memlekette "öğretmen" diye bir meslek kalmadığından dolayı, kutlanması abesle iştigal olan gün.
öğretmenlik eskidendi.
öğretmenler eskiden öğretirdi...
şimdiki öğretmenlere bakıyorum da, öğretmen demeye bin şahit gerek.
hiç birisi idealist değil, hemen hemen hepsi geçim derdinde, eğitim-öğretimden önce gelen başka ihtiyaçları, başka amaçları var.
bizler ne öğretmenler biliyoruz, ayağında ayakkabı olmadan köylerin çamurlu yollarında yürüyen, yatacak yeri olmadan sıraların üzerinde yatan. ama yine de vazifesini aşk ile ifa eden öğretmenler vardı bu topraklarda.
öğrencilerini "adam" eden öğretmenler gördü bu vatan.
şimdikilerin tek derdi kredi kartı borcunu ödemek.
kimse, senin benim çocukları siklemiyor.
robot gibi ders anlatıp siktir olup gidiyor şimdikiler.
ama eskiler öyle miydi.
kafana vura vura, sike sike öğretirdi sana. hem dersi, hem hayatı anlatırdı.
e tabi öğrenci profili de değişti.
biz sokakta hocamızı görsek kaçacak delik arardık.
şimdiki gençler hocalarıyla feyste arkadaşlık yapıyor, istek gönderiyor, hocalarını dürtüyorlar.
e hal böyle olunca da bu eğitim-öğretim sisteminden birşeyler beklememek gerek.
ama yine de öğretmenler günü kutlu olsun.
not: lisedeki edebiyat öğretmenim, mahmut hocam ellerinden binlerce kez öpüyorum, allah sana ve sevdiklerine uzun ömürler versin.
Zor iş bu devirde öğretmen olmak.
Çocuklarına öğretmedikleri saygı yerine "özgür çocuklar yetiştiriyoruz" kılıfına sığınan, kendi çocuğunu empatiden uzak bir şekilde en iyi gören, öğretmeni her koşulda zorlayan günümüz BAZI velileri ile uğraşıyor olmanız bile yeter...
Atama sorunlarını ve ücret politikalarını yazmaya ise can dayanmıyor, el uzanmıyor...
Ama Olsun!
Siz de kutsalsınız, mesleğiniz de...
Gününüz kutlu olsun öğretmenlerimiz... *
öğretmen maaşıyla ayakkabı kutusunun dolmadığı, öğretmenin ayakkabı kutusuna sadece ayakkabı koyabildiği ülkemizde, kutlamasıda yavan olan bir gündür, kolay değildir öğretmen olmak, fakülte bitirmek, formasyon almak, sonra kpss ye hazırlanmak, kpss de birinci olsan bile atanamama riski taşır bu memlekette, kısaca günümüzde devlet ne isterse o olur, bu çileleri yaşayan tüm öğretmenlerin günü kutlu olsun.
öğretmenler günü hediyesi olarak okul müdürüm bana ismimin yazılı olduğu bir anahtarlık yaptırmış. on yıllık emeğimin karşılığı olan anahtarlığı ömür boyu saklayacağım be sözlük. *
birilerinin çıkıp "ne yapıyorlar mına koyim" diyerek eleştirdiği gündür. ulan teres hiç bir şey bilmeyene bir şeyler öğretmek ne kadar zordur düşünsene.
not: düşünsene dedim ama, çok yüklenmeyeyim şimdi sana.
Bir öğretmen adayı olarak diyorum ki; 24 Kasım tarihi bir öğretmenler günü olarak değil, milli bir yas günü olarak anılmalıdır. Çünkü tüm Dünya'da 5 Ekim tarihinde kutlanan öğretmenler günü ne yazık ki ülkemizde ''darbecilerin'' bir ürünü olarak 1981'den itibaren 24 Kasım'da kutlanılmaktadır. Üstelik bu tarihin arifesinde öğretmen sendikaları kapatılmış, binlerce öğretmenin işine son verilmiş, yüzlerce öğretmen hapse atılmış ya da sürgüne gönderilmiş, onlarca öğretmen işkenceden geçirilmiştir. Bu nedenden ötürü 24 Kasım öğretmenler nezdinde bir kutlama günü olarak değil, bir yas günü olarak anılmalıdır.