bilimin yıllardır ısrarla ten rengi ve birkaç önemsiz özellik hariç kormozomlarda ırk'a ait farklılıklara rastlayamadığını belirtse de, elementer çıkarlar nedeniyle ajitatörler tarafından kurcalanan sadece bir kelimedir, ırk demişti rahmetli muşlettin amca...
Biyolojide ırk aynı tür içerisinde yer alan ve göreceli olarak küçük morfolojik ve genetik farklılıklar taşıyan her bir topluluğu ifade eder. Arapça bir kelimedir. Eski Türkçedeki karşılığı uruktur.
genelde millet/etnik köken/ etiniste ile karıştırılan bir kavramdır.
ırk bir insanın çevreye adaptasyon sonucu oluşmuş dış görünüşü, fenotipidir.
millet ise insanların izolasyon sonucu oluşmuş dilsel ve kültürel farklarıdır.
mesela turanid ırk avrasya'da caucasoid ve mongoloid ırklarının karışımı sonucu oluşmuş bir alt fenotiptir. avrasya'da ve kısmen ortadoğu-balkanlarda yaygındır.
türk milleti ise türk dilini konuşan, kendi kültürü olan bir toplumdur.
"ebu mûsa (radıyallâhu anh) anlatıyor: resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı dinledim, şunu söyledi: allah teâla hazretleri, âdem'i, yeryüzünün bütün (cüzler)inden almış olduğu bir avuç topraktan yarattı. âdem'in oğulları da arzın kısımlarına göre vücuda geldi. bir kısmı beyazdır, bir kısmı kızıldır, bir kısmı siyahdır. bunlar arasında orta (renkliler) de var. ayrıca bir kısmı uysaldır, bir kısmı haşindir, bir kısmı habis (kötü kalbli), bir kısmı iyi kalblidir. [ebu dâvud, sünnet 17, tirmizî, tefsir, bakara, (2948).]"
biyolojik olarak zaten yoktur. biyolojik olarak buna temel arayanlar ırkçı kimselerdir. hatta öyle ki bilim insanları da bu furyaya bir ara katılmış siyahi geniyle beyaz geni karşılaştırıp bu ikisini iki farklı ırk şeklinde sunup siyahların asla beyazlarla bir olamayacağını ileri sürmüş hatta öyle ki bunu bilimsel temele dayandırıp kanıtlama yoluna gitmiştir.
ardından kültür milliyetçiliği diye bir şey uydurulmuş, iş ırktan çekilip belli bir bölgenin kendi karakteri içinde oluşturduğu özgünlük ya da millilik üzerinden bir tanıma gidilmiştir.
bu da tam olarak tutmamıştır, nitekim imparatorluğun hakim olduğu önceki yıllarda farklı kimlikler belli bölgede değil iç içe yaşıyordu.
yani salt bir kültür hemen hemen yoktu, bir şeyler alıp vererek bir tür sentez ve bunun klasikleşmesi sonucu da oluşan özgünlük vardı. bu özgünlük ama asla ırkı ve belli bir etnik kökenli değil kozmopolit bir kültürdü.
o yüzden hem ırki hem de kültürel milliyetçilik asla belli bir özgünlüğü doğurabilecek saf ve salt güçte değildir.
yani bir şekilde boştur diyebiliriz.
Irk hala var mıdır? Bir insanın ırkının getirdiği özelliklerin sınırı nedir ne kadar müdehale edebilir. Hakkında değerli yazarlarımızın fikirlerini merak ettiğim kavram.
insanın elinde olmadan, toplum tarafından dayatılan özelliklerinden en saçma olanı. Aklı başında bir insan hiç bu özelliklerden gurur duyar mı? insanlığın günümüze kalan belki de en ilkel buluşudur.
hayatımda gördüğüm ve görebileceğim en saçma kavramdır. her insanın ademden geldiği gerçeğinin görmezden gelinmesine sebep olmakla birlikte insanoğlunun yeryüzündeki en büyük imtihanıdır.
tatlı su hümanistleri tarafından hayali çizgiler olarak nitelendirilen gerçeklik , her ırkın belli kültürel birikimleri hatta birbirlerinden farklı kalıtsal özellikleri vardır , bunu hayali çizgiler olarak nitelendirmek için ya kör olmanız gerekir ya da beyniniz yıkanmış olması gerekir.
6. yüzyıla kadar dünyada Çin, iran-Fars, Hint, Moğol, Slav, Türk ve Yunan-Roma olarak dünyada 7 ırk olduğu sanılıyordu.
18 yy sonrasında Ari Beyaz Irk - Anglo Sakson (ingiliz), Arap, Cermen (Alman), Fars, Hind, Kızılderili, Latin, Sarı Irk (Çin), Siyah ırk (zenci), Slav ve Turan olarak sınıflandırılmıştır.
bizde yanlış anlaşılmış şeydir. milleti ırka mal ederiz. oysa ırkın daha saflığı ve net benzerlikleri vardır. millet kozmopolitan olabilir ırk olamaz. ayrıca içinde insanın olduğu hiçbir bilimde net bir sınır olmadığından etkisi düşen şeydir. buna inanıp bir milleti yükseltip alçaltanlar farkında olmadan kendini alçaltmaktadırlar.
milliyetçilik akımının doğumundan itibaren savaşlar sonucu toprak sahibi, ülke sahibi olmak isteyen grupların milliyetçiliği etnik kökende birleşme olarak görmesiyle birlikte sosyolojik anlam kazanır ırk terimi. aynı atadan türden geliştir biyolojik anlamda da. ve üstüne siyaset yapılmaması gereken, çok acıtabilen bir konudur. herkes kendi olmayı severken aynı zamanda kimse geldiği yeri seçemez, zaten asıl olan insan olmaktır. devletin kuruluş kökeninde var olan ise insanın huzurunu sağlamaktır. günümüzde kısır döngü halini almış bu terim ve getirdikleri, acınası haldedir.