ki onlar kendi söylemek istediklerini bir kenara bırakıp insanların duymak istediklerini çekmeye/yazmaya başlarlar. anlaşılamamaktan korkarlar ve anlaşılmak uğruna basitleştikçe basitleşirler.
    daha net anlatayım; çağan ırmak gelsin bu başlığı okusun ''bu adamın neresi ıssız lan hatunu götürüyor'' ya da 20 küsür yaşına geldiği halde hala geniş düşünemeyi başaramayıp, cinselliği aşamayıp salt abazan erkek güdüsüyle filme bakan ve filmi ''erkek kızı s.kip bırakıyor işte yaa'' temalı entrylerle yorumlayanları görsün ve ondan sonra ne kadar basitleştiğini, anlaşılmak uğruna, izlenmek uğruna seviyeyi nerelere çektiğini, derinlerde yüzmek varken olayı nasıl da yüzeyselleştirdiğini anlasın. halbuki hiç bu toplara girmese bu kadar kaygıyla film çekmese daha az izlenecek ama daha çok övülecek. izleyen kimse ''adamın neresei ıssız lan ehehe geyiği yapmayacak'' tercih tabii yine de. işbu entry bu sözlükte bu filme yapılmış en güzel övgüdür belki de. çünkü okuduğum onca entry içinde basitlikten sıyrılabilmiş doğru düzgün bir entry göremedim övgüler dahil. haliyle bu içerikte bir entry bile fazla bu filme ya neyse...

    filme dönersek; dediğim gibi iyi başladı film, iyi gitti. müzik seçimleri, tempo, oyunculuklar, replikler, mekanlar iyiydi sonra anne girdi işin içine. benim içinde film orada bitti. annenin çocuğun dünyasından ne kadar uzak olduğunu her sahnede gözümüze gözümüze sokmaya başladı çağan ırmak. izlerken alper' den önce ben bağırdım o kadına yeter artık diye. alper' den önce ben terk ettim ada' yı.

    ne gerek vardı çağan ırmak? bıraksaydın da biz alper' in tam olarak ada' yı neden terk ettiğini anlayamasak olmaz mıydı? bıraksaydın da alper hakkında biraz kötü düşünsek olmaz mıydı? o anneyi hiç filme sokmasan ve alper' in kaygılarını, hayata bakışını annesi ile yaptığı telefon konuşmalarına sıkıştırsan olmaz mıydı? ama olmazdı değil mi? o zaman insanlar empati yapmazdı. alper' i haklı bulamazdı, ama sen her zamanki gibi davranarak her karakterin aslında ne kadar iyi olduğunu bize gösterdin. bravo(!) bir sürü ıssız adamlar yarattın. filmi izleyen herkes beni anlatıyor dedi alper için mesela ve hatta buna dayanarak filmi hayatının filmi ilan eden de çok adam gördüm. çağan ırmak da tam olarak bunu istedi zaten filmi çekerken. aman herkes anlasın, aman kimsenin anlamadığı yer kalmasın, aman alper' i kötü sanmasınlar, aman aman aman... bu kadar kaygı bana çok fazla geliyor.

    özetle; iyi olabileceği halde kaygılar sonucu sıradanlaşan, basitleşen bir film. ben ilşkileri hala woody allen' dan izlemeye devam edeceğim demek ki. allah ona uzun ömür versin, bol bol film çeksin.
    7 ...
  18. 840.
  19. başroldeki adamın neresinin ıssız olduğunu anlamadığım film. ıssızlık kelimesinde bir eksikliğim var galiba.
    0 ...
  20. 839.
  21. oturup zırıl zırıl ağlatmıştır oda. ıssız falan dinlemez aşk. böle çökersin. kıvranırsın pişmanlıklar içinde.
    0 ...
  22. 838.
  23. kim ne derse desin arkadaş bu film çıktığında sinemada izlemiştim 16-17 yaşlarındaymışımdır muhtemelen. belki üst düze değil 10 üzerinden 6lık 1 film ama seviyorum bu filmi sıcak geliyor bana. defalarca izlemişimdir...
    0 ...
  24. 837.
  25. gece gece kendini izletmiş, beyoğlu'nun ara sokaklarını özletmiş filmdir..
    1 ...
  26. 836.
  27. Su an izleyince üzerinden kocaman 5 sene gectigini gördügüm film. Hatirliyorum da filmden cikar cikmaz internette filmin müziklerini aramistim yana döne. Tabi o zaman shazam falan olmayan zamanlar. Güzel zamanlardi. Kim ne derse desin güzel de bir filmdi.
    2 ...
  28. 835.
  29. an itibari ile star tv'de yayınlanan overrated film.
    2 ...
  30. 834.
  31. 833.
  32. resmen konulu porno filmi aratmıcak film sex sitelerinde filmden bazı videolar bulmanız muhtemel sex sitelerine girmıyorum arkadasım giriyor o söledi.
    0 ...
  33. 832.
  34. allahın belası bir film. bu filmden bahsedildiğini duyduğum andan beri bi tarafımla güldüm, sonunda yıllar sonda gittiğim bir evde korsan dvdsinden yarım yamalak izledim, yine tepkim değişmedi. "öhöhöhö mal bunlar" şeklinde. filmden etkilenip duygulananlarla da utanmadan dalga geçtim. kendim mantıklı ve rasyonelim ya. ama ne oldu. gün geldi devran döndü ve hayatımın aşkı olan ipe sapa gelmez bir ıssız adam tarafından ikimiz de deli gibi aşıkken terk edildim. adam tutturmuş seni seviyorum ama sana layık değilim diye, bir araya gelmiyor. bir yandan da kendini kaybetmiş, sağda solda tek başına içip efkarlanıyor ama yok yani. kısaca ıssız adamı yapana da oynanyana da emeği geçene de....
    1 ...
  35. 831.
  36. ismi muhteşem film. saatlerce tartışılır.
    0 ...
  37. 830.
  38. annemin zamanın da birini babamdan daha çok sevdiğini bilmek istemezdim.
    o son sahneyi çocuk görmemiştir inşallah.
    1 ...
  39. 829.
  40. çok güzel bir aşk filmi. son anda içinden konuştukları bölüm harikaydı.
    2 ...
  41. 828.
  42. 5. dakikasından öteye geçemediğim film.
    1 ...
  43. 827.
  44. Herkesi ağlatan ama beni ve arkadaşlarımı gülmekten sandalyeden düşüren filmdir.
    0 ...
  45. 826.
  46. çemberimde gül oya ve babam ve oğlum gibi kelimelerle anlatamayacağım yapımların yaratıcısının nasıl bu kadar kötü bir film yaptığına inanamadığım ergen filmi.
    2 ...
  47. 825.
  48. Hanım hanımcık birinin eşek gibi sikişen bir adama insan gibi sevişmeyi öğretme çabası ve başarısızliginin hikayesi.naparsin..bazı bunyeler kaldıramıyor.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük