Bizzat şahit olduğum bir olay.
amele can :Abi ben fotografıma mühür bastıracaktım.
görevli:Bu işi yapan arkadaş istifa etti yok.
amele can:Benim bu gün halletmem lazım ama.
görevli:ben halledeyim istersen ama bu mühür mü bilmiyorum yalnış olmasın.
amele can:Abi ne yapalım bas sen artık.
görevli:bas deme mühürle de...
amele can:iyi abi mühürle o zaman.
abi zannedersin orda dünyayı kurtarıyorlar adamlar. daire başkanlığından içeri girince böyle bir izzet-i ikram, bi saygı, bi hürmet, bir teknoloji, bir ilgi, bir alaka beklersin. ama yok.
yok yani şuursuz isteklerde bulunmana gerek yok. orası bir cacık değil. kafalarına göre takılan bildiğin memurlar. zaten adından da anlaman lazım bir daire söz konusu. işin içinde daire varsa iş yoktur işsizlikten ne yapacağını şaşırmak vardır.
türkiye'nin en gerizekalı memurlarının görev yaptığı birimler.
- bu tezi böyle kabul edemeyiz
+ neden?
- başında tc yazıyor
+ ne yazacaktı?
- t.c.
+ hmm zekice... bir dakika düşüneyim... bırakın lan beni!!! bu karıyı gerip kapak yapıcam! *
tüm belgelerinizi eksiksiz götürüp kesin kayıt yaptırdıktan sonra, part time çalışacağınız iş için dil belgenizi almaya gittiğinizde, yani tamamen tesadüf eseri, aslında kesin kaydınızın falan yapılmadığını ve dosyanızın yerlerde gezdiğini gayet görebildiğiniz yerdir. işgüzarlık ve lakaytliğin son noktasında durmaktadırlar.
sevdiğiniz işinizden master yapma uğruna ayrılmışsınızdır ve siz yapmış oldukları hatayı tesadüfen görmemiş olsanız kayıt hakkınız yanacak ve onlar, güle oynaya yedek adayları çağıracaklardır. tüm bunları bir anda düşünmek bünyeye iyi gelmez tabi. dolayısıyla siz yaptığımı yapın: bu işgüzarlığı yapan memur kişisine tel zımbayla saldırın. en azından insanın sinirini alıyo, gergin gergin dolaşmayın.
bir işi bir günde bitiremeyen bugun git yarın gel mantıgına yakın bir calısma sistemine sahip ve sorulan sorulara asla tatmin edici cevaplar veremeyen personelin bulundugu yer.
öğrenci dışında her işle ilgilenen birimdir. ellerinde örgü bile görmek mümkündür. ses tonunu yükseltmeden bir iş yaptırman mümkün değildir. aynı işi daha iyi yapacak ve o parayı daha çok hak eden kişiler bulunmaktadır.
makarna yemek, gitar çalamadığı halde gitar taşımak, yol parasını eğlenceye verip yürümeyi göze alabilecek kadar aptallık,cesaret, özgürlük barındıran işler.
sınav sonuçlarını bize duyuran ama ilan etmeden evvel illa ki uzunca bir süre süründüren bölümdür. sanki özellikle bize bir gıcığı olduğunu düşünmeye başladım. mutlaka bir alt veya bir üst dönemim sınav sonuçları, sınavları bizden sonra olmasına rağmen bizden önce okunurdu. bize ise kapılarını arşınlamak kalıyordu. bu sene de bakalım e-mail adreslerimize yollayacaklarmış notlarımızı. daha neler görüp çekecez bunlardan mezun olana kadar.
kapısında "öğrencilerin girmesi yasaktır" yazan, eşikten içeri bir adım attığınızda da mendebur suratlı kadının, küstah bir tavırla ve ellerini sana doğru savurarak "girme içeri girme! çık çık dışardan söyle" diye çemkirdiği ve hiç aydınlatıcı olmayan bir birimdir.