en zor ev işidir bu. terlersin, bi tarafını ütülerken diğer tarafı bozulur, kumaş dandiktir açılmaz, suyu biter su koymak gerekir , dalgın anına gelirse elini yakarsın. kısacası allah belasını versindir.
takıntılı bir durumdur.insan her giydiği kıyafeti ütülü dolapta asılı aldıktan sonra bile giymeden önce alır bir kez daha ütüler. dünyanın en berbat işidir.
bu yaşıma geldim kot giydiğimden dolayı ütü ile aramın iyi olmaması durumudur , vallahide 2 ayda bir kullanırım ütüyü oda belki gömlek giyersem kullanırım.
meşakkatli bir iştir. t shirt, gömlek gibi şeyleri ütülemenin kolaylığı kumaş pantolon ütüleyince anlaşılıyor.
tek seferde çift ütü yapmadan ütü yapmak marifet ister.
güzel ütü yapabilmek ütünün kalitesi, kıyafetin kalitesi en önemlisi ütüleyenin hünerine göre değişiklik gösterebilir. *
kumaş pantolonu ütülerken çift ütü olursa, işte o zaman işkence olan eylemdir. gömlek gibi üst bölüm kıyafetlerini ütülemek genelde daha kolaydır.
ütü yaparken çıldırmamak için kaliteli buharlı bir ütü şart.
teknolojinin diş geçiremediği tek aktivitedir. yıllardır, " yok şöyle ütü, yok böyle ütü" şeklinde teknolojik değişklikler yapılmasına rağmen kulbu ve tabanı hala aynı eylemi yapan cihazın, fiyatı ve şeklinden başka değişikliğe gidilememiş, karşısında yenik düşülmüştür. anladığım kadarıyla japonlar ütüyü ve ütü yapmayı seviyor, geleneksel bağlılıklarını sürdürmek adına, ütüyü ortadan kaldırmak için bir şeyler yapmıyorlar. işte bu yüzden japonları sevmiyorum, tüm ev kadınları ve ütü yapmak zorunda kalan erkekler adına.
ilk başta basit görünür. aa dersin kolay ya ne abartıyorlar. sonra alırsın eline evet ilk 3-4 tişört harika daha sonra iyice kızan ütü başlar yakmaya. siyahı yakar o siyah yapışır ütünün tabanına sen görmezsin sonra alırsın beyaz tişört bi bakarsın siyah ütü baskıları oluşmuş. deliye dönersin oracıkta. ****
gömlek pantolon gibi giysilerin kırışıklıklarını düzeltme eylemidir. işi bilmeyenlerin zorlancağı bir iştir. bir ütücüyü izleyerek öğrenilebilir. bir kaç pratik yapılmasıyla bir gömlek beş dakikada bir pantolon sekiz dakikada bitirilebilir.*
sıkıcıdır. özellikle yaz gününde iki zorluğu birden vardır, zira, yaz mevsimi giydikleriniz keten türüdür genellikle, yani kırışan kıyafetlerdir dolayısıyla her gün ütü yapmak zorundasınızdır. tabi hava da sıcak olduğu için, zorluk ikiye katlanır..
normal şartlar dışında, yani bekar evlerinde, öğrenci evlerinde, türlü zorluklar ve bu zorlukların doğurduğu zoraki yaratıcılıklar neticesinde, bambaşka bir hal alan eylem.
ütü yapmak zor zanaattir, evvela ütülemeye değer bir iki parça elbisenizin olması lazım, var diyelim, bu sefer de iyi kötü bir ütünüz olması lazım, e hadi o da olsun, lan ütü masası da lazım arkadaş,
genelde bunların biri olsa, öteki olmaz, biz tost yapmak için bir ütü almıştık, geçenlerde bir yerden güzel bir gömlek düşürdüm ve ilk kez ütüyü, yapılış amacı dahilinde kullanmak istedim fakat ütünün şahsına ait bir masası olduğunu, daha doğrusu olması gerektiğini öğrendim, sonra çocukluğumu hatırladım, bizim evde vardı, böyle yükselip alçalabilen, çapraz ayakları olan bir icat.
e bizde yok
bilgisayar masası?
olmaz
kanepe?
olmaz
gömleği duvara yaslasak?
yavaaaş
yere havlu sersek?
neden olmasın?
hah buldum aq
sehpa lan sehpaaaaaa
ser sehpanın üstüne banyo havlusunu, ütünün altındaki, ekmek ve peynir kırıntılarını temizlemeyi ve içine birazcık su koymayı unutma, ser gömleğini paşalar gibi sehpaya, haydi kolay gelsin aslanıma.
er kişilerin, sürtünmeden kaynaklanan ya da istem dışı, erekte olmaları sebebiyle eğer yatmaktaysa yatağı yorganı, ayaktaysa ve geziyorsa pantolonu malum ve sıcak organ ile presleyerek kırışıklarını buruşuklarını açmaktan dem vururken esasen abazanlığın ne dereceye vardığı konusunda açıklama getirmek için kullanılan argo deyim.
genelde magazin proğramı, tatil proğramı, erotik ögeler barındıran filmler seyredilirken dile getirilir;
öteki : hacım yav şu adamın da yemediği karı kız kalmadı.
beriki: soktuğumun dünyasında eloğlu malı götürüyor, biz de böyle yatağı yorganı ütülüyoruz. adalet mi lan bu ?