son zamanlarda yaşananlara bakınca çok da kötü bişey değilmiş dedirten düşünce(!) tarzı. herkes yeri geldiğinde gayet güzel ırkçı olabiliyormuş. bunu anlamak için araplara arap oldukları için yardım etmeyin diyenlerle, yahudilere kin kusanlara bakmak yeterli sanırım.
bir gün bu isimde bir film çevrilirse başrol isteyeceğim film olur. ha başrolü kapamadık mı? hani filmlerde kötü adamın yanında piç bir eleman olur. önüne geleni siker soğana çevirir. Böyle bir rolede razıyım.
şimdi söyle oluyor, ben yaşadığım bi memlektin insanlarını özellikle savunmasız olanlarını öldürüyorum, tabi haliyle onlarda bize karşı bi tepki gösteriyolar heh işte bizden biri öldüğünde onların yaptığı ırkçılık oluyo. tv den böyle öğrendim.
orta vadede milliyetçilik ile bir tutulacak insan düşmanı düşünce. daha doğrusu milliyetçilik, ırkçılık ile bir tutulacak. o günleri görmek dileğiyle...
türk ırkçılığı sanıldığı gibi kafatası ölçmek, kan tahlillerine bakmak, şunu bunu yapmıyor diye birilerini türklükten afaroz etmek değildir.
türk ırkçılığı devleti yönetenlerin öz türk olmasını dilemek,
bizi kardeş görmeyenleri kardeş görmemek,
rejim düşmanlarının düşmanı olmak,
kültürümüze sahip çıkmak onlara laf ettirmemektir.
ırkların mastürbasyonu. bir ten renginin başka bir ten rengine üstün olduğunu nasıl bir zihniyet iddia edebilir merak ediyorum. acizliktir bu, özgüven sorunlu bünyelerin davranışıdır. bir de bunu islamla bütünleştiren var ki o tam evlere şenlik. yoruma gerek kalmayacak açıklıkta soylenmiş arabın arap olmayana üstünlüğünün olmadığı.
batı toplumları insan hakları beyannamesi yayınlarlar, hümanistlikten bahsederler ama doğu toplumu insanlarını insan yerine koymazlar. maymunla insan arasında kalan bir yaratıktır onlar için.
insanların olduğu gibi toplumların da özgüveni vardır ve özgüveni zayıflayan toplumlarda ırkçılık daha yaygındır.
bir ırka ait olarak doğmak insanın elinde olmadığına göre bu akıma dahil olmak çok gariptir.ve herşeyden önce insan insandır,bir ırkın insanı değildir.
iki kürt türk olmaya karar verir ve bunun üzerine valiye gitmeye karar verirler. valiye gider ve kapıyı çalarlar
tık tık tık tık
- "gelllll"
+ "merhaba vali bey. biz bla bla köyünden geliyoruz."
- "hoş geldiniz derdiniz nedir?"
+ "vali bey biz sıkıldık hor görülmekten artık türk olmak istiyoruz. yoksa kuyrukluya çıkacak adımız."
- "iyi de oğlum asıl kuyruklular size bunu söylüyor diye ben sizi nasıl türk ilan edeyim. türk olunmaz türk doğulur. allah verir onu kişiye. herkes doğarken sahip olur ırkına."
+ "vallahi onu bunu bilmeyiz vali bey bizi türk yapacaksın."
- "alla alla."
(vali düşünür........)
- "peki o zaman karşıdaki tepede var olan bayrağını görüyor musunuz?"
+ "heee."
- "işte o bayrağı 3 kere öpüp sonra da ne mutlu türküm diyene derseniz türk olursunuz. madem sizden kurtuluş yok ancak böyle çözebiliriz bu işi"
+ "pekala. hemen gidip yapacağız ve geleceğiz."
iki arkadaş hemen koşa koşa bayrağın olduğu tepeye giderler ve ilk önce büyük olan arkadaş tırmanıp bayrağı öper 3 kere ama bir türlü inmek bilmez. aşağıdaki seslenir:
- "ula haso kardeş insene."
(çıt yok)
- "haso kardeeeeş"
(çıt yok)
haso kardeşten çıt çıkmayınca o da bayrağa tırmanır ve haso kardeşin dibine varır.
- "ula haso kardeş sıra bende."
haso kardeş birden değişmiş surat ifadesiyle
+ "siktir pis kürt. benim senin gibi kardeşim yok."
der ve tekmeyi kafasına indirir.
Muhammed sınıfa girdiğinde öğretmen sordu
- "Adın ne"
- "Muhammed" diye cevapladı çocuk.
- "Fransa'da Muhammed ismini kullanmayız bundan sonra senin adın Jean-Francois" dedi öğretmen.
Akşam eve döndüğünde annesi Muhammed'e sordu : - " Günün nasıl geçti Muhammed"
- "Benim adım Muhammed değil, artık Fransa'da yaşıyorum ve artık adım Jean-Francois" dedi.
- "Sen isminden, ailenden, kültüründen ve dininden utanıyor ve yadsıyorsun öyle mi?" diyen annesi Muhammedi dövdü. Sonra olanları Muhammed'in babasına anlattı. Babası Muhammed'i daha kötü dövdü.
Ertesi gün Muhammed okula gittiğinde öğretmen Muhammed'in yüzündeki çürükleri gördü ve sordu
- "Benim küçük Jean-Francois'ime ne oldu?"
- "Hiç sormayın efendim, Fransız olduktan 2 saat sonra iki tane Arap'ın saldırısına uğradım*"
seçme hakkını en başta kaybederek canlılarız biz insanlar.. kimimiz doğduğunda siyah,kimimiz beyaz, kimimizin gözleri çekik, kimimiz sarışın, kimimiz müslüman, kimimiz hristiyan, kimimiz yahudi.. aynı dinden olsak bile kimimiz bir mezhepden kimimiz diğerinden.. kimimiz a ülkesinden, kimimiz b. aynı ülkeden olsak bile her birimiz ayrı bölgelerden kültürlerden..
insanoğlu yüzdesel olarak bakıldığında nasıl doğuyorsa hayatını o şekilde devam ediyor.. ve sahip olduğu bu özelliklerini öyle benimsiyor ki bunu kendi özel ırkı olarak benimsiyor.
halbuki neymiş ırk, gözünü açtığında merhaba dediğin hayata nasıl geldiğinmiş.. seçmemişsin, senin için çoktan seçilmiş - karar verilmiş zaten..
peki niye bu kendi ırk olasılığını diğerlerinin olasılığında mühim görmek, isteyerek seçmediği - evrenin kanunu olan şeyi başkalarınınkinden üstün görmek..
demek ki neymiş, bunlar sadece art niyetmiş, eski çağlarda savaş bahanesi olduğu gibi. demek ki neymiş aslında kendini bilmezlikmiş...
Tek başına bir hiç olan ve sadece karşılaştırma yoluyla bir şey olabilmeyi hedefleyen düşüncesizlik bütünü, insanlık suçu, hastalık. Bir öteki yaratmak ve sonra bu ötekini çamurlayarak kendi kendine mastürbasyon yapmak, ben üstünüm demek. Üstelik kendini yüceltmeye gerek duymadan. Alçaldın mı ? hoop bir diğerini aşağıla, yukarıda kal. *kıpss*
Bu aidiyetin ateşli savunucusu, üzerine yapışan bu ırk etiketini sen mi seçtin? sen mi belirledin nerede doğacağını? sen mi seçtin ailenin hangi soydan geldiğini? Ya kafanın bilmem veya nerenin bilmem neresinde kaç santim çıkıklığın veya göçüklüğün olacağını? Olmak için hiçbir çaba sarfetmediğin, üzerinde tek bir saniye bile düşünmediğin, sana öyle denmesini yeterli sayıp bir başkasının atasından dıdısından ödünç aldığı ezberlerin nesilden nesile aktarılması sonucu benimsediğin kolpa bir şeyi bu kadar savunmak nasıl bir denyoluktur? Kanın asil olsa ne yazar sen sefilin bayrakla önde gideniyken...
Yine de, bu hastalıklı düşüncenin inadına, bir çığlık duyuluyor derinlerden, dünyanın dört bir yanından. Toprak Vatanım, insan ulusum diyor.