Bir bölümünü o da sadece 15 dakika seyrettim ve küçük sırlardan daha ileri derecede gossip girl'ün senaryosunu apardığını gördüm. Gossip Girl en azından eğlencilik hatta küçük sırlarda ancak bu dizi de bir de örnek oluşturma çabası var.
şimdi bu dizi arka sıradakiler sıçmığı ya bir yerde, acaba diyorum bu dizi de kendinden daha boktan bir dizi sıçacak mı ileriki zamanda? eğer böyle olursa, bir boktan dizi diğer boktan diziyi doğuracaktır.
(bkz: tavşanın suyunun suyu)
zaten bu dizinin tek ihtiyacı da mini etek. ne kadar çok mini etek olursa, o kadar çok bölüm çekilebilir sanırım. elektrik, su yerine mini etek tüketiliyor gibi bir şey. bir gün türkiye'de mini etek stoğu tükenirse bu dizi de yok olur.
bence fox tv "bok gibi dizi" tanımının sınırlarını görmek istiyor aslında.
liseli kız diye bütün kaşarların toplandığı dizidir.. bu ne lan ? koca okulda çocuksu bir tane bile liseli kız olmaz mı, hepsi mi yollu olur arkadaş, biz nasıl bir lisede okuduk da böyle kızlar yoktu hiç lan, vay arkadaş lan ! lan lan lan !!!
--spoiler--
son bölümü (7.bölüm) en güzel bölümüydü herhalde. özellikle dilara karakterinin masal anlattığı yer çok etkileyiciydi. hani "muhafız kımıldamamış" masalı.
mini etek olayı ise hala devam etmekte. rtük hala nasıl izin veriyor anlamadım vallaha. en küçük şeyde ceza verenler buna izin veriyor. bu tabii ki güzel bir şey(swh.)
iki üç tane ayar sahnesi vardı 7.bölüm'DE bölümün başında müfettiş kılıklı adamın "sizi sıkıştırmamı ya da sizi bırakmamı söylerler ama tek değişmeyen şey benim fırça yememdir kemal hocam" (buna benzer birşeydi) demesi sırıtmama sebep olmuştur.
bölümün sonlarına doğru ise yiğit karakteri hem kendileriyle uğraşan züppe çocuklarına kapağı takmış hem de iyi bir karakter olan ama aynı zamanda şımarık olan nehir adlı karaktere de ayarı vermiştir ;
züppe çocuk kaan : pota altında dolaşma. kafana top gelir aptal olursun.
fakir ama gururlu ve burslu çocuk yiğit : siz o yüzden mi böylesiniz? herhalde top sürü olarak kafanıza çarptı! (tabi muhabbet kolej'in basketbol salonunda gerçekleşiyor. yiğit malzemeci diğerleri basketbolcu)
kaan : hebele hubele (ha bir de bu arada mert denen zengin ama iyi çocuğun bu kaan'A "noluyo lan sifon?" demesi de ayrıca yarmıştır)
(nehir yiğitten özür dilemektedir) iyi ama şımarık bayan karakter nehir : bir kere gözlerime laf edemezsin benim. güzeller çünkü. (cidden güzel kız bu arada)
fakir ama gururlu çocuk yiğit : evet bir yıldız gibi parlıyorlar.
(burada kız kendini beğenmiş bir şekilde sırıtır)
fakir ama gururlu çocuk yiğit : yıldızlar neden parlar biliyor musun? bir gezegen yokolduğunda yayılan ışığıdır o gördüğün. tıpkı senin gözlerin gibi!
nehir : hönk!! ne bu şimdi iltifat mı hakaret mi?
yiğit : sen karar ver! (der ve gider)
nehir : hönk!! (yeniden)
--spoiler--
yozlaşmış kültürümüzü meşrulaştırma çabası içinde olan ve önemli olanın iyiyi yönlendirmek değil kötüleride yönlendirebilmek olduğunu anlatmaya çalışan bir öğretmen modeli.
6.bölümü de yayınlanmış olan dizi. hala titretici bacak şovu devam ediyor. ama 6.bölümde bir tane daha artısı oldu.
--spoiler-- saw serisindeki jigsaw'a bağladılar. şu malum oro..u çocukları bir çocukla uğraşıp dolaylı yoldan ölmesine neden oldular ya. ne idüğü belirsiz bir adam ortaya çıktı ve bunlarla oyun oynamaya başladı. sürekli telefon edip birşeyler istemekte. yapmadıkları takdirde uğraştıkları çocuğun çektikleri fotolarını ve yaptıklarını polise iletmekle tehtid etmekte. son yaptığı ise bayağı güzeldi. bir an jigsaw'u hatırlayıp ağladım.
en son bu guruba verdiği talimat arif'in mezarına (ölen çocuk) gidip özür dilemeleri olur. tam özür dileyeceklerkene bu çetenin başı olan batuş (batu) "durun bu bir tuzak olabilir" der. ses kayıt cihazı bulurlar mezarda. derlerki "işte bulduk. bizi kolay lokma mı sandın". play tuşuna basarlar ve jigsaw sesi edasıyla söylenmiş şu sözleri duyarız ;
"beni yakaladınız. öyle mi? acıyorum halinize. herbiriniz kendisini akıllı zanneden ahmaklardan başkabiri değilsiniz. her seferinde beni hayal kırıklığına uğratıyorsunuz. ama ben sizin kadar acımasız değilim. size bir iyilik yapıcam. hepinizi birden polise ihbar etmicem. çünkü hepinizi toplasan bir adam etmezsiniz*. bu yüzden hepinizin hapse girmesine gerek yok. içinizden birinin bu suçu üstlenmesi yeterli. kararı siz verin. ya biriniz ya da hepiniz hapse gireceksiniz."
yani adam bir nevi hem "bana göt oluşun resmini çizebilirmisiniz?" diyor hem de ileride bu gurubun arasını açacak olan bir teklif sunuyor. hamdi alkanı tebrik edyorum bu orjinal fikirleri için. ama bu o. çocukları bu kaydı dinlerken arif'in resmiyle aynı kare içinde gözükmelerini iyi düşünmüş. hakkını da verelim yani.
bir de anlayamadığım bir şey var. mesela bazı karakterler (sebepsiz yere) olmaları gereken yerde olmuyorlar. mesela cenaze töreni oluyor. herkes orada. ceren denen kız yok. ya da sınıfta ders oluyor. doruk mudur nedir o yok. hı bunları tikliyormuyum. hayır ama yine de dikkatimi çekti. galiba set'e çekimlere yetişemiyorlar!
neyse efendim. bacak şov tüm hızıyla devam etse de bu dizi'nin en güzel yanlarından olan kemal güngör karakteri bu bölümde yoktu ve bölüm nedense boş geldi bana. dikkatle takip ediyoruz sütunları sayın seyirciler.
--spoiler--
"scream, i know what you did last summer gibi zeka özürlü gençlik filmlerinin dizisini yapmışlar" diye tarif edilen şey. hani bir tane maskeli dallama kıytırık bir meyve bıçağıyla 15 genci öldürür, herkesin eline tabanca da versen tetiği çekemezler, o eli meyve bıçaklı dallama dünyanın öbür ucuna da katsan karşına falan çıkar ya, işte öyle spastik işler dönüyo bu dizide.