8 yıl ilköğretim (4 yıl ilkokul, 4 yıl orta okul), 3 yıl veya 4 yıl lise okumuş bünyeye hala daha, sıfat, edat, zamir, yok savaşlar yok inkılapları anlatmanın ne faydası vardır? öğrenci zaten bunlarla mücadele edip, bu yolları aşıp üniversiteyi kazanmıştır. anlayacağı evre o dönemdi. ısrarla bu dersleri tekrar tekrar anlatılmasının faydası yoktur. yenilik getirmeyecek uygulamanın faydası nedir?
bir de akılları sıra bu bölümün bazı hocaları kendilerine mühim insan imajı çizip; en kazık soruları sormak isterler.
gerçi hala daha dilekçe yazamayan, yazım ve imla kurallarını, tarihi doğru düzgün bilmeyip dizilerle aydınlanan toplumuz ama bu iş meb ve onun uyguladığı sistemin ayıbıdır.
üniversitede bulunan bu iki garabet ders hatta bazı durumlarda ingilizce dersi 1. sınıfta değil hiçbir yılda olmamalıdır.
düzeltme: uludağ sözlük'te entry* girerken bazen acele bazen dikkatsizlik kelimeleri yanlış girdiğim oluyor doğrudur. türkçe ve tarih namına üniversite bana bir halt katmadı.
şimdi kalkıp da "ee sen de yanlış yazıyorsun.." demek yaşanan bu yanlışın üstünü örtmez.
mebin ayıbı olsa da olmasa da (ki tartışmaya gerek yok, mebin ayıbıdır) öğrencinin bu konudaki yetersizliklerini düzeltmek, kendi dilini akademik seviyede kullanmasını ve de tarihini daha gerçek kaynaklardan öğrenmesini sağlamak için son derece gerekli olan iki derstir.
üniversitede okuyorum diye ortada gezen ama "bir şey", "herkes", "terk etmek" vb gibi basit kelimeleri bile yazamayanlar için türk dili dersi;
atatürk'ten ve tarihten habersiz sözde aydın gelecek için ise tarih dersi kesinlikle gerekli.
muazzam eğitim sistemimizin bize yaptığı küçük güzelliklerin üniversitede de devam ettiğinin en büyük göstergesidir. ancak bu dersleri veren hoca, üniversite öğrencilerine hitap ettiğinin farkında olarak, bu dersleri gerektiği gibi işliyorsa onlar için değil bu görüşüm.