kendilerine sokak eğlencesi bulmak için gezi parkı eylemlerinde Türk Polisini şehit edicek kadar teröristleşen şerefsizlerin salladığı kutlu ideoloji. kusura bakmayın be komanistler bu ülke bizim namusumuzdur sizin gibi elaleme peşkeş çekemeyiz.
Ülkücülük "idealizm" demektir. Bizim ülkümüzün hedefi Türk milletini en kısa yoldan, en kısa zamanda, başkalarına avuç açmadan çağlar üzerinden sıçrayarak çağdaş medeniyetin ön safına geçirmek, ilimde, teknikte, medeniyette yeryüzünün en kuvvetli varlığı haline getirmek, Türklüğü yüceltmek bütün Türklerin tutsaklıktan kurtulup hür ve bağımsız olması hedefidir. Ülküler adım adım gerçekleşir. Ülkülerin gerçekleşmesi yolunda bir takım hedefler vardır. Türk tarihinde bu hedefler her zaman olmuştur ve "KIZILELMA" sözüyle ifade edilmiştir. "Kızılelma" ülkü yolunda katedilmesi gereken mesafeyi, alınması gereken hedefi gösterir. Ülküler bir insanın ömrü içinde gerçekleşmeyebilir. Fakat milletin hayatı içinde bu hedeflere varılabilir. Şunu hatırdan çıkarmayınız ki, ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.
MiLLi DEVLET ÜLKÜSÜ
Milliyetçi Hareket, milli devlet ülküsüne inanır. Milli devlet, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan her Türk vatandaşını kucaklayan, bağrına basan bîr devlet biçimidir. Bizim gözümüzde, Türk milleti; bölge, mezhep veya parti ayırımı kabul etmeksizin, bölünme kabul etmez katsal bir bütündür. Milli devlet, vatandaşları bölge, mezhep farkı gözetmeksizin Allah'ın birer mukaddes emaneti olarak görür, milli devlet, her türlü, sosyal, ekonomik, siyasi imtiyazlara karşıdır. Milli Devletde, bölücülük yok, birlik, bütünlük vardır. Milliyetçi Hareket, milli devlet ülküsü içinde kırk milyon vatandaşımızı bütünleştirecek Türklük üiküsü ile yoğuracaktır.
ÜLKÜSÜZLÜK
Ülküsüzlük... "Nemelâzım, ben surdan çıkayım, şu fakülteyi bitireyim, şurada bir memur olayım, keyfime bakayım; başka düşünecek şeyim yok" dememelidir. Böyle olmaz! Bu milletin evlâtları kendi milleti için ülkü sahibi olacaktır. Bütün hayatını kendi milletinin kalkınması, kendi milletinin ileri gitmesi yönüne çevirecek ve yaşantısını buna göre ayarlayacaktır. Daima ülküsünün peşinde koşacaktır. Ülküsüz insan ruhsuz ceset gibidir. Ülküsüz insan çamurdan farksızdır. insanları insan yapan; fikirleri, idealleri, ülküsü ve heyecanlarıdır. Asil duygularıdır. Asil inançlarıdır!
yeminlerinde çelişki olan görüş mü diyim ne diyim bilemedim? ''Komünizme, Faşizme, Kapitalizme, Siyonizme ve her türlü Emperyalizme karşı mücadelemiz,
Son nefer, Son nefes ve Son damla kana kadardır!''
edit: ''faşizme'' ve ''emperyalizme'' kısmıdır,faşizmin her anlamı dahildir.
Kendi varlığımıza duyduğumuz sevgi nefsimize karşı vereceğimiz mücadelede de en çetin engel ve ülkücülüğün en kuvvetli düşmanıdır. Doğru , güzel ve haklı fikirlere bağlanmak kolay, ama inandığımız fikirlerin şartlarına uymak çok zordur.
işte bundan ötürü herkes milliyetçi olabilir, fakat ülkücü olamaz. Oysa sen, çok defa, milliyetçilikle ülkücülüğü birbirine karıştırıyorsun. Yazacaklarımı daha iyi anlayabilmen için önce bu yanlış değerlendirmeyi düzeltmem gerekecek:
Tek insandan itibaren gittikçe genişleyen ve insanlık adını verdiğimiz en büyük toplulukla sona eren iç içe daireler düşün. Milletten tek insana doğru gidildikçe dairelerin küçüldüğünü, buna karşılık, milletten insanlığın bütününe doğru gidildikçe dairelerin büyüdüklerini göreceksin. ....
Tek insanla millet arasındaki başlıca daireleri biliyorsun: Aile, akrabalar, hemşehriler, aynı köy (aşiret) ve aynı bölgenin mensupları. Değişik bir açıdan bakarsan zümre, sınıf ve meslek birliklerini de saydıklarımıza katabilirsin. Milleti aşan dairelere gelince: iktisat, siyaset; medeniyet ve inanç açısından çeşitli tasnifler yapılabilir.
iktisat açısından insanları çalışanlar ve çalıştıranlar diye, iki sınıfa ayırabilirsin. Çalışanlardan meydana gelecek bir topluluk milletten daha geniştir. Hür dünya, demirperde ve tarafsız ülkeler adını verdiğimiz siyasi birlikler de milleti aşan dairelerdir. Medeniyet bakımından geçmişte yerleşik, göçebe, bugün de Batı-Doğu ve başka isimlerle tanıdığımız yaşama tarzlarına bağlı topluluklar, tek bir milletten daha büyük birliklerdir.
Nihayet aynı dine inananların meydana getirdiği ümmet adını verdiğimiz din birlikleri de milleti aşar. Böyle bir açıdan bakıldığı zaman milliyetçilik, milletin çıkarları ile milleti aşan birliklerin çıkarları çatışınca millet çıkarlarının tercih edilmesi demektir. Tarihi tarafsız bir gözle incelersen, kitaplar ne yazarsa yazsın, bahis konusu tercihin, mutlak çoğunluk tarafından daima uygulandığını göreceksin.
Marksçı-Leninci ideolojinin bütün gayretlerine rağmen hiçbir milletin işçileri, dünya işçilerinin ortak çıkarları uğruna, milletlerine henüz ihanet etmemişlerdir. Siyaset , medeniyet ve inanç birlikleri için de aynı gerçeğin varlığını ispatlayacak yüzlerce misâl verilebilir.
Milliyetçilik insanın yapısına ve çıkarlarına uygundur. Kolay bir yol olması, herkesçe benimsenmesinin tabii sayılması da bu özelliği yüzündendir. Milleti aşan birliklerin çıkarları, milletinin çıkarları ile çeliştiği vakit, birliğine hizmet etmek hiç kimseye bir şey kazandırmaz, fakat çok şey kaybettirir.
insanlıkla millet arasındaki dairelere göre yapılacak bir değerlendirme tek insanın çıkarlarının millet çıkarları ile çelişmediğini ortaya koyacaktır.. Milletinin yükselmesi için çalışan bir insan, aynı zamanda kendini de yükseltir.
Milletten daha küçük dairelerin, nihayet insanın çıkarları ile milletin ortak çıkarları çatışınca durum değişiyor. Ülkücülük; milletimizin maddi ve mânevi çıkarlarını, milletten daha küçük ve bize daha yakın birliklerin, nihayet nefsimizin çıkarlarına üstün tutabilmektir.
Ülkücülük, kendimize, ailemize, şehrimize, bölgemize , sınıfımıza ve mesleğimize fayda sağlasa bile milletimize zarar verecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmaktır.
Milletimizin çıkarlarını, milleti aşan birliklerin çıkarlarına tercih etmek özümüzün ve yakınlarımızın çıkarları ile çelişmez demiştim. Ama yakınlarımızın ve nefsimizin çıkarları ile milletimizin çıkarları çok zaman çelişir. Bundan ötürü, bir insanın milliyetçi olması tabii bir haldir ve ülkücülükle birleşmediği takdirde fazla bir değer taşımaz. Fakat ülkücülük devamlı bir fedakârlığı emrettiğinden, pek az insanın ulaşabileceği bir üstünlüktür
Bozulmuş bir organizasyon. Eskiden karıya kıza bakmayan, namaz kılan, kuran okuyan, yardımsever, ahlaklı, kitap okuyan, kültürlü, milliyetçi genç idi. Fakat şimdi devlet Bahçeli sayesinde tesbih çekip kıza bakan fordçuluk yapan, serseri grubudur. insanlar ülkücü görüştükleri eskiden beri böyle sanıyor. Hayır. Bu olay kaba olarak son 10 yılda ortaya çıktı devlet Bahçeli ile beraber. Alpaslan Türkeş döneminde bu olay doğru tanımını yaptığım ülkücü kardeşlerimizden oluşuyor. Şimdi ise gerçek ülkücülere alperenleri örnek gösterebiliriz.
Ülkücülük islam ın nuruyla aydınlatılan bir türk ruhudur. Bu ruhu taşıyanlar da ülkücülerdi. Ülkücülüğün kökeni "Türk-islam ülküsü"ne dayanır. Kendi önderlerini atatürk, başbuğlarını alparslan türkeş sayarlar. Kendim de ülkücü olduğum için bunları bilmek borcum. Ne kadar ülkücülüğe ve ülkücülere karşı propogandalar kurulsa da, bu kavramları türkiye tarihinden silmeye çalışılsa da Ülkücülük ayakta durabilmiştir ve Türkiyede her yıl ülkücülerin sayısı artıyor. Partileri MHP dir. MHP nin oy alamadığı ya da çok az oy aldığı iller de güneydoğu ve doğu anadolu bölgesini kürt yaşayan illeridir. Bu da şaşırtıcı değil.
hayatimda gördüğüm en saçma oluşum en boktan ideoloji. bundan 8 sene evvel lise zamanlarimda ülkü ocaklarına filan çağırdılar filan hiç gitmedim yalan yok ama gidenlerden duydugumuza gorede bi bokta yapmiyormuslar. lise bitti bide üniversite de karşımıza çıktı hayda. sekiz on kişilik sürüler halinde gezenler vardı daha çok yüksekokul taraflarında bulunurdu bu sakallı takım elbiseli ağır abiler. neyse ordada ne sikim yediklerini cozemedim. sadece toplantı ve atama konusunda iyiler onu biliyorum. yurtta oda arkadaşim bunlara bulasmisti ikide bi toplanti filan. reis toplantı var hemen toplanalım ee naptiniz toplantıda peki çay içtik geldik. memleketi çay içerek kurtariyorlar anasını satayim. bide her yere adam atamaları varki komedi sen oda baskanisin sen koridor sorumlusu sen evet sen tuvalet sorumlusu...
çok uzattık içlerinde bilgili olanlar yok degil ama alayı gerizekali bireyler. yüzde sekseni 9 ışığı bilmezler ama biz ülkücüyüz. ulkuculugunuzü seveyim sizin.
hiç ülkü ocağına gitmedim ama %80 i 9 ışığı bilmez tespitini yaparım çünkü malım amk. Birde toplantıda konuşulan mevzuyu sorunca "hiç çay içtik geldik" cevabını alınca hakikaten bir şey konuşulmadığını sananlar var şaban oğlu şabanlar sizi. Adam teşkilatçı demek ki ağzı sıkı gevşek değil. Neyse ülkücülerle oturup ideoloji konuşacak adam şu sözlükte bir elin parmaklarını geçmez ama alayı burada atıp tutar.
Ocaklarda büyüyen, bozkurt bakışlı, çatık kaşlı çocukların yüreklerinde asılı bir muskanın içinde saklıydık biz!..
O yüzden anlayamaz bizi, kuru ekmeğini ve tek dal sigarasını hiç paylaşmayanlar...
"Akrebin kıskacında" bizi çile ile yoğuran Allah'a sonsuz şükürler olsun. Ülkücülük; çelikleşen iRADEMiZiN adıdır!
Ves'selâm.