* böyle konuşmaktan kasıt "adalet hızlı bir şekilde yerini bulsun" istemiyse anlaşılmasını beklemek güç olur. şikenin, şerefsizliğin kol gezdiği bir yerde istenmemesi normaldir.
* kulüpler birliği toplantısına kendi gitmemiş, vekaleten 2. başkanını göndermiştir. ne asbaşkanı, ne de kendisi şike suçlaması ile cezaevinde olmadığı için bu konuda seçeneği çoktur.
* transfer konusuna da şaşırmadık; şikeye 3-4 milyon dolar ayırıp bütün şerefsizleri satın almak ve ligi domine etmek varken transfer yapmak için neden uğraşalım değil mi?
konuştukları zorunuza gitmiş anlaşılan öyle değil mi çubuklu tosuncuk? korkunuz biraz daha arttı öyle değil mi? iyi peki madem o zaman sorulara geçelim.
kulüpler birliği toplantısına ali dürüst neden gitti? : sürece tanık olmak için, kulüpler birliğinin ve tff'nin kararını öğrenmek için, oradaki duruşu görmek için. ve bu en doğal hakkı. peki sonra ne oldu? "karar vermek için mahkeme kararını beklemeyeceğiz" diyen mehmet ali aydınlar değil miydi? şimdi iddianameyi bekleyen kim?
ünal aysal kameralar önünde şov falan yapmıyor, hatta basın açıklaması da yapmıyor, bizzat kulübün resmi internet sayfasından söylüyor söyleyeceklerini. ayrıca bu konunun transfer'le ne ilgisi var? şike diyoruz, şerefsizlik diyoruz, haysiyetsizlik diyoruz siz halen transfer gak guk.
haydi o büyük transferleriniz sizi kurtarsın da görelim.
galatasaray'ın olduğu yerde, son sözü galatasaraylılar söyler.
aaa aklıma gelmişken; hani siz size yeterdiniz? görülüyorki tüm kulüpler sizin arkanıza geçmiş. masaya yumruğunu vuran sadece biziz. demekki neymiş? biz; hepinize yetermişiz.
iddianame'nin hazırlanmasının aylar sürebileceğini ve cezaların verilmesinin buna bağlı gecikmesinin hem ulusal hem uluslararası platformda kriz çıkarabileceğini bilen ve bu durumun yaşanmaması için tff'yi göreve çağıran ünal aysal'ın sorumlu davranışının bazı çevrelerce haddini aşmak şeklinde yorumlanması.